Aşıklı Höyük

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
7de01f60-d28a-4231-bee9-12d9c059491d.jpg
Aşıklı Höyük
Konum:
Aksaray/Türkiye
Tür:
Yerleşim
Dönem:
Akeramik Neolitik Dönem (M.Ö 8350 – M.Ö 7300)
Keşif:
1960
Buluntular:
Obsidiyen aletlerKarbonlaşmış tahıllarHasıra sarılı çocuk gömütü (10.100 yıl öncesine tarihlenen)Dünyanın bilinen ilk beyin ameliyatı izlerini taşıyan kafatası

Aşıklı Höyük, günümüz Aksaray iline bağlı Gülağaç ilçesi yakınlarında, Melendiz Nehri kıyısında yer alan ve Neolitik Çağ’a tarihlenen bir höyüktür. Yaklaşık 10.400 yıl öncesine uzanan tarihi geçmişiyle bölgenin ve Güneybatı Asya’nın bilinen en erken köy yerleşimlerinden birini oluşturmaktadır. İlk yerleşimin M.Ö 9. binyılın ortalarında başladığı bu höyük, yaklaşık bin yıl boyunca kesintisiz olarak iskan görmüş ve zamanla on altı metre yüksekliğe ulaşan çok katmanlı bir yerleşmeye dönüşmüştür.


Aşıklı Höyük, yerleşik hayata geçiş sürecinin yanı sıra tarımın başlaması, hayvanların evcilleştirilmesi, madencilik faaliyetleri ve kerpiç mimarinin erken örnekleri açısından da son derece önemli bir arkeolojik alandır. Neolitik dönemde avcı-toplayıcı yaşam biçiminden üretici topluluk yapısına geçişi belgeleyen buluntular sayesinde, bu yerleşim sadece Anadolu için değil, tüm Yakın Doğu arkeolojisi açısından da özgün bir örnek teşkil eder.


Aşıklı Höyük (Fotoğraf: Kültür Portalı)

Tarihçe

Aşıklı Höyük, Melendiz Nehri’nin oluşturduğu verimli vadi, sunduğu su kaynakları, zengin flora ve faunası ile erken yerleşim için elverişli bir yer olmuştur. Bu özellikleri nedeniyle, Aşıklı Höyük’ün öncesinde bölgede kısa süreli ve geçici kamp alanları kuran göçer toplulukların zamanla yerleşik hayata geçiş yaptığı anlaşılmaktadır. Bu erken dönem izleri, höyüğün alt tabakalarında saptanmış ve bu alanlarda basit barınaklara ait kalıntılara ulaşılmıştır.


Yaklaşık olarak M.Ö 8350 yılında başlayan kalıcı iskân, bin yıla yakın bir süre boyunca kesintisiz olarak devam etmiş, bu süreçte yerleşmenin mimari dokusu ve toplumsal yapısı kademeli olarak gelişmiştir. İlk yerleşim tabakalarında küçük çukur barınaklar görülürken, ilerleyen dönemlerde kerpiç bloklarla inşa edilmiş, belirli planlara sahip yapılar ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu dönüşüm, yerleşik yaşamla birlikte gelişen mimari geleneklerin ve sosyal örgütlenmenin bir göstergesi olarak değerlendirilir. Aynı zamanda bu dönem, tahıl ve baklagil tarımının, küçükbaş hayvanların evcilleştirilmesinin ve üretim temelli yaşam biçimlerinin ilk izlerini ortaya koyar. Aşıklı topluluğunun, obsidyen işçiliği, sepet örme teknikleri ve kerpiç yapı üretimi gibi alanlarda da ileri uygulamalar geliştirdiği anlaşılmaktadır.


M.Ö 8. Yüzyıl konut yerleşme düzeni planı (Fotoğraf: Türk Dil Kurumu, Höyük)

Aşıklı Höyük’te yaklaşık M.Ö 8. binyıl sonuna kadar devam eden yaşamın, henüz kesin olarak bilinmeyen bir sebeple sona erdiği anlaşılmaktadır. Yerleşimin terk edilmesinden sonra höyük uzun süre kullanılmamış, bu da arkeolojik tabakaların büyük ölçüde korunmasına olanak tanımıştır. Kazı çalışmaları sonucunda ulaşılan veriler, Aşıklı Höyük’ün yalnızca Neolitik dönemin değil, aynı zamanda Anadolu’nun mimarlık ve toplumsal tarihinin şekillenmesinde öncü bir rol oynadığını göstermektedir. Dikeyde kesintisiz stratigrafisi ve yatayda geniş kazı alanları sayesinde, bölgenin erken yerleşim tarihi üzerine önemli bilgiler sunan Aşıklı, aynı zamanda “Orta Anadolu Yerleşme Modeli” olarak adlandırılan özgün bir kent dokusunun da ilk örneğini teşkil eder.

Kazı Çalışmaları

Aşıklı Höyük’teki arkeolojik kazılar, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ufuk Esin başkanlığında başlatılmıştır. Bu ilk dönem kazıları, höyüğün baraj gölü tehdidi altında olması nedeniyle bir kurtarma kazısı niteliği taşımaktaydı. Kazı stratejisi kapsamında biri kuzeyde, diğeri kuzeybatıda olmak üzere iki ana alanda, ayrıca höyük yüzeyinde 10 x 20 metrelik geniş açmalarla yerleşme düzeninin anlaşılmasına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Bu dönem sonunda yaklaşık 6000 m²’lik bir alan açılmış, böylece Aşıklı Höyük, Güneybatı Asya Neolitiği içinde en geniş kazı alanına sahip yerleşmelerden biri hâline gelmiştir.


2000 yılında kazı başkanlığı Prof. Dr. Nur Balkan Atlı’ya devredilmiş ve bu süreçte höyüğün en erken tabakalarının araştırılmasına odaklanılmıştır. 2006 yılında, Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran’ın yürütücülüğünde ikinci dönem kazılar başlamış ve bu dönem, sadece bilimsel araştırma değil aynı zamanda koruma, sergileme ve toplumsal etkileşim projelerini de içeren kapsamlı bir saha gelişim planı çerçevesinde sürdürülmüştür. Bu bağlamda, deneysel arkeoloji yöntemleriyle “Tarih öncesi Aşıklı Köyü” canlandırılarak ziyarete açılmış; orijinal bulgularla birebir ölçülerde kerpiç yapılar inşa edilmiştir. Ayrıca höyüğün güney kesiminde yer alan ve topluluğun inançlarıyla ilişkili özel yapılar içeren alan, çatı sistemi ile korunmaya alınmıştır.


Kazı Çalışmaları (flickr.com, Aşıklı Höyük)

Aşıklı Höyük kazı çalışmalarında koruma öncelikli bir yaklaşım benimsenmiş, kerpiç mimarinin dış koşullardan zarar görmesini engellemek amacıyla çeşitli yöntemler uygulanmıştır. 2020 yılında Türk Tarih Kurumu’nun mali desteğiyle başlatılan yeni koruma ve sergileme projesi kapsamında, yerleşme dokusunun en erken örneklerinin bulunduğu alan hem korunmuş hem de ziyaretçilere açık biçimde sunulmuştur. Böylece Aşıklı Höyük, yalnızca arkeolojik araştırmaların sürdürüldüğü bir alan değil, aynı zamanda kamuya açık, eğitici ve koruma bilinci aşılayan bir kültürel miras alanı hâline gelmiştir.

Mimari Yapı ve Yerleşme Dokusu

Aşıklı Höyük, Neolitik Dönem Orta Anadolu yerleşimlerinin en erken ve en iyi belgelenmiş örneklerinden biri olarak, gelişkin bir mimari anlayış ve özgün bir yerleşim planı sergiler. Yerleşme yaklaşık olarak M.Ö 8350 yılında çukur barınaklarla başlamış; bu ilk yapılar, zemine açılan dairesel çukurların çevresinin kerpiç sıva ile kaplanması ve üzerlerinin organik malzemelerle örtülmesiyle oluşturulmuştur. Zamanla bu barınaklar yerini, kalıplarla şekillendirilmiş kerpiç bloklardan inşa edilen, dörtgen planlı, toprak zemine gömülü yapılara bırakmıştır. Yapıların planları ve yapım teknikleri, iskân süreci içinde değişim göstermiş; özellikle M.Ö 8. binyılda kalıp kerpiç kullanımının standartlaştığı görülmüştür.


Yerleşme düzeni, yapıların kümeleşmiş gruplar hâlinde sıkışık biçimde konumlandığı bir modeli yansıtır. Yapılar arasında çok dar geçitler yer alır ve bu geçitler sokak ya da işlik olarak işlev görmüştür. Konut alanlarının kuzeyinde, farklı plan ve boyutlara sahip, kırmızı sıvalı duvarları ve taban yapılarıyla dikkat çeken bazı yapılar, topluluğun ortak kullanımına açık, inançla ilişkili özel işlevli yapılar olarak değerlendirilir. Bu yapıların iç düzenlemeleri, seki, kanal, taş döşemeli avlu gibi unsurlarla donatılmıştır. Ayrıca yerleşme alanında taban altına yapılan gömüler dikkat çekicidir; ölüler genellikle ana karnı pozisyonunda, doğrudan konutların zeminine açılan çukurlara gömülmüştür.


Aşıklı Höyük’ün yatay ve dikey boyutta kazılmış alanları, “Orta Anadolu Yerleşme Modeli” olarak adlandırılan mimari dokunun oluşumunu ve evrimini takip edebilme açısından büyük önem taşır. Bu modelin temel özellikleri arasında bitişik nizam yerleşim, dar sokaklar, ortak kullanım alanları ve kerpiç mimarinin belirginliği yer alır. Aşıklı’daki bu mimari anlayışın, daha geç tarihli Neolitik yerleşmeler olan Can Hasan III ve Çatalhöyük gibi alanlarda da sürdürüldüğü görülmektedir. Böylece Aşıklı Höyük, sadece kendine özgü bir yerleşme dokusu sergilemekle kalmayıp, aynı zamanda Orta Anadolu Neolitiği’nin mekansal örgütlenmesinde belirleyici bir örnek işlevi görmüştür.

Buluntular

Aşıklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan buluntular, Neolitik döneme dair gündelik yaşam, üretim faaliyetleri, teknoloji ve inanç sistemleri hakkında veriler sunar. Höyükte özellikle obsidiyenden yapılmış kesici ve delici aletler dikkat çeker. Melendiz Dağları'nın sunduğu doğal obsidiyen kaynaklarının kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kesme, kazıma ve delme gibi işlevlere sahip bu aletler, avcılık, kasaplık, bitki işleme ve zanaat alanlarında kullanılmıştır. Obsidiyenin yanı sıra bazalt ve andezit gibi volkanik taşlardan öğütme taşları ve balta gibi ağır iş aletleri de ele geçirilmiştir.


Bitki kalıntıları ve karbonlaşmış tahıl örnekleri, Aşıklı topluluğunun tarımsal faaliyetlerini belgeleyen önemli buluntular arasındadır. Arpa, buğday ve mercimek gibi türlerin hem yabani hem kültüre alınmış örneklerine rastlanmıştır. Ayrıca hayvan kemikleri, yoğun bir avcılık etkinliğini gösterir; koyun, keçi, yaban sığırı, domuz ve geyik türleri en sık rastlanan faunal buluntular arasındadır. Bu durum, topluluğun hem tarım hem de hayvancılığa dayalı karma bir ekonomi benimsediğini göstermektedir.

Aşıklı Höyük’teki en dikkat çekici buluntulardan biri, hasır örme tekniğiyle yapılmış bir hasırdır.


Günümüzden yaklaşık 10.100 yıl öncesine tarihlenen bu hasır, dört yaşındaki bir çocuğun gömütünde kullanılmış ve gözenekli koruma koşulları sayesinde günümüze ulaşmıştır. Kamışlardan örülmüş bu hasır, bölgedeki geleneksel dokuma tekniklerinin erken bir temsilidir. 


10 bin yıllık hasır örgüsü (Fotoğraf: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı)

Bunun yanı sıra, genç bir kadına ait kafatasında yapılan incelemeler sonucunda, dünya tarihinin bilinen ilk beyin ameliyatı örneği olduğu değerlendirilen bir cerrahi müdahale izine de ulaşılmıştır. Bu buluntu, erken döneme ait tıbbi bilgi ve uygulamaların varlığını kanıtlaması açısından büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca iskelet bulguları üzerinden yapılan antropolojik analizler, topluluk üyelerinde demir eksikliğine bağlı porotik hiperostozis ve cribra orbitalia gibi patolojik durumların izlerini göstermiştir. Bu sağlık sorunları, beslenme alışkanlıkları ve çevresel koşullarla ilişkilendirilmiştir.

Kaynakça

Aşıklı Höyük. “Genel Bilgi.” Aşıklı Höyük Web Sitesi. Son erişim: 26 Mart 2025. http://www.asiklihoyuk.org/genel-bilgiler/ 


Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü. “Aşıklı Höyük Kazılarından 10 Bin Yıllık Hasır.” T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Web Sitesi. Son erişim: 26 Mart 2025. https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-143624/asikli-hoyuk-kazilarindan-10-bin-yillik-hasir.html 


Metin Özbek. "Aşıklı (Aksaray) Neolitik Çağ Erkeğinde Demir Eksikliğinden Kaynaklanan Rahatsızlık" Belleten 62, no. (1998): 391-402. https://doi.org/10.37879/belleten.1998.391 


Mihriban Özbaşaran, Güneş Duru, Nurcan Kayacan. "Orta Anadolu Yerleşme Modeli ve Aşıklı Höyük" Höyük no. 10 (2022): 1-18. https://doi.org/10.37879/hoyuk.2022.2.001 


T.C. Aksaray Valiliği. “Aşıklı Höyük.” T.C. Aksaray Valiliği Web Sitesi. Son erişim: 26 Mart 2025. http://www.aksaray.gov.tr/asikli-hoyuk 


Turkish Museums. “Aksaray Aşıklı Höyük.” Turkish Museums Web Sitesi. Son erişim: 26 Mart 2025. https://www.turkishmuseums.com/museum/detail/22323-aksaray-asikli-hoyuk/22323/1 

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarNazlı Kemerkaya26 Mart 2025 15:56

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Aşıklı Höyük" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihçe

  • Kazı Çalışmaları

  • Mimari Yapı ve Yerleşme Dokusu

  • Buluntular

KÜRE'ye Sor