+2 More
Büyük Buhran【1】 veya Büyük Bunalım (İngilizce: Great Depression), 1929 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) başlayan ve kısa sürede küresel ölçekte etkili olan, 20. yüzyılın en önemli ekonomik krizidir. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın sonuçları, sadece ekonomik düzeyle sınırlı kalmamış; siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda da önemli sonuçlar doğurmuştur.
Büyük Buhran, hem sanayi üretiminde hem de istihdamda ani ve güçlü düşüşlere neden olmuş; finansal piyasalarda çöküşe, bankacılık sisteminde iflaslara ve toplumsal yapıda büyük sarsıntılara yol açmıştır.
I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri, büyük bir ekonomik sıçrama ve toplumsal dönüşüm yaşamış, dünya siyasetinde ve ekonomisinde belirleyici bir aktör hâline gelmiştir. Savaş sırasında Avrupa devletlerine verdiği mali destek sayesinde ABD, savaşın ardından kıtanın en büyük alacaklısı konumuna yükselmiştir. Aynı zamanda uluslararası düzeyde en çok kredi sağlayan ülke olarak öne çıkmış; savaş tazminatlarının ödenmesini ise çoğunlukla altın cinsinden talep etmiştir. Bu yıllar hem ekonomik büyüme hızının hem de yaşam tarzı değişimlerinin olağanüstü boyutlara ulaştığı bir çağ olarak kayıtlara geçmiştir. Bu nedenle söz konusu dönem literatürde sıklıkla "Kükreyen Yirmiler【2】 " (Roaring Twenties) olarak anılmaktadır. Söz konusu "kükreme", yalnızca ekonomik canlılığı değil; aynı zamanda kadınların toplumsal rollerindeki değişimi, tüketim kültürünün yaygınlaşmasını, eğlence endüstrisinin gelişimini ve bireysel özgürlüklerin artışını da ifade etmektedir.
Bu dönemde “tüketim toplumu” kavramı ilk kez belirgin biçimde gözlemlenmeye başlamıştır. Farklı bölgelerdeki Amerikalılar, aynı ürünleri satın almaya, aynı müzikleri dinlemeye (özellikle caz), benzer şekilde dans etmeye başlamış; kültürel bir dönüşüm süreci yaşanmıştır. Bu dönüşümün en simgesel adımlarından biri, seri üretimin yaygınlaşması olmuştur. Otomotiv sanayisinde Henry Ford tarafından geliştirilen modern üretim bandı sistemi, üretim maliyetlerini düşürmüş, ürünleri daha ulaşılabilir hâle getirmiştir. Ford Motor Company'nin öncülüğünde【3】 ülke çapındaki otomobil sayısı 6 milyondan 27 milyona çıkmış; otomobil, lüks bir meta olmaktan çıkarak orta sınıfın gündelik yaşamına dahil olmuştur.
1920’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan ekonomik refah, sadece üretim ve tüketim alışkanlıklarını değil; aynı zamanda yaşam tarzını da değiştirmiştir. Daha önce yalnızca üst sınıflara özgü olan seyahat ve tatil, "yeni tüketim alışkanlıklarından dolayı" geniş toplum kesimlerinin tatil bölgelerine akın etmesiyle birlikte turizm sektörü önemli bir ekonomik faaliyet alanı hâline gelmiştir.
Özellikle Florida başta olmak üzere【4】 sahil bölgelerinde arsa ve emlak fiyatlarında olağanüstü bir artış yaşanmıştır. Tarlalar dahi fahiş fiyatlara alıcı bulmuş, bu süreçte gayrimenkul spekülasyonu görülmemiş boyutlara ulaşmıştır. Söz konusu spekülasyon, ileride patlayacak olan ekonomik buhranın habercisi olmuştur.
Şirketler hızlı bir şekilde büyümüş ancak bu büyüme büyük ölçüde sanal bir refaha dayanmıştır. Üretim miktarında kayda değer bir artış yaşanmamasına rağmen, aşırı talep ve spekülatif yatırım faaliyetleri nedeniyle fiyatlar yükselmiş; bu da ekonominin temel göstergeleri ile piyasa değeri arasındaki makasın açılmasına yol açmıştır. 1929 yılına gelindiğinde çelik üretimi ve otomobil sanayisinde üretim düşüşü gözlemlenmeye başlamış; pek çok sektörde işten çıkarmalar başlamıştır. Müteahhitler, marangoz, duvar ustası ve elektrikçi gibi iş kollarındaki çalışanları işten çıkarmış; inşaat faaliyetleri yavaşlamıştır.
