
Burhan Doğançay, Türk ressam ve fotoğraf sanatçısıdır. 20. yüzyılın önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Kent duvarlarını temel alan sanat anlayışı ve soyut dışavurumcu eserleriyle tanınan Doğançay, uzun yıllar boyunca çeşitli kültürlerin izlerini eserlerine yansıtmıştır.
11 Eylül 1929 tarihinde İstanbul'da doğan Burhan Doğançay, ressam ve harita subayı olan Adil Doğançay'ın oğludur. Sanatla ilk tanışması babası ve ressam Arif Kaptan'ın desteğiyle olmuştur. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladıktan sonra Paris'e giderek Académie de la Grande Chaumière'de resim dersleri almış ve Paris Üniversitesi'nde iktisat alanında doktora yapmıştır.
Doğançay, 1955'te Ankara'ya döndüğünde babasıyla birlikte Sanat Sevenler Kulübü'nde sergiler düzenlemiş ve 1956'da ilk kişisel sergisini açmıştır. 1962'de New York'a gidişi sanat hayatında bir dönüm noktası olmuş, 1964 yılında Guggenheim Müzesi'ne bir eserinin kabul edilmesiyle sanat dünyasındaki yerini güçlendirmiştir.
Duvar sanatına olan ilgisi New York'ta başlamış ve "Duvarlar" serisiyle tanınmaya başlamıştır. 1975'te başlattığı "Dünya Duvarları" projesi kapsamında 114 ülkede fotoğraf çekmiş, bu proje 1982'de Paris'te "Fısıldayan Duvarlar" adıyla sergilenmiştir. 1986'da Brooklyn Köprüsü'nün onarım sürecinde 19 büyük boy fotoğraf çekmiş ve bu fotoğraflar 1998'de New York JFK Uluslararası Havaalanı'nda sergilenmiştir.
Doğançay'ın sanat çalışmaları, kent duvarlarının zaman içinde geçirdiği değişimleri belgeleme üzerine yoğunlaşmıştır. Sanatçı duvarlardaki katmanları ve izleri incelemiş ve duvarlardaki sosyal ve kültürel dönüşümleri yansıtmıştır. "Kent Duvarları" serisi, toplumsal hafızanın yansıması olarak sanatçının en bilinen çalışmalarından biri olmuştur.
Doğançay'ın eserlerinde kolaj ve montaj teknikleri sıkça kullanılmıştır. Gerçek kent enkazları, afişler, reklam panosu parçaları ve diğer kentsel ögeler sanatçının kompozisyonlarına entegre edilmiştir.
Sanatçının en bilinen eserleri arasında "Mavi Senfoni" (1987) yer almaktadır. Bu eser 2009 yılında Murat Ülker tarafından 2,2 milyon TL'ye satın alınmış ve 2005-2010 yılları arasında satılan en pahalı Türk tablosu olmuştur.
Ayrıca, "Duvarlar V" serisi, sanatçının grafik ve renk kullanımıyla yeni etkiler yarattığı bir başka dönüm noktalarından biridir.
Burhan Doğançay'ın sanat hayatı boyunca üretmiş olduğu 4.000'e yakın çalışma, British Museum, Guggenheim Museum, Metropolitan Museum of Art ve Pompidou Merkezi gibi çok sayıda önemli müzede sergilenmiştir. Doğançay Müzesi, Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi olma özelliğini taşımaktadır. 2004 yılında İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde halka açılan müze, yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahip beş katlı tarihi bir binada yer almaktadır. Müzenin ana koleksiyonunu, çağdaş Türk sanatının önemli isimlerinden biri olan Burhan Doğançay’ın sanat yaşamını kronolojik bir çizgide yansıtan eserler oluşturmaktadır. Bu koleksiyon, sanatçının erken dönem figüratif çalışmalarından başlayarak, kent duvarlarından esinlenen işleri ve fotoğraflarına uzanan elli yıllık bir süreci kapsamaktadır. Müzenin kalıcı sergilerinde ayrıca sanatçının babası Adil Doğançay’ın eserlerine de yer verilmektedir.
Müzenin açılmasından bu yana Burhan Doğançay’ın İstanbul, New York ve Bodrum-Turgutreis’teki atölyeleri arasında geçen yaşam biçimi, sanatçının üretim sürecine yansıyan çok yönlü bir bakış açısı kazandırmıştır. Özellikle kent duvarlarından ilhamla ürettiği eserleriyle tanınan Doğançay, bu duvarları hem bir bellek mekânı hem de sosyo-politik yansımaların bir yüzeyi olarak görmüştür. Duvarlardan topladığı afiş ve objeler ile oluşturduğu kolajlar, "fümaj" tekniğiyle birleştirdiği yapıtlar, kurdele dizileri ve koni serileri gibi özgün anlatımlar geliştirmiştir. Özellikle 1970 ve 1980’lerde geliştirdiği kurdele dizileri; düzgün kağıt şeritlerden oluşan, gölge oyunlarına dayalı ve daha sonra alüminyum malzemelerle üç boyutlu heykellere dönüştürülen işlerdir. Bu bağlamda Doğançay’ın üretimi; resim, grafik, heykel, fotoğraf ve duvar halısı gibi pek çok alanı kapsar. Kent duvarlarını, zamanın izlerini, toplumsal değişimleri ve bireylerin bıraktığı görsel ifadeleri belgeleyen bir arşiv olarak ele almıştır.
Müze yalnızca bir sergi mekânı olmanın ötesinde, sanat eğitimi ve toplumsal katkı alanlarında da aktif bir rol üstlenmektedir. 2005 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve çeşitli sponsor kuruluşlarla iş birliği içerisinde yürütülen eğitim projeleri kapsamında, temel eğitim düzeyindeki okullar arasında jürili sanat yarışmaları düzenlenmektedir. Bu yarışmalara her yıl yaklaşık 1500 okuldan, 8 ila 14 yaş arasındaki ortalama 7000 öğrenci katılmaktadır. Yarışmalarda dereceye giren öğrenciler, 2006 yılında Paris, 2007 yılında ise Londra gibi sanatla özdeşleşmiş kentlere eğitim gezileri ile ödüllendirilmiştir. Doğançay Müzesi, bu yarışmalarla çocuklara ve gençlere sanatı sevdirmeyi, sanatsal ifade biçimlerini teşvik etmeyi ve görsel okuryazarlıklarını geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Burhan Doğançay, uzun bir sanat hayatının ardından 16 Ocak 2013 tarihinde İstanbul'da vefat etmiş, vasiyeti üzerine Bodrum Turgutreis'teki Karabağ Mezarlığı'na defnedilmiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Burhan Doğançay" maddesi için tartışma başlatın
Gençliği ve Eğitimi
Kariyeri ve Sanat Hayatı
Sanat Anlayışı
Önemli Eserleri
Mirası ve Doğançay Müzesi
Ölümü
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.