
ORCID ID
0000-0002-3699-3273
BM Genel Sekreteri’nin eski Yugoslavya’da işlenen savaş suçlarına dair Güvenlik Konseyine sunduğu 24 Mayıs 1994 tarihli raporda “etnik temizlik”, “bir bölgeyi etnik olarak homojen hale getirmek amacıyla zor veya tehdit kullanarak belirli gruplardan kişileri o bölgeden uzaklaştırmak” olarak tanımlanmıştır (Boutros-Ghali, 1994: 33). Aynı paragrafta etnik temizliğin “cinayet, işkence, keyfi tutuklama ve gözaltı, yargısız infaz【1】, tecavüz ve cinsel saldırı【2】, sivil nüfusun gettolara hapsedilmesi【3】, zorla yerinden edilmesi ve sürgün edilmesi【4】, sivillere ve sivil bölgelere yönelik kasıtlı askeri saldırılar【5】 veya saldırı tehditleri ve mülkün ahlaksızca tahrip edilmesi【6】 gibi zorlayıcı uygulamalar yoluyla gerçekleştirildiği” belirtilmiştir. Rapor bu uygulamaların ve eylemlerin Soykırım Sözleşmesi kapsamına da girebileceğini ifade etmektedir (UN, t.y.).Etnik temizlik soykırım kapsamında bir suç olarak değerlendirilebilmekle beraber istenmeyen bir grubun topyekûn veya kısmen yok edilmesinden ziyade belli bir coğrafi alandan zorla çıkarılmasını amaçlamaktadır (Lieberman, 2010). Filistinlilerin maruz kaldığı muamele, iç içe geçmiş soykırım ve etnik temizlik suçu olarak adlandırabilir. Bu bağlamda 26 Mart 2024 tarihinde, Uluslararası Adalet Divanınca görevlendirilen Özel Raportör Francesca Albanese 1967’den bu yana işgal altında tutulan Filistin topraklarındaki insan hakları durumuna ilişkin, “Bir Soykırımın Anatomisi” başlıklı raporunda (A/HRC/55/73), İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım teşkil ettiğini teyit etmiştir. Raporda belirtildiği üzere 1947 yılından bu yana Filistinli Yahudi olmayan Araplar; yerinden etme (zorla transfer, etnik temizlik), hareket kısıtlamaları (ayrıştırma, büyük ölçekli hapsetme), toplu katliamlar (cinayet, hastalık, açlık), asimilasyon (kültürel silinme, çocukların zorla alınması) ve doğumun engellenmesi【7】 gibi zalimliklere maruz bırakılmıştır. Tüm bunları yapmak için önemli araçlardan biri gaspçı sömürgeciliktir ki bu anlayış dinamik ve yapısal bir süreç olarak soykırımsal imhanın zirvesini temsil eder, yerli grupları yerinden etmeyi ve ortadan kaldırmayı amaçlayan eylemlerin bir toplamı biçiminde tezahür eder. Böylece süreçte Filistinliler sadece fiziksel olarak yerlerinden edilmekle kalmamış, aynı zamanda tarihi ve kültürel miraslarıyla olan bağları kopartılmaya çalışılmış ve geri dönmelerine engel olunmuştur【8】. Bu durum, “etnik temizlik” ve uluslararası hukukta soykırım olarak tanımlanan suçun Filistin’de işlendiğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Ayrıca raporda 1940’ta Yahudi Kolonizasyon Dairesi Başkanı Joseph Weitz’in ülkede her iki halka birlikte yer olmadığını, tek çözümün Arapsız Filistin【9】 olduğunu ve hepsini nakletmekten başka yol olmadığını, tek bir köy, tek bir kabile bile bırakılmaması gerektiğini belirttiği aktarılarak (Albanese, 2024: 3) konunun tarihsel eskiliği ve arkasında yatan mantık da yansıtılmıştır.Ekim 2023 sonrası Gazze’ye dönük İsrail saldırısı, ablukası ve ambargosu savaş suçları ile insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı kadar bir soykırım ve etnik temizlik suçu da içermektedir. İsrail’in şiddet ve soykırım araçlarıyla gerçekleştirdiği etnik temizlik uygulamalarına karşı sürekli tekrarladığı ”kendini savunma” iddiasına【10】 bazı Yahudi tarihçiler ve araştırmacılar da somut kanıtlarla itiraz etmektedir. Bu tarihçilerden Benny Morris (2004: 224) İsrail’in resmî belgelerinden hareketle 1947-1949 yılları arasında bulundukları yerleri terk eden Filistinlilerin büyük çoğunluğunun Deir Yassin Katliamı gibi şiddet ve tahakkümden kaçmak zorunda bırakıldıklarını belirtmiştir. Başka bir tarihçi olan Simha Flapan (1987: 9) İsrail’in iddia ettiği gibi Filistinlilerin, İsrail’in ne kuruluşundan önce ne de sonrasında Arap liderlerin çağrısıyla yerlerini terk ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade etmektedir. Kendisi de bizzat 1973’te bölge halklarına karşı savaşmış bir diğer Yahudi tarihçi-akademisyen Ilan Pappe (2006: 53) ise siyonist hareketin esas amacının, tüm yerleşim alanlarındaki Filistinlilere etnik temizlik uygulamak olduğunun altını çizmiştir. İsrail Plan D ya da tam ismiyle Plan Dalet (1948) gibi uzun süreli hedeflerle bu etnik temizliği tamamlamaya çalışmaktadır (Khalidi, 1988). Nitekim Ekim 2023’ten sonra da pek çok İsrailli üst düzey sorumlu, bazı radikal meclis üyeleri ve siyonist gaspçılar gibi Filistin topraklarının kendilerine ait olduğunu ve Gazzelilerin kovulması, göç etmeye zorlanması, Sina’ya veya başka ülkelere yerleştirilmesi gibi politikaları alenen savunmuşlardır (Albanese, 2024: 23). Siyonistlerin en önemli savunucularından biri olan ve İsrail’in uyguladığı soykırıma her türlü desteği veren ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi boşaltma planı da bu zalimliğin başka bir tezahürü olarak okunabilir.Okuma ÖnerileriRemiks Aljazeera (T.Y). Filistin Remiks: Etnik Temizlik. Erişim Tarihi: 23.03.2025, https://remix.aljazeera.com/ajt/PalestineRemix/search.html?search=etnik+temizlik.
