İsrail’in Batı Şeria Saldırıları (2025)

fav gif
Kaydet
kure star outline

İsrail’in Batı Şeria saldırıları, 19 Ocak 2025’te imzalanan Gazze Ateşkes Antlaşması’nın ardından İsrail’in Batı Şeria’da gerçekleştirdiği askeri operasyonlar, zorla yerinden etmeler ve saldırıları kapsayan süreçtir. Saldırılar özellikle Cenin, Tulkerim, Tubas, Ramallah, Beytüllahim ve El Halil gibi bölgelerde yoğunlaşmış, yüzlerce Filistinli hayatını kaybederken on binlercesi zorla yerinden edilmiştir. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları kuruluşları, bu saldırıları uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmiştir.

Arka Plan

İsrail, Gazze’de 19 Ocak 2025’te varılan ateşkesin ardından Batı Şeria’da askeri operasyonlarını artırarak Filistinli direniş gruplarını hedef almaya başlamıştır. 21 Ocak’ta İsrail ordusu, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Cenin kentine "Demir Duvar" adı verilen bir saldırı başlatmıştır.


Bu saldırılar kısa süre içinde genişleyerek 27 Ocak’ta Tulkerim’e, 2 Şubat’ta Tubas’ın Faria Mülteci Kampı ile Tamun beldesine kadar yayılmıştır. İsrail ordusu, 8 Şubat’ta Tamun’dan, 13 Şubat’ta ise Faria Mülteci Kampı’ndan çekildiğini açıklamıştır ancak, İsrail saldırıları Tulkerim, Cenin, Ramallah ve El Halil gibi bölgelerde devam etmektedir.


İsrail hükümeti aynı zamanda Batı Şeria’yı "Yahuda ve Samarra" olarak adlandırmayı öngören bir yasa tasarısı hazırlamış, Filistin yönetimi ve uluslararası toplum ise bu girişimi bölgenin ilhak edilmesi yönünde bir adım olarak değerlendirmiştir.

Ana Saldırı Dalgaları ve Olaylar

Cenin Operasyonları

21 Ocak 2025'te "Demir Duvar" adı verilen operasyon kapsamında İsrail ordusu, Cenin Mülteci Kampı’na geniş çaplı bir saldırı düzenlemiştir. Cenin’de İsrail’in saldırıları sonucu en az 25 Filistinli hayatını kaybetmiştir. Cenin Belediye Başkanı, İsrail güçlerinin 20 bin Filistinliyi zorla yerinden ettiğini açıklamıştır. İsrail askerleri Cenin’de su, elektrik, internet ve yolları tahrip etmiş, binaları patlayıcılarla yıkmıştır.


23 Şubat 2025'te İsrail, 2002'den bu yana ilk kez tanklarla işgal altındaki Batı Şeria'ya girerek bölgenin kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı'na baskın düzenlemiştir. Bu baskının hemen ardından, 24 Şubat tarihinde, İsrail ordusu Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinin Burkin kasabasına girerek, buldozerlerle cadde, sokak ve meydanları tahrip etmiştir.

Tulkerim ve Nur Şems Mülteci Kampı’ndaki Saldırılar

27 Ocak 2025’ten itibaren Tulkerim kenti ve çevresindeki mülteci kampları da İsrail saldırılarının hedefi haline gelmiştir. İsrail güçleri, Nur Şems Mülteci Kampı’nda Filistinlilere ait evleri patlayıcılarla yıkmış ve tanksavar silahıyla bombalamıştır. Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin ve Tulkerim kentlerinde devam eden saldırıları nedeniyle yaklaşık 38 bin Filistinliyi zorla yerlerinden ettiğini açıklamıştır. İsrail askerleri Nur Şems Kampı’nda hamile bir kadını ve 11 yaşındaki bir çocuğu öldürmüştür. Filistinli siviller, İsrail ordusunun kamptaki evleri basarak insanları zorla tahliye ettiğini ve bazı kişileri gözaltına aldığını bildirmiştir.

Tubas ve Tamun Bölgesindeki Operasyonlar

2 Şubat’ta İsrail güçleri, Tubas’ın Faria Mülteci Kampı ve Tamun beldesine operasyon düzenlemiştir. İsrail askerleri, Tubas kentinde 60 Filistinli aileyi zorla evlerinden çıkarmış ve binaları askeri kışlalara dönüştürmüştür. İsrail ordusu bölgeden çekilmeden önce büyük yıkım ve tahribat bırakmıştır.


Yerleşimci Saldırıları ve Toprak Gaspları

İsrail’in Batı Şeria’daki askeri operasyonları devam ederken, İsrailli yerleşimciler de Filistin köylerine yönelik saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu saldırılarda Filistinli sivillere, mülklerine ve tarım arazilerine zarar verilmiştir.


Filistin topraklarını gasp eden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki Beytüllahim kentinin batısında yer alan Battir kasabasında Filistinlilere ait zeytin ve elma ağaçlarını kesmiştir.

Yahudi yerleşimciler, Batı Şeria’daki Filistin köylerine yönelik saldırılarını giderek arttırmıştır. 13 Şubat 2025 tarihinde Ramallah kentinin doğusundaki Mugayyir köyüne düzenlenen saldırıda 5 Filistinli gerçek mermiyle yaralanmıştır. Nablus’un kuzeyindeki Duma köyüne düzenlenen saldırılarda en az 4 Filistinli yaralanmış, 7 ev yakılmıştır.


Yasa dışı Yahudi yerleşimciler, Ayn Sinya, Kefr ed-Dik ve Deyr Balut bölgelerinde Filistinlilere ait araçlara saldırarak zarar vermiştir. Kuzey Ağvar’da 2 evi ateşe vererek 66 Filistinliyi evsiz bırakmıştır.


İsrail askerlerinin desteğiyle saldırılar organize hale gelmiştir. Filistin'de Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, Yahudi yerleşimcilerin, İsrail hükümeti tarafından verilen silahlarla Filistinli köylere saldırdığının bilgisini vermiştir. Şaban’a göre, İsrail hükümeti yerleşimcilere 16 binden fazla silah dağıtmış ve onları eğitmiştir.

Gözaltılar ve Zorla Yerinden Etmeler

İsrail ordusu, Batı Şeria’da geniş çaplı gözaltılar da gerçekleştirmiştir. Ocak 2025 boyunca 580 Filistinli gözaltına alınmıştır (17’si kadın, 60’ı çocuk). 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da toplam 15.500 Filistinli gözaltına alınmıştır.

İsrail’in Ateş Emri Politikası ve Askeri Talimatları

10 Şubat 2025 itibariyle İsrail, ordusunun Filistinlilere yönelik ateş açma yetkisini genişletmiştir. Bu kararın Filistinli sivillerin ölüm oranını artırdığı belirtilmiştir. İsrail askerleri, İsrail Merkez Komutanlığı Komutanı Avi Bluth'un emriyle silahlı veya silahsız olması farketmeksizin şüpheli gördükleri Filistinlilere ateş açabilmektedir.

Batı Şeria'daki Saldırı ve İhlaller (Şubat 2025)

Tulkerim ve Nablus’ta Can Kayıpları ve Yıkımlar

15 Şubat 2025 tarihinde Tulkerim kenti yakınlarındaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu üç Filistinli yaşamını yitirmiştir. Filistin Sağlık Bakanlığı, ölenlerin isimlerini Cihad Mahmud Hasan Muşarika, Halid Mustafa Şerif Amir ve Gassan Ebu Abid olarak açıklamıştır. Aynı kaynaklar, İsrail ordusunun cenazeleri alıkoyduğunu bildirmiştir. Aynı gün Nablus kenti yakınlarında yer alan Asker Mülteci Kampı'nda, 19 yaşındaki Filistinli genç Adil Ahmed Adil Beşkar, İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmiştir. 20 Şubat 2025’te İsrail ordusu, Nablus’a bağlı Mecdel Beni Fadıl köyünde bir Filistinliye ait evi yıkmıştır. Ayrıca, daha önce öldürülen Filistinli Amman Avde’nin ailesine ait Selfit kentindeki ev, İsrail güçleri tarafından ablukaya alınarak tahliye ettirilmiş ve patlayıcılarla yıkılmıştır.

Ramallah ve El Halil’de Gözaltılar ve Baskınlar

16 Şubat 2025 tarihinde İsrail ordusu, Ramallah’ın Ummu Şerayıt Mahallesi’nde bir Filistinli çocuğu yaralamıştır. Aynı gün Celezun Mülteci Kampı’nda biri kadın üç kişi gözaltına alınmıştır. El Halil’de yapılan baskınlarda ise dokuz kişi gözaltına alınmış; bazı evler ve döviz bürolarına el konulmuş, toplamda 600 bin şekel (yaklaşık 170 bin dolar) tutarındaki mal varlığına el konulmuştur.


Öte yandan, Hamas’a bağlı Esirler Medya Ofisi, 16 Şubat’ta Ramallah’taki Ofer Hapishanesi’ne İsrail özel kuvvetlerinin baskın düzenlediğini açıklamıştır. İsrail askerlerinin tutuklulara saldırdığı, fiziksel şiddet ve göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirilmiştir. Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin yönetimine bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, binlerce tutuklunun akıbetinden İsrail’i sorumlu tutmuştur.

Yerleşimci Saldırıları ve Mera Zehirlemeleri

15 Şubat’ta Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Deyr İstiya Belediye Başkanı, bir İsrailli yerleşimcinin Filistinli çiftçi Salah Mansur’u aracıyla ezmeye çalıştığını ve satmakta olduğu narenciye kasalarına zarar verdiğini açıklamıştır. Aynı gün, İsrail makamları tarafından "doğal koruma alanı" ilan edilen Kana Vadisi'nde Filistinlilerin girişine izin verilmezken, yerleşimcilerin bu bölgeye serbestçe girip çıktığı belirtilmiştir.


16 Şubat 2025’te ise Filistin haber ajansı WAFA, Batı Şeria’nın güneyindeki Msafir Yatta bölgesinde İsrailli yerleşimcilerin Filistinli çobanların hayvanlarını otlattığı meralara zehirli madde sıkarak 26 koyunun telef olmasına neden olduğunu aktarmıştır.

Batı Şeria'daki Saldırı ve İhlaller (Mart–Nisan 2025)

Nur Şems Mülteci Kampı'nda Yıkımlar ve Yerinden Etmeler

Mart 2025 itibarıyla İsrail ordusu, Tulkerim kentinin doğusundaki Nur Şems Mülteci Kampı’nda kapsamlı yıkım faaliyetlerine başlamıştır. 1 Mart 2025 tarihinde Ramazan ayının ilk gününde, askeri buldozerlerle Menşiye Mahallesi'ne giren İsrail güçleri, kamp yollarını tahrip etmiş ve 11 evin duvarlarını yıkmıştır. Bu süreçte kamp sakinlerinin evlerini terk etmeleri istenmiş, yaklaşık 12 bin kişi yerinden edilmiştir.


6 Mart’ta İsrail güçleri aynı bölgede 17 evin yıkımına daha başlamıştır. Nur Şems Mülteci Kampı Hizmetleri Komitesi’nin bildirdiğine göre bu evler çok sayıda daire içermekte olup, onlarca ailenin evsiz kalma riski bulunmaktadır. İsrail makamları, yıkım gerekçesi olarak "yol yapımını" göstermiştir. Bu uygulama, kampın yanı sıra Cenin gibi diğer Batı Şeria kentlerinde de tekrarlanmıştır.

Tulkerim ve Cenin'de Süreğen Askeri Operasyonlar

Tulkerim’deki saldırılar 14 Mart itibarıyla 47. gününe ulaşmış, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında gerçek mermi ve ses bombaları kullanılarak askeri yığınak yapılmıştır. Mobil kontrol noktaları kurularak sivil hareketlilik kısıtlanmıştır.

Balata Mülteci Kampı'nda Zorla Tahliye

9 Nisan 2025 tarihinde Nablus’un doğusundaki Balata Mülteci Kampı’na geniş çaplı bir baskın düzenlenmiştir. İsrail ordusu, kamp sakinlerini evlerini boşaltmaya zorlamış, bazı binaları ise geçici askeri karargâha dönüştürmüştür. Onlarca aile, zorla kamptan çıkarılmış ve yerinden edilmiştir.

Azzun ve Ramallah’ta Kitlesel Gözaltılar

Mart ayının ilk yarısında Batı Şeria'nın Kalkilya kentine bağlı Azzun beldesinde yaklaşık 200 Filistinli gözaltına alınmıştır. Bu gözaltıların bir kısmı sorgulandıktan sonra serbest bırakılmış, bazıları ise alıkonulmuştur. Görgü tanıklarına göre İsrail askerleri evlerde maddi zarara neden olmuş, bazı kişisel eşyalar gasp edilmiştir.


4 Mart tarihinde ise Ramallah ve çevresindeki Beyt Rima ile Tira beldelerinde gece baskınları gerçekleştirilmiştir. Bu operasyonlarda birçok kişi gözaltına alınmış, evlerin bir kısmı geçici karargâha çevrilmiş, bazı bölgelerde sokağa çıkma yasağı uygulanmıştır.

Kalkilya’da Patlayıcıyla Ev Yıkımı

12 Mart 2025’te Kalkilya kentinde, İsrail ordusu tarafından bir Filistinlinin üç katlı evi patlayıcı kullanılarak havaya uçurulmuştur. Söz konusu evin sahibi, daha önce bir suikast sonucu yaşamını yitirmiştir. Evin patlatılması öncesinde çevredeki binalar tahliye edilmiştir.

Filistinlilere Yönelik Saldırılar

6 Mart 2025 tarihinde Er-Rihiyye ve Kusra kasabalarına yapılan baskınlarda ikisi çocuk olmak üzere üç Filistinli yaralanmıştır. Kusra’daki baskın sırasında 20 yaşındaki bir kadın gerçek mermiyle başından yaralanmıştır. Rihiyye’de ise 14 yaşındaki bir çocuk ayağından vurulmuştur. Ayrıca 26 Nisan’da Sincil ve Beyt Feccar bölgelerinde, İsrail askerlerinin ve yerleşimcilerin saldırıları sonucu çocuk, kadın ve gençlerden oluşan çok sayıda kişi yaralanmıştır. Cenin yakınlarında ise bir askeri aracın çarpması sonucu iki Filistinli genç yaralanmıştır.

El-Halil Bölgesinde Yerleşimci Saldırıları ve Askeri Baskınlar

13 Mart 2025’te El Halil’deki El-Fevvar Mülteci Kampı ve Er-Rihiyye köyüne düzenlenen İsrail baskınlarında plastik ve gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz kullanılmıştır. Çok sayıda sivil, yoğun gazdan etkilenmiştir. 7 Nisan 2025 tarihinde ise El-Halil’in güney kırsalında yer alan Mesafir Yatta bölgesindeki Ummul Hayr köyüne, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından saldırı düzenlenmiştir. Filistin Kızılayı, saldırı sonucunda dört kişinin yaralanarak hastaneye sevk edildiğini açıklamıştır.

Nablus ve Çevresinde Baskınlar, Gözaltılar ve Ağaç Katliamları

13 Mart 2025 tarihinde Nablus'un doğusundaki Asker el-Kadim Mülteci Kampı'na sivil araçla sızan İsrail özel kuvvetleri bir kişiyi gözaltına almıştır. Aynı tarihte Nablus’un güneyindeki Burin ve Salim köylerine de baskın düzenlenmiş, bazı araçlarda aramalar yapılmıştır. Bu süreçte Yusuf Makamı bölgesine yapılan baskında bir kadın ses bombası ile yaralanmıştır. Aynı olayda, çok sayıda kişi gazdan etkilenmiş; bölgeye giren buldozerler yolları toprak yığınları ile kapatmış ve yoğun gaz bombası kullanmıştır.


Bunun yanı sıra, Selfit ilindeki Bidya kasabasının batısında yerleşimciler tarafından yaklaşık 70 dönümlük tarım arazisi tahrip edilmiştir. 50’den fazla zeytin, badem ve incir ağacı sökülmüş, su kuyuları ile taş duvarlar da yıkılmıştır.

Kalkilya, Selfit ve Nablus’ta Toplu Cezalandırma Politikaları

Kalkilya ve Selfit vilayetlerinde, İsrail ordusu bazı köylerin girişlerini kapatarak sivil ulaşımı engellemiştir. Bu uygulama, bölgede "toplu cezalandırma" politikası olarak nitelendirilen tedbirler kapsamında yürütülmüştür Ayrıca Burka ve Brukin kasabaları arasında iftar saatine yakın bir vakitte düzenlenen taşlı saldırılar sonucunda iki Filistinli yaralanmıştır. Nablus’un kuzeybatısındaki Burka kasabasına yakın bir arazide çalışan bir Filistinli, yerleşimciler tarafından darp edilerek elinden yaralanmıştır.

Cenin'de Diplomatik Heyete Ateş Açılması (Mayıs 2025)

İsrail ordusu, 21 Mayıs 2025 tarihinde işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde bulunan Cenin Mülteci Kampı’na resmi ziyarette bulunan uluslararası bir diplomatik heyetin bulunduğu alanda ateş açmıştır. Saldırıya maruz kalan heyet, aralarında Türkiye, Japonya, Meksika, Almanya, İrlanda, Fransa, İtalya, Kanada, Brezilya, Hindistan, Çin ve Avrupa Birliği ülkelerinden temsilcilerin de yer aldığı 35 diplomattan oluşmaktadır.



İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamaya göre, diplomatik heyetin bölgeye "koordineli şekilde" giriş yaptığı ancak onaylanmış güzergâh dışına çıkmaları üzerine bölgede görevli askerlerin, heyeti uzaklaştırmak amacıyla uyarı ateşi açtığı belirtilmiştir. Öte yandan Filistin Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmed ed-Dik, İsrail askerlerinin uluslararası heyeti doğrudan hedef alarak "korkutma" ve "sindirme" amacıyla gerçek mermi kullandığını ifade etmiştir. Dik, heyetin 21 Ocak 2025 tarihinden bu yana kuşatma altındaki kampa girmesinin engellenmeye çalışıldığını ve ateşin bu niyetle açıldığını belirtmiştir.

Heyetin Katılımcıları

Diplomatik heyette Avrupa Birliği, Arap Ligi ve Asya ülkelerinden gelen büyükelçi ve konsoloslar yer almıştır. Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu'ndan bir görevli de heyette bulunmuştur. Heyet, Cenin kampında devam eden İsrail askeri operasyonlarının insani sonuçlarını yerinde incelemek üzere ziyarette bulunmuştur.

Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kuruluşların Tepkisi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, olay karşısında “alarm duyduğunu” ifade ederek, diplomatlara karşı herhangi bir güç kullanımının kabul edilemez olduğunu belirtmiş, olayla ilgili İsrail makamlarının tam ve şeffaf bir soruşturma yürütmesini talep etmiştir. BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, diplomatların dokunulmazlığının her durumda korunması gerektiğini vurgulamıştır.


BM’ye bağlı UNRWA Batı Şeria Direktörü Roland Friedrich ise olayın, İsrail güçlerinin orantısız güç kullanımının yaygın bir örneği olduğunu ifade etmiş ve Cenin kampına erişimin neredeyse imkânsız hâle geldiğini, buradaki tüm sivil nüfusun zorla yerinden edildiğini bildirmiştir.

Devletlerin Açıklamaları ve Tepkileri

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail askerlerinin Cenin ziyaretindeki diplomatlara ateş açmasını en güçlü şekilde kınamış, saldırının yalnızca bireysel güvenliği değil, devletler arası ilişkilerin temelini oluşturan güven ortamını da tehdit ettiğini belirtmiştir. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, bir Fransız diplomatın da bulunduğu heyete ateş açıldığını doğrulayarak, olayın kabul edilemez olduğunu ifade etmiş ve İsrail’in Paris Büyükelçisinin açıklama yapmak üzere Bakanlığa çağrılacağını açıklamıştır.


Japonya Dışişleri Bakanı İvaya Takeşi, parlamentoda yaptığı konuşmada, olayı pişmanlık verici olarak nitelemiş ve İsrail'e protesto notası verildiğini açıklamıştır. Nota, Japonya Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu ve Afrika Dairesi Genel Müdürü tarafından İsrail’in Tokyo Büyükelçisine iletilmiştir. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, olayda İtalya’nın Kudüs Muavin Konsolosu’nun da yer aldığını doğrulamış ve İsrail hükümetinden derhal açıklama beklediklerini bildirmiştir.


Meksika Dışişleri Bakanlığı, olayın Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin açık bir ihlali olduğunu belirtmiş ve İsrail’in Meksika Büyükelçiliğinden olayla ilgili ayrıntılı açıklama talep edileceğini bildirmiştir. Olay sırasında iki Meksikalı diplomatın zarar görmediği açıklanmıştır.  Brezilya hükümeti yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin Uluslararası Adalet Divanı tarafından yasa dışı olarak değerlendirildiğini hatırlatmış ve İsrail'in askeri operasyonlarını derhâl durdurması gerektiğini vurgulamıştır.


Kanada Başbakanı Mark Carney, İsrail büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını ve olayın tamamen kabul edilemez olduğunu belirterek, tam bir soruşturma başlatılması çağrısında bulunmuştur. İngiltere Hükûmeti adına Hamish Falconer, Cenin’deki olayın diplomatik kuralların ihlali olduğunu belirterek, tüm sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etmiştir. Tanaiste ve Dışişleri Bakanı Simon Harris, iki İrlandalı diplomatın da heyette bulunduğunu belirterek, olay karşısında derin şok yaşadığını ve güçlü şekilde kınadıklarını belirtmiştir


Alman Dışişleri Bakanlığı, İsrail ordusunun diplomatik bir heyete yönelik uyarısız ateş açmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini açıklamış, olayın ayrıntılı olarak araştırılmasını talep etmiştir. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, büyükelçinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını, İsrail’in hesap vermesi ve net açıklama yapması gerektiğini bildirmiştir. Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Belçika ve Norveç gibi ülkeler de ateş açılmasını diplomatik dokunulmazlığa yönelik ihlal olarak nitelendirmiş ve İsrail’e karşı kınama mesajları yayımlamıştır.


Ürdün, Katar ve Mısır, İsrail’in eylemini uluslararası hukuk ve diplomatik teamüllerin açık ihlali olarak değerlendirmiştir. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, olayı "tüm diplomatik teamüllere aykırı açık bir suç" olarak nitelemiştir. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise BM Güvenlik Konseyi’ni bu tür ihlalleri durdurmaya çağırmıştır. Slovenya hükümeti, olayın Viyana Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini ve İsrail'den hesap verebilirlik beklediklerini açıklamıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarEdanur Karakoç14 Şubat 2025 08:41

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"İsrail’in Batı Şeria Saldırıları (2025)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Arka Plan

  • Ana Saldırı Dalgaları ve Olaylar

    • Cenin Operasyonları

    • Tulkerim ve Nur Şems Mülteci Kampı’ndaki Saldırılar

    • Tubas ve Tamun Bölgesindeki Operasyonlar

  • Yerleşimci Saldırıları ve Toprak Gaspları

  • Gözaltılar ve Zorla Yerinden Etmeler

  • İsrail’in Ateş Emri Politikası ve Askeri Talimatları

  • Batı Şeria'daki Saldırı ve İhlaller (Şubat 2025)

    • Tulkerim ve Nablus’ta Can Kayıpları ve Yıkımlar

    • Ramallah ve El Halil’de Gözaltılar ve Baskınlar

    • Yerleşimci Saldırıları ve Mera Zehirlemeleri

  • Batı Şeria'daki Saldırı ve İhlaller (Mart–Nisan 2025)

    • Nur Şems Mülteci Kampı'nda Yıkımlar ve Yerinden Etmeler

    • Tulkerim ve Cenin'de Süreğen Askeri Operasyonlar

    • Balata Mülteci Kampı'nda Zorla Tahliye

    • Azzun ve Ramallah’ta Kitlesel Gözaltılar

    • Kalkilya’da Patlayıcıyla Ev Yıkımı

    • Filistinlilere Yönelik Saldırılar

    • El-Halil Bölgesinde Yerleşimci Saldırıları ve Askeri Baskınlar

    • Nablus ve Çevresinde Baskınlar, Gözaltılar ve Ağaç Katliamları

    • Kalkilya, Selfit ve Nablus’ta Toplu Cezalandırma Politikaları

  • Cenin'de Diplomatik Heyete Ateş Açılması (Mayıs 2025)

    • Heyetin Katılımcıları

    • Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kuruluşların Tepkisi

    • Devletlerin Açıklamaları ve Tepkileri

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor