
ORCID ID
0000-0002-5828-2157
Osmanlı döneminde 16. yüzyıldan itibaren, Yahudilerin Filistin’e gelme isteği ile ilgili bazı gelişmeler yaşanmıştır. Osmanlı Devleti’nin bu konudaki politikaları tarihî, akademik ve siyasi çalışmalarda geniş çaplı tartışmalara neden olmuştur. Ancak asıl tartışmalar 19. yüzyıl sonlarından itibaren emperyalist güçlerin desteğini alan siyonist hareketin etkisini arttırdığı döneme yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede siyonist Yahudilerin Filistin’e gelip toprakları gasp etme planlarının Osmanlı arşiv belgeleri aracılığıyla analiz edilmesi önem arz etmektedir.Siyonist Yahudilerin Filistin’e gelme süreci, 19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin karşılaştığı en önemli konulardan biri olmuştur. Süreç, siyonist hareket ve onlarla birlikte çalışan emperyalist Batı devletlerinin Filistin’deki konsolosluklarının iş birliği ile hızlandırılmıştır. Her ne kadar Osmanlı Devleti bu durumu fark etmiş ve Filistin’de bir “Yahudi ulusal vatan” kurulmasını engellemek için çeşitli önlemler almış olsa da Avrupa’nın desteklediği siyonist proje belli bir mesafe kat etmiştir.Osmanlı belgeleri, Yahudi göçünün özellikle 29 Ağustos 1897’de Basel’de düzenlenen ilk Siyonist Kongresi’nden sonra büyük bir artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Theodor Herzl liderliğindeki siyonist hareketin amaçlarını ortaya koyan bu belgeler (BOA,Y.PRK.TKM.41/5), 20. yüzyılın başından I. Dünya Savaşı’na kadar Filistin’e göç eden Yahudilerin sayısının 30 bin ile 60 bin arasında değiştiğini göstermektedir (BOA,Y.PRK.HR.33/62).Osmanlı belgeleri Yahudi göçünün; siyonistlerin aldatma ve gizleme politikaları, bazı Osmanlı yetkililerinin konuyu görmezden gelmesi ve Filistin bölgesindeki Avrupa konsolosluklarının çabasıyla gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Batılı ülkelerin, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Yahudilere Filistin’de toprak satın almaları için yardımcı olmaları ve bunun için diplomatik oyunlara başvurmaları, süreci karmaşık hale getirmiştir. Ancak tüm çabalara karşın satılan toprakların çok sınırlı kaldığı ve toprak satan insanların bölge halkından olmadığı anlaşılmaktadır (Mahalli, 2020: 164 vd.) Belgelere göre bu çabaların amacı, göç eden Yahudilerin iskân edilmesi ve onlara bir alan açılmasıydı (BOA, A.MKT.MVL,93/38). Toprak satın alma konusundaki çabalar, Osmanlı Devleti tarafından sorun olarak görülmüş ve bunları engellemek için çeşitli önlemler alınmıştır. Osmanlı yetkililerinin Suriye, Lübnan ve Filistin’deki görevlilere Yahudi göçmenlere toprak satışını yasaklayan katı talimatlar gönderdiği ve yasağa uymayan memurların uyarıldığı (BOA,İ.MVL,219/7348) belgelerde görünmektedir.Bu tedbirlere rağmen Yahudi göçünün devam ettiği görülmektedir. Aynı şekilde siyonistlerin toprak satın almaları da artmış; sahte belgeler veya isimler kullanarak ve yabancı konsolosluklar aracılığıyla toprak tapusu (tapu) edindikleri kayıtlara geçmiştir (BOA, Y.PRK.DH,7/29). Bu yasa dışı işlemlere göz yuman bazı Osmanlı memurları tespit edilmiştir. Özellikle Romanya’dan gelen Yahudilerin Hayfa, Yafa ve Kudüs’ten toprak satın aldıkları anlaşılmıştır. Durumun fark edilmesi ile yasa dışı işlem yapan memurlar hakkında soruşturmalar yürütülmüştür (BOA, ŞD, 2275/34).Tüm bunlar yaşanırken Osmanlı Devleti Yahudi göçünü engellemek için çaba sarf etmiş (BOA, İ.HUS,1319.B/2) ve etkili önlemler almıştır. Örneğin Yahudilerin Filistin’de yalnızca bir ay süreyle kalmalarına izin veren vize uygulaması devreye sokulmuştur (BOA,DH.MUİ,26-2/298). Tedbirler, yabancı devletlerin tepkisini çekmiş ve bu devletler Osmanlı’yı Yahudilere baskı uygulamakla suçlamışlardır. Bu suçlamalara karşı Osmanlı devletinin tedbirlerin dini ya da insani hakları ihlal etme amacı taşımadığı, aksine Filistin’deki güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediği (BOA,HR.SYS,410/3) şeklindeki savunusu belgelere yansımıştır.II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin Yahudi iskânına karşı aldığı önlemler sertleşmiştir. Ancak buna rağmen 19. yüzyılın sonlarından I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar Yafa, Taberiye, Kudüs ve Safed gibi birçok Filistin şehrindeki Yahudi nüfusunda ciddi artış yaşanmıştır (BOA,ŞD,2289/8). Filistin’den gelen raporlar, Yahudi göçüne karşı daha sert tedbirler alınması gerektiğini vurgulamış ve belgeler, Yahudilere uzun süreli ikamet izni verilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur (BOA,MV,184/67).Osmanlı Devleti’nin siyonist Yahudilerin Filistin’e göç etmeleri karşısında yürüttüğü bu çabaları boşa çıkarmak için Papa’nın【1】 da desteğini alan Batılı devletler Yahudileri koruma bahanesini Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmak için kullanmıştır. Tüm bunlardan emperyalist güçlerle siyonistlerin, Osmanlı Devleti’ne karşı ve Yahudilere vatan kurma hedefi üzerinden birleştiği anlaşılmaktadır. Batılı sömürgeci devletlerin siyonistlere desteği II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra daha da artmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyetinin Yahudi göçüne ve toprak satışına dair etkili bir politika geliştirememesi, siyonist projenin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Öte yandan Batı-siyonizm iş birliği, 1917’de ABD Başkanı Woodrow Wilson’un【2】 Rusya’dan Filistin’de bir Yahudi hükümeti kurulmasını desteklemesini istemesiyle de teyit edilmiştir (BOA,HR.SYS,2333/3). Böylece siyonizm hem Avrupa devletlerinden hem ABD’den hem de Rusya’dan destek bulmuştur.Siyonist hareket, İngilizlerin 1917’de Balfour Mektubu ile kendilerine vermeyi vadettiği toprakları kısa süre içinde gasp etmeye başladılar. Günümüzde bu gasbın hâlâ devam ettiği; Batı destekli siyonist planlar doğrultusunda, Gazze ve Batı Şeria’ya saldırıların sürdüğü görülmektedir. 1917’de Wilson’un yaptığı gibi, günümüz ABD Başkanı Donald Trump da Filistinlilerin aleyhine çağrılarda bulunmaktadır. Bu uzun vadeli Batı-siyonist iş birliği planlarına rağmen, Filistin halkı tarih boyunca topraklarını terk etmeyi reddetmiş ve işgalcilere karşı direniş göstermeye devam etmiştir.
Osmanlı döneminde 16. yüzyıldan itibaren, Yahudilerin Filistin’e gelme isteği ile ilgili bazı gelişmeler yaşanmıştır. Osmanlı Devleti’nin bu konudaki politikaları tarihî, akademik ve siyasi çalışmalarda geniş çaplı tartışmalara neden olmuştur. Ancak asıl tartışmalar 19. yüzyıl sonlarından itibaren emperyalist güçlerin desteğini alan siyonist hareketin etkisini arttırdığı döneme yoğunlaşmaktadır. Bu çerçevede siyonist Yahudilerin Filistin’e gelip toprakları gasp etme planlarının Osmanlı arşiv belgeleri aracılığıyla analiz edilmesi önem arz etmektedir.
Siyonist Yahudilerin Filistin’e gelme süreci, 19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin karşılaştığı en önemli konulardan biri olmuştur. Süreç, siyonist hareket ve onlarla birlikte çalışan emperyalist Batı devletlerinin Filistin’deki konsolosluklarının iş birliği ile hızlandırılmıştır. Her ne kadar Osmanlı Devleti bu durumu fark etmiş ve Filistin’de bir “Yahudi ulusal vatan” kurulmasını engellemek için çeşitli önlemler almış olsa da Avrupa’nın desteklediği siyonist proje belli bir mesafe kat etmiştir.
Osmanlı belgeleri, Yahudi göçünün özellikle 29 Ağustos 1897’de Basel’de düzenlenen ilk Siyonist Kongresi’nden sonra büyük bir artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Theodor Herzl liderliğindeki siyonist hareketin amaçlarını ortaya koyan bu belgeler (BOA,Y.PRK.TKM.41/5), 20. yüzyılın başından I. Dünya Savaşı’na kadar Filistin’e göç eden Yahudilerin sayısının 30 bin ile 60 bin arasında değiştiğini göstermektedir (BOA,Y.PRK.HR.33/62).
Osmanlı belgeleri Yahudi göçünün; siyonistlerin aldatma ve gizleme politikaları, bazı Osmanlı yetkililerinin konuyu görmezden gelmesi ve Filistin bölgesindeki Avrupa konsolosluklarının çabasıyla gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Batılı ülkelerin, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Yahudilere Filistin’de toprak satın almaları için yardımcı olmaları ve bunun için diplomatik oyunlara başvurmaları, süreci karmaşık hale getirmiştir. Ancak tüm çabalara karşın satılan toprakların çok sınırlı kaldığı ve toprak satan insanların bölge halkından olmadığı anlaşılmaktadır (Mahalli, 2020: 164 vd.) Belgelere göre bu çabaların amacı, göç eden Yahudilerin iskân edilmesi ve onlara bir alan açılmasıydı (BOA, A.MKT.MVL,93/38). Toprak satın alma konusundaki çabalar, Osmanlı Devleti tarafından sorun olarak görülmüş ve bunları engellemek için çeşitli önlemler alınmıştır. Osmanlı yetkililerinin Suriye, Lübnan ve Filistin’deki görevlilere Yahudi göçmenlere toprak satışını yasaklayan katı talimatlar gönderdiği ve yasağa uymayan memurların uyarıldığı (BOA,İ.MVL,219/7348) belgelerde görünmektedir.
Bu tedbirlere rağmen Yahudi göçünün devam ettiği görülmektedir. Aynı şekilde siyonistlerin toprak satın almaları da artmış; sahte belgeler veya isimler kullanarak ve yabancı konsolosluklar aracılığıyla toprak tapusu (tapu) edindikleri kayıtlara geçmiştir (BOA, Y.PRK.DH,7/29). Bu yasa dışı işlemlere göz yuman bazı Osmanlı memurları tespit edilmiştir. Özellikle Romanya’dan gelen Yahudilerin Hayfa, Yafa ve Kudüs’ten toprak satın aldıkları anlaşılmıştır. Durumun fark edilmesi ile yasa dışı işlem yapan memurlar hakkında soruşturmalar yürütülmüştür (BOA, ŞD, 2275/34).
Tüm bunlar yaşanırken Osmanlı Devleti Yahudi göçünü engellemek için çaba sarf etmiş (BOA, İ.HUS,1319.B/2) ve etkili önlemler almıştır. Örneğin Yahudilerin Filistin’de yalnızca bir ay süreyle kalmalarına izin veren vize uygulaması devreye sokulmuştur (BOA,DH.MUİ,26-2/298). Tedbirler, yabancı devletlerin tepkisini çekmiş ve bu devletler Osmanlı’yı Yahudilere baskı uygulamakla suçlamışlardır. Bu suçlamalara karşı Osmanlı devletinin tedbirlerin dini ya da insani hakları ihlal etme amacı taşımadığı, aksine Filistin’deki güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediği (BOA,HR.SYS,410/3) şeklindeki savunusu belgelere yansımıştır.
II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin Yahudi iskânına karşı aldığı önlemler sertleşmiştir. Ancak buna rağmen 19. yüzyılın sonlarından I. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar Yafa, Taberiye, Kudüs ve Safed gibi birçok Filistin şehrindeki Yahudi nüfusunda ciddi artış yaşanmıştır (BOA,ŞD,2289/8). Filistin’den gelen raporlar, Yahudi göçüne karşı daha sert tedbirler alınması gerektiğini vurgulamış ve belgeler, Yahudilere uzun süreli ikamet izni verilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur (BOA,MV,184/67).
Osmanlı Devleti’nin siyonist Yahudilerin Filistin’e göç etmeleri karşısında yürüttüğü bu çabaları boşa çıkarmak için Papa’nın【1】 da desteğini alan Batılı devletler Yahudileri koruma bahanesini Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmak için kullanmıştır. Tüm bunlardan emperyalist güçlerle siyonistlerin, Osmanlı Devleti’ne karşı ve Yahudilere vatan kurma hedefi üzerinden birleştiği anlaşılmaktadır. Batılı sömürgeci devletlerin siyonistlere desteği II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra daha da artmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyetinin Yahudi göçüne ve toprak satışına dair etkili bir politika geliştirememesi, siyonist projenin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Öte yandan Batı-siyonizm iş birliği, 1917’de ABD Başkanı Woodrow Wilson’un【2】 Rusya’dan Filistin’de bir Yahudi hükümeti kurulmasını desteklemesini istemesiyle de teyit edilmiştir (BOA,HR.SYS,2333/3). Böylece siyonizm hem Avrupa devletlerinden hem ABD’den hem de Rusya’dan destek bulmuştur.
