
ORCID ID
0009-0002-0189-5478
Toplu katliam, bir devlete bağlı güçler veya herhangi bir devletin mensubu olmayan silahlı unsurlar tarafından, çatışmaya dahil olmayan sivil insan topluluklarının kitleler halinde öldürülmesini tanımlamaktadır. Toplu katliamın mağduru konumundaki kişiler, sivil oldukları ve çatışma dışında yer aldıkları için bu fiile karşı savunmasız ve çaresiz durumdadırlar (Dwyer & Ryan, 2012: XIII vd.). Toplu katliam kavramının tarihteki en tipik örnekleri, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarıyla yüz binlerce insanın öldürülmesidir (Küçük, 2022: 503).Toplu katliam, çoğu zaman “soykırım” ile karıştırılmaktadır. Bu iki kavram ilişkilidir. Her toplu katliam soykırım değildir ancak her soykırım toplu katliamdır denilebilir. Soykırım, uluslararası antlaşmalarda ve çeşitli kaynaklarda, ırk, din, etnisite veya milliyet temelinde bütün bir insan topluluğunu tamamen öldürmek veya yok etmek amacıyla yürütülen kasıtlı bir saldırı politikası olarak tarif edilmektedir (Yaşın, 2024: 410; Travis, 2013: 21-24). Toplu katliamda ise herhangi bir ayrım veya nihai amaç gözetilmeksizin kitlesel sivil cinayetler söz konusudur (Travis, 2013: 28-29).Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, sağlık çalışanları, arama kurtarma ekipleri ve gazetecilerin herhangi bir silahlı çatışmaya dahil olmadıkları halde saldırıya uğramaları ve topluca öldürülmeleri, toplu katliam çerçevesinde değerlendirilmektedir. İsrail, yıllardır sistematik olarak sivilleri【1】, insani yardım ve sağlık çalışanları ile gazetecileri, yalnızca Filistin topraklarında ya da çevresinde bulundukları için toplu katliam eylemleriyle öldürmektedir (ULİSA, 2023: 4- 9). Bu eylemler belli bir amaç çerçevesinde ve sistematik işlendiği için artık bir kimliği yok etmenin amaçlandığı ortadadır. Gerçekten de İsrail’in bilhassa Filistinlileri hedef alarak ırk, din, etnisite veya milliyet temelinde kitlesel öldürme eylemleri gerçekleştirmesi【2】, toplu katliam suçunun da ötesine geçerek soykırım suçunu ortaya çıkarmaktadır (Acer & Bayraktar, 2024: 15-16). Bu gibi durumlarda toplu katliam eylemi, daha büyük bir suça evrilir ve soykırım suçunun bir unsuru haline gelir.İsrail’in iki faklı eylem türü olduğundan söz edilebilir. Bunlardan ilki, toplu katliam olarak nitelendirilebilir ve Filistinlilerle dayanışma içindekiler de dahil olmak üzere siviller, yardım ekipleri, sağlık çalışanları ve gazetecilerin kitlesel olarak yok edilmesini içermektedir. Burada asıl amaç insanları biyolojik anlamda öldürmektir. İkinci eylem türü ise sadece insanları değil aynı zamanda kimlikleri de hedef almaktadır. Doğrudan Filistinlileri ortadan kaldırmayı amaçlayan İsrail, bu eylemleri ile etnik temizlik veya soykırım olarak ifade edilebilecek suçları işlemiş olmaktadır【3】 (Acer & Bayraktar, 2024; 70 vd, 82).İsrail, kuşaktan kuşağa milyonlarca Filistinliye karşı toplu katliam eylemlerinde bulunmuştur (Albanese, 2024: 30). Yalnızca 2024 yılında, sivil ayrımı gözetmeksizin düzenlenen hava saldırıları ve keskin nişancı saldırılarıyla【4】 yardım dağıtım noktaları, çadırlar, hastaneler, okullar ve pazar yerlerinde birçok kez katliamlar gerçekleştirmiştir. İsrail’in bunların da ötesine geçerek, daha önce güvenli bölge olarak ilan ettiği alan ve sığınaklarda barınmaya çalışan sivil halkı kitlesel olarak öldürmesi, toplu katliamın soykırım boyutunu gözler önüne sermektedir (Albanese, 2024: 5 vd.).Sonuç olarak İsrail tarihinin toplu katliamlar tarihi olduğu çok açık bir biçimde söylenebilir【5】. Fakat sistematik ve belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilen bu eylemlerin “toplu katliam” olarak nitelendirilmesi yetersiz kalmakta, bu durum ancak “soykırım” kavramı ile ifade edildiğinde anlam bulmaktadır.
Toplu katliam, bir devlete bağlı güçler veya herhangi bir devletin mensubu olmayan silahlı unsurlar tarafından, çatışmaya dahil olmayan sivil insan topluluklarının kitleler halinde öldürülmesini tanımlamaktadır. Toplu katliamın mağduru konumundaki kişiler, sivil oldukları ve çatışma dışında yer aldıkları için bu fiile karşı savunmasız ve çaresiz durumdadırlar (Dwyer & Ryan, 2012: XIII vd.). Toplu katliam kavramının tarihteki en tipik örnekleri, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarıyla yüz binlerce insanın öldürülmesidir (Küçük, 2022: 503).
Toplu katliam, çoğu zaman “soykırım” ile karıştırılmaktadır. Bu iki kavram ilişkilidir. Her toplu katliam soykırım değildir ancak her soykırım toplu katliamdır denilebilir. Soykırım, uluslararası antlaşmalarda ve çeşitli kaynaklarda, ırk, din, etnisite veya milliyet temelinde bütün bir insan topluluğunu tamamen öldürmek veya yok etmek amacıyla yürütülen kasıtlı bir saldırı politikası olarak tarif edilmektedir (Yaşın, 2024: 410; Travis, 2013: 21-24). Toplu katliamda ise herhangi bir ayrım veya nihai amaç gözetilmeksizin kitlesel sivil cinayetler söz konusudur (Travis, 2013: 28-29).
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, sağlık çalışanları, arama kurtarma ekipleri ve gazetecilerin herhangi bir silahlı çatışmaya dahil olmadıkları halde saldırıya uğramaları ve topluca öldürülmeleri, toplu katliam çerçevesinde değerlendirilmektedir. İsrail, yıllardır sistematik olarak sivilleri【1】, insani yardım ve sağlık çalışanları ile gazetecileri, yalnızca Filistin topraklarında ya da çevresinde bulundukları için toplu katliam eylemleriyle öldürmektedir (ULİSA, 2023: 4- 9). Bu eylemler belli bir amaç çerçevesinde ve sistematik işlendiği için artık bir kimliği yok etmenin amaçlandığı ortadadır. Gerçekten de İsrail’in bilhassa Filistinlileri hedef alarak ırk, din, etnisite veya milliyet temelinde kitlesel öldürme eylemleri gerçekleştirmesi【2】, toplu katliam suçunun da ötesine geçerek soykırım suçunu ortaya çıkarmaktadır (Acer & Bayraktar, 2024: 15-16). Bu gibi durumlarda toplu katliam eylemi, daha büyük bir suça evrilir ve soykırım suçunun bir unsuru haline gelir.
İsrail’in iki faklı eylem türü olduğundan söz edilebilir. Bunlardan ilki, toplu katliam olarak nitelendirilebilir ve Filistinlilerle dayanışma içindekiler de dahil olmak üzere siviller, yardım ekipleri, sağlık çalışanları ve gazetecilerin kitlesel olarak yok edilmesini içermektedir. Burada asıl amaç insanları biyolojik anlamda öldürmektir. İkinci eylem türü ise sadece insanları değil aynı zamanda kimlikleri de hedef almaktadır. Doğrudan Filistinlileri ortadan kaldırmayı amaçlayan İsrail, bu eylemleri ile etnik temizlik veya soykırım olarak ifade edilebilecek suçları işlemiş olmaktadır【3】 (Acer & Bayraktar, 2024; 70 vd, 82).
İsrail, kuşaktan kuşağa milyonlarca Filistinliye karşı toplu katliam eylemlerinde bulunmuştur (Albanese, 2024: 30). Yalnızca 2024 yılında, sivil ayrımı gözetmeksizin düzenlenen hava saldırıları ve keskin nişancı saldırılarıyla【4】 yardım dağıtım noktaları, çadırlar, hastaneler, okullar ve pazar yerlerinde birçok kez katliamlar gerçekleştirmiştir. İsrail’in bunların da ötesine geçerek, daha önce güvenli bölge olarak ilan ettiği alan ve sığınaklarda barınmaya çalışan sivil halkı kitlesel olarak öldürmesi, toplu katliamın soykırım boyutunu gözler önüne sermektedir (Albanese, 2024: 5 vd.).
Sonuç olarak İsrail tarihinin toplu katliamlar tarihi olduğu çok açık bir biçimde söylenebilir【5】. Fakat sistematik ve belli bir amaç doğrultusunda gerçekleştirilen bu eylemlerin “toplu katliam” olarak nitelendirilmesi yetersiz kalmakta, bu durum ancak “soykırım” kavramı ile ifade edildiğinde anlam bulmaktadır.
Acer, Yücel & Bayraktar, Fetullah (2024). “Israel’s Attacks On Gaza Since October 7, 2023 And International Law”. SETA. Erişim Tarihi: 24.02.2025, https://www.setav.org/en/7-october-2023-israels-attack-on-gaza-with-disproportionate-force/israels-attacks-on-gaza-since-october-7-2023-and-international-law.
Albanese, Francesca (2024). “Sömürgeci İmha Yöntemi Olarak Soykırım Raporu (A/79/384)”. TİHEK. Erişim Tarihi: 15.01.2025, https://www.tihek.gov.tr/somurgeci-imha-yontemi-olarak-soykirim-raporu-a-79-384-gayriresm-turkce-tercumesi.
Dwyer, Philip G. & Ryan, Lyndall (2012). “Introduction: The Massacre and History”. Philip G. Dwyer & Lyndall Ryan (Ed.), Theatres of Violence; Massacre, Mass Killing and Atrocity Throughout History. New York: Berghahn Books.Küçük, Merve (2022). “Ceza Mahkemeleri Uluslararası Rezidüel Mekanizması”. cTBB Dergisi, 158, 493-519.
Travis, Hannibal (2013). Genocide, Ethnonationalism, and the United Nations Exploring the Causes of Mass Killing Since 1945. New York: Routledge.
ULİSA (2023). Filistin Çalıştayı: Riskler ve Beklentiler. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Çalıştay Raporu.
Yaşın Kılıç, Gözde (2024). “Soykırımı Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi Çerçevesinde Devletin Sorumluluğu”. Toplum, Ekonomi ve Yönetim Dergisi, 5 (2), 408-436.
[1]
Bkz. Analıkkırım ; Çocukların Hedef Alınması
[2]
Bkz. Deyr Yasin Katliamı
[3]
Ayrıca bkz. Devlet Terörü ; Terörizm
[4]
İsrail’in bu konudaki sicili oldukça kabarıktır. Ayrıca bkz. Eygi, Ayşenur Ezgi ; Hurndall, Thomas ; Miller, James Henry Dominic; Udeh, Faris; Suikast
[5]
Bkz. Siyonist Soykırımcı
| apa | Öztürk, D. (2026). Toplu Katliam. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1481-1483) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Öztürk, Doğukan. “Toplu Katliam”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1481-1483. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Toplu Katliam" maddesi için tartışma başlatın