Gazze’de 15–20 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler
Gazze’de yürürlükte bulunan ateşkes süreci 15 Ocak 2026 itibarıyla ikinci aşamaya geçmiştir. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin telekonferans yöntemiyle düzenlediği basın bilgilendirmesinde açıklanmıştır.
ABD’li bir yetkili, Türkiye’nin sürecin sağlanmasında oynadığı rolü şu ifadelerle belirtmiştir: “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, Dışişleri Bakanı (Hakan) Fidan ve istihbarat direktörü (Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı) İbrahim Kalın bu sürece çok yakından dahil oldular ve bizimle birlikte gerçekten inanılmaz bir iş çıkardılar. Onların bu sürece dahil olmalarının çok önemli olduğunu düşünüyoruz.” Aynı yetkili, “Başkan Trump bu konuda çok minnettar.” ifadesini de kullanmıştır.
Trump yönetiminden yapılan açıklamada, Türkiye’nin Gazze’deki ateşkes planına katkısının yanı sıra, Türkiye ve İsrail’in ilişkilerini yeniden inşa etme sürecinin desteklendiği vurgulanmıştır.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, aynı gün yaptığı yazılı açıklamada, sürecin ikinci aşamasına geçildiğini duyurmuş ve bu aşamayı şu ifadelerle tanımlamıştır: “Bugün, Başkan Trump adına, Gazze'deki çatışmaları sona erdirmek için Başkan'ın 20 maddelik planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyuruyoruz. Bu aşama, ateşkesin ardından silahsızlanma, teknokratik yönetim ve yeniden inşa süreçlerini içermektedir.”
Witkoff’un açıklamasında ikinci aşamanın içeriğine dair, “Gazze’de geçici bir teknokratik Filistin yönetimi şeklinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulması, Gazze’nin tam olarak silahsızlandırılması ve bölgenin yeniden inşası” süreçlerinin yer aldığı bildirilmiştir.
Bu açıklamaların ardından Gazze’deki Filistin hükümeti, ateşkesin ilk aşamasına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmıştır. Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nin yayımladığı rapora göre, 10 Ekim 2025–15 Ocak 2026 tarihleri arasında İsrail’in ateşkesin birinci aşamasında 1244 ihlal gerçekleştirdiği, bu ihlaller sonucu 449 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 1246 kişinin yaralandığı ve 50 kişinin gözaltına alındığı açıklanmıştır.
Raporda ayrıca, ateşkes sürecinde insani yardım girişlerinin engellendiği, anlaşmada öngörülen 57 bin tırdan yalnızca 24 bin 611 tırın Gazze’ye ulaşabildiği belirtilmiştir. Günlük ortalama 600 tır girmesi gerekirken bu sayının 259 tırla sınırlı kaldığı, dolayısıyla ateşkese bağlılık oranının yüzde 43 düzeyinde gerçekleştiği ifade edilmiştir.
Yakıt sevkiyatında ise öngörülen 4 bin 750 tır yerine 601 tırın Gazze’ye girebildiği, bunun da yalnızca yüzde 12 oranında bir uyuma tekabül ettiği açıklanmıştır. Gazze’deki sağlık tesisleri, fırınlar ve su arıtma merkezlerinin büyük kısmının bu nedenle hizmet veremez hale geldiği rapor edilmiştir.
Kış koşullarının ağırlaşması sonucunda soğuk nedeniyle çok sayıda çadırın çöktüğü, 127 binden fazla barınma alanının kullanılamaz hale geldiği ve 1,5 milyondan fazla yerinden edilmiş kişinin asgari barınma şartlarından yoksun kaldığı bildirilmiştir.
Gazze İçin Yeni Yönetim Yapısının Şekillenmesi
Gazze barış planı çerçevesinde oluşturulan yerel ve uluslararası yönetim yapısının ayrıntıları 17 Ocak 2026 tarihinde netleşmiştir. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, yapılandırma süreci Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararı temelinde ilerlemektedir. Bu karar ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından 29 Eylül 2025’te açıklanan “Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan” (Comprehensive Plan to End the Gaza Conflict) desteklenmiştir.
Yeni yönetim modelinin üç ana organı belirlenmiştir: Barış Kurulu (Board of Peace), Barış Kurulu Yönetim Kurulu (Executive Board) ve Gazze Yönetim Kurulu.
Barış Kurulu
Barış Kurulu, Gazze için oluşturulan en üst siyasi yapı olarak tanımlanmıştır. Kurulun başkanlığını ABD Başkanı Donald Trump üstlenmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu olacak kurulun kurucu üyeliğine davet edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Planı desteklemeyi kararlaştırmıştır. Bu çerçevede, Gazze'de güvenliğin yeniden tesisi için Barış Kurulu kurulmuştur.” ifadelerine yer vermiştir.
Barış Kurulu Yönetim Kurulu
Barış Kurulu’nun stratejik vizyonunu oluşturmakla görevli Yönetim Kurulu üyeleri kamuoyuna açıklanmıştır. Bu kurulda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump’ın eski başdanışmanı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, iş insanı Marc Rowan, Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanlarından Robert Gabriel yer almıştır.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG)
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin (National Committee for the Administration of Gaza – NCAG) başkanlığına, eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Dr. Ali Şaas getirilmiştir. Komite, tamamı Gazzeli 15 Filistinli teknokrattan oluşmuştur. Yapı, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Filistin Yönetimi ve diğer Filistinli siyasi oluşumların yanı sıra, Türkiye, ABD, Katar ve Mısır’ın desteğiyle faaliyet gösterecektir.
Gazze Yüksek Temsilciliği ve Uluslararası İstikrar Gücü
Gazze’deki geçiş sürecini koordine etmek üzere oluşturulan Yüksek Temsilcilik Ofisi’nin başına, eski BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov atanmıştır. Mladenov, aynı zamanda Barış Kurulu Yönetim Kurulu’nun da üyesidir. Gazze’de güvenliği sağlamak amacıyla konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’nün komutanlığını ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers üstlenmiştir.
Gazze Yönetim Kurulu
Gazze Yönetim Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki faaliyetleri izlemekle sorumludur. Kurulun üyeleri arasında Steve Witkoff, Jared Kushner, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısırlı General Hassan Rashad, Tony Blair, Marc Rowan, BAE Devlet Bakanı Reem Al-Hashimy, Nikolay Mladenov, Yakir Gabay ve BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag yer almıştır.
İsrail’in Ateşkese Rağmen Saldırılarını Sürdürmesi
İsrail ordusu, 17 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava ve kara saldırıları düzenlemiştir. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliya Mülteci Kampı ve orta kesimdeki Deyr el-Belah kenti İsrail savaş uçakları tarafından hedef alınmıştır. Ayrıca Han Yunus’un doğusu ile Refah’ın kuzeyine helikopter ve kara araçlarıyla ateş açılmıştır.
Bakanlık verilerine göre, Ekim 2023’ten 17 Ocak tarihine kadar düzenlenen saldırılarda 71 bin 548 Filistinli yaşamını yitirmiş, 171 bin 353 kişi yaralanmıştır. Ayrıca hükümete bağlı Şehit Akreditasyon Komitesi tarafından doğrulanan 92 yeni ölüm vakasının toplam sayıya eklendiği açıklanmıştır.
Gazze’nin güneyinde Han Yunus kentinde yaşayan 27 günlük bir bebek, aşırı soğuk nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Sağlık kaynakları, bebeğin ölümüyle birlikte kış mevsiminin başından bu yana soğuktan ölen çocuk sayısının sekize yükseldiğini bildirmiştir.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD merkezli X platformundaki paylaşımında, The New York Times gazetesinin ateşkese rağmen Gazze’de 2500’den fazla binanın yıkıldığını ortaya koyan uydu görüntülerine atıfta bulunarak, “İsrail askerlerini faaliyetlerinden dolayı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullanmıştır. Katz, açıklamasında “İsrail’in yakın ve uzak tüm tehditlere karşı güvenliğini korumaya devam edeceğini” söylemiştir.
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yayımladığı yazılı açıklamada, Katz’ın Gazze’deki yıkımla övünmesini “modern tarihte uluslararası hukuk ve insani teamüllere yönelik eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlık” olarak nitelemiştir. Kasım, “Gazze’de yaşananlar bir soykırım savaşı ve etnik temizliktir.” ifadesini kullanmıştır.
İsrail ordusu, 19 Ocak 2026 tarihinde de Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenlemiştir. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Han Yunus’un doğusundaki bazı bölgeler, Deyr el-Belah kenti ve Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi topçu ateşiyle hedef alınmıştır. Ayrıca Cibaliya beldesinde hedef gözetmeksizin ateş açılmıştır.
Sağlık kaynakları, bu tarihteki saldırılarda 3 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Refah’ın Mevasi bölgesinde Hüseyin Ziya Ebu Armana adlı çocuk, Han Yunus’ta bir insansız hava aracının açtığı ateş sonucu 17 yaşındaki Hüseyin Tevfik Ebu Sible, Şeyh Nasır bölgesinde ise 20 yaşındaki Şahir Adem Ebu Hadid yaşamını yitirmiştir.
19 Ocak'ta Gazze kentinde yaşayan 7 aylık Şeza Ebu Cerrad, aşırı soğuk nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Böylece kış aylarında soğuk nedeniyle yaşamını yitiren çocukların sayısı 9’a yükselmiştir
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan verilere göre, Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 71 bin 551’e, yaralı sayısı ise 171 bin 372’ye yükselmiştir. Bakanlık ayrıca, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından 466 kişinin öldüğünü ve 1294 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Aynı dönemde, Gazze Şeridi’nde enkaz altında hâlen binlerce cenazenin bulunduğu açıklanmıştır.
Gazze’de 21–31 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler
Ateşkesin İhlali ve Saldırıların Yeniden Yoğunlaşması
21 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kenti ile orta kesimdeki Deyr el-Belah kentlerini havadan hedef almıştır. Ayrıca kuzeydeki Şeyh Zayid kentinde saldırılardan geride kalan bina ve tesisleri havaya uçurmuştur. Patlamalar Gazze kenti ve kuzey bölgelerinde hissedilmiştir. İsrail donanmasına ait savaş gemileri Gazze kentinin sahiline doğru makineli tüfeklerle ateş açmış, kentin doğu bölgeleri hem havadan hem karadan hedef alınmıştır. Güneydeki Han Yunus kentinde ise doğu bölgeleri askeri araçlardan açılan yoğun ateşle vurulmuştur.
Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, aynı gün Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kenti top atışlarıyla hedef alınmış, saldırı sonucu biri çocuk 3 Filistinli hayatını kaybetmiştir. Gazze kentinin güney kesimine düzenlenen bombardımanda 3 Filistinli yaşamını yitirmiştir. Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir el-Burş, “Gazze kentinin güneyine düzenlenen bombardıman sırasında yaşamını yitiren 3 Filistinlinin gazeteci olduğunu” bildirmiştir. Ölen gazeteci sayısının, bu üç gazetecinin ölümüyle birlikte 260’a ulaştığını açıklanmıştır.
Gazze Sağlık Bakanlığı 22 Ocak’ta yaptığı açıklamada, son 48 saatte 11 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 7 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Açıklamada, “Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 477 kişinin yaşamını yitirdiği, 1301 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Ayrıca, “İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başladığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bin 562’ye, yaralıların sayısının ise 171 bin 379’a yükseldiği” kaydedilmiştir.
24 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı, kış mevsiminin başlangıcından bu yana İsrail’in yakıt ve insani yardım girişini engellemesi nedeniyle 10 çocuğun soğuktan hayatını kaybettiğini duyurmuştur. Açıklamada, “3 aylık Ali Ebu Zur, aşırı soğuk nedeniyle Aksa Şehitleri Hastanesi'nde hayatını kaybetti.” ifadesine yer verilmiştir. Aynı açıklamada, Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde yaşayan 6 aylık Yusuf Ömer Ebu Hamala’nın da soğuk hava nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtilmiştir. Kış ayından bu yana soğuk havadan korunamayan çocukların sayısının 10’a ulaştığı bildirilmiştir.
Aynı tarihte İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesini bombalamış, Gazze Caddesi’ni hedef alan saldırıda çok sayıda Filistinli yaralanmıştır. Ayrıca Beyt Lahiya beldesindeki Salatin bölgesinde açılan ateş sonucu Filistinli Mecdi İbrahim Belavi yaralanmış, Han Yunus’un güneyinde açılan ateşte Müeyyid Ebu Muammer adlı bir Filistinli yaralanmıştır.
Görgü tanıkları, Han Yunus’un orta kesiminde insansız hava aracından (İHA) açılan ateş sonucu Ammara Casir kavşağı yakınında patlama meydana geldiğini aktarmıştır. Han Yunus’un güneydoğusundaki bölgelere hava saldırıları düzenlenmiş, İsrail donanması da kentin kıyı şeridini hedef almıştır. Aynı gün Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna topçu atışı yapılmış, Gazze’nin doğu kesimleri vurulmuştur.
Sağlık kaynakları, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da Kemal Advan Hastanesi yakınlarında bir bombanın patlaması sonucu 14 yaşındaki Selman Zekeriya ve 15 yaşındaki Muhammed Yusuf’un hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Görgü tanıkları, İsrail’e ait bir İHA’dan çocukların bulunduğu noktaya bomba atıldığını belirtmiştir. Ayrıca Han Yunus’un güneyinde Kız el-Neccar bölgesinin de bombardıman hedefi olduğu, bu saldırıda bir Filistinlinin öldüğü kaydedilmiştir.
Gazze Sağlık Bakanlığı 24 Ocak itibarıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Son 48 saatte 4 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 12 kişinin yaralandığı” bilgisini paylaşmıştır. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 481 kişinin yaşamını yitirdiği, 1313 kişinin yaralandığı” ifade edilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 654’e, yaralı sayısı 171 bin 391’e yükselmiştir.
25 Ocak’ta da İsrail ordusu, sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava saldırıları ve topçu atışları düzenlemiştir. Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nin doğu kesiminde, özellikle El-Battiş Mezarlığı çevresinde çok sayıda bina patlayıcılarla yıkılmıştır. Yıkım faaliyetleri, hava saldırılarıyla eş zamanlı gerçekleşmiştir.
Aynı gün Gazze’nin kuzeyinde Cibaliya Mülteci Kampı’nın doğusu ve Han Yunus’un doğusundaki Beni Süheyla beldesi topçu atışlarının hedefi olmuştur. Han Yunus açıklarında Filistinli balıkçılara ateş açılmış, can kaybı yaşanmamıştır. Sağlık kaynakları, İsrail ordusunun ateşkesi ihlal eden saldırılarında 3 Filistinlinin öldüğünü, 6 kişinin yaralandığını bildirmiştir.
26 Ocak’ta Gazze Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, “son 24 saatte biri enkaz altından 3 Filistinlinin cansız bedeni ile 20 yaralının hastanelere getirildiğini” belirtmiştir. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 486 kişinin yaşamını yitirdiği, 1341 kişinin yaralandığı” kaydedilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 660’a ulaşmıştır.
Gazze İçin Barış Kurulu ve Davos Açıklamaları
21 Ocak'ta Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ortak açıklama yayımlamıştır. Açıklamada, “Bakanlar, ülkelerinin Barış Kurulu’na katılmaya yönelik ortak kararını açıklamaktadır. Katıldığını duyurmuş olan Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil her bir ülke kendi ilgili hukuki ve diğer gerekli usullerine uygun olarak katılım belgelerini imzalayacaktır.” ifadeleri yer almıştır. Açıklamada ayrıca, söz konusu misyonun “kalıcı bir ateşkesin pekiştirilmesini, Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ile devlet kurma hakkına erişimini hedeflediği” belirtilmiştir.
22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen “Gazze için Barış Kurulu Şartı” imza törenine katılan ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasında “Gazze'deki ateşkesi büyük bir titizlikle sürdürdük ve sürdürmeye devam edeceğiz.” demiştir. Trump, aynı konuşmada “Gazze Barış Kurulunda 59 ülkenin yer aldığını” açıklamış ve “59 ülke Orta Doğu’da barış sürecine dahil oldu. Çoğu Orta Doğu’da değil, Orta Doğu’ya yakınlar ama orada değiller.” ifadelerini kullanmıştır.
İsrailli Esirin Cesedine Ulaşılması
26 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki bir mezarlıkta yapılan arama sonucu İsrailli esir Ran Gvili’nin cesedine ulaşıldığını açıklamıştır. Açıklamaya göre, “Gazze kentinin doğusunda yapılan arama sonucu İsrailli esire ait cesede ulaşıldı ve kimliği testler sonucu tespit edildi.” ifadeleri kullanılmıştır. Esirin kalıntılarının ülkeye getirilmek üzere yola çıkarıldığı bildirilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeyi kullanmıştır: “Gazze'deki son rehinenin cesedini kurtardık. Böylece, hayatta olan 20 rehinenin tamamını ve ölenlerin tamamını geri almış olduk! Harika bir iş. Çoğu kişi bunun imkansız olduğunu düşünüyordu.”
Hamas, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkese bağlılığımız ve ulusal yükümlülüklerimiz doğrultusunda İsrailli son esirin cesedine ulaşılması için çaba sarf ettik.” demiştir. Açıklamada, “Böylece Filistinli direnişçiler olarak ateşkes anlaşmasının ilk aşamasına bağlılığımızı yerine getirmiş olduk.” ifadesi kullanılmıştır.
Hamas ayrıca, İsrail’i “ateşkes anlaşmasının tüm maddelerini eksiksiz uygulamaya” çağırmış ve Refah Sınır Kapısı’nın çift yönlü açılmasını talep etmiştir. Açıklamada, “İsrailli son esirin cesediyle ilgili bahaneler de son bulduğuna göre, İsrail’in uymadığı tüm maddelerin uygulanmasını talep ediyoruz.” ifadeleri yer almıştır.
Refah Saldırıları ve Yardım Erişimi Tartışmaları
27 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Han Yunus’un doğusu, Refah’ın batısı ve Gazze’nin doğusundaki Tuffah Mahallesi’ni hedef almıştır. Aynı gün Gazze’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı çevresine helikopterlerden ateş açılmış, Refah kentinde bazı bölgelerde art arda patlamalar yaşanmıştır.
Gazze Sağlık Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, “Son 48 saatte 2’si çocuk olmak üzere 8 Filistinlinin öldüğü, 19 kişinin yaralandığı” bilgisini paylaşmıştır. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail’in saldırılarında 494 kişinin öldüğü, 1377 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 662’ye, yaralı sayısı ise 171 bin 410’a yükselmiştir.
Aynı gün Gazze’nin doğusundaki Tuffah Mahallesi, Cibaliya Mülteci Kampı’nın batısı ve Han Yunus’un doğu kesimleri topçu atışlarının hedefi olmuştur. Görgü tanıkları, Refah kentinin kuzeyinde yerinden edilmiş sivillerin barındığı çadır alanlarının da vurulduğunu bildirmiştir. İsrail ordusunun saldırılarında sivil can kayıpları yaşanmış, ölenler arasında çocukların bulunduğu aktarılmıştır
Gazze Sağlık Bakanlığı aynı tarihlerde yaptığı başka bir açıklamada, “Gazze’de kış boyunca soğuktan ölen çocuk sayısının 11’e yükseldiğini” duyurmuştur. Açıklamada, “12 günlük bir bebeğin, yakıt ve ısıtıcı malzeme eksikliği nedeniyle hayatını kaybettiği” ifade edilmiştir. Sağlık Bakanlığı ayrıca, “20 binden fazla hastanın yurt dışında tedavi beklediğini, 1268 hastanın izin beklerken öldüğünü” bildirmiştir.
28 Ocak’ta İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya, orta kesimindeki Deyr el-Belah ve güneydeki Han Yunus çevresinde yoğun hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Bureyc ve Megazi mülteci kampları da bombardıman altına alınmıştır.
Gazze Sağlık Bakanlığı 29 Ocak’ta yayımladığı raporda, “71 bin 667 kişinin hayatını kaybettiğini, 171 bin 458 kişinin yaralandığını” açıklamıştır. Açıklamaya göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana 499 Filistinli ölmüş, 1393 kişi yaralanmıştır.
Aynı gün Gazze’nin doğusundaki Zeytun Mahallesi, Rimal bölgesi, Şucaiyye ve Han Yunus’un batısındaki Esda Mahallesi hava saldırılarına maruz kalmıştır. İsrail ordusunun topçu birlikleri, Gazze’nin kuzeyinde Beit Hanun beldesi ve çevresini de hedef almıştır. Bu saldırılar sonucunda ölen ve yaralananlar Gazze’deki Şifa, Nasır ve Aksa Şehitleri hastanelerine sevk edilmiştir.
Aynı dönemde Avrupa Birliği yetkilileri, Refah Sınır Kapısı’na ilişkin açıklama yapmıştır. AB Refah Sınır Yardım Misyonu'nun (EUBAM Refah) teyakkuzda beklediğini aktaran El Anouni, "Sınır kapısı açılır açılmaz harekete geçmeye hazırız." demiştir.
Yeni Hava Saldırıları ve Artan Kayıplar
30 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna düzenlediği saldırılarda 21 yaşındaki Yasir Muhammed Ebu Şehade ve 20 yaşındaki Velid Hasan Derviş’in öldüğünü bildirmiştir. Görgü tanıklarına göre saldırı, Ebu Namus Kavşağı yakınlarında İHA (insansız hava aracı) ile gerçekleştirilmiştir. Aynı gün Refah kentinde düzenlenen başka bir hava saldırısında 3 Filistinli hayatını kaybetmiştir.
Aynı tarihte İsrail askerlerinin ateş açması sonucu Ramallah’ın kuzeyindeki El-Celezon Mülteci Kampı’nda biri 15, diğeri 16 yaşında iki Filistinli çocuk yaralanmıştır. Filistin haber ajansı WAFA’ya göre, İsrail askerleri kamp bölgesine baskın düzenlemiş, ayrıca Ramallah çevresindeki bazı köylere de operasyonlar gerçekleştirmiştir.
31 Ocak 2026 sabahı Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail ordusunun sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 37 Filistinlinin öldüğünü açıklamıştır. Açıklamaya göre ölenler arasında çocuklar ve kadınlar bulunmaktadır. Saldırılarda 32 kişinin ölümü ilk saatlerde teyit edilmiş, ilerleyen saatlerde toplam sayı 37’ye yükselmiştir.
İsrail ordusu, Han Yunus’un Esda bölgesinde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırı insansız hava aracıyla hedef almıştır. Nasır Hastanesi’nden sağlık görevlileri, “Saldırıda aynı aileden 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı” bilgisini vermiştir. Aynı gün Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi’nde bir apartman dairesi hedef alınmış, üçü çocuk, ikisi kadın olmak üzere 5 kişi yaşamını yitirmiştir.
İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde açtığı ateş sonucu bir kişi ölmüş, Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde bulunan polis merkezi de hedef alınmıştır. Polis merkezine düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.
Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde bir apartmana düzenlenen bombalı saldırıda bazı Filistinliler yaralanmış, kent merkezindeki Cela Caddesi ve El-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusu da hava saldırılarının hedefi olmuştur. Bu bölgelerde yaralılar hastanelere kaldırılmıştır.
Gazze Sağlık Bakanlığı 31 Ocak itibarıyla yayımladığı açıklamada, “Son 48 saatte hastanelere 12’si bugün olmak üzere 28 ölü ve 49 yaralı getirildi” bilgisini vermiştir. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana 509 kişinin öldüğü, 1405 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 769’a, yaralı sayısı 171 bin 480’in üzerine çıkmıştır.
İsrail ordusu, saldırılara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Hamas’ın ateşkesi ihlal ettiği” iddiasında bulunmuştur. Aynı gün Gazze kentinin doğusundaki Tuffah, Rimal, Zeytun ve Nasır Mahalleleri; Han Yunus’un batısındaki Esda ve Refah çevresi art arda bombardıman altına alınmıştır.
Saldırılarda ölenlerin cenazeleri Şifa ve Nasır hastanelerine taşınmıştır. Filistin kaynakları, ölenlerin arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğunu bildirmiştir.
İsrail saldırılarının ardından Gazze’deki hastanelere getirilen ölüler arasında Rimal ve Esda bölgelerinde aynı aileden yedi kişinin cenazesi yer almıştır. Sağlık yetkilileri, Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’nin doluluk oranının yüzde 140’a ulaştığını, morgların kapasite sınırlarını aştığını açıklamıştır.
Uluslararası Kınamalar
Avrupa Birliği (AB), 1 Şubat 2026 tarihinde İsrail’in Gazze’de ateşkesi defalarca ihlal etmesini resmi olarak kınamıştır. AB Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştır: “Gazze'de ateşkesin defalarca ihlal edilmesini kınıyoruz, hafta sonu İsrail saldırıları sonucu yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti ve yaralandı.”
Lahbib ayrıca, “Uluslararası insancıl hukukun gözetilmesi ve sivillerin her yerde her zaman korunması gerektiğini” vurgulamıştır.
Aynı gün Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ortak açıklama yayımlamıştır. Açıklamada, İsrail'in binden fazla Filistinlinin ölümü ve yaralanmasına yol açan Gazze'de yinelenen ateşkes ihlallerini kınamışlardır.
Açıklamada ayrıca, “Bu eylemler, bölgesel ve uluslararası tarafların, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen planın ikinci aşamasını ilerletmek ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak üzere birlikte çalıştığı bir dönemde, gerilimi tırmandırma ve sükûnetin güçlendirilmesi ile istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları baltalama riskini ortaya çıkarmaktadır.” ifadeleri yer almıştır.
Tekrarlanan bu ihlallerin siyasi sürece doğrudan tehdit oluşturduğu ve Gazze Şeridi'nde hem güvenlik hem de insani koşullar bakımından daha istikrarlı bir aşamaya geçiş için uygun ortamın oluşturulmasına yönelik devam eden çabaları engellediği vurgulanan açıklamada, Trump'ın Barış Planı'nın ikinci aşamasının başarısının sağlanması için bu plana tam bağlılığın gerekli olduğu kaydedilmiştir.
Açıklamada, "Bakanlar ayrıca, ateşkesin muhafaza edilmesi ve sürdürülmesi, mevcut süreci zedeleyebilecek her türlü eylemden kaçınılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecine ilerlemek için elverişli koşulların yaratılmasıyla birlikte uluslararası hukuk, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve devlet olma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesi amacıyla tüm taraflara bu kritik dönemde sorumluluklarını tam olarak yerine getirme ve azami itidal gösterme çağrısında bulunmaktadır." ifadeleri kullanılmıştır.