
Bilecik, Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nin güneydoğusunda yer alan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinde önemli rol oynayan bir şehirdir. Tarihi ve kültürel mirası, doğal güzellikleri ve sanayi potansiyeli ile dikkat çeken Bilecik, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun temelinin atıldığı topraklar olarak büyük bir öneme sahiptir. Coğrafi konumu itibarıyla doğuda Bolu, kuzeyde Sakarya, batıda Bursa, güneyde ise Kütahya ve Eskişehir ile çevrilidir.
Bilecik, Osmanlı Devleti'nin doğduğu yer olması sebebiyle tarihî bir merkez olarak kabul edilmektedir. Aynı zamanda Kurtuluş Savaşı'nda da stratejik öneme sahip olan şehir, Anadolu'nun önemli geçiş noktalarından biri olarak dikkat çekmektedir.
Bilecik'te ilk yerleşimin MÖ 3000 yıllarına kadar uzandığı bilinmektedir. Bölgenin arkeolojik bulgularına göre Neolitik Çağ'dan itibaren tarım ve hayvancılıkla uğraşan topluluklar burada yaşamıştır. Bilecik, Tunç Çağı'na geçiş sürecinde önemli bir yerleşim yeri olmuş ve tunç yapımı için gerekli olan kalayın çıkarıldığı merkezlerden biri olmuştur.
Bilecik'in antik dönemde bilinen isimleri Agrilion ve Agrillum olup, Roma İmparatorluğu döneminde Belekoma adıyla anılmıştır. Bitinya (Bithynia) bölgesinin bir parçası olan Bilecik, tarih boyunca Traklar, Mısırlılar, Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Bitinya Krallığı, Roma ve Bizans İmparatorluğu gibi çeşitli uygarlıkların yönetimi altında kalmıştır. Bölge, özellikle Bitinya Krallığı döneminde önemli bir yerleşim merkezi haline gelmiş, MÖ 74'te Roma İmparatorluğu'na katılmıştır.
Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye ayrılmasından sonra Bitinya bölgesi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun sınırları içinde kalmıştır. Bizans döneminde Belekoma Kalesi inşa edilerek bölge savunma merkezi haline getirilmiştir. Belekoma, bu dönemde bir tekfurluk merkezi olarak idare edilmiştir. 797 yılında Abbasi Halifesi Harun Reşid'in düzenlediği seferler sonucunda bölge bir süre Abbasilerin yönetimine girmiş, ancak Bizans yönetimi kısa sürede yeniden sağlanmıştır.
Anadolu Selçuklu Devleti'nin genişlemesiyle birlikte Bilecik, 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedilmiştir. Ancak 1. Haçlı Seferi sırasında Bizanslılar bölgeyi yeniden ele geçirmiştir. 13. yüzyılın başlarında Kayı boyu, Ertuğrul Gazi liderliğinde Söğüt ve Domaniç bölgesine yerleşmiştir. 1231 yılında I. Alaeddin Keykubat tarafından Bizans’a karşı düzenlenen seferde Kayılar büyük rol oynamış ve Ertuğrul Bey’e Söğüt ve Domaniç bölgesi tahsis edilmiştir.
Ertuğrul Gazi’nin 1281 yılında vefat etmesinin ardından Osman Bey, Kayıların lideri olmuş ve Osmanlı Devleti’nin temelini atmıştır. 1299 yılında Osman Bey, Belekoma Kalesi'ni fethederek Bilecik'i Osmanlı topraklarına katmıştır. Osmanlı Devleti’nin resmi kuruluş süreci bu dönemde başlamış ve Bilecik, Osmanlı Devleti’nin ilk idari merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Osmanlı döneminde Bilecik, özellikle ticaret yolları üzerinde bulunması sebebiyle önem kazanmış, şehirde hanlar, hamamlar, camiler ve imaretler inşa edilmiştir. Şeyh Edebali'nin burada yaşaması ve türbesinin burada bulunması, Bilecik’i Osmanlı’nın manevi başkentlerinden biri haline getirmiştir.
