Gündem
kure star outline

Gazze Konulu TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı (2025)

fav gif
Kaydet
Alıntıla
TBMM Genel Kurulu, 29 Ağustos 2025’te Gazze gündemiyle olağanüstü toplanmıştır. İsrail’in saldırıları kınanarak tüm ülke parlamentolarına İsrail ile ilişkileri sonlandırma çağrısı yapılmıştır.
Gazze Konulu TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı (2025) image
Broadcast IconSon Eklenen:

29 Ağustos 2025

Gazze konulu Türkiye Büyük Millet Meclisi Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, 29 Ağustos 2025 tarihinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çağrısıyla gerçekleştirilen olağanüstü bir toplantıdır. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Filistin halkına karşı uyguladığı soykırım, zulüm ve kıtlık politikalarının ele alındığı toplantıda, Meclis Başkanlığı tezkeresi oybirliğiyle kabul edilmiştir. İsrail’in işgal ve soykırım politikaları kınanmış ve dünya parlamentolarına İsrail ile askeri ve ticari ilişkileri sonlandırma çağrısı yapılmıştır.


TBMM Genel Kurulu olağanüstü toplantı, 29 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)


Toplantı Çağrısı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 27 Ağustos 2025 tarihinde yaptığı açıklama ile Meclis’i Gazze konulu olağanüstü toplantıya çağırmıştır. Çağrı, Anayasa’nın 93. maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 7. maddesi uyarınca yapılmıştır. Ayrıca yürütmenin, İçtüzüğün 59. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yaptığı talep doğrultusunda olağanüstü toplantı kararı alınmıştır.


TBMM Başkanlığı tarafından yayımlanan resmi gündeme göre, olağanüstü toplantı 29 Ağustos 2025 Cuma günü saat 14.00’te yapılmıştır. Gündem, Başkanlığın Genel Kurula sunuşları, özel gündemde yer alacak işler, seçimler, oylamaya sunulacak işler, Meclis soruşturması raporları, genel görüşme ve Meclis araştırmasına dair öngörüşmeler ile kanun teklifleri ve komisyonlardan gelen diğer işlerden oluşmuştur.


Toplantı çağrısında, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Filistin halkına yapılan soykırım ve zulüm, bölgede uygulanan kıtlık politikaları ve mevcut durumun TBMM tarafından değerlendirilmesi amacı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca olağanüstü birleşimde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Genel Kurul’u bilgilendirmesi öngörülmüştür.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Konuşması

TBMM Genel Kurulu, 29 Ağustos 2025 tarihinde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplanmıştır. Açılışta yapılan elektronik yoklama sonucunda toplantı yeter sayısının bulunduğu belirtilmiştir. Ardından TBMM Başkanlığının olağanüstü toplantı çağrısına ilişkin tezkere Genel Kurul’da okutulmuştur.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, olağanüstü Genel Kurul toplantısının açılışında ve oturum boyunca yaptığı konuşmalarda İsrail’in Gazze’deki saldırılarını, Filistin halkına yönelik uygulamalarını ve uluslararası topluma düşen sorumlulukları ele almıştır. Kurtulmuş, konuşmasına İsrail’in Gazze’deki eylemlerini tanımlayarak başlamış ve şu ifadeleri kullanmıştır: “İsrail, Gazze’yi işgal harekâtını genişletme kararı alarak insanlık suçlarını sürdürmeye devam etmektedir. İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun ihlalidir, savaş suçudur, soykırımdır.”


Konuşmasının devamında Gazze’deki insani durumu ayrıntılı şekilde açıklamış, özellikle sağlık altyapısına dikkat çekmiştir. “Gazze’de 36 hastaneden 33’ü ya tamamen yıkılmış ya da çok ağır hasar almıştır. Yani fiilen Gazze’de sağlık hizmetleri verilemez bir noktaya gelmiştir.” diyerek sağlık alanındaki çöküşü ifade etmiştir. Ayrıca birkaç gün önce Gazze’nin güneyindeki Nasır Hastanesine yapılan saldırıyı hatırlatarak, “Hastalar, sağlık çalışanları ve uluslararası basın mensupları dahil onlarca masum insan dünyanın gözü önünde katledilmiştir.” sözlerini kullanmıştır.