Siyonist hareket, İngilizlerin 1917’de Balfour Mektubu ile kendilerine vermeyi vadettiği toprakları kısa süre içinde gasp etmeye başladılar. Günümüzde bu gasbın hâlâ devam ettiği; Batı destekli siyonist planlar doğrultusunda, Gazze ve Batı Şeria’ya saldırıların sürdüğü görülmektedir. 1917’de Wilson’un yaptığı gibi, günümüz ABD Başkanı Donald Trump da Filistinlilerin aleyhine çağrılarda bulunmaktadır. Bu uzun vadeli Batı-siyonist iş birliği planlarına rağmen, Filistin halkı tarih boyunca topraklarını terk etmeyi reddetmiş ve işgalcilere karşı direniş göstermeye devam etmiştir.
BOA, Osmanlı Arşivi. Şûrâ-yı Devlet Evrakı [ŞD]. No. 2289, Gömlek No. 8. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=23061087&Hash=237242325AA7A3D61CC07F-B17A3851AB069E79D60B7AD976C3E63FBDE9026090&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Dahiliye Nezâreti Muhaberât-ı Umumiye İdaresi [DH.MUİ]. No. 26-2, Gömlek No. 298. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20093427&-Hash=6FEEF1056BF454878CD6A71D184A55E77A8FD249B17C98BFBB9F57BA637A8E52&Mi=1&A=2.
BOA, Osmanlı Arşivi. Hariciye Nezâreti Siyasî [HR.SYS]. No. 2333 , Gömlek No.1. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=21894630&Hash=FA33ACF1EBAEE3CB-BE4B50C8623EEA0E48A598044E2E45AE159E3DDE5C0742F5&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Hariciye Nezâreti Siyasî [HR.SYS]. No. 2333, Gömlek No. 3. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=21894630&Hash=FA33ACF1EBAEE3CB-BE4B50C8623EEA0E48A598044E2E45AE159E3DDE5C0742F5&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Hariciye Nezâreti Siyasî [HR.SYS]. No. 410, Gömlek No. 3. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=31730558&Hash=B31AFB85125D6B9864D-83163C6E6C6544D9ACBE4A4983F1BAE174BD31F54B31E&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Meclis-i Vükelâ Mazbataları [MV]. No.184, Gömlek No. 67. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20146960&Hash=98AFE5F2CFEA66D09D-F5E98062972D439B115A4D78D6250A64EC0EB0C395D1A5&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Sadaret Mektubî Meclis-i Vâlâ [A.MKT.MVL]. No. 93, Gömlek No. 38. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20286666&Hash=74E232DF-4F62206011E01A8D124891D1700A057FD82AB2A83079BDF516B1A576&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Yıldız Perakende Evrakı Dahiliye Nezareti Maruzât [Y.PRK.DH]. No. 7, Gömlek No. 29. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20654654&-Hash=1EF8C07E4AF55D9236E45675F57064E13F1DC4992C9368294ABA1872FC12F328&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Yıldız Perakende Evrakı Tahrirat-ı Ecnebiye ve Mabeyn Mütercimliği [Y.PRK. TKM. ]. No. 41, Gömlek No. 5. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20521700&Hash=669ACE45FC6D7D0405653A22C8F178D01C36BABFE0DD7D6EE83D-FA946DB86776&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Yıldız Tasnifi Perakende Evrakı Hariciye Nezareti [Y.PRK.HR. ]. No. 33, Gömlek No. 62. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=20516098&Hash=D004BFCC7D69E83EBCD02730FFAC7AC10D02C866184F250520A0727A90320FFA&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. İrade Hususî [İ.HUS]. No. 1319, Gömlek No. B/2. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=21584346&Hash=5D247840556DD7014D3555F4C-2333438C93E5BD6C7C9B8860CDABD6167DDEF98&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. İrade Meclis-i Vâlâ [İ.MVL]. No. 219, Gömlek No. 7348. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=21305979&Hash=0DF77BE119E94B837E-79665FA1615705D6B88874B3AC0741B4501A5E7627746A&A=2&Mi=0.
BOA, Osmanlı Arşivi. Şûrâ-yı Devlet Evrakı [ŞD]. No. 2275, Gömlek No. 34. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/Sayfalar/eSatis/BelgeGoster.aspx?ItemId=23060567&Hash=1D4772EE0FABE9CE91506E-B90FF4C29C04AE1C3743A1BC7059E8D0024A180D5E&A=2&Mi=0.
Mahalli, Hüsnü (2020). Filistin Benimdir. İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınları.
[1]
Arşiv belgelerinde bu durum, Papa’nın yardımcısının “Hristiyan ülkeler Kudüs’ü Müslümanlara bırakmamalıdır” sözü aktarılarak ifade edilmiştir (BOA,HR.SYS,2333/1).
[2]
Ayrıca bkz. ABD-İsrail Özel İlişkisi
| apa | Şerifoğlu, M. (2026). Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri). H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1586-1588) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Şerifoğlu, Metin. “Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1586-1588. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Yahudi Göçü (Osmanlı Belgeleri)" maddesi için tartışma başlatın