Weizmann-Faysal Anlaşması
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarEce Hanım SARIKAYA13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0001-8676-1844

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 yılında düzenlenen Paris Konferansı sırasında Hicaz Kralı Hüseyin bin Ali’nin oğlu I. Faysal ile Dünya Siyonist Örgütü Başkanı Chaim Azriel Weizmann tarafından Arap ve siyonist çıkarlarını uzlaştırmak için gizlice imzalanan Faysal-Weizman Anlaşması, genelde Orta Ddoğu’nun özelde ise Filistin’in geleceğini şekillendiren anlaşmadır. İngiliz ve siyonist liderler, siyonizmin başarıya ulaşmasının Araplarla dostluk ve iş birliğinin gelişmesine bağlı olduğunu görmüş dolayısıyla Filistin’de Arap-Yahudi iş birliğini sağlanmak istemiştir (Armaoğlu, 2022: 43). İkna olan Faysal, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı sürerken Araplara verdiği bağımsızlık sözünü tutmasına karşılık Balfour Mektubu’nun hayata geçirilmesini ve Filistin’de bir “Yahudi yurdunun” kurulması fikrini desteklemeyi kabul etmiştir (Taylor, 2022: 50-51).Faysal-Weizmann Anlaşması, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı sırasında yürüttüğü ikiyüzlü sömürgecilik siyasetinin bir ürünüdür. İngilizlerin amacı, Osmanlı karşısında bölgedeki jeopolitik kontrolünü pekiştirmek ve Araplarla siyonistlerin desteğini elde ederek Osmanlı sonrası Orta Doğu’yu kendi çıkarlarına göre şekillendirmekti【1】 (Garaudy, 2023: 264).İlk olarak 1915-1916 yıllarında Şerif Hüseyin ve McMahon Yazışmaları ile İngilizler, Osmanlı’ya karşı ayaklanmaları karşılığında Araplara bağımsızlık sözü vermiştir. Aynı dönemde siyonist hareket lideri Chaim Weizmann, Filistin’de Yahudilere “ulusal bir yurt” kurulması amacıyla özellikle İngiltere’de diplomatik girişimlerde bulunmaktaydı. Diplomatik girişimler sonucunda İngiltere, 1917 yılında Balfour Mektubu’nu yayınlayarak Filistin’de bir Yahudi ulusal yurdu kurulmasını desteklediğini duyurmuştur. İngilizlerin amacı Araplar arasında artan tepkileri yatıştırmak ve Fransa karşısında elini güçlendirmek için Araplarla siyonistleri Paris Konferansı öncesi bir araya getirmekti (Yavuz, 2024: 267, 279).Faysal ile Weizmann, 3-4 Haziran 1918 tarihinde Akabe Körfezi’nde Faysal’ın karargahında bir araya gelmiştir. İkilinin Sykes-Picot Anlaşması’ndan yeni haberdar olması görüşmede etkili olmuştur. Anlaşmaya göre Filistin ve Lübnan’ı da kapsayan büyük Suriye, Fransa’ya bırakılmıştır. İki taraf da bölgede Fransa yerine müttefikleri İngilizleri tercih etmekteydi. Weizmann’a göre Faysal’ın Arap lider olarak seçilmesi avantajlıydı. Çünkü Faysal, Hicaz bölgesini içine alan bir Arap devleti istiyor ve Filistin’in İngilizlerin mandası【2】 veya uluslararası bir yönetimde kalabileceğini düşünüyordu. Faysal’ın bu düşüncesi, siyonistlerin Filistin’de yurt edinmesini kolaylaştıracaktı. Faysal ise Paris Konferansı’nda siyonistlerin lobi gücünden yararlanarak isteklerini kabul ettirebileceği planını yapıyordu. Weizmann, görüşmede Balfour