6 Ocak 2026’da Paris’te gerçekleştirilen diplomatik temaslar, Ukrayna’da olası bir ateşkes sonrasında güvenliğin nasıl sağlanacağına ilişkin düzenlemeleri ele almak amacıyla yapılmıştır. Görüşmeler, Fransa ve Birleşik Krallık öncülüğünde yürütülmüş, toplantılara Ukrayna ile birlikte Avrupa ülkeleri ve uluslararası ortaklardan temsilciler katılmıştır. Müzakerelerin temel çerçevesini, ateşkesin uygulanması hâlinde sahada ortaya çıkabilecek güvenlik boşluklarının önlenmesi oluşturmuştur.
Niyet Bildirgesinin İmzalanması
Paris’te yapılan görüşmeler sonucunda, Ukrayna’ya ateşkes sonrasında çok uluslu bir gücün konuşlandırılmasına ilişkin bir niyet bildirgesi imzalanmıştır. Bildirgede, konuşlandırmanın ancak kapsamlı bir ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesi durumunda mümkün olacağı belirtilmiştir. Metinde, söz konusu gücün çatışmaya taraf olmayacağı, görev tanımının ateşkesin izlenmesi ve güvenlik ortamının istikrara kavuşturulmasına katkı sağlamakla sınırlı olacağı ifade edilmiştir.
Fransa ve Birleşik Krallık’ın Taahhütleri

Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi. 6 Ocak 2026 (Anadolu Ajansı)
Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi kapsamında; Fransa ve Birleşik Krallık, ateşkesin sağlanması hâlinde Ukrayna’ya asker konuşlandırmaya hazır olduklarını kamuoyuna açıklamıştır. Her iki ülke de bu girişimin tek taraflı bir askeri adım niteliği taşımadığını, çok uluslu ve kolektif bir yapı hedeflendiğini vurgulamıştır. Yapılan açıklamalarda, konuşlandırılacak birliklerin cephe hattında yer almayacağı, güvenliğin gözetimi ve ateşkes düzenlemelerinin uygulanmasına destek amacıyla görev yapacağı kaydedilmiştir.
Çok Uluslu Gücün Öngörülen Yapısı
Planlanan çok uluslu gücün kapsamı ve görev alanları, Paris’te imzalanan bildirgede ana hatlarıyla tanımlanmıştır. Buna göre güç, ateşkes ihlallerinin izlenmesi, taraflar arasında iletişimin sürdürülmesine katkı sağlanması ve yeniden çatışma riskinin azaltılmasına yönelik önlemler alınması gibi işlevler üstlenecektir. Gücün asker sayısı, konuşlanacağı bölgeler ve komuta yapısının, ilerleyen aşamalarda yapılacak teknik görüşmelerle belirleneceği ifade edilmiştir.
Avrupa Güvenlik Boyutu
Avrupa merkezli kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Fransa ve Birleşik Krallık’ın öncülüğündeki bu girişim, Avrupa güvenlik mimarisi açısından yeni bir aşama olarak değerlendirilmiştir. Avrupa ülkeleri arasında koordinasyonun önemine dikkat çekilmiş; girişimin, geniş katılımlı bir mutabakat sağlanmadan hayata geçirilmeyeceği belirtilmiştir. Euronews ve benzeri yayın organları, asker konuşlandırılması seçeneğinin yalnızca ateşkes sonrası döneme özgü ve sınırlı bir çerçevede ele alındığını aktarmıştır.
ABD ve Transatlantik İlişkiler
ABD merkezli medya kuruluşlarında yer alan haberlerde, Fransa ve Birleşik Krallık’ın planladığı konuşlandırma girişiminin transatlantik ortaklarla istişare edildiği bildirilmiştir. ABD’nin süreci yakından takip ettiği, ancak sahaya konuşlandırılacak gücün Avrupa ağırlıklı bir yapı olarak tasarlandığı ifade edilmiştir. Bu durumun, Avrupa ülkelerinin Ukrayna bağlamında daha doğrudan sorumluluk üstlenme eğilimini yansıttığı aktarılmıştır.
Rusya Bağlamı
Görüşmeler sırasında, ateşkes sonrası konuşlandırılması planlanan çok uluslu gücün Rusya ile doğrudan çatışmaya girmeyecek şekilde yapılandırılmasının önemine vurgu yapılmıştır. Kaynaklarda, söz konusu girişimin Rusya’ya karşı saldırı amaçlı bir askeri hamle olarak değil, ateşkesin sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik bir güvenlik düzenlemesi olarak sunulduğu belirtilmiştir. Taraflar, konuşlandırmanın kapsamı ve sınırlarının bu hassasiyet gözetilerek belirleneceğini kaydetmiştir.