Kurtulmuş, İsrail’in açlığı bir silah olarak kullandığını belirtmiş ve şu ifadeyi dile getirmiştir: “Açlık ve kıtlık aylardan beri masum insanlara karşı bir yok etme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Gıda yardım konvoyları bile siyonist barbarlarca ölüm tuzaklarına dönüştürülmüştür.” Bu nedenle uluslararası toplumun kalıcı ateşkesi sağlamak, İsrail’in işgal kuvvetlerini bölgeden çekmek ve Gazze’nin yeniden inşasına katkı vermek için somut adımlar atması gerektiğini vurgulamıştır.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze konulu TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda, 29 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)


Kudüs ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerine de değinen Kurtulmuş, İsrail’in bu bölgelerde işgali ve yıkımı hızlandırdığını, Kudüs’ün doğusunu Batı Şeria’dan ayırmaya yönelik yeni yerleşim projelerinin uluslararası camiada büyük infial yarattığını aktarmıştır. Bu bağlamda, “Ezcümle, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir, savaş suçudur, soykırımdır.” ifadelerini yinelemiştir.


TBMM Başkanı, uluslararası kamuoyunun artan tepkilerini de gündeme getirmiştir. “Bu caniler çetesine karşı insanlık cephesi dil, din, ırk, coğrafya ayrımı olmaksızın sesini daha da yükseltmektedir. Dünyanın neredeyse her ülkesinde, her başkentinde siyonist İsrail telin edilmektedir.” diyerek küresel boyutta protestoların arttığını ifade etmiştir. Ayrıca bazı Batılı ülkelerin Filistin’i tanıma kararları almaya hazırlandığını ve İsrail’e yaptırım kararlarının gündeme geldiğini belirtmiştir.


Kurtulmuş, TBMM’nin geçmişte aldığı kararları ve girişimlerini hatırlatarak, Türkiye’nin Filistin davasına desteğini şöyle dile getirmiştir: “Uluslararası Adalet Divanı’nda, İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği suçlamasıyla Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan davaya Türkiye’nin müdahil olması sürecinde de Meclisimiz aktif katkı sunmuştur. Meclisimiz, Parlamentolar Arası Kudüs Platformuna destek olmaktadır. Bu yıl nisan ayında TBMM’nin öncülüğünde İstanbul’da tesis ettiğimiz ‘Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’, kurumsal seviyede Filistin davasının uluslararası mücadelesindeki öncü kuruluşlardan birisi olmaya adaydır.”


Son olarak, TBMM’nin uluslararası topluma güçlü bir çağrı yaptığını belirten Kurtulmuş, şu ifadeleri kullanmıştır: “Artık sözün bittiği yerdeyiz. Gözlerimizin önünde bir halk, kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle katlediliyor, hatta açlıktan ölüme mahkûm ediliyor. Bugün, artık somut adımların acilen atılmasını ve İsrail soykırım politikalarından dönene kadar, BM dahil tüm uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınmasını teklif ediyorum, uluslararası camiaya ilan ediyorum.”


Kurtulmuş, Filistin meselesinin Türkiye için milli bir dava olduğunu şu sözlerle tekrar etmiştir: “Masum ve mazlum Filistin halkının haklı davasını savunmak bizim için insani, İslami ve tarihi bir sorumluluktur. Filistin davası kim ne derse desin bizim için, Türkiye için, milletimiz için milli bir davadır. Tam anlamıyla özgür ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasını sağlayana kadar bu mücadeleye TBMM olarak destek olacağımıza bir kere daha buradan söz veriyorum.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Genel Kurul’a Bilgilendirmesi

Olağanüstü Genel Kurul toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Filistin halkına uyguladığı soykırım ve zulüm ile bölgede yürütülen kıtlık politikaları konusunda milletvekillerine kapsamlı bir sunum yapmıştır.