Bilecik, Kurtuluş Savaşı’nda büyük zarar gören şehirlerden biri olmuştur. 6 Ocak 1921’de Yunan ordusu tarafından işgal edilen Bilecik, I. ve II. İnönü Savaşları'na sahne olmuştur. Bu savaşlar sırasında Yunan kuvvetleri bölgeyi birkaç kez ele geçirmiş ancak Bilecik, Türk ordusu tarafından geri alınmıştır. 6 Eylül 1922’de Türk ordusu tarafından tamamen kurtarılan Bilecik, savaşın getirdiği tahribat nedeniyle büyük ekonomik ve demografik kayıplar yaşamıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Bilecik, savaşın getirdiği zararları onarmak amacıyla yeniden yapılandırılmıştır. Şehirde ipek üretimi yeniden canlandırılmaya çalışılmıştır. Bununla beraber, sanayi ve tarıma dayalı bir ekonomik model benimsenmiştir. 1970’lerden itibaren sanayileşme sürecine giren Bilecik, özellikle mermer ocakları ve seramik sanayisi ile ekonomik kalkınmasını sürdürmüştür.
Günümüzde Bilecik, Osmanlı mirası ile modern sanayi merkezlerini bir araya getiren bir şehir olarak varlığını sürdürmektedir. Sahip olduğu tarihî yapılar, doğal güzellikler ve kültürel mirası ile hem yerli hem de yabancı turistler için önemli bir cazibe merkezi olmaya devam etmektedir.
Bilecik; Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerinin kesişim noktasında yer alır. 39° ve 40° 31’ kuzey enlemleri ile 29° 43’ ve 30° 41’ doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Doğudan Bolu ve Eskişehir, güneyden Kütahya, batıdan Bursa, kuzeyden Sakarya illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü 4.321 km² olup rakımı 500 metredir.
Bilecik’te geçiş iklimi hakimdir. Merkez ilçede Marmara iklimi, Bozüyük ve Pazaryeri ilçelerinde ise İç Anadolu’nun karasal iklimi etkili olur. Yıllık yağış miktarı 450 kg/m² olup en çok yağış kış ve ilkbahar aylarında görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır.
Bilecik’in büyük bir bölümü tepelik alanlardan oluşur. Kuzey Anadolu Dağları'nın uzantısı olan Köroğlu Dağları ilin doğusuna kadar uzanır. Başlıca yükseltiler arasında Kala Dağı (1906 m), Yirce Dağı (1790 m), Metristepe (1300 m) bulunmaktadır. Sakarya Irmağı boyunca uzanan Bozüyük, Gölpazarı, Osmaneli ve Pazaryeri ovaları ilin önemli düzlükleridir.
Bilecik, önemli yer altı kaynaklarına sahiptir. Mermer, kalsit ve kil yatakları bakımından zengindir. En önemli mermer yatakları Bozüyük ve Pazaryeri ilçelerinde bulunmaktadır. Ayrıca bölgede kireçtaşı ve manyezit rezervleri de mevcuttur.
Kalsit (Cc)
Mermer (Mr)
Bilecik’in en önemli akarsuyu Sakarya Irmağı’dır. Ayrıca Karasu, Göynük Çayı, Göksu Deresi ve Hamsu Deresi önemli su kaynaklarıdır. Kentte enerji üretimi ve sulama amaçlı kullanılan barajlar arasında Dodurga ve Bozüyük Barajları bulunmaktadır.
Bilecik’in ekonomisi tarım, hayvancılık, madencilik ve sanayi sektörleri üzerine kuruludur. İlde özellikle mermer, seramik, tuğla ve metal sanayi önemli bir yer tutmaktadır. Sanayi faaliyetlerinin büyük bölümü Bozüyük ve Bilecik merkez ilçelerinde yoğunlaşmıştır.
Madencilik açısından zengin kaynaklara sahip olan Bilecik’te seramik ve cam sanayiinde kullanılan kil, kaolin ve feldispat rezervleri oldukça geniştir. Ayrıca Bilecik’te “Bilecik taşı” olarak bilinen ve ülke çapında tanınan mermer ocakları bulunmaktadır. Vezirhan ve Kösedere’de çıkarılan pembe ve beyaz somaki mermerler, Hırtılar ve Külümbe köylerinde bulunan kırmızı, pembe ve şeftali renkli mermerler ile Söğüt’te çıkarılan siyah benekli beyaz mermerler ülke içi ve dışındaki pazarlarda büyük talep görmektedir.
