Steven C. Witkoff (d. 1957, New York, ABD), Amerikalı iş insanı, gayrimenkul geliştiricisi ve diplomat olup, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın en güvendiği isimlerden biri olarak özellikle Orta Doğu, Gazze, Rusya–Ukrayna Savaşı ve İran nükleer müzakereleri gibi kritik uluslararası dosyalarda üstlendiği özel temsilcilik görevleriyle tanınmaktadır.
Erken Yaşamı ve Eğitimi
Steven Charles Witkoff, 1957 yılında New York’un Bronx bölgesinde doğmuş ve Long Island’da büyümüştür. Akademik kariyerine Hofstra Üniversitesi'nde başlayan Witkoff, burada Siyaset Bilimi alanında lisans derecesini tamamlamıştır. Ardından aynı üniversitenin hukuk fakültesinden (Hofstra Law School) Hukuk Doktoru ünvanıyla mezun olmuştur.
Kariyerine gayrimenkul hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukat olarak adım atan Witkoff, New York’un hukuk firmalarından Dreyer & Traub ile Rosenman & Colin'de görev yapmıştır. Bu dönemde birçok büyük gayrimenkul geliştiricisi ve yatırımcısını temsil ederek sektörün dinamiklerini öğrenmiştir. 1985 yılında eski meslektaşı Larry Gluck ile birlikte Stellar Management şirketini kurarak bizzat yatırımcılığa geçmiş, New York’ta bir dizi konut ve ofis binası satın alarak bunları yeniden konumlandırmıştır.【1】

Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff (Anadolu Ajansı)
1997 yılında kendi ismini taşıyan Witkoff Group’u kuran Steven Witkoff, şirketi kısa sürede küresel çapta tanınan bir gayrimenkul şirketine dönüştürmüştür. Şirket; New York, Miami, Los Angeles ve Las Vegas gibi merkezlerde 70’den fazla projeyi hayata geçirmiştir. Nitekim Manhattan’daki tarihi Woolworth Binası, Park Lane Hotel, 111 Murray Street ve 150 Charles Street gibi yapılar Witkoff'un portföyünde yer almaktadır.【2】
Serveti ve İş Dünyasındaki Konumu
2026 yılı itibarıyla Steven Witkoff'un kişisel servetinin yaklaşık 2 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir.【3】 Forbes Milyarderler listesinde de yer alan Witkoff, aynı zamanda Miami Üniversitesi İşletme Fakültesi Gayrimenkul Danışma Kurulu Başkanı ve John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi Mütevelli Heyeti üyesi olarak sektörün kanaat önderlerinden biri kabul edilmektedir.【4】
Donald Trump ile İlişkisi
Steve Witkoff ile Donald Trump arasındaki ilişki, 1980’li yıllarda New York’un Manhattan bölgesindeki gayrimenkul piyasasında başlamıştır. Her iki isim de bu dönemde lüks konut, otel ve ticari mülk geliştirme projelerinde aktif olarak yer almakta olup, ortak mesleki çevreler aracılığıyla tanışmıştır.【5】 Bu tanışıklık zamanla yalnızca iş ilişkisiyle sınırlı kalmamış, uzun yıllara yayılan kişisel bir dostluğa dönüşmüştür.
Witkoff, Trump’ın emlak sektöründeki yükselişini yakından takip eden ve zamanla güven duyduğu sınırlı sayıdaki iş insanından biri olarak öne çıkmıştır. İkili arasındaki ilişki, özellikle kriz dönemlerinde güçlenmiş; Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerini kaybetmesinin ardından birçok siyasi müttefiki ve bağışçısı kendisinden uzaklaşırken, Witkoff Trump’ın yanında kalmayı sürdürmüştür.【6】
Trump’ın 2024 başkanlık kampanyası sürecinde Witkoff, resmî bir siyasi pozisyon üstlenmemekle birlikte, başkanın yakın çevresinde yer almış; kampanya yöneticileri ve üst düzey danışmanlarla doğrudan temas hâlinde olmuştur.【7】 Bu dönemde Trump ailesiyle ilişkileri de gelişmiştir; özellikle Donald Trump Jr. ile yakın bir dostluk kurmuştur. Trump Jr., kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Witkoff’u “Steve Witkoff sadece bu neslin en muhteşem iş adamlarından biri değil, aynı zamanda tanıyabileceğiniz en dürüst insanlardan biri ” olarak tanımlamıştır.【8】
Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlamasıyla birlikte bu kişisel güven, kurumsal görevlendirmelere yansımıştır. Kasım 2024’te Witkoff, Orta Doğu Özel Temsilcisi olarak atanmış; bu tercih, klasik diplomatik kadroların dışında kalan bir isim olması nedeniyle Washington’da dikkat çekmiştir. Trump, bu atamaya ilişkin açıklamasında Witkoff’u “barış için yılmaz bir ses” olarak nitelendirmiştir.【9】
Trump’ın Witkoff’a duyduğu güven, kısa sürede görev alanının genişlemesine neden olmuştur. Ocak 2025’te Gazze’de İsrail ile Hamas arasında sağlanan ateşkes sürecinde gösterdiği performansın ardından, Temmuz 2025’te kendisine Barış Misyonları Özel Temsilciliği görevi verilmiştir.【10】 Ve böylece Rusya–Ukrayna Savaşı ve İran nükleer müzakereleri de doğrudan sorumluluk alanına dâhil edilmiştir.
Witkoff, Trump ile neredeyse günlük temas hâlinde çalışmakta; Oval Ofis’e doğrudan erişim yetkisine sahip nadir isimler arasında yer almaktadır. Beyaz Saray kaynaklarına göre Trump, dış politika konularında çoğu zaman geleneksel kurumlar yerine Witkoff’un değerlendirmelerine başvurmakta ve onu kendi adına doğrudan konuşabilen bir temsilci olarak konumlandırmaktadır.【11】
Diplomatik Görevleri

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, Tel Aviv'deki Meydanda Konuşma Yaptığı Bir Görüntü (Anadolu Ajansı)
Diplomatik bir geçmişi olmamasına rağmen Witkoff, Trump yönetiminin güçlü figürlerinden biri haline gelmiştir. Genellikle Dışişleri Bakanlığı veya CIA direktörleri için ayrılan stratejik alanlarda faaliyet gösteren Witkoff, Trump ile olan on yıllara dayanan dostluğu sayesinde Oval Ofis’e doğrudan erişim hakkına sahiptir. Bu rolü, Trump’ın ilk dönemindeki damadı Jared Kushner’ın üstlendiği merkezi konuma benzetilmektedir. Kendi özel uçağıyla dünyayı dolaşan ve hükümetten maaş almayan Witkoff, "dışarıdan gelen bir anlaşma yapıcı" kimliğiyle hareket etmektedir.【12】
Orta Doğu Özel Temsilciliği
Steve Witkoff, Kasım 2024’te Donald Trump tarafından Amerika Birleşik Devletleri Orta Doğu Özel Temsilcisi olarak atanmıştır. Bu atama, Witkoff’un herhangi bir dışişleri veya kamu diplomasisi geçmişi bulunmamasına rağmen gerçekleştirilmiş; kararın temelinde Trump ile olan uzun yıllara dayanan kişisel güven ilişkisi yer almıştır.
Göreve başlamasının ardından Witkoff, özellikle İsrail–Hamas hattındaki çatışmalar ve Gazze’de ateşkesin sağlanması sürecinde aktif rol üstlenmiştir. Ocak 2025’te İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasının müzakere sürecinde Trump adına sahada görev yapan başlıca temsilci olmuştur.
Bu süreçte Katar, Mısır ve Türkiye ile yakın temas hâlinde çalışmış; arabulucu ülkelerle yürütülen diplomatik görüşmelerin koordinasyonunu sağlamıştır.
Barış Misyonları Özel Temsilciliği
Temmuz 2025’te Witkoff’un görev alanı genişletilmiş ve kendisi Barış Misyonları Özel Temsilcisi olarak görevlendirilmiştir. Bu yeni yetkiyle birlikte yalnızca Orta Doğu değil, aynı zamanda farklı küresel kriz başlıkları da doğrudan sorumluluğuna verilmiştir. Bu kapsamda Witkoff, Rusya–Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde, İran ile yürütülen nükleer görüşmelerde ve Gazze ateşkesinin ikinci aşamasının uygulanmasında
Trump yönetiminin başlıca müzakerecisi olarak görev yapmıştır.
Rusya–Ukrayna Görüşmeleri
Witkoff, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kremlin’in üst düzey yetkilileriyle doğrudan temas kuran isimlerden biri olmuştur. Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaretler ve Putin’in dış politika danışmanı Yuri Uşakov ile yürüttüğü görüşmeler, ABD–Rusya hattındaki diplomatik temasların önemli bir bölümünü oluşturmuştur.
Kremlin Sarayı’nda gerçekleştirilen ve yaklaşık beş saat süren görüşmelerde, Ukrayna krizine yönelik uzun vadeli ve barışçıl bir çözüm ihtimali ele alınmıştır. Rus tarafının açıklamalarına göre görüşmeler yapıcı ve bilgilendirici bir zeminde yürütülmüş; taraflar, kısa vadeli ateşkes yaklaşımlarından ziyade kalıcı bir çözüm çerçevesi üzerinde durmuştur.
Müzakerelerde, Amerikan tarafının daha önce Moskova’ya sunduğu belge ve önerilerin tek tek maddeleri yerine, bu metinlerin genel yaklaşımı ve temel ilkeleri tartışılmıştır. Bu çerçevede bazı başlıklarda sınırlı uzlaşı alanları ortaya çıkarken, özellikle toprak meselesi başta olmak üzere kritik konularda görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtilmiştir. Kremlin kaynakları, Amerikan önerilerinin bir bölümünün “tartışılabilir” nitelikte olduğunu, ancak bazı ifadelerin Rusya açısından kabul edilemez bulunduğunu vurgulamıştır.【13】
Görüşmeler kapsamında ABD tarafından Rus tarafına iletilen 27 maddelik belgeye ek olarak dört ayrı dokümanın daha sunulması, müzakere sürecinin tek bir plan etrafında değil, alternatif senaryolar üzerinden ilerletildiğini göstermektedir.【14】
Uşakov’un açıklamalarında öne çıkan bir diğer unsur, tarafların müzakerelerin içeriğini kamuoyuna açıklamama konusunda mutabakata varmış olmalarıdır. Aynı zamanda Washington ve Moskova arasında güven inşasına yönelik siyasi mesajların karşılıklı olarak iletilmesi, temasların tamamen kopmadığını ve iletişim kanallarının açık tutulduğunu göstermektedir.
İran Nükleer Müzakereleri
Witkoff’un sorumluluk alanına daha sonra İran ile nükleer müzakereler de eklenmiştir. Roma’da gerçekleştirilen görüşmelere ABD adına katılmış; bu süreç, Trump yönetiminin İran dosyasını geleneksel diplomatik kanallar yerine özel temsilci modeliyle yürüttüğünün somut göstergesi olarak değerlendirilmiştir.【15】
Witkoff’un yürüttüğü temaslarda, yalnızca nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması değil; aynı zamanda uranyum zenginleştirme seviyeleri, balistik füze kapasitesi, İran’ın elinde bulundurduğu nükleer madde stoklarının denetimi ve Tahran’ın bölgesel vekil güç ağı gibi çok boyutlu başlıkların ele alındığı görülmektedir.【16】
Witkoff’un açıklamalarında öne çıkan bir diğer unsur ise, diplomasi ile caydırıcılığın eş zamanlı yürütülmesi anlayışıdır. Trump yönetimi, askeri seçeneğin masada tutulduğunu açık biçimde ifade etmekle birlikte, önceliğin diplomatik çözüm olduğu yönünde mesajlar vermiştir.【17】
Ayrıca, İranlı protestoculara yönelik toplu idam iddialarının gündeme gelmesinin ardından, ABD yönetimi İranlı yetkililerle doğrudan temas kurulduğunu ve söz konusu infazlara ilişkin sürecin durdurulduğunu kamuoyuna açıklamıştır.【18】
Görev Modeli ve Yetki Alanı

Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un X Resmi Hesabında Paylaştığı 20 Maddelik Plan Duyurusu (X)
Witkoff’un diplomatik görevleri, klasik büyükelçilik veya dışişleri yapılanmasından farklı bir model çerçevesinde yürütülmüştür. Beyaz Saray kaynaklarına göre Witkoff; ABD hükümetinden maaş almamaktadır. Resmî seyahatlerini kendi özel uçağıyla gerçekleştirmektedir. Görevleri sırasında doğrudan Başkan Trump’a rapor vermektedir.
Gazze Ateşkesi ve 20 Maddelik Plan
Witkoff, 14 Ocak 2026 tarihinde Başkan Donald Trump adına yürüttüğü Gazze diplomasisinde, 20 maddelik barış planının ikinci aşamasını başlattığını duyurdu. Bu aşamanın temel yapı taşı, Gazze Şeridi’nin idaresini üstlenecek olan ve Dr. Ali Abdel Hamid Shaath başkanlığındaki Filistinli Teknokrat Komite (Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi) olarak belirlendi.【19】
Planın ikinci aşaması; ateşkesin güçlendirilmesini, bölgenin tam olarak silahsızlandırılmasını ve sivil bir yönetim eliyle yeniden inşa sürecinin başlatılmasını hedeflemektedir. Türkiye, Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler bu komitenin kurulmasını memnuniyetle karşılamış, sürecin Gazze'de istikrarı pekiştireceğine dair ortak irade beyan etmişlerdir.【20】