Fidan, Gazze’de yaşanan durumun vahametini şu sözlerle dile getirmiştir: “İsrail iki yıldır Gazze’de soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saymaktadır.” Gazze’de soykırımın daha da derinleştiğini, Batı Şeria’da fiili ilhak adımlarının başladığını, İran-İsrail hattındaki gerilimin 12 günlük bir savaşa dönüştüğünü ve saldırıların Lübnan ile Suriye’ye de sıçradığını ifade etmiştir. Ayrıca Doğu Kudüs’te kutsal mekânlara ve özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonların giderek arttığını, bunun hem Türkiye’nin hem de bölgenin geleceğini yakından ilgilendiren ağır bir kırılma noktası anlamına geldiğini belirtmiştir.


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze konulu TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda, 29 Ağustos 2025 - (Anadolu Ajansı)


Fidan, İsrail’in Gazze’de uyguladığı kıtlık politikalarını “insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri” olarak tanımlamış ve “Gazze’de işlenen vahşet, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçmiştir” sözlerini kullanmıştır. Gazze’deki sağlık altyapısının çökme noktasına geldiğini, açlık ve kıtlığın kasıtlı biçimde bir yok etme yöntemi olarak kullanıldığını ifade etmiştir. Bu çerçevede, Filistinlilerin İsrail ordusuna karşı sürdürdüğü mücadelenin insanlık adına önemli bir direniş olduğuna vurgu yapmıştır: “Ancak en büyük direniş şimdi başlamaktadır. Belki bu kan hemen durmayacaktır. Ancak eminiz ki bu kutlu direniş, tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır.”


Türkiye’nin İsrail’e karşı aldığı önlemler de Genel Kurul’a aktarılmıştır. Fidan, Türkiye’nin İsrail’le tüm ticari ilişkilerini kestiğini ve bu alanda dünyada en ileri adımı atan tek ülke olduğunu şu ifadelerle açıklamıştır: “Yaptırımlar bağlamında dünyada Türkiye’den daha ileri adım atmış şu anda başka bir ülke yok. İsrail’le ticaretimizi tamamen kestik. İsrail gemilerine limanlarımızı kapattık. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. İsrail’le ticaretini tamamen kesen başka ülke bulunmamaktadır.” Ayrıca, İsrail’e silah ve mühimmat taşıyan konteyner gemilerinin Türk limanlarına, uçakların ise Türk hava sahasına girişine izin verilmediğini de ifade etmiştir.


Fidan, Türkiye’nin Filistin davasına yaklaşımını da şu sözlerle özetlemiştir: “Türkiye olarak Filistin halkının hangi şekilde ve isim altında olursa olsun Gazze’den tehcirini öngören planlara karşıyız. Kim tarafından sunulursa sunulsun, böyle bir plan bizim nezdimizde hükümsüzdür.” Ayrıca İsrail’in pervasız saldırılarının yalnızca Filistinlilerle sınırlı kalmayacağını, bütün bölgeyi ateşe atacağını belirterek, “İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin’de pervasız saldırılarına devam etmesine izin verilirse bu sadece Filistinlilerle kalmaz, bütün bölgeyi ateşe atar” ifadesini kullanmıştır.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’in Konuşması

Olağanüstü toplantıda söz alan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Gazze’deki gelişmeleri insanlık tarihinin en ağır trajedilerinden biri olarak nitelendirmiştir. Yüksel, toplantının amacını şu sözlerle ifade etmiştir: “Bugün sadece bir siyasi meseleyi konuşmak, hamaset yapmak için toplanmadık. Bugün burada, insanlık tarihinin en büyük adaletsizliklerinden birini, en büyük vicdan yaralarından birini, Gazze'deki vahşeti ve İsrail tarafından Filistin halkına uygulanan soykırımı, zulmü milletimizin iradesinin ve vicdanının tecelligahı olan bu Gazi Meclis çatısı altında konuşmak için bir araya geldik.”


Yüksel, İsrail’in 7 Ekim sonrası başlattığı şiddet politikalarının köklerinin 1948’e kadar uzandığını belirterek, saldırıların sürekliliğine dikkat çekmiştir. Bu çerçevede, “Yıllar süren saldırganlığından hesap sorulmaması İsrail'i bu konuda daha cesaretlendirerek şiddete, katliama, soykırıma sevk etmiştir. Aslında İsrail kurulduğundan beri taammüden soykırım suçu işlemektedir.” ifadelerini kullanmıştır.


Gazze’deki insani krizi vurgulamak için kürsüden çocukların fotoğraflarını gösteren Yüksel, yaşanan açlık ve yıkımı şu sözlerle dile getirmiştir: “Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken hangi vicdan rahat uyuyabilir? Gazze’de anneler evlatlarını toprağa verirken hangi kalp sızlamaz? Gazze’deki açlık ve yıkım sadece bir halkı değil, bütün insanlığın onurunu hedef almaktadır.”


Yüksel, İsrail ve ABD’nin destek verdiği sözde insani yardım mekanizmalarının işgali meşrulaştırmak için kullanıldığını da ifade etmiştir. Bu çerçevede, “İsrail ve ABD’nin destek verdiği sözde ‘Gazze İnsani Yardım Vakfı’ tam bir fiyaskodur. İsrail yardımı bir savaş silahına, bir ölüm alanına dönüştürmüştür.” sözlerini kullanmıştır.


Konuşmasında bölgesel istikrarsızlığa da değinen Yüksel, İsrail’in Suriye, Lübnan ve İran’da yaratmaya çalıştığı gerilimin tüm bölgeyi daha sancılı hale getireceğini belirterek şunları söylemiştir: “Terörün, şiddetin, istikrarsızlığın hakim olduğu bir coğrafya bizim için asla kabul edilemez. Bu nedenle Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge bizim için hayati önemdedir. İç cephenin güçlendirilmesi sürecine katkı verilmesi ve birlik beraberliğimizin korunması çabasının hat safhaya çıkarılması için çalışmak, bu yüce Meclis’in en büyük sorumluluklarından biridir.”


Türkiye’nin uluslararası hukuk sürecine verdiği destek hakkında da bilgi veren Yüksel, Uluslararası Adalet Divanı’na ilişkin şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Türkiye, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamaları ve BM ile diğer uluslararası kuruluşlara karşı hukuki sorumluluklarıyla ilgili Uluslararası Adalet Divanı sürecine yazılı ve sözlü görüş bildirerek destek sağlamıştır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını önümüzdeki aylarda vermesini öngörüyoruz.”


Konuşmasının sonunda birlik mesajı veren Yüksel, Filistin davasına ilişkin şu ifadeyi kullanmıştır: “Ülkemiz, Filistinli gruplar ve uluslararası toplum için zaman birlik zamanıdır. Filistin yalnız değildir, Gazze yalnız değildir, Kudüs sahipsiz değildir. Filistin bir gün özgür olacaktır. Türkiye de bu özgürlüğün sonsuza kadar sesi olacaktır.”

TBMM Türkiye-Filistin Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan’ın Konuşması

TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, olağanüstü toplantıda yaptığı konuşmada Filistin meselesini Türkiye için milli bir konu olarak tanımlamıştır. Turan, “Filistin konusu bizim milli meselemizdir. Hepimizin ortak noktasıdır. Türkiye Filistin’dir, Filistin de Türkiye’dir.” sözleriyle konuşmasına başlamıştır.


Turan, Türkiye’nin tarih boyunca Kudüs ve çevresine hizmet eden bir millet olduğunu belirterek, Filistin halkının mücadelesini sahiplenmenin Meclis’in görevi olduğunu vurgulamıştır. Bu kapsamda, “Biz bugün buradan yani Kudüs’e ve etrafı mübarek kılınmış topraklara yüzlerce yıl hizmet etmiş milletimizin Meclis’i, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden ilan ediyoruz ki, Filistin halkının haklı mücadelesi, direnişi ve davası bizim mücadelemiz ve davamızdır.” ifadelerini kullanmıştır.


Konuşmasında İsrail’in saldırılarını “merhametten ve ahlaktan yoksun siyonist çetelerin eylemleri” olarak nitelendiren Turan, Filistin mücadelesinin yalnızca toprak savunusu olmadığını, aynı zamanda insanlığın vicdanını savunma niteliği taşıdığını belirtmiştir. “Onlar sadece topraklarını savunmuyor, insanlığın son kalesinde insanlığın vicdanını da savunuyorlar.” sözleriyle bu vurguyu yapmıştır.


Hasan Turan, İsrail’in gücünü küresel destekten aldığına dikkat çekmiştir. “İsrail’in gücünü küresel siyonist sermayeden, onun esir aldığı Batılı devletlerden ve emperyalist güçlerden aldığı açıktır. ABD’nin ve Avrupa’nın verdiği bu sınırsız destek, İsrail’e kan dökme cüreti veriyor. Maalesef İslam dünyasının sessizliği, dağınıklığı ve etkisizliği de bu cüreti artırıyor.” ifadeleriyle durumu özetlemiştir. Ayrıca bazı Avrupa Birliği ülkelerinin Filistin lehine girişimlerde bulunduğunu da belirtmiştir: “Ne garip ve acıdır ki, Türkiye dışında Filistin halkının haklı davasına destek vermesi gereken coğrafyamızdaki birçok ülke suskun ve sessizken İspanya, İrlanda gibi AB ülkeleri Gazze’ye BM askeri müdahalesini talep ediyor.”


Konuşmasının bir bölümünde muhalefetin eleştirilerine de değinen Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin davasındaki tutumunu savunmuştur. Erdoğan’ın 2009 yılında Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’na karşı kullandığı “One minute” çıkışını hatırlatarak, “Recep Tayyip Erdoğan, 2009 yılında siyonist katillerin şefinin ve dünyanın gözü önünde ‘One minute’ diyerek katil olduklarını söyleyen liderin adıdır.” demiştir. Ayrıca, Erdoğan’ın Hamas’a ilişkin sözlerini hatırlatmış ve “Hamas bir terör örgütü değil, bir mücahitler ordusudur, vatanlarını ve milletlerini kurtarmaya çalışan Kuvayımilliye’dir.” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.


Turan, konuşmasını Filistin meselesinin siyaset üstü bir dava olması gerektiğini belirterek bitirmiştir. Bu çerçevede, “Mazlumların kanı üzerinde tepinerek ucuz siyaset yapmak, siyasetin konusu değildir. Bu en çok Gazze’ye, oradaki mazlumlara yapılan bir haksızlıktır.” diyerek siyasi çekişmelerin dışında ortak bir hassasiyetin önemine dikkat çekmiştir.

Genel Kurul Tartışmaları

Olağanüstü toplantı sırasında farklı siyasi partilerin temsilcileri arasında tartışmalar yaşanmıştır. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, tartışmaların Meclis düzenini bozacak boyuta ulaşmaması için müdahalelerde bulunmuştur.


Hasan Turan’ın konuşması esnasında DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yerinden söz atması üzerine Kurtulmuş, “Böyle bir hitap şekli yok. Miting yapmak istiyorsan çık dışarıda miting yap. Meclis’in ahengini bozamazsın. Böyle bir günde, burada, bu kadar ucuz miting yapma. Grubun adına konuşacaksan konuş, yerinden sözünü atıyorsan at ama ayrı bir miting yapamazsın. TBMM burası, otur oturduğun yere.” diyerek müdahalede bulunmuştur. Bu tartışmanın ardından birleşime ara verilmiştir.


Aradan sonra söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, Turan’ın konuşmasında muhalefete karşı kullandığı dili eleştirmiştir. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise söz alarak hükümete yönelik eleştirilerini dile getirmiş ve “O kadar cesaretiniz varsa bugün çıkın, ‘İsrail’i tanımıyoruz’ deyin. Neyi bekliyorsunuz? Tanımayın İsrail’i.” şeklinde konuşmuştur.


Bu ifadeler üzerine AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler söz almış ve Filistin meselesinin siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini belirtmiştir. Güler, “Filistin Kudüs’tür. Kudüs bize emanettir. ‘Filistin ve Kudüs, kimsenin siyasi kendi malzemesi yapmayacağı siyaset üstü bir konudur’ dedik. Böyle konu olmasını da arzu ediyoruz ama maalesef işi şahsileştirdiniz. Biz kimseyle yarışta değiliz. Bazı hesaplarınızı burada Filistin üzerinden, Kudüs üzerinden yapmayın.” sözlerini kullanmıştır.

Meclis Başkanlığı Tezkeresi ve Kabul Süreci

Olağanüstü Genel Kurul’da görüşmelerin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan Meclis Başkanlığı tezkeresi okunmuştur. Tezkerede İsrail’in Filistin halkına karşı uzun yıllardır sürdürdüğü işgal, imha ve ilhak politikalarının son iki yılda özellikle Gazze’de soykırıma dönüştüğü vurgulanmıştır. Belgede, “Soykırımcı Netanyahu hükümetinin Gazze halkını açlığa ve kıtlığa kasten mahkûm ettiği BM ve diğer uluslararası kuruluşlarca da ifade edilmiştir. Gazze’yi işgal operasyonunu genişletme kararı alarak katliamlarına ve zulme devam eden İsrail, son 2 yılda büyük çoğunluğu kadın ve çocuk 70 bine yakın insanı öldürmüş, 150 binden fazla kişiyi yaralamış, bölgenin sivil altyapısını imha etmiştir.” ifadeleri yer almıştır.


Tezkere ile birlikte uluslararası kamuoyuna kapsamlı çağrılar yapılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, İsrail’in uygulamalarını kınadığını ve şu talepleri dile getirdiğini kayda geçirmiştir:


  • İsrail’in Gazze’de kalıcı ateşkesi kabul etmesi,
  • Silahlı güçlerini bölgeden çekmesi,
  • Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaştırılmasının sağlanması,
  • Kudüs ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerinin durdurulması,
  • Soykırım ve sömürge suçlarını işleyenlerin mahkemeler önünde hesap vermesi,
  • 1967 sınırları temelinde coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması,
  • Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal mekânlara yönelik saldırıların sona erdirilmesi,
  • İsrail hükümeti soykırım politikalarından vazgeçene kadar BM ve uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınması.


TBMM ayrıca dünya parlamentolarına yönelik doğrudan bir davette bulunmuştur: “Tüm ülke parlamentolarını, İsrail ile olan tüm askeri ve ticari ilişkileri sonlandırmaya, Filistin halkına yönelik uygulanan ambargoyu kırmaya yönelik acilen harekete geçmeye, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarındaki soykırım ve sömürge politikalarını reddetmeye ve kınamaya, Filistin halkının meşru haklarını savunmaya, iki devletli çözüm perspektifini korumaya ve Filistin Devleti’ni tanımayan ülkeleri de Filistin’i tanımaya davet ediyoruz.”


Yapılan oylama sonucunda Meclis Başkanlığı tezkeresi TBMM Genel Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edilmiştir. Oylamaya 442 milletvekili katılmıştır. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, oylamanın ardından yaptığı değerlendirmede, “Metni okuduktan sonra ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha göreceğiz. Fevkalade kuvvetli bir metin ortaya konuldu.” ifadelerini kullanmıştır.


Kabul edilen karar, “İsrail’in Gazze İşgalini Genişletme Kararı ve Filistin Halkına Yaptığı Soykırım Hakkında TBMM Kararı” başlığıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç29 Ağustos 2025 12:43

Etiketler

Özet

TBMM Genel Kurulu, 29 Ağustos 2025’te TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un çağrısıyla olağanüstü toplandı. Toplantıda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Filistin halkına karşı uyguladığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları görüşüldü. Genel Kurul’da Meclis Başkanlığı tezkeresi oybirliğiyle kabul edildi ve İsrail’in işgal politikaları kınandı. Ayrıca tüm ülke parlamentolarına İsrail ile askeri ve ticari ilişkileri sonlandırma çağrısı yapıldı.

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Gazze Konulu TBMM Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı (2025)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • 29 Ağustos 2025

    Toplantı Çağrısı

  • 29 Ağustos 2025

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Konuşması

  • 29 Ağustos 2025

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Genel Kurul’a Bilgilendirmesi

  • 29 Ağustos 2025

    TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel’in Konuşması

  • 29 Ağustos 2025

    TBMM Türkiye-Filistin Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan’ın Konuşması

  • 29 Ağustos 2025

    Genel Kurul Tartışmaları

  • 29 Ağustos 2025

    Meclis Başkanlığı Tezkeresi ve Kabul Süreci

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor