BlogGeçmiş
Blog
Avatar
YazarGüssün Güneş12 Ocak 2026 11:06

Bilginin Gücü, İcat ve Bilgi Tembelliği

Diğer Sosyal Bilimler+2 Daha
fav gif
Kaydet
kure star outline

Koç Üniversitesi’nde çalıştığım yıllarda, Francois Bacon’ın “ipsa scientia potestas est" yani  “Bilgi güçtür” sözünü “güçlen, bilgiyi, kütüphaneyi keşfet” sloganı ile birleştirerek kütüphanede düzenlenen bir yarışmaya katılmıştım. O dönem için belki sezgisel ama güçlü bir farkındalıkla, bilginin yalnızca bir araç değil, başlı başına bir güç olduğunu kavramak bir bilgi ve belge yöneticisi olarak mesleki yolculuğumun en başında, bilginin doğru kullanıldığında dönüştürücü bir etkiye sahip olduğunu binlerce kitabın arasında kelimelerin zihnimde oluşturduğu akan bir matriks gibi içinde bilginin dönüştürücü keşfine çıkmış gibiydim.


Ödünç verme masasında görev yaptığım zamanlarda, kütüphaneye düzenli olarak gelen bazı süreli yayınlar dikkatimi çekerdi. Bunlardan biri, Jane’s Defence Weekly savunma, askeri teknoloji ve küresel güvenlik alanlarında dünyanın en saygın ve referans kabul edilen haftalık dergilerinden biri. İlk sayısı 14 Ocak 1984 tarihinde yayımlanan dergi, 2012 yılına kadar basılı olarak düzenli biçimde yayımlanmıştır. İletişim teknolojilerinin gelişimi ile daha sonra dijital platformlar üzerinden varlığını sürdürmüştür. Savaş teknolojileri ile ilgili ilginç görselleri, devasa uçaklar, çarpıcı başlıkları ve teknik içeriğiyle ilgimi çeken bu dergi, savaş, savunma ve teknoloji alanında derinlemesine analizler sunardı. Zaman zaman başlıklarını okur, kimi zaman da savaş stratejileri ve askeri teknolojiler üzerine kaleme alınmış makalelere göz atardım.


Özellikle 1996 yılından itibaren yayımlanan içerikler, bugün çok daha net biçimde gördüğümüz bir gerçeği işaret ediyordu: Modern savaşlarda belirleyici olan unsur, artık yalnızca silah gücü değil; bilginin kendisi ve onun doğru kullanımıdır. Bilgiyi etkin biçimde kullanan ülkeler ve devletler, klasik güç unsurlarının ötesine geçerek üstünlük sağlamaktadır.


Günümüzde coğrafyalar yalnızca fiziki sınırlarla değil, dijital kodlarla tanımlanmaktadır. Her yerin, her binanın ve her bireyin dijital bir izi vardır. Algoritmalar, veriler ve dijital izler; bireylerin hareketlerinden tercihlerine kadar pek çok alanı görünür ve izlenebilir kılmaktadır. Bugün dijital izleriniz, sizi sıcak yatağınızdan alıp başka bir ülkeye götürebilecek kadar güçlüdür. Bu bağlamda bilgi, açıkça eksen değiştirmiştir. Bilginin gücünü ve keşfini doğru ve stratejik kullanımı, yeni icatların ortaya çıkmasına; gündemin, gücün ve hatta iktidar ilişkilerinin yeniden şekillenmesine yol açabilmektedir. Peki bu güç kimdedir? Bilgiyi kodlayan, dönüştüren, çıktıya çeviren ve etki üretenlerde mi; yoksa bilgiyi sorgulamadan tüketenlerde mi? Bu noktada karşımıza sert ama gerçek bir ikilem çıkıyor. Ya bilgiyi yönetenler olursunuz ya da onun yönlendirdiği birer özneye dönüşürsünüz. Başka bir ifadeyle, ya özgürleşirsiniz ya da bağımlı hale gelirsiniz.


Eğitim kurumlarında öğrencilere bilgiyi nasıl kullanacaklarını ve onu nasıl üretime dönüştürebileceklerini öğretmeye çalışıyoruz. Ancak tüm bu çabalara rağmen, giderek yaygınlaşan  çok önemli bir sorunla karşı karşıyayız bu da bilgi tembelliği ya da bilgiyi kullanamama tembelliği. Bilgiye erişimin bu denli kolay olduğu bir çağda, eğitimde düşünme, sorgulama, analiz etme ve üretme süreçlerinin zayıflaması ciddi bir çelişkidir. İcat kavramı çoğu zaman “icat çıkarmak” gibi dar ve olumsuz bir anlamla algılanmakta, yaratıcı fikirlerin önü kesilmektedir.


Oysa bugün başarıyı yakalayanlar, bilgiyi doğru yakalayabilen, onu anlamlandırabilen ve dönüştürebilenlerdir. Gerçek yenilik, yalnızca yeni bir ürün ortaya koymak değil; bilgiyle düşünebilmek ve bilgiden değer üretebilmektir. Bu nedenle, öğrencilerimize icat çıkaracak fikirler vermekten çekinmemeli, onları bilgiyle donatmalı ve düşünmeye cesaretlendirmeliyiz. Bilgi tembelliğini aşmanın yolu, bilgiyi yalnızca tüketilen değil, üretilen ve dönüştürülen bir güç olarak görmektir.


Bilgi güçtür, gücünü keşfet o zaman!

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Blog İşlemleri

KÜRE'ye Sor