BM Genel Sekreteri’nin eski Yugoslavya’da işlenen savaş suçlarına dair Güvenlik Konseyine sunduğu 24 Mayıs 1994 tarihli raporda “etnik temizlik”, “bir bölgeyi etnik olarak homojen hale getirmek amacıyla zor veya tehdit kullanarak belirli gruplardan kişileri o bölgeden uzaklaştırmak” olarak tanımlanmıştır (Boutros-Ghali, 1994: 33). Aynı paragrafta etnik temizliğin “cinayet, işkence, keyfi tutuklama ve gözaltı, yargısız infaz【1】, tecavüz ve cinsel saldırı【2】, sivil nüfusun gettolara hapsedilmesi【3】, zorla yerinden edilmesi ve sürgün edilmesi【4】, sivillere ve sivil bölgelere yönelik kasıtlı askeri saldırılar【5】 veya saldırı tehditleri ve mülkün ahlaksızca tahrip edilmesi【6】 gibi zorlayıcı uygulamalar yoluyla gerçekleştirildiği” belirtilmiştir. Rapor bu uygulamaların ve eylemlerin Soykırım Sözleşmesi kapsamına da girebileceğini ifade etmektedir (UN, t.y.).
Etnik temizlik soykırım kapsamında bir suç olarak değerlendirilebilmekle beraber istenmeyen bir grubun topyekûn veya kısmen yok edilmesinden ziyade belli bir coğrafi alandan zorla çıkarılmasını amaçlamaktadır (Lieberman, 2010). Filistinlilerin maruz kaldığı muamele, iç içe geçmiş soykırım ve etnik temizlik suçu olarak adlandırabilir. Bu bağlamda 26 Mart 2024 tarihinde, Uluslararası Adalet Divanınca görevlendirilen Özel Raportör Francesca Albanese 1967’den bu yana işgal altında tutulan Filistin topraklarındaki insan hakları durumuna ilişkin, “Bir Soykırımın Anatomisi” başlıklı raporunda (A/HRC/55/73), İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım teşkil ettiğini teyit etmiştir. Raporda belirtildiği üzere 1947 yılından bu yana Filistinli Yahudi olmayan Araplar; yerinden etme (zorla transfer, etnik temizlik), hareket kısıtlamaları (ayrıştırma, büyük ölçekli hapsetme), toplu katliamlar (cinayet, hastalık, açlık), asimilasyon (kültürel silinme, çocukların zorla alınması) ve doğumun engellenmesi【7】 gibi zalimliklere maruz bırakılmıştır. Tüm bunları yapmak için önemli araçlardan biri gaspçı sömürgeciliktir ki bu anlayış dinamik ve yapısal bir süreç olarak soykırımsal imhanın zirvesini temsil eder, yerli grupları yerinden etmeyi ve ortadan kaldırmayı amaçlayan eylemlerin bir toplamı biçiminde tezahür eder. Böylece süreçte Filistinliler sadece fiziksel olarak yerlerinden edilmekle kalmamış, aynı zamanda tarihi ve kültürel miraslarıyla olan bağları kopartılmaya çalışılmış ve geri dönmelerine engel olunmuştur【8】. Bu durum, “etnik temizlik” ve uluslararası hukukta soykırım olarak tanımlanan suçun Filistin’de işlendiğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Ayrıca raporda 1940’ta Yahudi Kolonizasyon Dairesi Başkanı Joseph Weitz’in ülkede her iki halka birlikte yer olmadığını, tek çözümün Arapsız Filistin【9】 olduğunu ve hepsini nakletmekten başka yol olmadığını, tek bir köy, tek bir kabile bile bırakılmaması gerektiğini belirttiği aktarılarak (Albanese, 2024: 3) konunun tarihsel eskiliği ve arkasında yatan mantık da yansıtılmıştır.
