Arslantepe Höyüğü

Genel Kültür+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline
arslantepe.png
Arslantepe Höyüğü (Fotoğraf: T.C. Malatya Valiliği)
Konum
Malatya/Türkiye
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi
2021
Bölge
Doğu Anadolu Bölgesi
Tür
Kültürel
Listeye Alınma Kriterleri
(iii)
Liste Sıra No
1622

Türkiye’deki en büyük höyüklerden biri olan Arslantepe Höyüğü, Malatya’nın doğusunda, Fırat Nehri yakınlarında yer alan ve yaklaşık 30 metre yüksekliğe ulaşan çok katmanlı bir höyüktür. İlk yerleşim izleri M.Ö. 5000 yılına kadar uzanırken, Kalkolitik Çağ’dan Bizans dönemine kadar kesintisiz bir iskân süreci yaşanmıştır. Höyük, özellikle M.Ö. 4. binyılda gelişmiş bir yönetim ve toplumsal örgütlenmeye ev sahipliği yapmış, bu döneme tarihlenen kerpiç saray kompleksi, dünyanın en eski merkezi yönetim sistemlerinden birinin izlerini barındırmıştır.


Hitit İmparatorluğu döneminde "Melid" adıyla bilinen Arslantepe, Demir Çağı boyunca bölgesel bir güç merkezi olarak varlığını sürdürmüştür. Bu döneme ait anıtsal taş rölyefler, heykeller ve sur kalıntıları, bölgedeki siyasal yapının gelişimini yansıtmaktadır. Arslantepe Höyüğü, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmış, 2021 yılında ise kalıcı listeye dâhil edilerek dünya kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul edilmiştir. Bugün açık hava müzesi statüsünde korunmakta, kazılar ve arkeolojik araştırmalar uluslararası iş birliğiyle sürdürülmektedir.


Tarihçe

Höyüğün ilk yerleşim izleri M.Ö. 5000 yılına kadar uzanmaktadır ve bu dönemden Bizans dönemine kadar kesintisiz bir yerleşim alanı olmuştur. Özellikle Geç Kalkolitik Dönem’de (M.Ö. 3300-3000) inşa edilen kerpiç saray kompleksi, Arslantepe’nin güçlü bir merkezi yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Bu dönemde ortaya çıkarılan mühür baskıları ve idari yapı kalıntıları, buranın güçlü bir bürokratik sisteme ev sahipliği yaptığını ortaya koymaktadır.


M.Ö. 4. binyıldaki Uruk Dönemi’nde yapılan kerpiçten saray, dönemin sosyal ve siyasal yapısını anlamak için önem taşır. Saray duvarlarının rölyef ve resimlerle süslenmiş olması, törensel ve idari işlevlerinin bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca Arslantepe'de bulunan arsenikli bakır alaşımlı silahlar, buranın askeri bir güç olarak da önem taşıdığını göstermektedir.


Erken Tunç Çağı’nda bölge, gelişen idari mekanizmasıyla bölgesel bir merkez hâline gelmiştir. Ticaret yolları üzerinde yer alması, ekonomik yapıyı güçlendirmiştir. M.Ö. 2. binyılda Hititlerin bölgeye genişlemesiyle birlikte Arslantepe, “Melid” adıyla Hititler tarafından yönetilmiş, bu süreçte güçlü surlar inşa edilmiştir. Höyükteki kazılarda ortaya çıkarılan kalıntılar, Hitit dönemi mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.


Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte Arslantepe, bağımsız bir Geç Hitit krallığı olarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde taş heykeller, kabartmalar ve büyük sur yapıları inşa edilmiştir. Kentin siyasi gücü, anıtsal yapılarla desteklenmiş, yöneticilerin askeri ve dini otoritesini pekiştiren eserler üretilmiştir. M.Ö. 712 yılında Asurluların istilasıyla büyük bir yıkım yaşanmış ve Arslantepe, Asur yönetimi altına girmiştir. Bu süreçte idari yapı değişmiş, şehrin önemi azalmaya başlamıştır. Sonraki yüzyıllarda bölge, farklı kültürel etkilere maruz kalarak dönüşüm geçirmiştir.


Helenistik Dönem’de Arslantepe, büyük ölçüde önemini kaybederek küçük bir yerleşim yerine dönüşmüştür. Roma Dönemi'nde köy yerleşimi olarak kullanılan bölge, Bizans döneminde nekropol alanına çevrilmiştir. Bu dönemde inşa edilen mezar yapıları, bölgenin yeni bir işlev kazandığını göstermektedir.


2014 yılında UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’ne alınan Arslantepe, 2021’de kalıcı listeye dahil edilmiştir. Günümüzde, höyük ve çevresi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde olarak Malatya Arkeoloji Müzesi tarafından yönetilmektedir. Alanın korunması ve yönetimi, yerel belediyeler, arkeoloji araştırma ekipleri ve ilgili kültürel miras kurumları tarafından ortaklaşa yürütülmektedir. Alanın tanıtılması amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde konferanslar düzenlenmekte, öğrencilere yönelik eğitim programları gerçekleştirilmekte ve belgeseller hazırlanarak kitlelere ulaşılmaktadır.

Kazı Alanı ve Bulgular

1930’lu yıllarda Fransız arkeolog Louis Delaporte tarafından başlatılan kazılar, 1961’den itibaren Roma La Sapienza Üniversitesi tarafından sistematik hâle getirilmiştir. Höyük, farklı kültürel tabakaları barındırması nedeniyle Anadolu’nun en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan kazılarda, Kalkolitik Çağ’dan Bizans dönemine kadar uzanan çok katmanlı bir yerleşim tarihi ortaya çıkarılmıştır. Höyüğün farklı katmanlarında bulunan anıtsal yapılar, mühür baskıları, taş kabartmalar, silahlar ve mezarlarla, Arslantepe’nin tarih boyunca önemli bir merkez olduğunu göstermektedir.


M.Ö. 3300-3000 yıllarına tarihlenen kerpiç saray, Arslantepe’nin en önemli buluntularından biridir. Bu yapı, çok odalı bir kompleks, depolama alanları ve geniş bir avluya sahiptir. Sarayın duvarları, rölyefler ve boyalı süslemelerle dekore edilmiştir. Geometrik desenler ve figüratif sahneler içeren duvar resimleri, o dönemde gelişmiş bir sanat anlayışının varlığına işaret etmektedir.


Sarayın yapısal özellikleri, yönetsel işlev gördüğünü ve karmaşık bir bürokratik sistemin işlediğini göstermektedir. Kazılarda 2000’den fazla mühür baskısı bulunmuş, bunların çoğu depolama ve yönetim işlevleriyle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bu mühürler, merkezi otoritenin mal ve ürünlerin dağıtımını kontrol ettiğini ve saray çevresinde gelişmiş bir idari sistemin olduğunu göstermektedir.


Kazılarda ortaya çıkarılan taş kabartmalar ve heykeller, Arslantepe’nin Geç Hitit döneminde de siyasi ve dini bir merkez olduğunu kanıtlamaktadır. Hitit Kralı Tarhunza’ya ait olduğu düşünülen heykel, kazılar sırasında gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu heykel, kabartmalarla süslenmiştir ve hükümdarın otoritesini simgelemektedir. Höyüğün giriş kısmında yer alan büyük taş aslan heykelleri ve kabartmalar, Hitit sanatının gelişmiş örnekleri arasında gösterilmektedir. Bu kabartmalarda, kraliyet figürleri ve dini ritüeller tasvir edilmiştir. Bu bulgular, Arslantepe’nin sadece bir yönetim merkezi olarak değil, aynı zamanda güçlü bir dini ve kültürel merkez olarak da işlev gördüğünü göstermektedir.


2023 ve 2025 yıllarında gerçekleştirilen kazılarda ise Geç Hitit dönemine (M.Ö. 1100-1000) tarihlenen ve tandıra benzer, ancak yerin altına yerleştirilmiş fırın yapıları bulunmuştur. İçlerinde pişmiş toprak ocak ayakları ve çok sayıda hayvan kemiği ele geçirilmiştir. Bu bulgular, söz konusu fırınların ekmek değil et yemekleri pişirmek için kullanıldığını ortaya koymuştur. Araştırmacılar, bu pişirme yönteminin günümüzdeki “kağıt kebabı”na benzer bir teknikle yapılmış olabileceğini düşünmektedir.【1】 


Kral Tarhunza heykeli, girişteki taş kabartmalar ve büyük aslan heykelleri gibi önemli buluntular, kazıların ilk yıllarında Malatya’da uygun bir müze olmadığı için Ankara’ya taşınmıştır. 2011 yılında ise Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunan eserlerden bazıları birebir kopyalanarak Arslantepe Höyüğü Ören Yeri girişine yerleştirilmiştir. Günümüzde Arslantepe’den çıkarılan eserlerin bir kısmı Malatya Arkeoloji Müzesi’nde, diğer önemli buluntular ise Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.【2】 


Arkeolojik kazılarda ele geçirilen silahlar, höyüğün askeri anlamda da önemli bir yer olduğunu gösterir. Bulunan arsenikli bakır alaşımlı kılıçlar ve hançerler, dünya üzerindeki en eski metal silahlar arasında kabul edilmektedir. Bu bulgular, bölgede yönetici sınıfın askeri güce sahip olduğunu ve savaş stratejilerinin gelişmiş olduğunu kanıtlamaktadır. 


Kazılarda tespit edilen bir diğer önemli buluntu, M.Ö. 2900 yıllarına tarihlenen bir mezardır. Bu mezarda, önemli bir kişiye ait olduğu düşünülen iskeletin yanında, değerli ölü hediyeleri de bulunmuştur. Mezarın taş kapağı üzerinde, kurban edilmiş dört genç insanın kalıntılarının yer alması, dönemin ritüel ve dini inanışlarına dair önemli bilgiler sunmaktadır. Hükümdar mezarları ve kurban uygulamaları, Arslantepe’de güçlü bir aristokrasinin varlığına işaret etmektedir.

Dipnotlar

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNazlı Kemerkaya13 Mart 2025 08:49

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Arslantepe Höyüğü" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihçe

  • Kazı Alanı ve Bulgular

KÜRE'ye Sor