Gündem
kure star outline

İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları ve Gazze’ye İlişkin Gelişmeler (2026)

fav gif
Kaydet
7 Ekim 2023’te başlayan İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Ocak 2026 itibarıyla devam etmekte olup toplam 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetmiştir.
İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları ve Gazze’ye İlişkin Gelişmeler (2026) image
Broadcast IconSon Eklenen:

1 Ocak 2026

İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları ve Gazze’ye İlişkin Gelişmeler (2026), İsrail ordusunun Ekim 2023’te başlattığı geniş kapsamlı saldırıların üçüncü yılına girildiği dönemde, Gazze Şeridi’nde meydana gelen askeri, insani ve demografik gelişmeleri kapsamaktadır.

Tarihsel Arka Plan

İsrail ordusu, 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze Şeridi’ne yönelik geniş çaplı hava ve kara saldırılarına başlamıştır. Bu saldırılar, iki yılı aşkın bir süre boyunca devam etmiş ve bölgedeki sivil yerleşimlerin, sağlık merkezlerinin ve altyapı tesislerinin büyük ölçüde tahrip edilmesine neden olmuştur. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu 31 Aralık 2025 tarihli raporuna göre, Ekim 2023’ten itibaren Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te toplam 72 binden fazla Filistinli yaşamını yitirmiştir. Bu can kayıplarının yüzde 98’i Gazze Şeridi’nde meydana gelmiştir.


2025 yılı, saldırıların şiddetli biçimde sürdüğü bir dönem olmuştur. İsrail ordusunun operasyonları sonucunda Gazze’deki konutların yüzde 90’ının yıkıldığı, 1,5 milyondan fazla Filistinlinin derme çatma çadırlarda "yaşam mücadelesi" verdiği bildirilmiştir. Aynı dönemde 100 binden fazla Filistinli Gazze dışına göç etmek zorunda kalmıştır.


Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2025 yılı sonunda yayınladığı rapora göre, İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 19’u kısmen faaliyette kalmıştır. Gazze’de yaklaşık 18 bin yaralı tedavi beklemekte, 60 bin hamile kadın sağlık hizmetlerine erişimde ciddi risk altındadır. Gazze nüfusunun yüzde 95’i temiz içme suyuna erişememektedir. Eğitim kurumları büyük ölçüde tahrip olmuştur. 179 okul tamamen yıkılmış, 218 okul bombalanmış veya hasar görmüştür. Bölgede bulunan 63 üniversitenin tamamı yıkılmıştır. İsrail saldırılarında 18 bin 979 öğrenci hayatını kaybetmiştir, bunların 18 bin 863’ü Gazze’de yaşamını yitirmiştir.


Gazze’deki hastanelerin toplam yatak kapasitesinin yaklaşık 2 bin civarında olduğu ve bu sayının bölgedeki sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği bildirilmiştir. Ayrıca temiz su, elektrik, gıda ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara erişim neredeyse tamamen kesilmiştir.


2025 Yılında Gazze’de Askeri Operasyonlar ve Saldırıların Seyri

Ateşkes ve Yeniden Başlayan Saldırılar (Ocak–Mart 2025)

19 Ocak 2025 tarihinde Gazze’de ateşkes yürürlüğe girmiştir. Ateşkes, ABD’nin Tel Aviv’e baskısı sonucunda ve ABD Başkanı Donald Trump göreve başlamadan bir gün önce uygulanmıştır. Ateşkes süresince taraflar arasında altı hafta boyunca karşılıklı esir takasları yapılmıştır. Bu dönemde yerinden edilen on binlerce Filistinli, Gazze içinde kendi bölgelerine dönmüştür. Ateşkesin sürdüğü haftalarda Şifa Hastanesi avlusunda ve kuzeydeki Beyt Lahiya bölgesinde çok sayıda toplu mezar bulunmuştur. Naaşlarda elleri bağlanmış ve yakın mesafeden ateş edilerek öldürülmüş kişilere ait izler tespit edilmiştir. Bazı cesetlerin zırhlı araçlarla ezildiği kaydedilmiştir.


İsrail, 3 Şubat 2025’te başlaması öngörülen ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin müzakerelere katılmayı reddetmiştir. 2 Mart 2025’te Gazze’ye insani yardım girişini tamamen durdurmuş, 18 Mart’ta ateşkesi bozarak Gazze’ye yeniden saldırı başlatmıştır. Bu saldırıların ilk 48 saatinde 500’den fazla Filistinli, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere, yaşamını yitirmiştir.


Karadan Genişleyen Operasyonlar ve Kıtlık Dönemi (Mart–Ağustos 2025)

İsrail ordusu, 18 Mart 2025’ten itibaren karadan işgalini genişletmiştir. Filistinlilere yönelik bölge boşaltma tehditleri yayımlanmış, sivillerin Gazze içinde daha dar alanlara göç etmeleri zorunlu hale gelmiştir. Aynı dönemde İsrail’in insani yardım girişlerini durdurması sonucu Gazze’de açlık ve kıtlık başlamıştır. BM verilerine göre, Mayıs–Ekim 2025 arasında Gazze’deki GHF (Gazze İnsani Yardım Kuruluşu) merkezleri çevresinde yardım almaya çalışan 2 bin 615 Filistinli hayatını kaybetmiştir.


İsrail ve ABD’nin ortak girişimiyle kurulan söz konusu GHF merkezleri, uluslararası kamuoyuna insani yardım noktaları olarak tanıtılmıştır ancak, bu merkezlerin çevresinde tank ve tüfeklerle ateş açıldığı olaylar yaşanmıştır. Aynı şekilde yardım tırları ve aşevleri önünde toplanan sivillere yönelik silahlı saldırılar da kayıtlara geçmiştir. İsrail’in bu süreçte "yardım dağıtımını tekeline aldığı" belirtilmiştir. Ağustos 2025’te BM tarafından Gazze kentinin resmen “kıtlık bölgesi” olarak ilan edildiği bildirilmiştir.


Refah Sağlık Çalışanları Katliamı (23 Mart 2025)

23 Mart 2025’te Refah bölgesinde İsrail ordusunun hava saldırısı sonucu 15 sağlık çalışanı yaşamını yitirmiştir. İlk ekipten haber alınamaması üzerine Filistin Kızılayı ikinci bir ambulans grubu göndermiş, bu ekip de saldırıya uğramıştır. Görüntülerde, üzerlerinde sağlık yelekleri bulunan çalışanların araçlarından inerken doğrudan hedef alındığı görülmüştür. İsrail askerleri ambulansları ve sağlık personelini toplu mezara gömmüştür. Otopsi bulgularına göre, bazı sağlık çalışanları baş ve göğüs bölgesinden yakın mesafeden ateş edilerek öldürülmüştür.

Gazetecilere ve Basın Kuruluşlarına Yönelik Saldırılar

2025 yılı boyunca Gazze’de uluslararası basın girişine izin verilmemiş, sahadaki gelişmeleri yalnızca Filistinli gazeteciler aktarmıştır. Bu dönemde gazeteciler hedef alınmış, çok sayıda basın mensubu öldürülmüştür.


  • 24 Mart 2025’te Al Jazeera muhabiri Hüsam Şabat, Gazze’nin kuzeyinde öldürülmüştür.
  • 10 Ağustos 2025’te Al Jazeera muhabiri Enes Şerif, Şifa Hastanesi avlusunda kaldığı çadıra yapılan saldırıda hayatını kaybetmiştir. Aynı saldırıda 4 gazeteci arkadaşı ve 2 sivil olmak üzere toplam 7 kişi ölmüştür.
  • Nasır Hastanesi’nde, Reuters kameramanı Hussam el-Masri hayatını kaybetmiştir. Kurtarma çalışmaları sırasında aynı noktaya ikinci saldırı düzenlenmiş, 5 Filistinli gazeteci daha ölmüştür.
  • İsrail, bu saldırıların bir kısmı için “hata yapıldığını” açıklamış, Başbakan Binyamin Netanyahu, Nasır Hastanesi saldırısının “bir hata” olduğunu kabul etmiştir.


Toplamda 50’den fazla Filistinli gazeteci öldürülmüştür. Ekim 7 2023’ten 2025 yılı sonuna kadar 250’den fazla basın çalışanının hayatını kaybettiği açıklanmıştır.

Ateşkes Dönemi ve İhlaller (Ekim–Aralık 2025)

10 Ekim 2025’te Türkiye, Mısır ve Katar garantörlüğünde bir ateşkes anlaşması imzalanmıştır. Ateşkesin yürürlükte kalmasına rağmen İsrail, bu dönemde yaklaşık 1000 kez ateşkesi ihlal etmiştir. Bu ihlallerde 414 Filistinli hayatını kaybetmiş, 1100’den fazla kişi yaralanmıştır.


Ateşkes sürecinde, Gazze’nin yüzde 52’sini kapsayan “Sarı Hat” bölgesi İsrail işgali altında kalmıştır. Taraflar arasında 13 Ekim’de karşılıklı esir takası yapılmış, Hamas 20 İsrailli esiri, İsrail ise 1900 Filistinliyi serbest bırakmıştır. Buna karşın Filistinli siyasi liderler Mervan Barguti ve Ahmed Saadat, ayrıca Kemal Adnan Hastanesi Başhekimi Dr. Hüsam Ebu Safiye serbest bırakılmamıştır.


Bu süreç sonunda Gazze’de insani kriz, altyapı yıkımı ve kış koşulları nedeniyle ağırlaşmış, 2,3 milyon Filistinli arasında 1,5 milyondan fazlası çadırlarda yaşamaya devam etmektedir.


Gazze’ye Yönelik Suikastlar

2025 yılı boyunca İsrail, Gazze’deki askeri ve siyasi isimlere yönelik çok sayıda hedefli suikast operasyonu düzenlemiştir. 24 Mart 2025’te Hamas’ın siyasi büro üyesi İsmail Berhum, İsrail’in Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne düzenlediği hava saldırısında öldürülmüştür. 15 Temmuz 2025’te Hamas’ın Filistin Yasama Meclisi üyesi Muhammed Ferac el-Gul, Gazze’deki bir suikastta hayatını kaybetmiştir. 19 Temmuz 2025’te Gazze Şeridi’nin orta kesiminde bulunan Nusayrat Polis Merkezi Müdürü Albay Ömer Said Akl, yine İsrail tarafından düzenlenen bir saldırıda öldürülmüştür. 13 Aralık 2025’te Kassam Tugayları komutanlarından Raid Saad (Ebu Muaz), İsrail’in ateşkesi ihlal ederek gerçekleştirdiği hava saldırısında yaşamını yitirmiştir.

2025 Sonu İtibarıyla Gazze’de Genel Durum

Demografik Veriler ve Nüfus Azalışı

Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun 2025 yılı sonunda yayımladığı rapora göre, 7 Ekim 2023’ten itibaren Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetmiştir. Bu kayıpların yüzde 98’i Gazze Şeridi’nde gerçekleşmiştir. Gazze’de yaşamını yitirenlerin arasında 18 bin 592 çocuk ve 12 bin 400 kadın bulunmaktadır. Ayrıca 171 binden fazla Filistinli yaralanmış, yaklaşık 11 bin kişi kayıp olarak bildirilmiştir. İsrail’in saldırıları nedeniyle 100 binden fazla Filistinli Gazze dışına göç etmek zorunda kalmıştır. Hem zorunlu göç hem de ölümler sonucunda Gazze nüfusu yüzde 10,6 oranında azalmıştır. 2025 yılı sonunda Filistin nüfusu yaklaşık 5,56 milyon, bunun 3,43 milyonu Batı Şeria’da, 2,13 milyonu Gazze’de yaşamaktadır.

Ekonomik ve Altyapısal Kayıplar

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından yayımlanan 2025 yılı istatistiklerine göre, İsrail saldırıları sonucunda 15 hayati sektördeki doğrudan ekonomik kayıplar 33 milyar doları aşmıştır. Tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörleri neredeyse tamamen yok olmuştur. Yaklaşık 178 bin dönüm tarım arazisi, yani toplam tarım alanlarının yüzde 80’inden fazlası zarar görmüştür. 1000 su kuyusu, 500 tarım ve hayvancılık çiftliği tahrip edilmiştir.


Altyapı alanında 700’den fazla su kuyusu, 3 bin 80 kilometrelik elektrik hattı, 400 kilometre su ve kanalizasyon şebekesi tahrip edilmiştir. İsrail ordusu 2025 boyunca Gazze’ye 112 bin tondan fazla patlayıcıyla saldırı düzenlemiştir. Bu saldırılar sonucunda Gazze’nin altyapısının yüzde 90’ı yok olmuştur ve bölgenin yüzde 55’i askeri güç kullanılarak işgal edilmiştir.


Konut ve Barınma Durumu

İsrail’in 2025 yılı boyunca Gazze’de yürüttüğü operasyonlarda 106 bin 400 konut tamamen yıkılmış, 66 bin konut kullanılamaz hale gelmiş, 41 bin konut kısmen zarar görmüştür. Evlerini kaybeden 213 bin Filistinli yerinden edilmiştir. Toplamda yaklaşık 2 milyon kişi Gazze’de yerinden edilmiştir. İsrail ordusu ayrıca 87 barınma merkezini hedef almıştır.

Sağlık Sektöründeki Durum

İsrail saldırıları sonucunda Gazze’de 22 hastane hizmet dışı kalmıştır. 211 ambulans ve 23 sivil savunma aracı hedef alınmıştır. Bölgede kalan hastanelerin kapasitesi yaklaşık 2 bin yatakla sınırlı olup bu kapasite bölgede 18 binden fazla yaralı için yetersizdir. Saldırılarda 1000’den fazla öğrenci, 88 öğretmen ve 45 akademisyen hayatını kaybetmiştir. Eğitim kurumlarının yüzde 95’i zarar görmüştür; 30 eğitim binası tamamen, 39’u kısmen yıkılmıştır.

Dini ve Kültürel Yapılardaki Yıkım

Gazze’de 34 cami tamamen yıkılmış, 100 cami kısmen tahrip edilmiştir. 3 kilise birden fazla kez hedef alınmıştır. Ayrıca 60 mezarlıktan 21’i saldırılarda yerle bir edilmiştir.


Donald Trump’ın “Gazze’nin Ertesi Günü” Planı

2025 yılı sonunda yürürlükte bulunan 10 Ekim 2025 tarihli ateşkes anlaşması, Türkiye, Mısır ve Katar’ın garantörlüğünde sürdürülmüştür. ABD Başkanı Donald Trump’ın “Gazze’nin Ertesi Günü Planı”nı 15 Ocak 2026’da açıklayacağı belirtilmiştir. Planın içeriğine dair kamuoyuna yansıyan ilk bilgiler, Gazze’ye Uluslararası İstikrar Gücü konuşlandırılması ve bölgenin idari yapısının yeniden düzenlenmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Bu plan çerçevesinde askeri güçlerin bileşimi ve yönetim modeli henüz netleşmemiştir. Geçiş süreci, ateşkesin uygulanma mekanizması ve Gazze’nin yönetim biçimi konularında belirsizlik sürmektedir.

Gazze’de 1–10 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

1 Ocak 2026 – İsrail Saldırılarında Güncel Kayıplar ve Bölgesel Durum

Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusunun Ekim 2023’ten 1 Ocak tarihine kadar Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 271, yaralananların sayısı ise 171 bin 233’e ulaşmıştır.


Ateşkesin yürürlüğe girmesinden itibaren gerçekleştirilen saldırılarda 416 kişi hayatını kaybetmiş, 1153 kişi yaralanmıştır. Sağlık Bakanlığı 1 Ocak'ta, son 24 saatte 2 Filistinli’nin yaşamını yitirdiğini ve 6 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Gazze kentinin doğusu, Bureyc Mülteci Kampı, Refah’ın doğusu, Zeytun ve Şucaiyye mahalleleri topçu ve hava bombardımanına maruz kalmıştır. Görgü tanıkları, İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının bombardımanla eşzamanlı olarak bölgede keşif uçuşları yaptığını belirtmiştir.


Cibaliya en-Nezle bölgesinde İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu Ahmed eş-Şendagli adlı çocuk yaşamını yitirmiştir. Aynı bölgede birkaç sivilin de yaralandığı bildirilmiştir. Askeri kaynaklara göre İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde, doğusunda ve güneyindeki bölgelerdeki birlikleriyle kontrolünü sürdürmektedir. Bu durum, Gazze topraklarının %50’sinden fazlasının fiilen işgal altında olduğu anlamına gelmektedir. Gazze’deki yerel makamlar, İsrail’in hava saldırılarının özellikle yerleşim alanlarına, altyapı tesislerine ve ana ulaşım yollarına yoğunlaştığını, bunun da sivillerin tahliye ve yardım erişimini zorlaştırdığını bildirmiştir.

2–3 Ocak 2026 – İşgal Altındaki Bölgelerde Hava ve Kara Saldırıları

İsrail ordusu, 2 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin kuzeyini, orta kesimde bulunan Bureyc Mülteci Kampı’nı ve güneydeki Han Yunus kentinin doğu bölgelerini hava ve kara saldırılarıyla hedef almıştır. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, İsrail topçu birlikleri kuzeyde Gazze kentinin doğusundaki Zeytun ve Şucaiyye mahallelerine yoğun bombardıman düzenlemiştir. Aynı saatlerde İsrail’e ait savaş uçakları, Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusuna iki hava saldırısı gerçekleştirmiştir.


Han Yunus kentinin doğu bölgelerinde de İsrail topçu birliklerinin atış yaptığı, saldırı sırasında patlama seslerinin kentin farklı noktalarından duyulduğu bildirilmiştir. Hedef alınan bölgelerin İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu alanlar olması nedeniyle, can kaybı ya da yaralanma bilgisine ulaşılamamıştır.

Gazze Şeridi’ndeki hükümet yetkilileri, İsrail ordusunun 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını 969 kez ihlal ettiğini açıklamıştır. Bu saldırılar sonucunda 418 Filistinli hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.


Aynı günlerde İsrail’e ait bir İnsansız Hava Aracı (İHA), Beyt Lahiya bölgesinde yerinden edilen Filistinlilerin bulunduğu bir çadırı hedef almıştır. Gazze Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, saldırıda 4 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün durumunun ağır olduğunu bildirmiştir. Olay yerinde başka yaralıların da bulunduğu belirtilmiştir.


İsrail makamları, 1 Ocak 2026 itibarıyla, kayıt yenilemeyen 53 uluslararası sivil toplum kuruluşunun (STK) faaliyetlerini askıya alma kararı almıştır. Bu karara göre, söz konusu kuruluşlar, Gazze ve Doğu Kudüs’teki ofislerini kapatmak ve çalışanlarının kişisel bilgilerini “güvenlik soruşturması” kapsamında İsrail makamlarına sunmakla yükümlü tutulmuştur.


Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcülüğü, bu karar üzerine yaptığı açıklamada, “Genel Sekreter, İsrail makamlarının işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren çeşitli uluslararası STK’ların faaliyetlerini askıya alma kararından derin endişe duymaktadır.” ifadelerini kullanmıştır. Açıklamada, insani yardım kuruluşlarının çalışmalarının “ vazgeçilmez” olduğu belirtilmiş ve bu tür kısıtlamaların “Gazze’deki kırılgan ilerlemeyi baltalayabileceği” vurgulanmıştır.

7 Ocak 2026

İsrail ordusu, 7 Ocak 2026 tarihinde yürürlükte olan ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin birçok bölgesine hava bombardımanı ve topçu saldırıları düzenlemiştir. Görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre, İsrail topçuları Gazze kentinin doğusundaki mahalleleri hedef almış, aynı anda askeri araçlardan bölgeye ateş açılmıştır. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve orta kesimlerdeki Deyr Belah kentleri de savaş uçakları tarafından bombalanmıştır.


İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’ne hava saldırısı gerçekleştirmiştir. Yerel kaynaklar, bir eve yapılan saldırıda 2 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve 3 Filistinlinin yaralandığını bildirmiştir. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, “Hamas’a bağlı güçlerin Gazze Şeridi’nin kuzeyinde konuşlanan İsrail askerlerinin bulunduğu bölgeye ateş açtığı” iddia edilmiştir. Açıklamada ayrıca, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet ile ortak yürütülen operasyon kapsamında, “Hamas içinde önde gelen bir kişiye saldırı düzenlendiği ve bu kişinin İsrail askerlerine yönelik saldırılar planladığı” ileri sürülmüştür.


Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde İsrail ordusuna ait Quadcopter tipi bir insansız hava aracından atılan bombayla bir kişinin yaralandığı bildirilmiştir. Sağlık kaynakları, yaralanan kişinin Baptist Hastanesi’ne kaldırıldığını açıklamıştır. Görgü tanıkları, bombanın Battış ailesine ait bir eve isabet ettiğini ve saldırı sonrası evde çıkan yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini belirtmiştir.


Bu saldırının gerçekleştiği bölgenin, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması kapsamında İsrail ordusunun çekildiği alanlardan biri olduğu bildirilmiştir.Gazze Sağlık Bakanlığı, 7 Ocak itibarıyla saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bin 391, yaralıların sayısının ise 171 bin 279’a yükseldiğini açıklamıştır. Aynı gün İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki kontrolü altındaki bölgelerde de birçok binayı yıkmıştır.

8 Ocak 2026 – Sivil Alanlara ve Eğitim Yapılarına Saldırılar

İsrail ordusu, 8 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde yer alan çadırlar ve okulları hedef alan saldırılar düzenlemiştir. Görgü tanıklarının ve sağlık kaynaklarının verdiği bilgilere göre, saldırılar özellikle Han Yunus ve Cibaliya bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Gazze’nin kuzeyinde bulunan Cibaliya Mülteci Kampı’nda, İsrail savaş uçakları yerinden edilmiş sivillerin kaldığı bir bölgeyi vurmuştur. 2’si çocuk 7 Filistinli hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştır. Yaralılar, bölgedeki hastanelere kaldırılmıştır.


Han Yunus kentinin doğusundaki çadır alanlarına da hava saldırısı düzenlenmiş, saldırıların ardından bölgede geniş çaplı yıkım meydana gelmiştir. Gazze Sağlık Bakanlığı yetkilileri, sivil savunma ekiplerinin enkaz altındaki kişilere ulaşmak için çalışmalar yürüttüğünü açıklamıştır. Aynı gün, Cibaliya kentinde 11 yaşındaki Hemse Nidal Husu, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmiştir. Olayın yaşandığı bölge, daha önce İsrail ordusunun kara operasyonları düzenlediği kuzey mahalleleri içinde yer almaktadır.


Gazze Sağlık Bakanlığı, 8 Ocak itibarıyla toplam can kaybının 71 bin 395, yaralı sayısının ise 171 bin 287 olduğunu bildirmiştir. Sağlık Bakanlığı açıklamasında, son 24 saatte 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı ifade edilmiştir.

9 Ocak 2026 – Filistin Yönetiminin Açıklamaları ve Uluslararası Tepkiler

9 Ocak 2026 tarihinde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ramallah’ta düzenlenen Fetih Hareketi Devrim Konseyi’nin 13. dönem açılış toplantısında konuşmuştur. Abbas, yaptığı açıklamada Gazze’nin bölünmesini reddettiklerini belirtmiştir. Abbas, Filistin Devleti’nin Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü kapsayan tek ve bölünmez bir coğrafi-siyasi bütün olduğunu vurgulamıştır. Konuşmasında önceliklerinin Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve insani yardımların derhal girişinin temini olduğunu ifade etmiştir.


Filistin lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın planının ikinci aşamasının uygulanması gerektiğini belirterek, bu aşamanın İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesini, Hamas’ın yönetimi devretmesini ve Filistin hükümetine bağlı geçici bir idari komitenin göreve başlamasını öngördüğünü bildirmiştir. Abbas, bu sürecin “zorla yerinden etme olmaksızın yeniden imarı” ve “uluslararası meşruiyet ile Arap Barış Girişimi temelinde siyasi süreci başlatmayı” amaçladığını açıklamıştır.


Abbas ayrıca, 2026 yılının “Filistin demokrasisi yılı” olacağını ifade etmiş ve yerel seçimlerin Nisan ayında, Fetih’in 8. kongresi ile Filistin Ulusal Konseyi seçimlerinin ise yıl içinde yapılmasının planlandığını açıklamıştır. Genel seçimlerin, “uygun koşullar oluştuğunda” Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te eş zamanlı yapılacağını belirtmiştir.


Aynı gün, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Kıdemli İletişim Yöneticisi Jonathan Fowler, İsrail’in uluslararası sivil toplum kuruluşlarının (STK) Gazze’ye erişimini kısıtlamasıyla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Fowler, “Ateşkesin başlangıcında çok umut vardı. (…) Bu gerçekleşmedi ve bu trajik, şok edici, kabul edilemez.” ifadelerini kullanmıştır


Fowler, Gazze’deki durumun “hala felaket düzeyinde” olduğunu belirtmiş, İsrail’in uluslararası kuruluşlara getirdiği yeni kayıt kurallarının “insani yardım operasyonlarını kolaylaştırmak yerine karmaşıklaştırdığını” söylemiştir. Fowler, bu bağlamda “Burası İsrail toprakları değil, işgal altındaki bir bölge.” ifadesini kullanmıştır UNRWA yetkilisi, Gazze’deki çocukların durumuna da değinerek


“Gazze'deki çocukların durumu her açıdan korkunç olmaya devam ediyor.” açıklamasında bulunmuştur. Fowler, kıtlık benzeri koşullarda çocukların yetersiz beslenmeden en çok etkilenen grup olduğunu ve “Gazze, dünyada en yüksek sayıda çocuk uzuv kaybı yaşayan bölge” olduğunu belirtmiştir.


Aynı gün, UNRWA Sözcüsü Fowler ayrıca, İsrail’in uluslararası STK’ların Gazze’ye erişimi için getirdiği kayıt kurallarının doğrudan Birleşmiş Milletler’i etkilemediğini ifade etmiş, ancak “Bu, insani yardım operasyonlarını kolaylaştırmak değil, daha karmaşık hale getirmekle ilgili daha geniş bir bağlamın parçası.” demiştir. Fowler, uluslararası STK’ların sahadaki önemine dikkat çekerek “Gazze'nin şu anda ihtiyacı olan şey kısıtlamalar değil, ateşkesin başlangıcında umulan türden bir insani yardım artışı.” ifadelerini kullanmıştır


UNRWA yetkilileri, bu tür kısıtlamaların “küresel sonuçlar doğurabileceği” uyarısında bulunmuş ve İsrail’in bu uygulamaları sürdürmesinin “uluslararası hukuk açısından kritik bir dönemeç oluşturduğunu” belirtmiştir.

9–10 Ocak 2026 – Yeni Saldırı Dalgaları

9 Ocak 2026 sabahı İsrail ordusu, Gazze kentinin kuzeyini, orta kesimlerdeki Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusunu ve güneydeki Han Yunus kentinin doğu bölgelerini hedef alarak hava ve topçu saldırılarını sürdürmüştür. Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi ’nde İsrail savaş uçaklarının saldırı düzenlediği, bölgede insansız hava araçlarının (İHA) yoğun şekilde uçtuğu belirtilmiştir. Orta kesimdeki tarım arazilerinin bulunduğu Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusuna da iki ayrı hava saldırısı yapılmıştır.


Han Yunus’un doğu bölgeleri, aynı sabah saatlerinde İsrail topçularının yoğun atışlarına maruz kalmıştır. Saldırılarla birlikte bölgede ardı ardına patlama sesleri duyulmuş, İsrail askeri araçlarının aralıklı ateş açtığı kaydedilmiştir. Gazze Sağlık Bakanlığı, 9 Ocak itibarıyla son 24 saat içinde 14 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve 17 kişinin yaralandığını açıklamıştır. Enkaz altından çıkarılan cenazelerin de dahil edilmesiyle, toplam can kaybı 71 bin 409, yaralı sayısı ise 171 bin 304 olarak güncellenmiştir. Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana düzenlenen saldırılarda 439 kişinin öldüğü, 1223 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 688 cenazenin çıkarıldığı bildirilmiştir.

10 Ocak 2026 – Uluslararası Protestolar

10 Ocak 2026 tarihinde İsveç’in başkenti Stockholm’de, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ve ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesini protesto eden geniş katılımlı bir gösteri düzenlenmiştir. Odenplan Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi, İsrail ordusunun 10 Ekim 2025’te başlayan ateşkesi ihlal ederek Gazze’yi hedef almasını kınamıştır. Gösteri, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla gerçekleştirilmiştir.


Protestoya katılanlar, “Gazze’de çocuklar öldürülüyor”, “Filistin’de gıda kıtlığına son verilsin”, “Venezuela’da savaşa hayır, barışa evet” ve “Amerikan emperyalizmini durdurun” yazılı pankartlar taşımıştır. Katılımcılar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasını ve ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’i serbest bırakmasını talep etmiştir. Gösteriye katılan İsveçli aktivist Sigrun Meder, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Filistin’de gözlerimizin önünde gerçekleşen bu korkunç soykırıma tanık olurken, fırtınalarda çadırların nasıl yıkıldığını görüyoruz.” ifadelerini kullanmıştır. Meder, açıklamasında ayrıca “Şu an Gazze’de sözde bir ateşkes olmasına rağmen hem bombalamalar devam ediyor hem de çok sayıda insan ölüyor.” demiştir


Meder, uluslararası hukuka ilişkin değerlendirmesinde “Uluslararası hukuka saygı duyulmayan bir dönemden geçiyoruz. (…) Uluslararası hukuka uymaya zorlanan tek ülke Rusya, ancak söz konusu ABD, Batı veya İsrail olduğunda istediklerini yapabiliyorlar.” ifadelerini kullanmıştır.


Aynı açıklamada Meder, “Bizler, sokaklarda ve meydanlarda uluslararası hukuku savunanlarız. Demokrasiyi savunuyoruz, insan haklarını savunuyoruz. Filistin'in yanındayız, Venezuela'nın yanındayız.” sözleriyle eyleme katılan grubun tutumunu ifade etmiştir. Gösteri sırasında katılımcılar, İsrail’in Gazze’deki saldırılarının durdurulması çağrısında bulunmuş ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin politikalarını protesto etmiştir. Etkinlik, çeşitli insan hakları örgütleri ve dayanışma platformlarının desteğiyle düzenlenmiş, göstericiler akşam saatlerinde olaysız şekilde dağılmıştır.

14 Ocak 2026

Gazze’de 11–14 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava, kara ve denizden eşzamanlı saldırılar düzenlemiştir. Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah ve Zeytun mahalleleri topçu ateşiyle hedef alınmıştır. Aynı gün, İsrail savaş uçakları Gazze’nin orta kesiminde bulunan Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusundaki bölgeleri bombalamış; güneydeki Refah kenti ile kuzeydeki Cibaliya ve Beyt Lahiya bölgelerinde hava saldırıları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca İsrail donanmasına ait gemiler, Gazze’nin kuzey sahillerine çok sayıda top mermisi atmıştır.



Gazze Şeridi’nin farklı kesimlerinde düzenlenen bu saldırılarda 4 Filistinli hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır. Sağlık kaynaklarına göre, Gazze’nin güneyindeki Beni Suheyla bölgesinde İsrail İHA’sının hedef aldığı saldırıda Muhammed ve Enes Ebu Asi yaşamını yitirmiştir. Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde 31 yaşındaki Muhammed Macid el-Caberi, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu göğsünden vurularak ölmüştür. Megazi Mülteci Kampı’nda düzenlenen saldırıda ise Muhammed el-Harazin adlı bir Filistinli hayatını kaybetmiş, 4 kişi yaralanmıştır.


Gazze’de 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkese rağmen, İsrail ordusunun operasyonları devam etmiştir. Ekim 2025’ten 11 Ocak 2026’ya kadar olan süreçte 439 Filistinli hayatını kaybetmiş, 1.223 kişi yaralanmıştır.


Gazze’de kış mevsiminin başlamasıyla birlikte aşırı soğuk koşullar etkisini artırmıştır. Hükümetin Medya Ofisi, Gazze'de soykırımın başlangıcından bu yana 21 kişinin soğuk nedeniyle öldüğünü, bu kişilerin 18’inin çocuk olduğunu bildirmiştir. Aynı açıklamada, Gazze Şeridi’nde devam eden yakıt kıtlığı, barınma malzemesi eksikliği ve insani yardımların kısıtlanması nedeniyle ölüm riskinin artabileceği belirtilmiştir. Ayrıca, hükümetin açıklamasında yaklaşan yeni soğuk hava dalgalarının “özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastalar arasında ölümleri artırabileceği” yönünde uyarı yapılmıştır.

12 Ocak 2026

12 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentleri ile orta kesimlerdeki bölgeleri hedef alan yeni saldırılar düzenlemiştir. Yerel kaynaklara göre, Han Yunus’un doğusu ile Refah kentinin batısındaki Mevasi bölgesinin güneyi topçu atışlarıyla vurulmuştur. Aynı gün içinde Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi savaş uçakları tarafından bombalanmıştır. İsrail askeri araçları, Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna ateş açarken, topçu birlikleri Gazze kentinin doğusunu hedef almıştır.


İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırılarda 3 Filistinli hayatını kaybetmiş, 1 kadın yaralanmıştır. Hastane kaynaklarına göre, Han Yunus’un orta kesiminde yer alan Beled bölgesi “Quadcopter” tipi bir İHA ile hedef alınmış, saldırıda ölenlerin cenazeleri Nasır Hastanesi’ne götürülmüştür. Ayrıca, Han Yunus’un Batn Semin bölgesinde İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu bir kadının yaralandığı bildirilmiştir. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 5’i enkaz altından çıkarılan 7 Filistinlinin naaşına ulaşıldığını ve 4 yaralının hastanelere getirildiğini açıklamıştır.



10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından 12 Ocak itibarıyla 442 Filistinlinin öldüğü, 1.236 kişinin yaralandığı kaydedilmiştir.


Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında, şiddetli hava koşullarının insani yardım çalışmalarını tehlikeye attığını bildirmiştir. Dujarric, “Sert hava koşulları, büyük barınma ihtiyaçlarını karşılama yönündeki ilerlemeyi tehlikeye atıyor” demiştir.


Dujarric ayrıca, 28 bin aileye 1.600 çadır ve 27 bin battaniye dağıtıldığını, buna rağmen 1,1 milyon kişinin hâlâ acil yardıma muhtaç olduğunu açıklamıştır. BM’ye bağlı insani yardım ortaklarının Aralık ayında 76 binden fazla çocuğu sağlık taramasından geçirdiği ve bu taramalarda 820’si şiddetli olmak üzere 4.900 akut yetersiz beslenme vakasının tespit edildiği, 2025 yılı boyunca toplam 95 bin akut yetersiz beslenme vakasının kayıtlara geçtiği bildirilmiştir.


BM verilerine göre, Gazze’de yaklaşık 268 bin çocuğa hizmet veren 440 geçici öğrenim alanı oluşturulmuştur. Ancak İsrail yetkililerinin, “eğitim materyalleri ateşkesin ilk aşamasında kritik faaliyet sayılmadığı” gerekçesiyle bölgeye girişini engellemeye devam ettiği belirtilmiştir. 

13 Ocak 2026

13 Ocak 2026 itibarıyla kutup kökenli bir fırtına Gazze Şeridi’ni etkisi altına almıştır. Şiddetli yağmur ve rüzgar, yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı bölgelerde can kayıplarına ve çadırların yıkılmasına yol açmıştır. Gazze’deki Hükümet Medya Ofisi, kış mevsiminin başlamasından 13 Ocak tarihine kadar soğuk nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 7’ye, Ekim 2023’ten itibaren ise toplamda 24’e (21’i çocuk) ulaştığını açıklamıştır.



Gazze Sivil Savunma İdaresi, şiddetli yağmur ve rüzgar nedeniyle kısmen çöken binalar sonucunda 4 Filistinlinin öldüğünü bildirmiştir. Sağlık kaynakları, Gazze kentinde çadırında kalan yaşlı bir Filistinli erkeğin, yıkılmış bir cami minaresinden düşen molozların altında kalarak yaşamını yitirdiğini açıklamıştır


Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsnü Mühenna, yaptığı açıklamada, “Şiddetli rüzgarlar ve yoğun yağışlar, özellikle batı bölgeleri ile alçak kesimlerde bulunan, evlerini kaybetmiş yerinden edilmiş insanların barındığı binlerce çadırı uçurdu ve su altında bıraktı” ifadelerini kullanmıştır. Mühenna ayrıca, altyapının, su ve kanalizasyon şebekelerinin ve yolların büyük ölçüde tahrip edilmesi nedeniyle her fırtınanın ikincil bir insani krize dönüştüğünü belirtmiştir.

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta ve güney bölgelerine yönelik yeni hava ve topçu saldırıları düzenlemiştir. İsrail ordusu Refah kentinin güneybatısındaki bölgeleri hava saldırılarıyla, doğu bölgelerini ise topçu atışlarıyla hedef almıştır.


Yerel kaynaklar, İsrail helikopterlerinin Refah’ın kuzeyinde makineli silahlarla ateş açtığını bildirmiştir. Aynı gün Bureyc Mülteci Kampı’nın kuzeydoğu kesimleri de topçu atışlarına maruz kalmıştır.



İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını ihlal eden bu saldırıların ardından, “Refah’ta çıkan çatışmada iki Filistinlinin öldüğü ve iki İsrail askerinin yaralandığı” bilgisini paylaşmıştır. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde insansız hava aracı (İHA) ile gerçekleştirdiği saldırıda Filistinli sağlık personeli Hatem Ebu Salih hayatını kaybetmiştir. Sağlık kaynaklarına göre, saldırı Beni Suheyla bölgesinde meydana gelmiş, Ebu Salih’in cenazesi Han Yunus’taki Nasır Tıp Merkezi’ne getirilmiştir.


Aynı gün Refah kentine de havadan ve topçu atışlarıyla yoğun saldırılar düzenlenmiş, helikopterlerden açılan makineli tüfek ateşleriyle kentin kuzeyi hedef alınmıştır.

14 Ocak 2026 itibarıyla Gazze Şeridi’nde toplam 71.424 Filistinli hayatını kaybetmiş, 171.324 kişi yaralanmıştır.Bölgede sivil altyapının yüzde 90’ı tahrip olmuş, yaklaşık 70 milyon ton moloz birikmiştir.

3 Şubat 2026

Gazze’de 15–20 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

Gazze’de yürürlükte bulunan ateşkes süreci 15 Ocak 2026 itibarıyla ikinci aşamaya geçmiştir. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin telekonferans yöntemiyle düzenlediği basın bilgilendirmesinde açıklanmıştır.


ABD’li bir yetkili, Türkiye’nin sürecin sağlanmasında oynadığı rolü şu ifadelerle belirtmiştir: “Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, Dışişleri Bakanı (Hakan) Fidan ve istihbarat direktörü (Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı) İbrahim Kalın bu sürece çok yakından dahil oldular ve bizimle birlikte gerçekten inanılmaz bir iş çıkardılar. Onların bu sürece dahil olmalarının çok önemli olduğunu düşünüyoruz.” Aynı yetkili, “Başkan Trump bu konuda çok minnettar.” ifadesini de kullanmıştır.


Trump yönetiminden yapılan açıklamada, Türkiye’nin Gazze’deki ateşkes planına katkısının yanı sıra, Türkiye ve İsrail’in ilişkilerini yeniden inşa etme sürecinin desteklendiği vurgulanmıştır.


ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, aynı gün yaptığı yazılı açıklamada, sürecin ikinci aşamasına geçildiğini duyurmuş ve bu aşamayı şu ifadelerle tanımlamıştır: “Bugün, Başkan Trump adına, Gazze'deki çatışmaları sona erdirmek için Başkan'ın 20 maddelik planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyuruyoruz. Bu aşama, ateşkesin ardından silahsızlanma, teknokratik yönetim ve yeniden inşa süreçlerini içermektedir.”


Witkoff’un açıklamasında ikinci aşamanın içeriğine dair, “Gazze’de geçici bir teknokratik Filistin yönetimi şeklinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulması, Gazze’nin tam olarak silahsızlandırılması ve bölgenin yeniden inşası” süreçlerinin yer aldığı bildirilmiştir.


Bu açıklamaların ardından Gazze’deki Filistin hükümeti, ateşkesin ilk aşamasına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmıştır. Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nin yayımladığı rapora göre, 10 Ekim 2025–15 Ocak 2026 tarihleri arasında İsrail’in ateşkesin birinci aşamasında 1244 ihlal gerçekleştirdiği, bu ihlaller sonucu 449 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 1246 kişinin yaralandığı ve 50 kişinin gözaltına alındığı açıklanmıştır.


Raporda ayrıca, ateşkes sürecinde insani yardım girişlerinin engellendiği, anlaşmada öngörülen 57 bin tırdan yalnızca 24 bin 611 tırın Gazze’ye ulaşabildiği belirtilmiştir. Günlük ortalama 600 tır girmesi gerekirken bu sayının 259 tırla sınırlı kaldığı, dolayısıyla ateşkese bağlılık oranının yüzde 43 düzeyinde gerçekleştiği ifade edilmiştir.


Yakıt sevkiyatında ise öngörülen 4 bin 750 tır yerine 601 tırın Gazze’ye girebildiği, bunun da yalnızca yüzde 12 oranında bir uyuma tekabül ettiği açıklanmıştır. Gazze’deki sağlık tesisleri, fırınlar ve su arıtma merkezlerinin büyük kısmının bu nedenle hizmet veremez hale geldiği rapor edilmiştir.


Kış koşullarının ağırlaşması sonucunda soğuk nedeniyle çok sayıda çadırın çöktüğü, 127 binden fazla barınma alanının kullanılamaz hale geldiği ve 1,5 milyondan fazla yerinden edilmiş kişinin asgari barınma şartlarından yoksun kaldığı bildirilmiştir.

Gazze İçin Yeni Yönetim Yapısının Şekillenmesi

Gazze barış planı çerçevesinde oluşturulan yerel ve uluslararası yönetim yapısının ayrıntıları 17 Ocak 2026 tarihinde netleşmiştir. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgilere göre, yapılandırma süreci Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararı temelinde ilerlemektedir. Bu karar ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından 29 Eylül 2025’te açıklanan “Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan” (Comprehensive Plan to End the Gaza Conflict) desteklenmiştir.



Yeni yönetim modelinin üç ana organı belirlenmiştir: Barış Kurulu (Board of Peace), Barış Kurulu Yönetim Kurulu (Executive Board) ve Gazze Yönetim Kurulu.

Barış Kurulu

Barış Kurulu, Gazze için oluşturulan en üst siyasi yapı olarak tanımlanmıştır. Kurulun başkanlığını ABD Başkanı Donald Trump üstlenmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu olacak kurulun kurucu üyeliğine davet edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Planı desteklemeyi kararlaştırmıştır. Bu çerçevede, Gazze'de güvenliğin yeniden tesisi için Barış Kurulu kurulmuştur.” ifadelerine yer vermiştir.

Barış Kurulu Yönetim Kurulu

Barış Kurulu’nun stratejik vizyonunu oluşturmakla görevli Yönetim Kurulu üyeleri kamuoyuna açıklanmıştır. Bu kurulda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump’ın eski başdanışmanı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, iş insanı Marc Rowan, Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanlarından Robert Gabriel yer almıştır.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG)

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin (National Committee for the Administration of Gaza – NCAG) başkanlığına, eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Dr. Ali Şaas getirilmiştir. Komite, tamamı Gazzeli 15 Filistinli teknokrattan oluşmuştur. Yapı, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Filistin Yönetimi ve diğer Filistinli siyasi oluşumların yanı sıra, Türkiye, ABD, Katar ve Mısır’ın desteğiyle faaliyet gösterecektir.

Gazze Yüksek Temsilciliği ve Uluslararası İstikrar Gücü

Gazze’deki geçiş sürecini koordine etmek üzere oluşturulan Yüksek Temsilcilik Ofisi’nin başına, eski BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov atanmıştır. Mladenov, aynı zamanda Barış Kurulu Yönetim Kurulu’nun da üyesidir. Gazze’de güvenliği sağlamak amacıyla konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’nün komutanlığını ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers üstlenmiştir.

Gazze Yönetim Kurulu

Gazze Yönetim Kurulu, Yüksek Temsilcilik Ofisi ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki faaliyetleri izlemekle sorumludur. Kurulun üyeleri arasında Steve Witkoff, Jared Kushner, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısırlı General Hassan Rashad, Tony Blair, Marc Rowan, BAE Devlet Bakanı Reem Al-Hashimy, Nikolay Mladenov, Yakir Gabay ve BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Sigrid Kaag yer almıştır.


İsrail’in Ateşkese Rağmen Saldırılarını Sürdürmesi

İsrail ordusu, 17 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava ve kara saldırıları düzenlemiştir. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliya Mülteci Kampı ve orta kesimdeki Deyr el-Belah kenti İsrail savaş uçakları tarafından hedef alınmıştır. Ayrıca Han Yunus’un doğusu ile Refah’ın kuzeyine helikopter ve kara araçlarıyla ateş açılmıştır.


Bakanlık verilerine göre, Ekim 2023’ten 17 Ocak tarihine kadar düzenlenen saldırılarda 71 bin 548 Filistinli yaşamını yitirmiş, 171 bin 353 kişi yaralanmıştır. Ayrıca hükümete bağlı Şehit Akreditasyon Komitesi tarafından doğrulanan 92 yeni ölüm vakasının toplam sayıya eklendiği açıklanmıştır.


Gazze’nin güneyinde Han Yunus kentinde yaşayan 27 günlük bir bebek, aşırı soğuk nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Sağlık kaynakları, bebeğin ölümüyle birlikte kış mevsiminin başından bu yana soğuktan ölen çocuk sayısının sekize yükseldiğini bildirmiştir.


İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD merkezli X platformundaki paylaşımında, The New York Times gazetesinin ateşkese rağmen Gazze’de 2500’den fazla binanın yıkıldığını ortaya koyan uydu görüntülerine atıfta bulunarak, “İsrail askerlerini faaliyetlerinden dolayı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullanmıştır. Katz, açıklamasında “İsrail’in yakın ve uzak tüm tehditlere karşı güvenliğini korumaya devam edeceğini” söylemiştir.


Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yayımladığı yazılı açıklamada, Katz’ın Gazze’deki yıkımla övünmesini “modern tarihte uluslararası hukuk ve insani teamüllere yönelik eşi benzeri görülmemiş bir pervasızlık” olarak nitelemiştir. Kasım, “Gazze’de yaşananlar bir soykırım savaşı ve etnik temizliktir.” ifadesini kullanmıştır.


İsrail ordusu, 19 Ocak 2026 tarihinde de Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenlemiştir. Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Han Yunus’un doğusundaki bazı bölgeler, Deyr el-Belah kenti ve Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi topçu ateşiyle hedef alınmıştır. Ayrıca Cibaliya beldesinde hedef gözetmeksizin ateş açılmıştır.


Sağlık kaynakları, bu tarihteki saldırılarda 3 Filistinlinin hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Refah’ın Mevasi bölgesinde Hüseyin Ziya Ebu Armana adlı çocuk, Han Yunus’ta bir insansız hava aracının açtığı ateş sonucu 17 yaşındaki Hüseyin Tevfik Ebu Sible, Şeyh Nasır bölgesinde ise 20 yaşındaki Şahir Adem Ebu Hadid yaşamını yitirmiştir.


19 Ocak'ta Gazze kentinde yaşayan 7 aylık Şeza Ebu Cerrad, aşırı soğuk nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Böylece kış aylarında soğuk nedeniyle yaşamını yitiren çocukların sayısı 9’a yükselmiştir


Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından 20 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan verilere göre, Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 71 bin 551’e, yaralı sayısı ise 171 bin 372’ye yükselmiştir. Bakanlık ayrıca, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından 466 kişinin öldüğünü ve 1294 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Aynı dönemde, Gazze Şeridi’nde enkaz altında hâlen binlerce cenazenin bulunduğu açıklanmıştır.

Gazze’de 21–31 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

Ateşkesin İhlali ve Saldırıların Yeniden Yoğunlaşması

21 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kenti ile orta kesimdeki Deyr el-Belah kentlerini havadan hedef almıştır. Ayrıca kuzeydeki Şeyh Zayid kentinde saldırılardan geride kalan bina ve tesisleri havaya uçurmuştur. Patlamalar Gazze kenti ve kuzey bölgelerinde hissedilmiştir. İsrail donanmasına ait savaş gemileri Gazze kentinin sahiline doğru makineli tüfeklerle ateş açmış, kentin doğu bölgeleri hem havadan hem karadan hedef alınmıştır. Güneydeki Han Yunus kentinde ise doğu bölgeleri askeri araçlardan açılan yoğun ateşle vurulmuştur.



Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, aynı gün Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kenti top atışlarıyla hedef alınmış, saldırı sonucu biri çocuk 3 Filistinli hayatını kaybetmiştir. Gazze kentinin güney kesimine düzenlenen bombardımanda 3 Filistinli yaşamını yitirmiştir. Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir el-Burş, “Gazze kentinin güneyine düzenlenen bombardıman sırasında yaşamını yitiren 3 Filistinlinin gazeteci olduğunu” bildirmiştir. Ölen gazeteci sayısının, bu üç gazetecinin ölümüyle birlikte 260’a ulaştığını açıklanmıştır.


Gazze Sağlık Bakanlığı 22 Ocak’ta yaptığı açıklamada, son 48 saatte 11 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 7 kişinin yaralandığını bildirmiştir. Açıklamada, “Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 477 kişinin yaşamını yitirdiği, 1301 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Ayrıca, “İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başladığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bin 562’ye, yaralıların sayısının ise 171 bin 379’a yükseldiği” kaydedilmiştir.


24 Ocak 2026 tarihinde Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı, kış mevsiminin başlangıcından bu yana İsrail’in yakıt ve insani yardım girişini engellemesi nedeniyle 10 çocuğun soğuktan hayatını kaybettiğini duyurmuştur. Açıklamada, “3 aylık Ali Ebu Zur, aşırı soğuk nedeniyle Aksa Şehitleri Hastanesi'nde hayatını kaybetti.” ifadesine yer verilmiştir. Aynı açıklamada, Han Yunus’un el-Mevasi bölgesinde yaşayan 6 aylık Yusuf Ömer Ebu Hamala’nın da soğuk hava nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtilmiştir. Kış ayından bu yana soğuk havadan korunamayan çocukların sayısının 10’a ulaştığı bildirilmiştir.


Aynı tarihte İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesini bombalamış, Gazze Caddesi’ni hedef alan saldırıda çok sayıda Filistinli yaralanmıştır. Ayrıca Beyt Lahiya beldesindeki Salatin bölgesinde açılan ateş sonucu Filistinli Mecdi İbrahim Belavi yaralanmış, Han Yunus’un güneyinde açılan ateşte Müeyyid Ebu Muammer adlı bir Filistinli yaralanmıştır.


Görgü tanıkları, Han Yunus’un orta kesiminde insansız hava aracından (İHA) açılan ateş sonucu Ammara Casir kavşağı yakınında patlama meydana geldiğini aktarmıştır. Han Yunus’un güneydoğusundaki bölgelere hava saldırıları düzenlenmiş, İsrail donanması da kentin kıyı şeridini hedef almıştır. Aynı gün Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna topçu atışı yapılmış, Gazze’nin doğu kesimleri vurulmuştur.


Sağlık kaynakları, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da Kemal Advan Hastanesi yakınlarında bir bombanın patlaması sonucu 14 yaşındaki Selman Zekeriya ve 15 yaşındaki Muhammed Yusuf’un hayatını kaybettiğini bildirmiştir. Görgü tanıkları, İsrail’e ait bir İHA’dan çocukların bulunduğu noktaya bomba atıldığını belirtmiştir. Ayrıca Han Yunus’un güneyinde Kız el-Neccar bölgesinin de bombardıman hedefi olduğu, bu saldırıda bir Filistinlinin öldüğü kaydedilmiştir.


Gazze Sağlık Bakanlığı 24 Ocak itibarıyla yaptığı yazılı açıklamada, “Son 48 saatte 4 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 12 kişinin yaralandığı” bilgisini paylaşmıştır. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 481 kişinin yaşamını yitirdiği, 1313 kişinin yaralandığı” ifade edilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 654’e, yaralı sayısı 171 bin 391’e yükselmiştir.


25 Ocak’ta da İsrail ordusu, sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine hava saldırıları ve topçu atışları düzenlemiştir. Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nin doğu kesiminde, özellikle El-Battiş Mezarlığı çevresinde çok sayıda bina patlayıcılarla yıkılmıştır. Yıkım faaliyetleri, hava saldırılarıyla eş zamanlı gerçekleşmiştir.


Aynı gün Gazze’nin kuzeyinde Cibaliya Mülteci Kampı’nın doğusu ve Han Yunus’un doğusundaki Beni Süheyla beldesi topçu atışlarının hedefi olmuştur. Han Yunus açıklarında Filistinli balıkçılara ateş açılmış, can kaybı yaşanmamıştır. Sağlık kaynakları, İsrail ordusunun ateşkesi ihlal eden saldırılarında 3 Filistinlinin öldüğünü, 6 kişinin yaralandığını bildirmiştir.


26 Ocak’ta Gazze Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, “son 24 saatte biri enkaz altından 3 Filistinlinin cansız bedeni ile 20 yaralının hastanelere getirildiğini” belirtmiştir. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 486 kişinin yaşamını yitirdiği, 1341 kişinin yaralandığı” kaydedilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 660’a ulaşmıştır.


Gazze İçin Barış Kurulu ve Davos Açıklamaları

21 Ocak'ta Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ortak açıklama yayımlamıştır. Açıklamada, “Bakanlar, ülkelerinin Barış Kurulu’na katılmaya yönelik ortak kararını açıklamaktadır. Katıldığını duyurmuş olan Mısır Arap Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil her bir ülke kendi ilgili hukuki ve diğer gerekli usullerine uygun olarak katılım belgelerini imzalayacaktır.” ifadeleri yer almıştır. Açıklamada ayrıca, söz konusu misyonun “kalıcı bir ateşkesin pekiştirilmesini, Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ile devlet kurma hakkına erişimini hedeflediği” belirtilmiştir.


22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen “Gazze için Barış Kurulu Şartı” imza törenine katılan ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasında “Gazze'deki ateşkesi büyük bir titizlikle sürdürdük ve sürdürmeye devam edeceğiz.” demiştir. Trump, aynı konuşmada “Gazze Barış Kurulunda 59 ülkenin yer aldığını” açıklamış ve “59 ülke Orta Doğu’da barış sürecine dahil oldu. Çoğu Orta Doğu’da değil, Orta Doğu’ya yakınlar ama orada değiller.” ifadelerini kullanmıştır.

İsrailli Esirin Cesedine Ulaşılması

26 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki bir mezarlıkta yapılan arama sonucu İsrailli esir Ran Gvili’nin cesedine ulaşıldığını açıklamıştır. Açıklamaya göre, “Gazze kentinin doğusunda yapılan arama sonucu İsrailli esire ait cesede ulaşıldı ve kimliği testler sonucu tespit edildi.” ifadeleri kullanılmıştır. Esirin kalıntılarının ülkeye getirilmek üzere yola çıkarıldığı bildirilmiştir.


ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeyi kullanmıştır: “Gazze'deki son rehinenin cesedini kurtardık. Böylece, hayatta olan 20 rehinenin tamamını ve ölenlerin tamamını geri almış olduk! Harika bir iş. Çoğu kişi bunun imkansız olduğunu düşünüyordu.


Hamas, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkese bağlılığımız ve ulusal yükümlülüklerimiz doğrultusunda İsrailli son esirin cesedine ulaşılması için çaba sarf ettik.” demiştir. Açıklamada, “Böylece Filistinli direnişçiler olarak ateşkes anlaşmasının ilk aşamasına bağlılığımızı yerine getirmiş olduk.” ifadesi kullanılmıştır.


Hamas ayrıca, İsrail’i “ateşkes anlaşmasının tüm maddelerini eksiksiz uygulamaya” çağırmış ve Refah Sınır Kapısı’nın çift yönlü açılmasını talep etmiştir. Açıklamada, “İsrailli son esirin cesediyle ilgili bahaneler de son bulduğuna göre, İsrail’in uymadığı tüm maddelerin uygulanmasını talep ediyoruz.” ifadeleri yer almıştır.

Refah Saldırıları ve Yardım Erişimi Tartışmaları

27 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Han Yunus’un doğusu, Refah’ın batısı ve Gazze’nin doğusundaki Tuffah Mahallesi’ni hedef almıştır. Aynı gün Gazze’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı çevresine helikopterlerden ateş açılmış, Refah kentinde bazı bölgelerde art arda patlamalar yaşanmıştır.


Gazze Sağlık Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, “Son 48 saatte 2’si çocuk olmak üzere 8 Filistinlinin öldüğü, 19 kişinin yaralandığı” bilgisini paylaşmıştır. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail’in saldırılarında 494 kişinin öldüğü, 1377 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 662’ye, yaralı sayısı ise 171 bin 410’a yükselmiştir.


Aynı gün Gazze’nin doğusundaki Tuffah Mahallesi, Cibaliya Mülteci Kampı’nın batısı ve Han Yunus’un doğu kesimleri topçu atışlarının hedefi olmuştur. Görgü tanıkları, Refah kentinin kuzeyinde yerinden edilmiş sivillerin barındığı çadır alanlarının da vurulduğunu bildirmiştir. İsrail ordusunun saldırılarında sivil can kayıpları yaşanmış, ölenler arasında çocukların bulunduğu aktarılmıştır


Gazze Sağlık Bakanlığı aynı tarihlerde yaptığı başka bir açıklamada, “Gazze’de kış boyunca soğuktan ölen çocuk sayısının 11’e yükseldiğini” duyurmuştur. Açıklamada, “12 günlük bir bebeğin, yakıt ve ısıtıcı malzeme eksikliği nedeniyle hayatını kaybettiği” ifade edilmiştir. Sağlık Bakanlığı ayrıca, “20 binden fazla hastanın yurt dışında tedavi beklediğini, 1268 hastanın izin beklerken öldüğünü” bildirmiştir.



28 Ocak’ta İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya, orta kesimindeki Deyr el-Belah ve güneydeki Han Yunus çevresinde yoğun hava saldırıları gerçekleştirmiştir. Bureyc ve Megazi mülteci kampları da bombardıman altına alınmıştır.



Gazze Sağlık Bakanlığı 29 Ocak’ta yayımladığı raporda, “71 bin 667 kişinin hayatını kaybettiğini, 171 bin 458 kişinin yaralandığını” açıklamıştır. Açıklamaya göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana 499 Filistinli ölmüş, 1393 kişi yaralanmıştır.


Aynı gün Gazze’nin doğusundaki Zeytun Mahallesi, Rimal bölgesi, Şucaiyye ve Han Yunus’un batısındaki Esda Mahallesi hava saldırılarına maruz kalmıştır. İsrail ordusunun topçu birlikleri, Gazze’nin kuzeyinde Beit Hanun beldesi ve çevresini de hedef almıştır. Bu saldırılar sonucunda ölen ve yaralananlar Gazze’deki Şifa, Nasır ve Aksa Şehitleri hastanelerine sevk edilmiştir.


Aynı dönemde Avrupa Birliği yetkilileri, Refah Sınır Kapısı’na ilişkin açıklama yapmıştır. AB Refah Sınır Yardım Misyonu'nun (EUBAM Refah) teyakkuzda beklediğini aktaran El Anouni, "Sınır kapısı açılır açılmaz harekete geçmeye hazırız." demiştir.

Yeni Hava Saldırıları ve Artan Kayıplar

30 Ocak 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna düzenlediği saldırılarda 21 yaşındaki Yasir Muhammed Ebu Şehade ve 20 yaşındaki Velid Hasan Derviş’in öldüğünü bildirmiştir. Görgü tanıklarına göre saldırı, Ebu Namus Kavşağı yakınlarında İHA (insansız hava aracı) ile gerçekleştirilmiştir. Aynı gün Refah kentinde düzenlenen başka bir hava saldırısında 3 Filistinli hayatını kaybetmiştir.


Aynı tarihte İsrail askerlerinin ateş açması sonucu Ramallah’ın kuzeyindeki El-Celezon Mülteci Kampı’nda biri 15, diğeri 16 yaşında iki Filistinli çocuk yaralanmıştır. Filistin haber ajansı WAFA’ya göre, İsrail askerleri kamp bölgesine baskın düzenlemiş, ayrıca Ramallah çevresindeki bazı köylere de operasyonlar gerçekleştirmiştir.


31 Ocak 2026 sabahı Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail ordusunun sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 37 Filistinlinin öldüğünü açıklamıştır. Açıklamaya göre ölenler arasında çocuklar ve kadınlar bulunmaktadır. Saldırılarda 32 kişinin ölümü ilk saatlerde teyit edilmiş, ilerleyen saatlerde toplam sayı 37’ye yükselmiştir.


İsrail ordusu, Han Yunus’un Esda bölgesinde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırı insansız hava aracıyla hedef almıştır. Nasır Hastanesi’nden sağlık görevlileri, “Saldırıda aynı aileden 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı” bilgisini vermiştir. Aynı gün Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi’nde bir apartman dairesi hedef alınmış, üçü çocuk, ikisi kadın olmak üzere 5 kişi yaşamını yitirmiştir.


İsrail ordusunun Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde açtığı ateş sonucu bir kişi ölmüş, Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde bulunan polis merkezi de hedef alınmıştır. Polis merkezine düzenlenen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır.


Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde bir apartmana düzenlenen bombalı saldırıda bazı Filistinliler yaralanmış, kent merkezindeki Cela Caddesi ve El-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusu da hava saldırılarının hedefi olmuştur. Bu bölgelerde yaralılar hastanelere kaldırılmıştır.


Gazze Sağlık Bakanlığı 31 Ocak itibarıyla yayımladığı açıklamada, “Son 48 saatte hastanelere 12’si bugün olmak üzere 28 ölü ve 49 yaralı getirildi” bilgisini vermiştir. Açıklamada, “Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana 509 kişinin öldüğü, 1405 kişinin yaralandığı” belirtilmiştir. Toplam can kaybı 71 bin 769’a, yaralı sayısı 171 bin 480’in üzerine çıkmıştır.


İsrail ordusu, saldırılara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Hamas’ın ateşkesi ihlal ettiği” iddiasında bulunmuştur. Aynı gün Gazze kentinin doğusundaki Tuffah, Rimal, Zeytun ve Nasır Mahalleleri; Han Yunus’un batısındaki Esda ve Refah çevresi art arda bombardıman altına alınmıştır.


Saldırılarda ölenlerin cenazeleri Şifa ve Nasır hastanelerine taşınmıştır. Filistin kaynakları, ölenlerin arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğunu bildirmiştir.


İsrail saldırılarının ardından Gazze’deki hastanelere getirilen ölüler arasında Rimal ve Esda bölgelerinde aynı aileden yedi kişinin cenazesi yer almıştır. Sağlık yetkilileri, Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’nin doluluk oranının yüzde 140’a ulaştığını, morgların kapasite sınırlarını aştığını açıklamıştır.

Uluslararası Kınamalar

Avrupa Birliği (AB), 1 Şubat 2026 tarihinde İsrail’in Gazze’de ateşkesi defalarca ihlal etmesini resmi olarak kınamıştır. AB Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştır: “Gazze'de ateşkesin defalarca ihlal edilmesini kınıyoruz, hafta sonu İsrail saldırıları sonucu yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti ve yaralandı.


Lahbib ayrıca, “Uluslararası insancıl hukukun gözetilmesi ve sivillerin her yerde her zaman korunması gerektiğini” vurgulamıştır.


Aynı gün Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları ortak açıklama yayımlamıştır. Açıklamada, İsrail'in binden fazla Filistinlinin ölümü ve yaralanmasına yol açan Gazze'de yinelenen ateşkes ihlallerini kınamışlardır.

Açıklamada ayrıca, “Bu eylemler, bölgesel ve uluslararası tarafların, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen planın ikinci aşamasını ilerletmek ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak üzere birlikte çalıştığı bir dönemde, gerilimi tırmandırma ve sükûnetin güçlendirilmesi ile istikrarın yeniden tesisine yönelik çabaları baltalama riskini ortaya çıkarmaktadır.” ifadeleri yer almıştır.


Tekrarlanan bu ihlallerin siyasi sürece doğrudan tehdit oluşturduğu ve Gazze Şeridi'nde hem güvenlik hem de insani koşullar bakımından daha istikrarlı bir aşamaya geçiş için uygun ortamın oluşturulmasına yönelik devam eden çabaları engellediği vurgulanan açıklamada, Trump'ın Barış Planı'nın ikinci aşamasının başarısının sağlanması için bu plana tam bağlılığın gerekli olduğu kaydedilmiştir.


Açıklamada, "Bakanlar ayrıca, ateşkesin muhafaza edilmesi ve sürdürülmesi, mevcut süreci zedeleyebilecek her türlü eylemden kaçınılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecine ilerlemek için elverişli koşulların yaratılmasıyla birlikte uluslararası hukuk, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve devlet olma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesi amacıyla tüm taraflara bu kritik dönemde sorumluluklarını tam olarak yerine getirme ve azami itidal gösterme çağrısında bulunmaktadır." ifadeleri kullanılmıştır.

3 Şubat 2026

Gazze’de 1–9 Şubat 2026 Arasındaki Gelişmeler

Refah Sınır Kapısı’nın Deneme Amaçlı Açılışı

İsrail ordusuna bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT), Refah Sınır Kapısı’nın ateşkes anlaşması kapsamında İsrail siyasi kademesinin talimatı doğrultusunda “deneme” (pilot) amaçlı açıldığını açıklamıştır.


Pilot uygulamanın, Avrupa Birliği Refah Sınır Yardım Misyonu (EUBAM Refah) koordinasyonunda, Mısır ve diğer ilgili taraflarla birlikte yürütüldüğü belirtilmiştir. Tüm tarafların pilot uygulama aşamasında geçişlerin başlamasına hazırlık yaptığı, bu hazırlıkların tamamlanmasının ardından Gazze sakinlerinin çift yönlü geçişinin fiili olarak başlayacağı kaydedilmiştir..


Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yayımladığı görüntülü mesajda, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının Gazze halkının temel hakkı olduğunu belirtmiştir. Kasım, “Refah Sınır Kapısı’nın açılması Gazze’deki Filistin halkının hakkıdır. Anlaşmanın ilk aşamasının başında açılması planlanmıştı. Ancak işgalci, bu süreci geciktirdi ve kapının açılmasını keyfi şekilde Gazze’deki son tutsağın cenazesinin teslimine bağladı.” demiştir.


Kasım ayrıca, “Filistinlilerin Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışlarını tam özgürlük içinde gerçekleştirme hakkı vardır. Bu hak, uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına alınmıştır.” ifadelerini kullanmıştır. Hamas, uluslararası arabulucu ülkelere, Refah Sınır Kapısı’nda İsrail’in uygulamalarını izleme çağrısında bulunmuştur.


Mısır merkezli Al-Qahera News televizyonu, Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafında 1 Şubat günü “deneme” amaçlı olarak faaliyete geçirildiğini, resmi geçişlerin ise 2 Şubat’ta başlayacağını duyurmuştur. Haberde, “Gazze’deki hastaların tıbbi tedavi amacıyla pazartesi günü Mısır’a nakledilmeye başlanacağı ve Mısır Sağlık Bakanlığına bağlı mobil yoğun bakım ünitelerinin sınır hattında hazır bekletildiği” bilgisi yer almıştır.


Mısır tarafının, yaralı ve hastaları karşılamak üzere 24 saat esasına dayalı teyakkuz hâlinde olduğu, çok sayıda ambulansın sınır hattına konuşlandırıldığı ve hastaların transferinin taraflar arasında mutabık kalınan bir mekanizma çerçevesinde gerçekleştirileceği belirtilmiştir. İsrail basını, sınır kapısının yalnızca “deneme” amaçlı açıldığını, 2 Şubat itibarıyla geçişlerin fiilen başlayacağını ve “günde 150 kişinin Gazze’den ayrılmasına, 50 kişinin ise dönmesine izin verileceğini” yazmıştır.

Refah Sınır Kapısı’nın Çift Yönlü Yaya Geçişine Açılması (2 Şubat 2026)

2 Şubat 2026 tarihinde, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı iki yönlü yaya geçişine sınırlı olarak açılmıştır. . İsrail güvenlik kaynakları, Avrupa Birliği Sınır Destek Misyonu (EUBAM) çalışanlarının bölgeye ulaşmasının ardından sınır kapısının çift yönlü olarak yayalara açıldığını bildirmiştir. Mısır medyası, sınırın faaliyete geçtiğini ve ilk gün 50 Filistinlinin Gazze’ye, 50 Filistinlinin Mısır’a geçmesinin planlandığını aktarmıştır.


İsrail basınına göre, günde 150 kişinin Gazze’den çıkışına ve 50 kişinin geri dönüşüne izin verilecektir. Geçişler, İsrail onayından sonra gerçekleştirilecektir.


Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaptığı yazılı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasını yalnızca idari bir işlem olarak değil, “kopan bağların yeniden kurulacağı ve Gazze halkı için gerçek bir umut penceresi açacak uzun bir sürecin başlangıcı” olarak değerlendirmiştir. Sınır kapısının işletilmesinin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Gazze’ye ilişkin 20 maddelik planın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Şaas, bunun hareketliliği kolaylaştırmaya kararlı tarafların katılımıyla sağlanan iş birliğine dayalı bir başarı olduğunu söylemiştir.


Şaas, arabulucular, Filistin Ulusal Yönetimi ve Başkan Trump liderliğindeki Barış Konseyi ile iş birliği içinde, bu adımın daha geniş kapsamlı bir istikrar düzenlemesi, temel hizmetlerin yeniden sağlanması ile yardım, iyileşme ve yeniden imar sürecinin önünü açacak bir giriş noktası olması için çalıştıklarını kaydetmiştir. Kayıt mekanizmaları, öncelik kriterleri ve seyahat tarihlerinin, şeffaflık, düzen ve tüm vatandaşlar için eşit fırsat sağlanması amacıyla resmi kanallar üzerinden duyurulacağını vurgulayan Şaas, Mısır'ın, özellikle Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin, Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönde açılmasında üstlendiği “sorumlu ve belirleyici rolü” takdir etmiştir. Şaas ayrıca, sürecin hayata geçirilmesine katkı sağlayan arabuluculara da teşekkür etmiştir.


Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, sınır kapısının açılmasının, özellikle yurt dışında tedavi için tıbbi sevk bekleyen insani vakalar, öğrenciler, aile birleşimi talebinde bulunanlar ve diğer acil insani ihtiyaç sahipleri için hayati bir can simidi oluşturacağını değerlendirmiştir.


Gazze Sağlık Bakanlığı, Refah’tan hasta ve yaralıların çıkışına ilişkin bir güncelleme bulunmadığını, bu kişilerin Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden bölgeden ayrılmaya devam edeceklerini açıklamıştır.


Mısır merkezli Kahire el-İhbarriyye televizyonu, Mısır’dan Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlilerden ilk grubun Refah kapısına ulaştığını ve görüntülerde Filistinlilerin Gazze’ye geçmek üzere sınıra geldiğinin görüldüğünü bildirmiştir. Haberde ayrıca, hasta ve yaralıların Mısır’a nakledilmesi için Han Yunus’taki Kızılay Hastanesi’ne ambulansların ulaştığı, Mısır’ın bu süreç için 300 ambulans, 150 hastane ve 12 bin doktor hazırladığı belirtilmiştir.


Mısır Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüssam Abdulgaffar, yapılan koordinasyon toplantısında, “Rafah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla eş zamanlı olarak sağlık tesislerinin hazırlık seviyesinin yükseltildiğini” ifade etmiş, ülke genelinde 150 hastanenin sürece dâhil edildiğini açıklamıştır.


Ayrıca, 250–300 ambulansın hazır bulundurulduğu, 18 binden fazla hemşire ve 30 hızlı müdahale ekibinden oluşan personelin görevlendirildiği aktarılmıştır. Sağlık Bakanlığı merkezinde 7 gün 24 saat esasına göre çalışan bir kontrol odası kurulduğu ve 27 acil servis ile 90’dan fazla tıp noktasıyla koordinasyon sağlandığı bildirilmiştir.


Avrupa Birliği Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar El Anouni, “EUBAM Refah, yolcu trafiğinin düzenlenmesine destek sağlamak ve Filistinli sınır personelinin operasyonlarını Gazze Planı çerçevesinde yürütmesini izlemek için görevde.” açıklamasında bulunmuştur. El Anouni, misyonun yeniden konuşlanmasını “Gazze çatışmasını sona erdirmeye yönelik planın uygulanmasında önemli bir adım” olarak nitelemiştir.


Mısır basını, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla birlikte Gazze’den gelen yaralı ve hastaların ilk grubunun Mısır’da tedavi altına alındığını, aynı zamanda Mısır’da bekleyen Filistinlilerin de Gazze’ye geçiş yaptığını bildirmiştir. Geçişlerin, İsrail’in Filistin tarafındaki kontrolünü sürdürmesi nedeniyle sıkı denetim altında gerçekleştirildiği açıklanmıştır.

Refah Kapısı’ndan İlk Dönüşler

İsrail, yaklaşık iki yıl aradan sonra 3 Şubat 2026 tarihinde Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’ndan yalnızca 12 Filistinlinin Gazze Şeridi’ne dönüşüne izin vermiştir


Geçiş yapanların 9’u kadın, 3’ü çocuk olup, Birleşmiş Milletler’e ait araçların eşlik ettiği bir minibüsle Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Hastanesi’ne ulaşmışlardır.


Filistinli aileler, yakınlarını karşılamak üzere hastane önünde toplanmıştır. Dönüş yapan Filistinliler, sınır kapısındaki İsrail kontrol noktalarında karşılaştıkları muameleyi aktarmıştır. Bazı Filistinliler, İsrail askerleri tarafından kötü muameleye maruz kaldıklarını, gözaltıyla tehdit edildiklerini ve kişisel eşyalarıyla çocuklarının oyuncaklarına el konulduğunu ifade etmiştir.


Gazze’ye ulaşan kişilerin tamamının Mısır’daki hastanelerde tedavi gören hastalar ve refakatçileri olduğu sağlık kaynaklarınca bildirilmiştir. Mısır ve İsrail basınında, 50 Filistinlinin Gazze’ye geçmesinin planlandığı ancak sadece 12 kişinin giriş yapabildiği belirtilmiştir.


İsrail ve Mısır medyası, iki ülke arasında günlük geçiş sayısı konusunda anlaşmazlık bulunduğunu bildirmiştir. İsrail, Gazze’den çıkanların sayısının dönenlerden fazla olmasını isterken; Mısır, bu durumun Filistinlilerin “zorla yerinden edilmesine” yol açabileceği endişesini dile getirmiştir.


Gazze Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir el-Burş, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Refah’tan dün yalnızca 5 hastanın çıkışı gerçekleşti. 5 hastanın çıkışı 20 saat alıyorsa 20 bin kişinin tahliyesi ne kadar zaman alacak?” ifadesini kullanmıştır.


Burş, “Pazartesi gecesi geç saatlerde, bir buçuk yılı aşkın süredir kapalı olan Refah Sınır Kapısı’ndan ilk otobüs Gazze’ye girdi. İçinde yalnızca 12 yolcu bulunan tek bir otobüs: 3’ü çocuk, geri kalanı ise Mısır’daki hastanelerde tedavi gören hastalar ya da refakatçi kadınlardı. İnsani bir dönüş olması gereken bu yolculuk, 20 saat süren bir aşağılanma sürecine dönüştü.” demiştir.


Kadınlar ve çocukların sert ve aşağılayıcı sorgulara maruz bırakıldığı, bazı Filistinlilerin saatlerce bağlanarak tutulduğu bildirilmiştir. Mısır basını ise, 2 Şubat 2026 günü Gazze’den 50 hasta ve 84 refakatçinin Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’a geçtiğini yazmıştır. Kahire yönetimi, Gazze’den Refah aracılığıyla Mısır’a kaç kişinin geçtiğine dair resmi bir açıklama yapmamıştır.

Gazze Şeridi’ne Yönelik Saldırılar

4 Şubat 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nde, ateşkesin yürürlükte olmasına rağmen İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilen saldırılarda 21 Filistinli hayatını kaybetmiş, 38 Filistinli yaralanmıştır.


5 Şubat 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nde, İsrail ordusu tarafından düzenlenen saldırılarda 27 Filistinli hayatını kaybetmiş, 18 Filistinli yaralanmıştır. Açıklamada, 10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkesten 5 Şubat'a kadar toplam 574 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 1.518 Filistinlinin yaralandığı ve enkaz altından 717 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edilmiştir.


Filistin Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı bilgilere göre, Ekim 2023’te İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlamasından bu yana toplam can kaybı 71.851’e, yaralı sayısı ise 171.626’ya ulaşmıştır.


Hamas tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerini hedef alan ve 20’den fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarının, ateşkes sürecinin ihlali anlamına geldiği belirtilmiştir. Açıklamada, söz konusu saldırıların Filistin halkına yönelik yürütülen askeri operasyonların devamı niteliğinde olduğu ifade edilmiştir.


Gazze'de bir İsrail askerinin hedef alındığı yönündeki iddiaların, "İsrail saldırılarını meşrulaştırmak için uydurulmuş asılsız bahaneler" olduğu belirtilen açıklamada, bu durumun ateşkes anlaşmasının hiçe sayılarak Gazze'de kalıcı baskı ve terör politikasını dayatma girişimi olduğuna vurgu yapılmıştır.


Ateşkese arabulucu ve garantör ülkelere seslenilen açıklamada, "Gazze'de soykırımı, katliamı ve açlığı yeniden başlatmaya çalışan Netanyahu'nun tutumuna karşı kararlı bir tavır alınmalıdır." ifadesine yer verilmiştir. İsrail ordusunun, ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi ve Refah Sınır Kapısı'nın açılmasına rağmen saldırılarını sürdürmesinin, ateşkesi güçlendirmeye yönelik çabaların kasıtlı biçimde sabote edilmesi anlamına geldiği ifade edilmiştir.


Açıklamada ayrıca saldırıların, İsrail hükümetinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planı kapsamındaki sorumluluklarından kaçınmak için sürdürdüğü öldürme ve abluka politikasının bir parçası olduğu kaydedilmiştir. İsrail'in ateşkes ihlallerine son vermesi ve sorumluluklarını yerine getirmesi için Tel Aviv yönetimine uluslararası baskı uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi’nin Ateşkes İhlali Verileri

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi’nde 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkesin İsrail ordusu tarafından 115 gün içerisinde toplam 1.520 kez ihlal edildiği bildirilmiştir. Açıklamada, bu süre zarfında gerçekleştirilen ihlallerin sistematik ve yaygın nitelik taşıdığı belirtilmiştir.


Medya Ofisi’nin paylaştığı verilere göre, İsrail ordusu ateşkes süresince 522 kez ateş açma, 73 kez sivil yerleşim alanlarına askeri araçlarla girme, 704 bombardıman düzenleme ve 221 ev ile binayı havaya uçurma eylemi gerçekleştirmiştir. Bu ihlallerin tamamının ateşkes hükümlerine aykırı olduğu ifade edilmiştir.


Açıklamada, söz konusu ihlaller sonucunda 228’i kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere toplam 556 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 1.500 Filistinlinin yaralandığı bildirilmiştir. Yaralananların 900’ünün kadın, çocuk ve yaşlılardan oluştuğu, 1.488 yaralının ise sivil olduğu kaydedilmiştir. Yaralanmaların tamamının, İsrail ordusunun geri çekilmesi gereken Sarı Hat dışında, sivil yerleşim alanlarında meydana geldiği belirtilmiştir.


Medya Ofisi açıklamasında ayrıca, ateşkes süresi boyunca 50 Filistinlinin İsrail ordusu tarafından alıkonulduğu bilgisine yer verilmiştir. Açıklamada, ateşkes ihlallerinin uluslararası insancıl hukuku açık biçimde ihlal ettiği ve ateşkes hükümlerinin kasıtlı olarak uygulanmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.

Refah Sınır Kapısı’nda Geçişler ve Tahliye Sürecindeki Gelişmeler

Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid en-Nims, 4 Şubat 2026 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, Refah Sınır Kapısı üzerinden yapılması planlanan üçüncü grup hasta ve yaralı tahliyesinin askıya alındığını duyurmuştur. En-Nims, Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus kentindeki Rehabilitasyon Hastanesi’nde bulunan hasta ve yaralıların tahliyesine yönelik hazırlıkların tamamlandığını, ancak tahliyenin ertelendiği bilgisinin kendilerine iletildiğini belirtmiştir.


En-Nims açıklamasında, Filistin Kızılayı ekiplerinin tahliye süreci için gerekli tüm teknik ve lojistik hazırlıkları gerçekleştirdiğini, ambulansların ve sağlık personelinin hazır beklediğini ifade etmiştir. Buna rağmen, üçüncü grubun tahliyesinin planlandığı tarihte gerçekleştirilemediği bildirilmiştir.


Tahliyenin ertelenme gerekçesine ilişkin olarak En-Nims, Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) tahliyenin ertelendiğine dair bilgi aldıklarını ancak kendilerine resmi bir neden sunulmadığını belirtmiştir. Açıklamada, tahliye edilmesi planlanan hasta ve yaralıların kesin sayısına ilişkin bilgi paylaşılmadığı da kaydedilmiştir.


Filistin Kızılayı Sözcüsü, açıklamasının devamında, hasta ve yaralıların yeniden kabul edilmesi, sağlık durumlarına uygun güvenli bir tahliye sürecinin sağlanması ve ambulanslarla taşınması için hazır olduklarını ifade etmiştir.


İsrail ordusuna bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi (COGAT) tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde yapılan açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın anlaşma ve İsrail’in taahhütlerine uygun şekilde açık olduğu ileri sürülmüştür. Açıklama, ABD merkezli X platformundaki resmi hesap üzerinden paylaşılmıştır.


COGAT açıklamasında, Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine ilişkin koordinasyonun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yürütüldüğü belirtilmiş; tahliyelerin ertelenmesinin nedeninin, DSÖ’nün prosedüre ilişkin gerekli koordinasyon ayrıntılarını sunmaması olduğu iddia edilmiştir. İsrail tarafı, Refah Sınır Kapısı’nın fiilen kapalı olmadığı yönündeki iddialarını yinelerken, geçişlerin belirli kurallar ve kısıtlamalar çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirmiştir.


5 Şubat 2026 tarihinde, Refah Sınır Kapısı üzerinden sınırlı sayıda Filistinlinin Gazze Şeridi’ne dönüşüne izin verilmiştir. Sağlık kaynaklarından Anadolu Ajansı’na verilen bilgilere göre, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 25 Filistinli, Birleşmiş Milletler’e ait bir otobüsle Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’ne getirilmiştir.


4–5 Şubat 2026 tarihlerinde Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’den Mısır’a geçişlere sınırlı ve kısıtlı biçimde izin verilmiştir. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, söz konusu tarihlerde 14’ü hasta, 26’sı refakatçi olmak üzere toplam 40 Filistinli, Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’a geçmiştir.


Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, İsrail makamlarının, Mısır’a geçmesi planlanan 45 hasta ve 90 refakatçi arasından 29 hasta ile 50 refakatçinin Gazze’den ayrılmasına izin vermediği bildirilmiştir. İsrail makamlarının Refah Sınır Kapısı’ndan geçiş yapan Filistinlilere yönelik katı eşya ve taşıma kısıtlamaları uyguladığı aktarılmıştır. Buna göre, Gazze’den çıkan Filistinlilerin yanlarında yalnızca kişisel belgelerinin bulunduğu bir çanta, bir cep telefonu ve sınırlı miktarda para bulundurmasına izin verilmiştir. Su, sıvı ürünler, oyuncaklar ve diğer eşyaların geçişine izin verilmediği, bazı eşyaların ise sınırda alıkonulduğu bildirilmiştir.

ABD’nin Gazze Barış Kurulu Toplantısı Planlaması

ABD’li bir yetkilinin Axios’a yaptığı açıklamaya göre, Gazze’de yürürlükte olan ateşkesin ikinci aşaması kapsamında oluşturulan Gazze Barış Kurulunun ilk liderler toplantısı ve bağış konferansının 19 Şubat 2026 tarihinde yapılması planlanmaktadır. Yetkili, söz konusu planlamanın henüz erken bir aşamada olduğunu ve ilerleyen süreçte değişiklik gösterebileceğini belirtmiştir.


Aynı açıklamada, toplantının ABD Barış Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü ifade edilmiştir. ABD yönetiminin, toplantıya katılım sağlanması amacıyla çeşitli ülkelere davet iletmek üzere temaslarda bulunduğu aktarılmıştır.

Ateşkese Rağmen İsrail’in Gazze’ye Yönelik Askeri Saldırıları

İsrail ordusu, 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen 7 Şubat 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine yönelik askeri saldırılarını sürdürmüştür. Görgü tanıklarının aktardığı bilgilere göre saldırılar, Gazze kentinin doğu bölgeleri ile Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef almıştır.


Aynı gün içerisinde İsrail ordusunun, Han Yunus kentinin doğusunda ayakta kalan bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu bildirilmiştir. Söz konusu saldırılar sonucunda meydana gelen şiddetli patlamaların sesinin Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarılmıştır.


Buna ek olarak, İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı belirtilmiştir. Bu saldırıların, ateşkes anlaşmasının ihlal edildiği günlük saldırılar kapsamında gerçekleştiği ifade edilmiştir.


Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu tarihe kadar İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetmiş, 1.518 kişi yaralanmıştır.


İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sivil altyapıya yönelik saldırılarını sürdürdüğü bildirilmiştir. 6 Şubat tarihinde Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde bulunan Ebu Şaban isimli bina, İsrail savaş uçakları tarafından düzenlenen hava saldırısıyla yıkılmıştır.


Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükte olan ateşkesin son derece kırılgan olduğu ve sivillerin, özellikle çocukların güvenliğinin ciddi biçimde tehdit altında kalmaya devam ettiği belirtilmiştir. Rapora göre, 2026 yılı başından 7 Şubat'a kadar Gazze’de 37 çocuk hayatını kaybetmiştir.

Yeni Saldırı Tehditleri ve Siyasi Açıklamalar

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne yönelik yeni saldırılar düzenleyebileceğine ilişkin tehdit açıklamalarında bulunmuştur. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Zeytun Mahallesi’ni kırmızıyla işaretlenmiş bir harita üzerinden göstererek bölgedeki Filistinlilere tahliye çağrısı yapmıştır. Adraee, haritada belirtilen noktada veya yakınlarında Hamas’a ait altyapı bulunduğunu iddia ederek, söz konusu bölgenin hava saldırılarıyla hedef alınacağını belirtmiştir.


Aynı açıklamada, bölgedeki sivillerden güvenlikleri için işaretli alanlardan en az 100 metre uzak durmaları istenmiştir. İsrail ordusunun, Hamas ile ateşkesin sağlandığı 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana ilk kez, tehdit açıklamasının ardından bir bölgeyi hava saldırısıyla hedef aldığı kaydedilmiştir.


Öte yandan İsrail hükümeti içinden de Gazze’ye yönelik saldırıların yeniden başlatılabileceğine ilişkin açıklamalar yapılmıştır. İsrail’in aşırı sağcı Yerleşim Bakanı Orit Strock, Hamas’ın silahsızlandırılmasının birkaç hafta içinde tamamlanmaması halinde Gazze’ye yönelik saldırıların yeniden başlayacağını ifade etmiştir. Strock, İsrail devlet televizyonu KAN’a yaptığı açıklamada, Hamas’a yalnızca sınırlı bir süre tanınması gerektiğini savunmuş ve bu sürenin dolmasının ardından İsrail ordusunun gerekli adımları atacağını söylemiştir.


Aynı açıklamalarda, Strock’un, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik Gazze planına karşı olduğunu, bu planı bir hata olarak değerlendirdiğini belirttiği aktarılmıştır. Strock’un ayrıca, Gazze’de İsrail yönetimi fikrinin hükümet içinde geniş bir destek bulmadığını ifade ettiği bilgisi yer almıştır.

8–9 Şubat 2026 Tarihli Gelişmeler

8–9 Şubat 2026 tarihlerinde İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine yönelik hava saldırıları ve topçu atışlarını sürdürmüştür. Görgü tanıklarının aktardığına göre İsrail topçusu Gazze kentinin doğu kesimlerini aralıklarla hedef alırken, savaş uçakları Refah kenti ile Han Yunus’un doğusuna hava saldırıları düzenlemiştir. İsrail’e ait helikopterler ve kara araçlarının Han Yunus’un doğusundaki bölgelere rastgele ateş açtığı bildirilmiştir.


9 Şubat 2026 tarihinde Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde Ebu Temmam Okulu çevresinin hedef alınması sonucu 54 yaşındaki bir Filistinli hayatını kaybetmiştir. Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’ın doğusunda Filistinli çiftçi Halid Berke, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmiştir. Refah kentinde düzenlenen saldırılarda ise dört Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. İsrail ordusu, Refah’ta bir tünelden çıktıklarını ileri sürdüğü kişilerin askerlerine ateş açtığını ve karşılık verilmesi sonucu öldürüldüklerini iddia etmiştir.


Ayrıca 8–9 Şubat sürecinde Deyr el-Belah’ın doğusunda 20 yaşındaki Nesim Ebul Acin’in, Refah kentinin merkezindeki Dahiliye Caddesi’nde ise Dalia Halid Asfur adlı genç bir kadının hayatını kaybettiği aktarılmıştır. Beyt Lahiya’ya düzenlenen topçu saldırısında bir Filistinlinin öldüğü, bir kişinin ağır yaralandığı; Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde ise 16 yaşındaki Muhammed es-Sarhi’nin İsrail askerlerinin ateşi sonucu yaşamını yitirdiği belirtilmiştir.


Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 32’ye, yaralı sayısı ise 171 bin 661’e ulaşmıştır. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten itibaren Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 581’e, yaralananların sayısının 1.553’e yükseldiği; enkaz altından çıkarılan cenaze sayısının ise 717 olduğu kaydedilmiştir.


İsrail’in 21 ay boyunca kapalı tuttuğu Refah Sınır Kapısı, 2 Şubat 2026 tarihinde sınırlı geçişlere açılmıştır. Bir hafta içinde 65’i hasta olmak üzere 189 Filistinlinin Gazze’den ayrılmasına, 129 Filistinlinin ise bölgeye geri dönmesine izin verilmiştir. Filistin Kızılayı, İsrail’in kısıtlamaları altında 17 hasta ve 27 refakatçiden oluşan 44 Filistinlinin Gazze’den ayrıldığını açıklamıştır. Refah kapısında hafta sonu günlerinde geçişlerin durduğu, sonrasında sınırlı şekilde yeniden başladığı bildirilmiştir.

16 Şubat 2026

Gazze’de 11–16 Şubat 2026 Arasındaki Gelişmeler

11 Şubat 2026’da Gazze Şeridi’nde İsrail’in düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 8 Filistinli hayatını kaybetmiş, 20 kişi yaralanmıştır. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten beri sürdürdüğü saldırılara ilişkin güncel veriler paylaşılmıştır.


Açıklamada, 10 Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesten 11 Şubat'a kadar 591 Filistinlinin öldüğü, 1578 kişinin yaralandığı belirtilmiştir. Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’ne düzenlenen saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 45’e, yaralı sayısının ise 171 bin 686’ya ulaştığı kaydedilmiştir


13 Şubat 2026 tarihinde İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yapıları patlatarak yıkım gerçekleştirmeye devam etmiştir. İsrail’e ait insansız hava araçları, anlaşma uyarınca ordunun konuşlanma alanları dışında kalan Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi’nin doğusunda Filistinlilere ait evlerin çatılarına patlayıcı madde atmıştır. İsrail donanmasının da Gazze kenti açıklarında rastgele ateş açtığı kaydedilmiştir.


14 Şubat 2026 tarihinde de İsrail ordusunun ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine saldırılar düzenlediği bildirilmiştir. Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu biri çocuk, biri yaşlı 2 Filistinli yaralanmıştır.


İsrail güçleri Han Yunus’un doğusunda yoğun ve rastgele ateş açmış, ardından bölgede çok sayıda konutun bulunduğu alanda geniş çaplı bir yıkım gerçekleştirmiştir. İsrail askerleri ayrıca Gazze’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusunda ve Gazze kentinin doğusundaki Zeytun Mahallesi’nde ateş açmıştır.


İsrail savaş uçaklarının da güneydeki Refah kenti ile Gazze kentinin doğusuna yönelik bir dizi hava saldırısı düzenlediği kaydedilmiştir.


14 Şubat tarihinde Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılara ilişkin güncel veriler paylaşılmıştır. Açıklamada, son 48 saatte enkazdan çıkarılan 2 Filistinlinin cenazesi ile 15 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtilmiştir. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten 14 Şubat'a kadar İsrail’in saldırılarında 591 kişinin öldürüldüğü, 1598 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 726 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedilmiştir.


16 Şubat 2026 tarihinde de saldırılarını sürdürdüğü bildirilmiştir. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde çeşitli noktalara topçu atışıyla saldırılar düzenlenmiştir. Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı’nın bazı bölgelerinin yoğun ateş altına alındığı ve zaman zaman topçu atışıyla bombalandığı aktarılmıştır.


İsrail Deniz Kuvvetlerinin de Gazze kenti sahili ile Bureyc Mülteci Kampı’nda belli noktaları denizden hedef aldığı belirtilmiştir Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 601 kişinin hayatını kaybettiği, 1607 kişinin yaralandığı bildirilmiştir


Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in Ekim 2023’ten beri Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 61’e, yaralı sayısının ise 171 bin 715’e ulaştığı açıklanmıştır.

Birleşmiş Milletler’in Ateşkes Sonrası Kayıplara İlişkin Açıklaması

13 Şubat tarihinde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado Gomez, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulunmuştur.


İsrail'in Ekim 2025'te ilan edilen "sözde ateşkese" rağmen sürdürdüğü saldırıların, Filistinlilerin canını almaya devam ettiğini vurgulayan Gomez, "Ateşkesin ilan edilmesinden bu yana İsrail saldırılarında 591 Filistinli öldürüldü. Bu ölümler, İsrail'in uluslararası insani hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini hiçe saymaya devam ettiğini gösterdi." demiştir.


Gomez, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da işgalci bir güç olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğine ve politikalarının iki devletli çözümü nasıl tehdit ettiğine işaret ederek, BM İnsan Hakları Ofisinin buna ilişkin kısa süre önce rapor yayımladığını hatırlatmıştır.

Refah Sınır Kapısı’ndaki Sınırlı Geçişler

13 Şubat 2026 tarihinde, Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’ndan 65 Filistinlinin çıkış yaptığı bildirilmiştir. . Filistin hükümetinden bir yetkili, aralarında 28 hasta ve 37 refakatçinin bulunduğu bu kişilerin Mısır’a geçtiğini açıklamıştır. Aynı gün 43 Filistinli yurt dışından Gazze Şeridi’ne dönmüş ve Han Yunus’taki Nasır Hastanesine ulaştırılmışlardır.


Refah Sınır Kapısı, Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı konumunda olup, 21 ay aradan sonra 2 Şubat 2026 tarihinde “sınırlı” şekilde iki yönlü geçişlere açılmıştır.


Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinin 11 Şubat tarihli açıklamasına göre, 2–10 Şubat tarihleri arasında Refah Sınır Kapısı üzerinden 275 Filistinli Gazze’den ayrılmış, 213 kişi ise Gazze’ye giriş yapmıştır. İsrail’in yalnızca Ekim 2023’ten sonra Gazze’den ayrılanların dönüşüne izin verdiği kaydedilmiştir.


İsrail’in abluka ve saldırıları altındaki Gazze Şeridi’nde yaklaşık 22 bin hasta ve yaralı tedavi için bölge dışına çıkmayı beklemektedir. Refah Sınır Kapısı’ndan dönen bazı Filistinlilerin, kapıda İsrail askerlerinin işkence ve kötü muamelesine maruz kaldıklarını ve uzun süren sorgulamalardan geçirildiklerini paylaştıkları aktarılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Refah Sınır Kapısı ve Tıbbi Tahliyelere İlişkin Açıklamaları

11 Şubat'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Risk Azaltma, İnsani Yardım Operasyonları ve İklim Değişikliği Birim Başkanı Teresa Zakaria ile DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulunmuştur.


Zakaria, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla 90’dan fazla hastanın tıbbi tahliyesinin gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Ayrıca 18 binden fazla hastanın tıbbi tahliye beklediğini ifade etmiştir.


Zakaria, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının Gazze’ye insani yardım ulaştırılması açısından önemli olduğunu ancak yardımların ihtiyaç seviyesi ve hava koşulları dikkate alındığında halen çok yetersiz olduğunu kaydetmiştir. Açıklamada, Gazze içindeki yaşam koşullarının son derece kötü olduğu ve sağlık risklerinin yüksek seviyede bulunduğu belirtilmiştir.

Gazze Belediyesi’nin Katı Atık Krizi ve Müdahale Çalışmaları

Gazze Belediyesi, İsrail saldırıları nedeniyle şehir merkezinde biriken katı atıkların yol açtığı sağlık ve çevre sorunlarını azaltmak amacıyla çalışma başlatmıştır. Gazze Belediye Başkanı Yahya es-Serrac, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile işbirliği içinde, şehir merkezindeki tarihi Firas Pazarı’nda biriken 300 bin metreküpten fazla katı atığın, şehrin güneyindeki Ebu Cerad bölgesinde bulunan geçici bir alana taşınmaya başlandığını açıklamıştır.


Serrac, atık birikiminin Ekim 2023’te başlayan saldırılardan itibaren belediye ekiplerinin şehrin doğusundaki ana çöplüğe erişiminin engellenmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Atıkların yerleşim alanlarından daha uzak bir bölgeye taşınması sürecinin, çalışmalar düzenli yürütülse dahi 4 ila 6 ay sürebileceği ifade edilmiştir.


Gazze ve Kuzey Gazze valiliklerindeki Katı Atık Yönetimi Ortak Hizmetler Konseyi Yürütme Müdürü Abdurrahim Ebu el-Kumbuz, Firas Pazarı’nda biriken atık miktarının yaklaşık 300 bin metreküp olduğunu belirtmiştir. Belediyenin yetki alanında oluşan günlük atık miktarının ise yaklaşık 2 bin metreküp olduğu ve bu atıkların doğrudan yeni geçici tesise taşınacağı kaydedilmiştir.


Ebu el-Kumbuz, alternatif alanda kirliliği azaltmak için çevresel önlemler alındığını, ancak bu çözümün Gazze şehrinin doğusundaki Cuhr ed-Dik bölgesindeki ana çöp depolama alanı yeniden açılana kadar geçici nitelikte olduğunu belirtmiştir.

Aksa Şehitleri Hastanesi’nde Jeneratör Arızası

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’nin ana jeneratörlerinin arızalanması nedeniyle hizmet dışı kalma tehdidi altında olduğu bildirilmiştir.


Açıklamada, hastanede üç ay önce ilk ana jeneratörün arızalandığı, bakımının yapılabilmesi için gerekli yedek parça ve yağın bulunamadığı belirtilmiştir. İkinci ana jeneratörün de arızalanması nedeniyle hastanenin hizmetlerinin devamının tehlikeye girebileceği ifade edilmiştir


Hastanenin küçük iki jeneratör ile kırılgan bir durumda hizmet verdiği ve bu durumun tıbbi hizmetlerin sürdürülebilirliğini garanti etmediği kaydedilmiştir. Başta yoğun bakım ve yenidoğan üniteleri ile ameliyathaneler olmak üzere hastanedeki kritik bölümlerde bulunan yüzlerce hasta ve yaralının hayatının risk altında olduğu belirtilmiştir.


Açıklamada, bu durumun devam etmesi halinde hastanenin hizmetlerinin tamamen durabileceği ve ana jeneratörlerin bakımı için gerekli yağ ve yedek parçaların sağlanması adına acil müdahale çağrısında bulunulduğu aktarılmıştır.

Gazze’de Çadır Yangını

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadırlarda çıkan yangında can kaybı yaşanmıştır. Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, bir çadırda çıkan yangında 16 yaşındaki Şehd Mahmud el-Medhun olay yerinde hayatını kaybetmiştir.


Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 2 yaşındaki Adem’in de yaşamını yitirdiği bildirilmiştir. Yangında 43 yaşındaki anne Enam el-Medhun ile 1 yaşındaki Sidra’nın yaralandığı ve yaralıların Aksa Şehitleri Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtilmiştir.


Görgü tanıkları, yangının annenin çocuklarına yemek hazırladığı sırada çıktığını ve kısa sürede yayıldığını aktarmıştır. Alevlerin yakındaki bir çadıra daha sıçradığı ve iki çadırın tamamen yandığı kaydedilmiştir. Elektrik kesintileri ve yakıt kıtlığı nedeniyle ısınma ve yemek pişirme için kullanılan yöntemlerin yangın riskini artırdığı ifade edilmiştir.

19 Şubat 2026

Ramazan Ayında Ateşkes İhlalleri ve Gazze’ye Yönelik Hava Saldırıları

İsrail ordusu, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi Ramazan ayının ilk günü de ihlal etmeye devam etmiştir. 18 Şubat'ta Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılarda 2 Filistinli hayatını kaybetmiştir.


Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesinin verdiği bilgiye göre, Han Yunus’un doğu kesimlerinde 18 Şubat sabah saatlerinden itibaren konuşlu İsrail askeri araçlarından yoğun ateş açılmıştır. İsrail askeri araçları Refah kenti yakınlarındaki Morag Koridoru civarında ateş açmış, topçu birlikleri Bureyc Mülteci Kampı’nın doğu bölgelerini bombalamıştır. İsrail askeri araçları ayrıca Beyt Lahiya beldesinin doğu kesimlerine ateş açmış, topçu birlikleri Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğusunu bombalamıştır.


Ramazan ayının ikinci gününde de İsrail ordusu Gazze Şeridi’nin kuzey ve güneyine yoğun saldırılar düzenlemiştir. İsrail savaş uçakları Gazze kentinin doğu mahallelerine şiddetli hava saldırıları gerçekleştirmiş, bu saldırılara eş zamanlı olarak çevre bölgelerde topçu atışları yapılmıştır. İsrail ordusu, Şucaiyye Mahallesi’nin doğu kesimlerine aydınlatma fişekleri atmış, ayrıca Han Yunus ve Refah kentlerinde en az iki hava saldırısı düzenlemiştir. Refah kentinin batısındaki Mevasi bölgesi de topçu birlikleri tarafından hedef alınmıştır.


Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten 19 Şubat 2026 tarihine kadar İsrail’in saldırılarında 611 kişi hayatını kaybetmiş, 1630 kişi yaralanmış, enkaz altından 726 cenaze çıkarılmıştır.


İsrail’in Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybı 72 bin 69’a, yaralı sayısı ise 171 bin 728’e yükselmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç1 Ocak 2026 17:51

Etiketler

Özet

7 Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırıları iki yılı aşkın süredir devam ediyor. 7 Ekim 2023'ten 31 Aralık 2025'e kadar 72 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, bu kayıpların yüzde 98’i Gazze Şeridi’nde gerçekleşti. Saldırılar sonucunda Gazze’nin altyapısının büyük bölümü yok oldu, yaklaşık 2 milyon kişi yerinden edildi ve 1,5 milyondan fazlası çadırlarda yaşamını sürdürüyor. 2026 yılına girilirken ateşkes süreci devam ediyor ve Gazze’de insani kriz sürüyor.


Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İsrail’in Gazze’ye Yönelik Saldırıları ve Gazze’ye İlişkin Gelişmeler (2026)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 1 Ocak 2026

    Tarihsel Arka Plan

  • 1 Ocak 2026

    2025 Yılında Gazze’de Askeri Operasyonlar ve Saldırıların Seyri

  • 1 Ocak 2026

    2025 Sonu İtibarıyla Gazze’de Genel Durum

  • 1 Ocak 2026

    Gazze’de 1–10 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 14 Ocak 2026

    Gazze’de 11–14 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 3 Şubat 2026

    Gazze’de 15–20 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 3 Şubat 2026

    Gazze’de 21–31 Ocak 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 3 Şubat 2026

    Gazze’de 1–9 Şubat 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 16 Şubat 2026

    Gazze’de 11–16 Şubat 2026 Arasındaki Gelişmeler

  • 19 Şubat 2026

    Ramazan Ayında Ateşkes İhlalleri ve Gazze’ye Yönelik Hava Saldırıları

KÜRE'ye Sor