Büyük umutlarla yüksek fiyatlardan alınan gayrimenkuller, kısa sürede değer kaybetmiş ve yatırımcılar bu alandan borsaya yönelmeye başlamıştır. Bu geçiş, sermayenin borsa piyasasında spekülatif biçimde yığılmasına ve hisse senetlerinin gerçek değerlerinden sapmasına yol açmıştır. Böylece Büyük Buhran’a giden sürecin temelleri atılmıştır.
1920’li yılların sonlarına doğru Amerika Birleşik Devletleri’nde borsa, hızla büyüyen bir yatırım alanı hâline gelmiştir. Artan refah düzeyi, geniş kitlelerin hisse senetlerine yönelmesine neden olmuş; borsaya duyulan güven, finansal piyasalarda hızlı ve çoğunlukla denetimsiz bir genişlemeye zemin hazırlamıştır. Hisse senetlerinin fiyatları sürekli yükselmiş,【5】 bu da daha fazla yatırımcıyı piyasaya çekmiştir. Bu durum, “borsa ile kolay yoldan zengin olma” inancının yaygınlaşmasına neden olmuştur.
Ancak bu yükselişin büyük bölümü, şirketlerin gerçek kârları veya üretim performansı ile değil; spekülatif alım satımlarla açıklanabilir hâle gelmiştir. Yatırımcılar, şirketlerin gerçek ekonomik durumunu dikkate almadan, yalnızca fiyatların yükseleceği beklentisiyle alım yapmıştır. Bu süreçte, hisse senetlerinin fiyatları gerçek değerlerinin çok üzerine çıkmış; finansal piyasa ile reel ekonomi arasındaki bağ giderek zayıflamıştır.
Bu spekülatif balon, 24 Ekim 1929 tarihinde bir kırılma noktasına ulaşmıştır. “Kara Perşembe” (Black Thursday)【6】 olarak bilinen bu günde, New York Wall Street Borsası’nda büyük bir çöküş yaşanmıştır. Borsadaki düşüş haberi panik hâlinde yayılmış; yatırımcılar ellerindeki hisse senetlerini hızla satmaya başlamıştır. Satış dalgası, alıcı bulunamayan bir noktaya ulaşmış ve piyasa derin bir kriz içine girmiştir.
O gün yalnızca borsada değil; Amerikan ekonomisinin genelinde bir güven erozyonu yaşanmıştır. Hisse senedi fiyatlarının çökmesiyle birlikte, yalnızca bir günde, 1929 yılı fiyatlarıyla 4,2 milyar dolar buharlaşmıştır.【7】 Bu şok dalgası bankacılık sektörüne ve üretim ekonomisine hızla yayılmış ve böylece, küresel çapta etkileri olacak olan Büyük Buhran dönemi resmen başlamıştır.

Büyük Buhran Sonucunda Kitlesel Sefalet (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur)
Büyük Buhran, ekonomik teorilerin sorgulanmasına ve devletin ekonomik müdahale rolünün yeniden şekillendirilmesine yol açmıştır. Krizin sonuçları, birçok ülkede sosyal devlet anlayışının gelişmesini sağlamış ve devlet müdahalesinin arttığı bir dönemi başlatmıştır. Bu süreçte, özellikle Keynesyen iktisat önemli bir rol oynamıştır.
Keynesyen ekonomi,【8】 İngiliz iktisatçı John Maynard Keynes tarafından geliştirilen bir ekonomik teoridir. Keynes, Büyük Buhran sırasında ekonomilerin kendi kendine dengeye gelmeyeceğini savunmuş, devletin ekonomik süreçlere müdahale etmesi gerektiğini vurgulamıştır. Keynesyen modelin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir:
New Deal (Yeni Düzen) politikaları【9】 bu Keynesyen görüşlere dayalı olarak geliştirilmiştir. Franklin D. Roosevelt'in başkanlığında uygulamaya koyulan New Deal, devletin ekonomik hayat üzerindeki etkisini artırmış, kamu altyapı projeleri ve sosyal güvenlik programları ile halkın krizden daha az etkilenmesini sağlamıştır.
Almanya'da, ekonomik buhran aşırı sağ ve sol hareketlerin güç kazanmasına yol açmıştır. Bu dönemdeki ekonomik kaos, radikal siyasi ideolojilerin yayılmasını hızlandırmış ve bu hareketlerin siyasi arenada güç kazanmasına neden olmuştur.
Büyük Buhran, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, dünya genelinde ekonomik daralmaya yol açmıştır. Avrupa’daki ülkeler, özellikle İngiltere ve Fransa, mali krizlerle karşı karşıya kalmış, Sovyetler Birliği ise planlı ekonomisinin avantajlarını kullanarak krizden daha az etkilenmiştir. Ayrıca, uluslararası ticaret daralmış ve altın standardı terk edilmiştir. Küresel düzeydeki bu gelişmeler, dünya ekonomisinde derin değişimlere yol açmıştır.
Büyük Buhran, toplumsal yapıyı da derinden etkilemiştir. Aile yapılarında değişiklikler olmuş, kırsal alandan şehirlere doğru büyük göçler yaşanmıştır. Ayrıca suç oranlarında artış gözlemlenmiştir. Toplum, işsizlik ve yoksulluk ile mücadele ederken, sosyal huzursuzluklar da artmıştır. Göç hareketleri, hem Amerika'da hem de Avrupa'da önemli toplumsal değişimlere yol açmıştır.
[1]
Erdem Yavuz, “1929 Dünya Ekonomik Buhranı’nın Türkiye’ye ve Diğer Ülkelere Olan Etkisinin İstatistik Analizi,” Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 14, no. 2 (2021): 377–90, “1929 Buhranı … New York borsasının çöküşüyle başlamış, ABD ve Avrupa merkez olmak üzere diğer ülkeleri de olumsuz olarak etkilemiştir.”
[2]
M. Başarır, “II. Dünya Savaşı Döneminde Müttefik Devletlere Yapılan Bir Basın Gezisinin Halkla İlişkiler Tarihi, Modelleri ve Uygulamaları Kapsamında Analizi,” e-gifder 8, no. 2 (2020): 961–83, “Kükreyen Yirmiler dönemi (1919–1929)” şeklinde tanımlanmıştır."
[3]
Emine Aslı Odman Pérouse, “Serbest Mıntıka’dan Amerikan Pazarına Tophane Rıhtımı: FORD Motor Company Exports Inc., İstanbul Otomotiv Montaj Fabrikası (1925–1944),” Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımlar no. 12 (2011): 71–93, Ford’un 1920’lerde “dünyanın en büyük motorlu taşıt üreticisi” olarak üretim gücünde öne çıktığını belirtir.
[4]
“ABD Hisse Senedi ve Gayrimenkul Balonu,” Yüksek Lisans Tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018, s. XX.
[5]
Gökhan Oğuz, “1920–1929 Yılları Arasında Amerikan Borsasının ve Yatırımcı Davranışlarının Analizi,” Maliye ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi 5, no. 2 (2022): 45–67, “1920’lerin sonuna doğru hisse senetleri hızla değer kazanmış, bu durum küçük yatırımcıların piyasaya girmesine ve borsa ile kolay zengin olma hayalinin yaygınlaşmasına yol açmıştır.”
[6]
Erdal Tekin, “1929 Büyük Buhranı ve Amerikan Ekonomisine Etkileri,” İktisat ve Toplum Dergisi 11, no. 1 (2019): 55–78, “Wall Street Borsası’nda 24 Ekim 1929 tarihinde gerçekleşen ‘Kara Perşembe’ ile spekülatif balon patlamış ve ABD ekonomisinde ciddi bir kriz başlamıştır.”
[7]
Cemal Aydın, “Büyük Buhran ve Finansal Krizler Üzerine Bir Değerlendirme,” Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi 8, no. 2 (2020): 101–123, “1929 yılında borsa çöküşü sonucu Wall Street’te tek günde yaklaşık 4 milyar dolar değer kaybı yaşanmıştır.”
[8]
Ali Fuat Güney, Keynesyen İktisat ve Uygulamaları (İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları, 2018), 45–67, “Keynes’in ekonomik durgunluk sırasında devlet müdahalesinin gerekliliğini ve toplam talebin artırılması ilkesini vurguladığı belirtilmektedir.”
[9]
Ahmet Şahin, “New Deal Politikalarının Ekonomik Etkileri,” Maliye ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi 6, no. 1 (2021): 78–95, “Franklin D. Roosevelt’in New Deal politikaları ile kamu altyapı yatırımlarının arttırıldığı ve halkın ekonomik krizden daha az etkilendiği vurgulanmaktadır,”
Ekonomik Buhran Öncesi Aşırı Tüketim
Ekonomik Buhranın Belirtileri
Krizin Patlak Verişi
Büyük Buhran'ın Sonuçları
Almanya ve Siyasi Etkiler
Uluslararası Etkiler
Toplumsal Yansımalar
This article was created with the support of artificial intelligence.