Bilecik, ekonomik performans açısından güçlü bir büyüme göstermiştir. 2013 yılında 80 milyon dolar olan ihracat hacmi, 2022 yılında 148 milyon dolara ulaşarak %85 oranında bir artış göstermiştir. 2021 yılı verilerine göre kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) 11.713 dolar ile Türkiye genelinde 5. sırada yer almıştır.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması’na (SEGE-2017) göre Bilecik 19. sırada bulunmaktadır. Ayrıca, 2022 yılı itibarıyla ilde 7 Ar-Ge merkezi faaliyet göstermekte olup, Bilecik bu alanda Türkiye genelinde 22. sırada yer almaktadır.
Bilecik’te üçü merkez ilçede olmak üzere toplamda sekiz organize sanayi bölgesi (OSB) bulunmaktadır. İstanbul, Bursa ve Ankara gibi büyük sanayi merkezlerine yakınlığı, lojistik avantajları ve yatırımcılar için cazip teşvik programları ile Bilecik, sanayisini giderek geliştiren bir şehir konumundadır. Seramik ve mermer sanayisinin yanı sıra metal, kimya, gıda ve makine sanayisi de ilin ekonomik yapısında önemli bir paya sahiptir.
Bilecik, konumu itibarıyla Türkiye'nin dört farklı bölgesinin kesişim noktasında yer almakta olup ulaşım ve lojistik açısından önemli bir konumdadır. İlin İstanbul'a 200 km, Ankara'ya 317 km, Bursa'ya 95 km, Kocaeli'ne 105 km ve Eskişehir'e 85 km mesafede olması, Bilecik'in bölgesel ulaşım açısından avantajlı bir konumda bulunmasını sağlamaktadır. Ayrıca Bursa Yenişehir Havalimanı’na 51 km, Eskişehir Anadolu Havalimanı’na ise 84 km uzaklıktadır. Denizyolu ulaşımı açısından en yakın limanlar olan Gemlik Limanı 97 km, Yalova Limanı ise 110 km uzaklıktadır.
Bilecik, demiryolu ulaşımı açısından Türkiye'deki önemli noktalardan biri olup özellikle 2015 yılında Yüksek Hızlı Tren (YHT) hizmetinin başlaması ile birlikte demiryolu taşımacılığı büyük bir gelişme göstermiştir. YHT seferleri kapsamında Bilecik’ten Pendik, Gebze, İzmit, Arifiye, Bozüyük, Eskişehir, Polatlı, Sincan, Ankara ve Konya yönlerine doğrudan ulaşım sağlanmaktadır. Bunun yanı sıra yük taşımacılığı da konvansiyonel demiryolu hattı üzerinden devam etmektedir.
İlköğretim ve ortaöğretim kademelerinde 2019/2020 eğitim öğretim yılında, merkez ilçede 662 derslikte toplam 13.632 öğrenci eğitim görmektedir. İlköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 20, ortaöğretimde ise 22 olarak tespit edilmiştir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ise ilköğretimde 17, ortaöğretimde ise 12’dir.
Bilecik, yükseköğretim açısından da gelişmekte olup, 2021-2022 itibarıyla Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi bünyesinde 11 fakülte ve 7 meslek yüksekokulu bulunmaktadır. Merkez ilçede bulunan fakültelerde toplam öğrenci sayısı 10.000’in üzerindedir. Üniversite-sanayi iş birliğine önem veren Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Teknoloji Transfer Ofisi, Teknopark ve Endüstriye Dayalı Mesleki Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi akademik ve uygulamalı alanlarda faaliyet gösteren birimlere sahiptir.
Üniversitenin özellikle mühendislik, iktisadi bilimler, sağlık bilimleri ve doğal taş teknolojileri alanında uzmanlaşmış fakülteleri bulunmaktadır. Üniversitenin araştırma faaliyetleri kapsamında, sanayi ile iş birliği içerisinde projeler üretilmekte ve öğrencilere uygulamalı eğitim fırsatları sunulmaktadır.
Bilecik’in toplam yüzölçümü 4.300 km² olup, nüfusun dağılımı coğrafi faktörler ve ekonomik faaliyetler doğrultusunda şekillenmektedir. 1990 yılı itibarıyla il genelinde nüfusun %42,2’si şehirlerde, %57,8’i ise kırsal alanlarda (köy ve kasabalarda) yaşamaktadır. 2023 yılı itibarıyla şehirleşme oranında artış gözlemlenmiş olup il merkezi ve sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu ilçelerde nüfus artışı hız kazanmıştır.
Nüfusun en yoğun olduğu bölgeler arasında İznik-Pamukova depresyonunun il sınırları içinde kalan kesimi, Sakarya Vadisi’nin alüvyal tabanı, Gölpazarı Ovası ve Bozüyük ilçesi yer almaktadır. Özellikle Bozüyük, sanayi faaliyetlerinin etkisiyle Bilecik'in en kalabalık ilçelerinden biri haline gelmiştir. Buna karşılık, Sündiken Platosu, Yirce Dağı’nın doğu yamaçları, Söğüt Platosu’nun büyük bölümü ve Meryem Dağı gibi yüksek rakımlı alanlarda nüfus seyrektir.
Bilecik ilinde nüfus yoğunluğu yıllara göre değişim göstermiştir. 1935 yılında km² başına düşen kişi sayısı ortalama 16-30 arasında değişirken, 1985 yılı itibarıyla bu değer kasaba ve şehir merkezlerinde artış göstermiştir. Son yıllarda, sanayileşme ve altyapı gelişimiyle birlikte Bozüyük ve Bilecik Merkez ilçeleri en yoğun yerleşim alanları olmuştur.
Bilecik’te nüfus artış hızı, Türkiye genelindeki sanayileşme ve göç dinamikleriyle doğrudan bağlantılıdır. 1950-1980 yılları arasında göç veren illerden biri olan Bilecik, özellikle 1980 sonrası sanayi yatırımlarıyla birlikte göç almaya başlamıştır. Bozüyük ilçesi, demir-çelik ve seramik sanayisinin gelişmesiyle göç alan bir merkez haline gelirken, kırsal bölgelerde nüfus azalmış ve köyden kente göç hızlanmıştır.
Bilecik’ten göç edenlerin büyük bir kısmı İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Kocaeli gibi sanayi ve hizmet sektörünün geliştiği büyükşehirlere yönelmiştir. Ancak, özellikle son yıllarda Bilecik’teki organize sanayi bölgelerinin gelişimiyle birlikte tersine göç hareketleri gözlemlenmektedir.
Tarihsel süreçte Bilecik’in nüfus yapısında cinsiyet dengesi değişkenlik göstermiştir. 1940 yılında kadın nüfusun erkek nüfusa oranla daha fazla olduğu görülmüş, ancak 1980 sonrası sanayileşme ve askeri birliklerin varlığı nedeniyle erkek nüfus oranında artış yaşanmıştır. 1985 yılı verilerine göre Bilecik nüfusunun %52,1’i erkek, %47,9’u kadındır. Günümüzde ise kadın-erkek oranı daha dengeli bir yapıya kavuşmuştur.
Yaş dağılımı açısından incelendiğinde, Bilecik’te genç nüfus oranının azalma eğiliminde olduğu görülmektedir. 1985 yılında 0-14 yaş grubundaki bireylerin oranı %30’un üzerindeyken, bu oran günümüzde %25’in altına düşmüştür. Buna karşılık, 15-64 yaş grubundaki üretken nüfus oranı artış göstermektedir. Özellikle sanayi sektöründe istihdamın genişlemesi, çalışma çağındaki bireylerin ilde kalmasını sağlamıştır.
Bilecik’te aktif olarak Valilik görevini Şefik Aygöl yürütmektedir 10.06.2020-16.08.2023 tarihlerinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü görevinde bulunmuş olup 09.08.2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bilecik Valisi olarak atanmıştır. Şehirde görev yapmış valiler şu şekildedir:

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Bilecik (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Tarih
Tarih Öncesi
Antik Çağ
Bizans Dönemi
Selçuklular Dönemi
Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Süreci
Kurtuluş Savaşı Dönemi
Cumhuriyet Dönemi
Coğrafi Yapı
Konum ve Sınırlar
İklim
Yeryüzü Şekilleri
Doğal Kaynaklar ve Madenler
Akarsular ve Barajlar
İlçeler
Ekonomi
Ulaşım ve Altyapı
Demiryolu Taşımacılığı
Eğitim
Yükseköğretim
Demografik Yapı
Nüfus Artış Hızı ve Göç Hareketleri
Cinsiyet ve Yaş Dağılımı
Bilecik'in Tarihi Yapıları
Dini Yapılar
Türbeler
Han ve Kervansaraylar
Sivil Mimari
Anıt ve Şehitlikler
Dini ve Kültürel Yapılar
Yerel Yönetim
Vali
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.