Ekim 2023 sonrası Gazze’ye dönük İsrail saldırısı, ablukası ve ambargosu savaş suçları ile insanlığa karşı suç niteliği taşıdığı kadar bir soykırım ve etnik temizlik suçu da içermektedir. İsrail’in şiddet ve soykırım araçlarıyla gerçekleştirdiği etnik temizlik uygulamalarına karşı sürekli tekrarladığı ”kendini savunma” iddiasına【10】 bazı Yahudi tarihçiler ve araştırmacılar da somut kanıtlarla itiraz etmektedir. Bu tarihçilerden Benny Morris (2004: 224) İsrail’in resmî belgelerinden hareketle 1947-1949 yılları arasında bulundukları yerleri terk eden Filistinlilerin büyük çoğunluğunun Deir Yassin Katliamı gibi şiddet ve tahakkümden kaçmak zorunda bırakıldıklarını belirtmiştir. Başka bir tarihçi olan Simha Flapan (1987: 9) İsrail’in iddia ettiği gibi Filistinlilerin, İsrail’in ne kuruluşundan önce ne de sonrasında Arap liderlerin çağrısıyla yerlerini terk ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ifade etmektedir. Kendisi de bizzat 1973’te bölge halklarına karşı savaşmış bir diğer Yahudi tarihçi-akademisyen Ilan Pappe (2006: 53) ise siyonist hareketin esas amacının, tüm yerleşim alanlarındaki Filistinlilere etnik temizlik uygulamak olduğunun altını çizmiştir. İsrail Plan D ya da tam ismiyle Plan Dalet (1948) gibi uzun süreli hedeflerle bu etnik temizliği tamamlamaya çalışmaktadır (Khalidi, 1988). Nitekim Ekim 2023’ten sonra da pek çok İsrailli üst düzey sorumlu, bazı radikal meclis üyeleri ve siyonist gaspçılar gibi Filistin topraklarının kendilerine ait olduğunu ve Gazzelilerin kovulması, göç etmeye zorlanması, Sina’ya veya başka ülkelere yerleştirilmesi gibi politikaları alenen savunmuşlardır (Albanese, 2024: 23). Siyonistlerin en önemli savunucularından biri olan ve İsrail’in uyguladığı soykırıma her türlü desteği veren ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi boşaltma planı da bu zalimliğin başka bir tezahürü olarak okunabilir.
Remiks Aljazeera (T.Y). Filistin Remiks: Etnik Temizlik. Erişim Tarihi: 23.03.2025, https://remix.aljazeera.com/ajt/PalestineRemix/search.html?search=etnik+temizlik.
Boutros- Ghali, Boutros (1994). “Letter Dated 24 May 1994 from the Secretary-General to The President of the Security Council”. DePaul College Law, 2-84. Flapan, Simha (1987). The Birth of Israel: Myths and Realities. New York: Pantheon Books. Francesca, Albanese (2024). “Anatomy of a Genocide: Report of the Special Rapporteur on the Situation of Human Rights in the Palestinian Territories Occupied since 1967 ”. UN Human Rights Council, 2-27. Khalidi, Walid (1988). “Plan Dalet: Master Plan for the Conquest of Palestine”. Journal of Palestine Studies, 18 (1), 4-33. Lieberman, Benjamin (2010). “Ethnic Cleansing’ Versus Genocide?”. Donald Bloxham & A. Dirk Moses (Ed.). The Oxford Handbook of Genocide Studies (s.42-60). Oxford: Oxford Academic. Morris, Benny (2004). The Birth of the Palestinian Refugee Problem Revisited. New York: Cambridge University Press. Pappe, Ilan (2006). The Ethnic Cleansing of Palestine. London: One World Publication. UN (T.Y). Definition of Genocide and Related Crimes: Ethnic Cleansing. Erişim Tarihi: 18.03.2025, https://www.un.org/en/genocide-prevention/definition.
[1]
Ayrıca bkz. Hurndall, Thomas; Şirin Ebu Akile Suikasti
[2]
Ayrıca bkz. İşgalcilerin Anı Korkusu; Nachmani Günlükleri
[3]
Bkz. Abluka ; Apardheid Duvarı
[4]
Ayrıca bkz. Mülteciler ; Mülteci Kampları
[5]
Bkz. Deyr Yasin Katliamı ; Toplu Katliam
[6]
Bkz. Mülksüzleştirme ; Evlerin Yıkımı
[7]
Ayrıca bkz. Analıkkırım
[8]
Bkz. Geri Dönüş Hakkı
[9]
Bu durum Arapsızlaştırma olarak görülmektedir. Ayrıca bkz. Deyr Yasin Katliamı ; İsrailleşme
[10]
İsrail’in “kendini savunma hakkı” iddiasının asılsızlığı konusunda ayrıca bkz. İsrail’in Filistin Tezviratı; Soykırım Haberciliği.
| apa | Altınışık, B. (2026). Etnik Temizlik. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 507-509) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Altınışık, Behlül. “Etnik Temizlik”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 507-509. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Etnik Temizlik" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri