Avustralya’da Isaac Herzog Protestoları, İsrail'in 11. cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un 9–12 Şubat 2026 tarihleri arasında Avustralya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında, başta Sydney olmak üzere ülkenin çeşitli kentlerinde düzenlenen protesto gösterileridir.
Ziyaretin Arka Planı
Herzog’un 9 Şubat 2026’daki Avustralya ziyareti, 14 Aralık 2025 tarihinde Sydney’deki Bondi Plajı’nda düzenlenen bir Hanuka etkinliği sırasında gerçekleşen ve 15 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından, bu saldırının kurbanlarını anmak amacıyla düzenlenmiştir.
Anthony Albanese, 15 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırının ardından yaptığı telefon görüşmesinde Herzog’u ülkesine davet etmiştir. Ziyaret öncesinde, Avustralya’da iktidardaki İşçi Partisinden bazı üyeler ve çeşitli sivil toplum grupları, ziyaretin iptal edilmesi çağrısında bulunmuştur.
Avustralya Ulusal İmamlar Konseyi (ANIC), Avustralya Yahudi Konseyi ve Hind Rajab Vakfı, Herzog’a vize verilmemesi ve hakkında ceza soruşturması başlatılması talebiyle Avustralya Başsavcılığına, İçişleri Bakanlığına ve Avustralya Federal Polisine ortak şikayet dilekçesi sunmuştur.
Ziyaretin Başlangıcı ve İlk Protestolar
Bondi Plajı’ndaki Anma Töreni
Isaac Herzog, 9 Şubat 2026 tarihinde Sydney’deki Bondi Plajı’nda düzenlenen anma törenine katılmıştır. Törende, 14 Aralık 2025’te Hanuka kutlaması sırasında hayatını kaybeden 15 kişi için çelenk bırakılmıştır.
Herzog saldırıya ilişkin olarak “Bu aynı zamanda tüm Avustralyalılara yönelik bir saldırıydı.” ifadelerini kullanmıştır. Aynı konuşmada “Demokrasilerimizin değer verdiği insan hayatının kutsallığına, din özgürlüğüne, hoşgörüye, onura ve saygıya saldırdılar.” demiştir.
Herzog ayrıca gazetecilere yaptığı açıklamada “Dayanışma, dostluk ve sevgi ifade etmek için buradayım.” demiştir. Ziyaretin dört gün süreceği ve Sydney’in yanı sıra Melbourne ve Canberra’yı da kapsadığı bildirilmiştir.
Sydney Kent Merkezindeki Protestolar
Aynı gün, Sydney kent merkezindeki belediye binası önünde binlerce kişi toplanmıştır. Göstericilerin, Sydney Town Hall’dan New South Wales Parlamentosu’na yürümek istemesi üzerine, protestonun yetkililer tarafından “koruma altındaki bölge)” ilan edilen bir alana yöneldiği belirtilmiştir.Y aklaşık 6 bin göstericinin belediye binasından parlamentoya doğru yürümek istemesi üzerine polis müdahalesi yaşandığı aktarılmıştır.
Polis Müdahalesi ve Gözaltılar
Güvenlik Yetkileri ve Mahkeme Kararı
9 Şubat 2026’daki gösteriler öncesinde, New South Wales (NSW) eyaletinde polise nadiren başvurulan özel yetkiler tanındığı bildirilmiştir. Bu yetkiler kapsamında, polis kalabalıkları yönlendirebilecek, belirli alanlara girişleri kısıtlayabilecek ve araç aramaları yapabilecektir.
Al Jazeera, protesto yürüyüşüne ilişkin kısıtlamalara karşı Palestine Action Group tarafından yapılan hukuki başvurunun Sydney’deki bir mahkeme tarafından reddedildiğini aktarılmıştır. Yürüyüş güzergahı yetkililer tarafından “koruma altındaki bölge olarak belirlenen bir alan” kapsamına alınmıştır. Aynı gün Sydney kent merkezinde yaklaşık 3.000 polis personeli görevlendirilmiştir.
Polis Müdahalesi ve Biber Gazı Kullanımı
9 Şubat 2026’daki gösterilerde polis kalabalığı dağıtmak amacıyla müdahalede bulunmuş kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullanmıştır. Aynı gün, 27 kişi gözaltına alınmış ve bunlardan 10’u polise saldırı iddiasıyla tutuklanmıştır.
New South Wales Polis Komiseri Mal Lanyon, polis müdahalesine ilişkin olarak şu açıklamayı yapmıştır: “Polis yapması gerekeni yaptı; hattı korudu ve ardından protestocuları dağıtmak amacıyla düzen alarak geri itti.” Aynı açıklamada “Öfkeli ve şiddet içeren bir kalabalığın polise doğru yürümesi, memurlarımızın içinde bulunmasını istediğim bir durum değildir.” demiştir.
Göstericilerin ve Siyasilerin Açıklamaları
Palestine Action Group Sydney tarafından yapılan açıklamada “Polis kalabalığa atlarla hücum etmeye, ayrım gözetmeksizin biber gazı sıkmaya, insanları yumruklamaya ve tutuklamaya başladı.” ifadeleri kullanılmıştır.
New South Wales eyalet parlamentosundaki Yeşiller milletvekili Abigail Boyd, polis müdahalesine ilişkin olarak “Yumrukladıkları yerde kolum ve omzum çok ağrıyor. Gerçekten şoktayım.” demiştir.
Başbakan Anthony Albanese, olaylara ilişkin olarak şu ifadeleri kullanmıştır: “Avustralyalılar iki şey istiyor. Çatışmanın buraya taşınmasını istemiyorlar. Öldürmenin durmasını istiyorlar, ister İsrailliler ister Filistinliler olsun; ancak çatışmanın buraya taşınmasını istemiyorlar.” Aynı açıklamada “Bu tür sahneler davaları ileri götürmez – aksine zayıflatır.” demiştir.
Protestocuya Yönelik Müdahale Görüntüleri ve Hukuki Süreç
10 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan görüntülerde, Sydney’de bir protestocunun polis tarafından yerde tutulduğu ve defalarca yumruklandığı görülmüştür. Protestocu elleri arkadan bağlı şekilde iki polis tarafından yerde tutulmuştur.
Yeşiller Partisi senatörü David Shoebridge’in, bir protestocunun bir grup polis tarafından defalarca yumruklandığı anları sosyal medya hesabından paylaştığı aktarılmıştır. Shoebridge’in, protestocunun ellerini havaya kaldırmasına rağmen polisin müdahalesini sürdürdüğünü ifade ettiği bildirilmiştir.
Sydney’deki protestolar sırasında gözaltına alınan kişilerden 9’u hakkında dava açıldığı belirtilmiştir. Bu kişilerin, “polise saldırma ve engel olma ile talimatlara uymayı reddetme” suçlamalarıyla yargılanacakları bildirilmiştir.
Canberra’daki Resmi Görüşmeler ve Diplomatik Açıklamalar
Isaac Herzog, 11 Şubat 2026 tarihinde Avustralya’nın başkenti Canberra’da Anthony Albanese ve diğer siyasi liderlerle görüşmüştür. Görüşmelerin parlamento binasında yapıldığı ancak bina çevresindeki protestolar nedeniyle Herzog’un parlamentoya hitap etmeye davet edilmediği belirtilmiştir.
Herzog, Albanese ile görüşmesinde ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkileri “yeni bir başlangıca” ve “daha iyi bir geleceğe” taşıma fırsatı sunduğunu ifade etmiştir. Aynı görüşmede, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Washington’da yapılması planlanan görüşmeye değinmiş ve temasların, İran’ın politikalarına karşı koymaya yardımcı olmasını umduğunu belirtmiştir. Herzog İran’ı “kötülük imparatorluğu” olarak nitelendirmiştir.
Gazze ve Dünya Merkez Mutfağı (WCK) Saldırısı Gündemi
Başbakan Albanese, görüşmede İsrail’in 1 Nisan 2024’te Gazze’de düzenlediği saldırıda uluslararası yardım kuruluşu Dünya Merkez Mutfağı (World Central Kitchen – WCK) çalışanlarının hayatını kaybetmesi konusunu gündeme getirmiştir. Bu saldırıda hayatını kaybedenler arasında Avustralya vatandaşı Zomi Frankcom da bulunmuştur.
Albanese, bu saldırı konusunda İsrail hükümetini “cevap aramaya” devam edeceklerini ifade etmiştir.
Ülke Genelinde Devam Eden Protestolar ve Tepkiler
Melbourne, Canberra ve Diğer Kentlerde Gösteriler
9 Şubat 2026 tarihinde, Sydney dışındaki kentlerde de geniş katılımlı protestolar düzenlenmiştir. Canberra’daki Garema Meydanı’nda yaklaşık 500 kişi Herzog’un ziyaretini protesto etmek amacıyla toplanmıştır. Göstericiler arasında Avustralya’nın ilk başörtülü senatörü Fatima Payman’ın da bulunduğu belirtilmiştir.
Melbourne kentinde binlerce kişi sokaklara çıkmış; Filistin bayrakları ve pankartlar taşınmıştır. Adelaide’de Parlamento Binası önünde gösteri düzenlenmiş; Hobart’ta yüzlerce kişi sokaklara çıkmıştır. Queensland eyaletinin Brisbane kentinde King George Meydanı’nda düzenlenen gösterilere bini aşkın kişinin katıldığı bildirilmiştir.
11 Şubat tarihinde de yüzlerce kişi başkent Canberra'daki Parlamento binasının önünde bir araya gelmiştir. Filistin bayrakları taşıyarak Herzog'un ziyaretini protesto eden kalabalık arasında Senatör David Pocock ve Yeşiller Partisinden Larissa Waters da yer almıştır. Aynı gün Melbourne kentinde de onlarca kişi protesto amacıyla yürümüştür.
Jewish Council of Australia ve Uluslararası Tepkiler
Al Jazeera haberinde, Jewish Council of Australia tarafından yayımlanan ve 1.000’den fazla Yahudi Avustralyalı akademisyen ile toplum liderinin imzaladığı açık mektupta, Başbakan Albanese’den Herzog’un davetinin geri çekilmesinin istendiği belirtilmiştir.
Haberde, Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun Herzog’un sözlerine ilişkin değerlendirmesine atıf yapılarak şu ifade yer almıştır: “Soykırımın işlenmesini teşvik etti.”
Aynı haberde Amnesty International Avustralya şubesinin şu açıklamasına yer verilmiştir: “Başkan Herzog, iki yılı aşkın süredir Gazze’deki Filistinlilere büyük acılar yaşatmıştır – açıkça ve tam bir cezasızlıkla.”
Avustralya Dışişleri Bakanlığı Açıklaması
11 Şubat 2026 tarihinde, Herzog’un ziyareti devam ederken Avustralya Dışişleri Bakanlığı tarafından işgal altındaki Batı Şeria’daki ilhak adımlarına ilişkin açıklama yapılmıştır.
Bakanlık sözcüsü şu ifadeyi kullanmıştır: “Avustralya hükümeti, yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu ve barışa önemli bir engel teşkil ettiğini açıkça belirtmiştir.” Sözcü ayrıca, Filistin’in demografik yapısının değiştirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulamıştır.
Melbourne’de Son Gün Protestoları
Isaac Herzog, 4 günlük Avustralya ziyaretinin son gününde, Victoria eyaletinin Melbourne kentinde temaslarda bulunmuştur. Melbourne kent merkezindeki Flinders Caddesi İstasyonu’nda yerel saatle 17.00’de çok sayıda gösterici bir araya gelerek yürüyüş düzenlemiştir.
Filistin’i destekleyen göstericilerin, Herzog’un Gazze’de soykırımı reddetmesine ilişkin ifadelerine tepki gösterdiği belirtilmiştir. Göstericilerin taşıdığı pankartlarda şu ifadeler yer almıştır:
- “Herzog’u tutuklayın”
- “İsrail terörist devlettir”
- “Savaş suçlusunu istemiyoruz”
- “Soykırımı asla savunma”
- “Özgür Filistin”
Göstericiler daha sonra “Denizden nehire özgür Filistin” sloganları eşliğinde yürüyüşe geçmiş; protesto, Eyalet Parlamentosu önünde sona ermiştir. Avustralya basınında, ülke genelinde 30’dan fazla merkezde gösteri düzenlendiği aktarılmıştır.
9News’ün haberine göre Herzog, Melbourne’un Southbank bölgesinde düzenlenen Avustralya Siyonist Federasyonu etkinliğinde Yahudi topluluğa hitap etmiştir. Etkinliğin yapıldığı bina yakınında polis tarafından geniş barikatlar kurulmuştur. Filistin destekçisi göstericiler barikatların yakınında toplanmış; aralarında polis üniforması giyen kişilerin de bulunduğu belirtilmiştir. Göstericiler Herzog’un tutuklanmasını istemiştir.
İsrail bayrağı taşıyan başka bir grubun ise bu protestolara karşı çıktığı bildirilmiştir. Herzog etkinlik sırasında göstericilerin protestoları nedeniyle "çevrede polis olmasının anlaşılmaz ve tuhaf" olduğunu söylemiştir.
Dışarıdaki göstericilere İran'daki protestolara atıfta bulunan Herzog, "İran Büyükelçiliğinin önünde protesto yapmaları" çağrısı yapmıştır. Herzog'un Melbourne'de Hükümet Konağına ziyareti sırasında da binanın dışında göstericiler bir araya gelmiş ve polis güvenlik tedbirleri almıştır.
Melbourne Üniversitesinin Parkville yerleşkesinde duvara "Herzog'a ve İsrail'e ölüm" yazılmıştır. Victoria eyaleti Başbakanı Jacinta Allan, duvar yazısını "aşağılık bir davranış" diye nitelemiştir. Üniversiteden ismi paylaşılmayan sözcü, yaptığı açıklamada "Irkçılık, nefret ve şiddetin toplumumuzda ya da ulusumuzda yeri yok." ifadesini kullanarak duvar yazısının silinmesi için harekete geçtiklerini belirtmiştir.