Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.
Tömbelek, Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Ramazan gecelerinde icra edilen geleneksel bir uygulamanın adı olmakla birlikte aynı zamanda vurmalı bir çalgının adlandırmaları arasında yer alan bir terimdir. Çeşitli kaynaklarda tömbelek, dümbelek ve benzeri adlarla anılan, deri gerilerek yapılmış vurmalı çalgılar ailesi içinde değerlendirilir. Hem çalgı adı hem de Ramazan gecelerine özgü bir icra geleneği olarak kültürel bağlamda yer tutar.
Tömbelek, çeşitli kaynaklarda dümbelek, dünbek, dönbet, deblek ve deplek gibi farklı adlarla anılan vurmalı bir çalgının adlandırmaları arasında yer alır. Azeri Türkleri tarafından darbeki ve debulak adları da kullanılmaktadır. Modern Türkçede kullanılan darbuka kelimesi, Arapça konuşulan ülkelerde de benzer biçimde kullanılmakta olup kelimenin Osmanlı Türkçesinde “vurmak” anlamına gelen “darb” sözcüğünden türediği düşünülmektedir. Ayrıca Arapça “darba” kelimesiyle ilişkilendirilmekte ve bu kelimenin “tekrarlanan vuruşlar” anlamına geldiği belirtilmektedir. Parmakların deri yüzeye art arda vurulmasıyla ses elde edilmesi, bu adlandırmayla bağlantılı görülmektedir.【1】
Tömbelek adı, bu adlandırma çeşitliliği içinde yer alan biçimlerden biridir ve hem çalgıyı hem de belirli bir yerel uygulamayı ifade edebilmektedir.
Dümbelek, dipsiz bir kabın üzerine deri gerilerek yapılan bir mûsikî aletidir. Türkiye’de bu çalgının yapımında kullanılan malzemeye göre adlandırma farklılaşmaktadır. Metal kaplı olan türler darbuka olarak adlandırılırken topraktan yapılanlar dümbelek olarak isimlendirilmektedir. Halk müziği bağlamında ise yine topraktan yapılan türler çömlek adıyla anılmaktadır. Bu durum, çalgının temel yapısının benzer olmakla birlikte kullanılan malzemeye göre isim değişikliğine uğradığını göstermektedir. Çalgının ses üretimi, gerilmiş deri yüzeye el ya da parmakla vurulması esasına dayanır.
Tarihsel olarak mehter takımında bu çalgı nakkâre ve çiftenağra adlarıyla bilinmektedir. Türkiye’deki mehter takımlarında günümüzde de kullanılmaya devam etmektedir. Nakkâre biçimindeki türü, birbirine bağlı çanak biçiminde iki küçük davuldan oluşur. Bu çalgı, deri veya bez kaplı uçlara sahip iki küçük çubukla çalınır. Çalgının Müslümanlar aracılığıyla Batı ülkelerine geçtiği, İtalya’da Nacchare, İspanya’da ise Nacarois adıyla anıldığı belirtilmektedir. Bu adlandırmalar, çalgının farklı kültürlerde de bilindiğini ve kullanıldığını göstermektedir.【2】
Karadeniz Bölgesi’nde tömbelek ya da dömbelek adlarıyla anılan uygulama, Ramazan gecelerinde icra edilen bir gelenek olarak tanımlanmaktadır. Bu gelenek çoğunlukla çocuklar ve gençlerden oluşan 4-8 kişilik gruplar tarafından gerçekleştirilmektedir. Ramazan ayına özgü olarak gelişen mâniler Türk kültüründe önemli bir yer tutar. Ramazan geceleri, pek çok yörede yaşatılan atma türkü ve mânilerin önemli icra bağlamları arasında yer almaktadır. Sokak sokak dolaşarak gerçekleştirilen bu uygulama, Ramazan davulcularının icra pratiğiyle birlikte değerlendirilmektedir.
Bazı yörelerde söz konusu geleneğin zamanla ekonomik bir işlev kazandığı ve tamamen ekonomik amaçlara hizmet etmeye başladığı belirtilmektedir. Bu durum, geleneğin bağlamsal çerçevesinde bir işlev değişikliğine işaret etmektedir. Tömbelek adı, bu bağlamda hem vurmalı bir çalgının adlandırması hem de Ramazan gecelerinde gerçekleştirilen sözlü ve müzikli bir geleneksel uygulamanın adı olarak kullanılmaktadır.
Çalgının kökenine ilişkin olarak bir efsane anlatılmaktadır. Bu anlatıya göre ünlü Kırgız avcısı Kamber Kân, ölmüş bir eşeğin derisini alarak eşeğin içi boş kafatasına geçirir ve vurarak ses çıkarırdı. Bu uygulamadan dool, davul ve dümbelek adlarının türediği ifade edilmektedir. Söz konusu anlatı, çalgının ortaya çıkışını açıklayan efsanevi bir rivayet niteliğindedir.【3】
Dümbelek, klasik edebî metinlerde haber verme aracı ve mecaz unsuru olarak yer almaktadır. Mevlânâ’nın eserlerinde davul ve dümbelek birlikte anılmakta, bu çalgılar aracılığıyla haber duyurulduğu ifade edilmektedir.【4】Ayrıca dümbelek, ses çıkarma özelliği üzerinden mecazî anlatımlarda kullanılmaktadır. Tokmak olmadan ses çıkaramayan davul ve dümbelek benzetmesiyle, belirli bir unsur olmadan etkinin ortaya çıkamayacağı belirtilmektedir. Bu örnekler, dümbeleğin yalnızca bir mûsikî aleti olarak değil kültürel ve edebî bir sembol olarak da kullanıldığını göstermektedir.
[1]
Esra Karaol ve Nilgün Doğrusöz. "Mısırlı Ahmet: The Clay Darbuka Technique and Its Performance Analysis." RAST Musicology Journal/Rast Muzikoloji Dergisi 2, no. 1 (2014): 54. Erişim 19 Şubat 2026. http://www.channelingstudio.ru/texts/Misirli_Ahmet_The_Clay_Darbuka_Technique.pdf
[2]
Mustafa Yıldırım ve Murat Ak. "Mevlânâ'nın Eserlerinde Mûsikî Aletleri ve Metaforik Kullanımları." Yegah Müzikoloji Dergisi 8, no. 4 (2025): 3272. Erişim 19 Şubat 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/ymd/article/1808669
[3]
Yıldırım ve Ak. "Mevlânâ'nın Eserlerinde Mûsikî Aletleri ve Metaforik Kullanımları." (2025): 3272. Erişim 19 Şubat 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/ymd/article/1808669
[4]
Yıldırım ve Ak. "Mevlânâ'nın Eserlerinde Mûsikî Aletleri ve Metaforik Kullanımları." (2025): 3272-3273. Erişim 19 Şubat 2026. https://dergipark.org.tr/en/pub/ymd/article/1808669
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tömbelek" maddesi için tartışma başlatın
Adlandırma ve Etimoloji
Yapısal Özellikleri ve Malzeme
Tarihsel Kullanım ve Mehter Geleneği
Karadeniz Bölgesi’nde Tömbelek Geleneği
Efsanevi Köken Anlatısı
Edebî Metinlerde Dümbelek