Mektubu ile Filistin’de Yahudi devleti kurulmasının söz konusu olmadığını ve göçlerin Arapların aleyhine olmadığını dillendirmiştir【3】. T. E. Lawrence’in danışmanlığında Faysal, siyonist lobinin Filistin ve Arap devletinin ekonomik alanda gelişimine önemli katkılar sağlayabileceğine de inanıyordu. Öncesinde sağlanan bu uyumla, Orta Doğu ve Filistin’in kaderini tayin eden Paris Konferansı’nda, Filistin temsilcisiz bırakılmıştır (Deveci, 2020: 145-147). Weizmann ve Faysal’ın görüşmeleri, anlaşma ile sonuçlanmış ve anlaşma 3 Ocak 1919 tarihinde Paris Konferansı öncesinde imzalanmıştır.Anlaşmaya göre, Faysal yönetiminde bir Arap devleti ve İngiliz idaresinde Filistin Devleti kurulacaktı. Siyonistler, İngilizlerin yönetimindeki Filistin hükümetinde bulunacaklardı. Her iki devlet birbirlerine saygılı olacak ve iş birliği yapacaktı. Konferansta her iki tarafın temsilcilerinden oluşan komisyon Arap devleti ve Filistin’in sınırlarını belirleyecekti. Filistin idaresi ve anayasası 1917 Balfour Mektubu’na uygun hazırlanacaktı. Siyonist Organizasyon’un Filistin’e göndereceği komisyon ekonomik tespitlerde bulunarak rapor hazırlayacaktı. İslami açıdan kutsal sayılan yerler Müslümanların yönetimine bırakılacaktı. Yahudi göçü ve göç edenlerin tarıma elverişli yerlere yerleştirilmesi düzenlenecekti. Her iki taraf da İngilizlerin garantörlüğünde bu anlaşmaya uyacaktı (UN The Question of Palestine, 1919). Faysal, bu anlaşmayı Arapların bağımsız devletlerine kavuşması şartıyla imzalamıştır. Buna uyulmadığı takdirde anlaşmanın geçersiz sayılacağını Arapça yazarak imzalamıştır. Ancak anlaşma fiilen geçersiz hale gelmiştir. 1920 San Remo ve ardından Sykes-Picot Anlaşmasına göre bölgenin bölünmesi, Araplara vadedilen bağımsızlığı tarihin tozlu raflarına kaldırmıştır. Faysal, anlaşmanın şartı yerine getirilmediği için anlaşmadan geri çekilmiştir (Taylor, 2022: 44-45).Anlaşma ile her ne kadar Arapların ve Yahudilerin, Filistin’de barış ve iş birliği içinde yaşamaları amaçlansa da siyonistlerin uzun zamandır planladıkları bir emelleri bulunmaktaydı: Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin temellerini atmak. Bu anlaşma siyonistlerin emellerini gerçekleştirmek için geçici anlaşmalar ile oyalama taktiklerine nasıl başvurduklarını gösteren ilk önemli örnektir. Daha sonra da barış planları çerçevesinde benzer taktiklere sıklıkla başvurulmuştur. Taktikler, işgallerin uluslararası düzeyde tartışılmasını engellemekte, siyonist tarafa meşru bir alan açmakta ve Filistinlilerin kendi toprakları üzerindeki hak taleplerinin görmezden gelinmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak Weizmann-Faysal Anlaşması, Filistin meselesinde tarihsel adaletsizliklerin başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilmekte ve bölgedeki İsrail saldırganlığının emperyalizm ile nasıl iş tutuğunun kökenine ışık tutmaktadır.Okuma ÖnerileriCleveland, L. William (2015). Modern Ortadoğu Tarihi, çev.: Mehmet Harmancı. İstanbul: Agora Kitaplığı.

Weizmann-Faysal Anlaşması

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 yılında düzenlenen Paris Konferansı sırasında Hicaz Kralı Hüseyin bin Ali’nin oğlu I. Faysal ile Dünya Siyonist Örgütü Başkanı Chaim Azriel Weizmann tarafından Arap ve siyonist çıkarlarını uzlaştırmak için gizlice imzalanan Faysal-Weizman Anlaşması, genelde Orta Ddoğu’nun özelde ise Filistin’in geleceğini şekillendiren anlaşmadır. İngiliz ve siyonist liderler, siyonizmin başarıya ulaşmasının Araplarla dostluk ve iş birliğinin gelişmesine bağlı olduğunu görmüş dolayısıyla Filistin’de Arap-Yahudi iş birliğini sağlanmak istemiştir (Armaoğlu, 2022: 43). İkna olan Faysal, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı sürerken Araplara verdiği bağımsızlık sözünü tutmasına karşılık Balfour Mektubu’nun hayata geçirilmesini ve Filistin’de bir “Yahudi yurdunun” kurulması fikrini desteklemeyi kabul etmiştir (Taylor, 2022: 50-51).


Faysal-Weizmann Anlaşması, İngilizlerin Birinci Dünya Savaşı sırasında yürüttüğü ikiyüzlü sömürgecilik siyasetinin bir ürünüdür. İngilizlerin amacı, Osmanlı karşısında bölgedeki jeopolitik kontrolünü pekiştirmek ve Araplarla siyonistlerin desteğini elde ederek Osmanlı sonrası Orta Doğu’yu kendi çıkarlarına göre şekillendirmekti【1】 (Garaudy, 2023: 264).


İlk olarak 1915-1916 yıllarında Şerif Hüseyin ve McMahon Yazışmaları ile İngilizler, Osmanlı’ya karşı ayaklanmaları karşılığında Araplara bağımsızlık sözü vermiştir. Aynı dönemde siyonist hareket lideri Chaim Weizmann, Filistin’de Yahudilere “ulusal bir yurt” kurulması amacıyla özellikle İngiltere’de diplomatik girişimlerde bulunmaktaydı. Diplomatik girişimler sonucunda İngiltere, 1917 yılında Balfour Mektubu’nu yayınlayarak Filistin’de bir Yahudi ulusal yurdu kurulmasını desteklediğini duyurmuştur. İngilizlerin amacı Araplar arasında artan tepkileri yatıştırmak ve Fransa karşısında elini güçlendirmek için Araplarla siyonistleri Paris Konferansı öncesi bir araya getirmekti (Yavuz, 2024: 267, 279).


Faysal ile Weizmann, 3-4 Haziran 1918 tarihinde Akabe Körfezi’nde Faysal’ın karargahında bir araya gelmiştir. İkilinin Sykes-Picot Anlaşması’ndan yeni haberdar olması görüşmede etkili olmuştur. Anlaşmaya göre Filistin ve Lübnan’ı da kapsayan büyük Suriye, Fransa’ya bırakılmıştır. İki taraf da bölgede Fransa yerine müttefikleri İngilizleri tercih etmekteydi. Weizmann’a göre Faysal’ın Arap lider olarak seçilmesi avantajlıydı. Çünkü Faysal, Hicaz bölgesini içine alan bir Arap devleti istiyor ve Filistin’in İngilizlerin mandası【2】 veya uluslararası bir yönetimde kalabileceğini düşünüyordu. Faysal’ın bu düşüncesi, siyonistlerin Filistin’de yurt edinmesini kolaylaştıracaktı. Faysal ise Paris Konferansı’nda siyonistlerin lobi gücünden yararlanarak isteklerini kabul ettirebileceği planını yapıyordu. Weizmann, görüşmede Balfour Mektubu ile Filistin’de Yahudi devleti kurulmasının söz konusu olmadığını ve göçlerin Arapların aleyhine olmadığını dillendirmiştir【3】. T. E. Lawrence’in danışmanlığında Faysal, siyonist lobinin Filistin ve Arap devletinin ekonomik alanda gelişimine önemli katkılar sağlayabileceğine de inanıyordu. Öncesinde sağlanan bu uyumla, Orta Doğu ve Filistin’in kaderini tayin eden Paris Konferansı’nda, Filistin temsilcisiz bırakılmıştır (Deveci, 2020: 145-147). Weizmann ve Faysal’ın görüşmeleri, anlaşma ile sonuçlanmış ve anlaşma 3 Ocak 1919 tarihinde Paris Konferansı öncesinde imzalanmıştır.


Anlaşmaya göre, Faysal yönetiminde bir Arap devleti ve İngiliz idaresinde Filistin Devleti kurulacaktı. Siyonistler, İngilizlerin yönetimindeki Filistin hükümetinde bulunacaklardı. Her iki devlet birbirlerine saygılı olacak ve iş birliği yapacaktı. Konferansta her iki tarafın temsilcilerinden oluşan komisyon Arap devleti ve Filistin’in sınırlarını belirleyecekti. Filistin idaresi ve anayasası 1917 Balfour Mektubu’na uygun hazırlanacaktı. Siyonist Organizasyon’un Filistin’e göndereceği komisyon ekonomik tespitlerde bulunarak rapor hazırlayacaktı. İslami açıdan kutsal sayılan yerler Müslümanların yönetimine bırakılacaktı. Yahudi göçü ve göç edenlerin tarıma elverişli yerlere yerleştirilmesi düzenlenecekti. Her iki taraf da İngilizlerin garantörlüğünde bu anlaşmaya uyacaktı (UN The Question of Palestine, 1919). Faysal, bu anlaşmayı Arapların bağımsız devletlerine kavuşması şartıyla imzalamıştır. Buna uyulmadığı takdirde anlaşmanın geçersiz sayılacağını Arapça yazarak imzalamıştır. Ancak anlaşma fiilen geçersiz hale gelmiştir. 1920 San Remo ve ardından Sykes-Picot Anlaşmasına göre bölgenin bölünmesi, Araplara vadedilen bağımsızlığı tarihin tozlu raflarına kaldırmıştır. Faysal, anlaşmanın şartı yerine getirilmediği için anlaşmadan geri çekilmiştir (Taylor, 2022: 44-45).


Anlaşma ile her ne kadar Arapların ve Yahudilerin, Filistin’de barış ve iş birliği içinde yaşamaları amaçlansa da siyonistlerin uzun zamandır planladıkları bir emelleri bulunmaktaydı: Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin temellerini atmak. Bu anlaşma siyonistlerin emellerini gerçekleştirmek için geçici anlaşmalar ile oyalama taktiklerine nasıl başvurduklarını gösteren ilk önemli örnektir. Daha sonra da barış planları çerçevesinde benzer taktiklere sıklıkla başvurulmuştur. Taktikler, işgallerin uluslararası düzeyde tartışılmasını engellemekte, siyonist tarafa meşru bir alan açmakta ve Filistinlilerin kendi toprakları üzerindeki hak taleplerinin görmezden gelinmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak Weizmann-Faysal Anlaşması, Filistin meselesinde tarihsel adaletsizliklerin başlangıç noktalarından biri olarak kabul edilmekte ve bölgedeki İsrail saldırganlığının emperyalizm ile nasıl iş tutuğunun kökenine ışık tutmaktadır.

Okuma Önerileri

Cleveland, L. William (2015). Modern Ortadoğu Tarihi, çev.: Mehmet Harmancı. İstanbul: Agora Kitaplığı.

Kaynakça

Armaoğlu, Fatih (2022). Filistin Meselesi ve Arap-İsrail Savaşları (1948-1988). İstanbul: Kronik Kitap. Deveci, Can (2020). “Paris Barış Konferansı Öncesinde Haim Weizmann- Şerif Faysal Görüşmeleri ve Faysal’ın Konferansta Filistin Hakkındaki Talepleri”. KARE, 10, 140-156. Garaudy, Roger (2023). İlahi Mesajlar Toprağı: Filistin, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Timaş Yayınları.

Taylor, Alan R. (2022). İsrail’in Doğuşu, Siyonist Diplomasinin Analizi (1947-1897), çev.: Mesut Karaşahan. İstanbul: Pınar Yayınları. UN The Question of Palestine (1919). Faisal-Weizmann Agreement. Erişim Tarihi: 22.05.2025, https://www.un.org/unispal/document/auto-insert-207006/.Yavuz, Resul (2024). “Sykes-Picot Antlaşması’ndan Sonra İngiltere ve Fransa’nın Ortadoğu’nun Paylaşım Planlarında Şerif Hüseyin’in Rolü ve Önemine Dair Bir Değerlendirme”. Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, (22), 264-285.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. İngiliz İşgali; Tıbbi Misyonerlik

  • [2]

    Bkz. Britanya Mandası

  • [3]

    Ayrıca bkz. Aliyah; Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)

Atıf İçin

apaSarıkaya, E. H. (2026). Weizmann-Faysal Anlaşması. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1575-1577) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadSarıkaya, Ece Hanım. “Weizmann-Faysal Anlaşması”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1575-1577. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Weizmann-Faysal Anlaşması" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor