badge icon

Bu madde henüz onaylanmamıştır.

Madde

Evrensel Yargı Yetkisi

Alıntıla

Evrensel yargı yetkisi (competence universelle), devletlerin egemenliklerinden doğan geleneksel yargı yetkisi ilkelerinin istisnai bir genişlemesi olarak tanımlanmaktadır. Klasik uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi; suçun işlendiği yeri esas alan mülkilik (territoriality), failin vatandaşlığını esas alan faile göre şahsilik (active personality), mağdurun vatandaşlığını esas alan mağdura göre şahsilik (passive personality) ve ulusal çıkarları korumayı amaçlayan koruma (protective) ilkeleri çerçevesinde şekillenmiştir. Evrensel yargı yetkisi ise bu bağlantı noktalarının (yer, fail veya mağdur uyruğu) hiçbirinin bulunmadığı durumlarda, münhasıran suçun niteliğine dayanarak devletin yargılama yetkisini kullanabilmesine olanak tanır.

Bu yetkinin temel felsefesi, bazı suçların tüm insanlığın ortak düşmanı (hostis humani generis) olarak kabul edilmesi ve bu fiillerin cezasız kalmasının dünya düzenini tehdit edeceği inancıdır. Evrensel yargı yetkisi aracılığıyla devletler, uluslararası toplum adına bir tür kamu davası (actio popularis) yürütürler. Doktrinde bu yetki; "sınırsız" (mutlak) ve "sınırlı" (şartlı) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tam evrensellik ilkesinde failin ülkede bulunması şartı aranmazken (in absentia), sınırlı evrensellik ilkesinde yargılamanın başlatılabilmesi için failin o devletin topraklarında bulunması bir ön koşul olarak kabul edilir.

Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Ceza Mahkemeleri

Evrensel yargı yetkisinin tarihsel kökeni, denizlerde tüm devletlerin ortak güvenliğini tehdit eden deniz haydutluğu (korsanlık) suçuyla mücadeleye kadar uzanmaktadır. Modern anlamda bu yetkinin gelişimindeki en önemli dönüm noktası İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Nürnberg ve Tokyo Uluslararası Askeri Ceza Mahkemeleridir. Bu mahkemelerle birlikte bireysel uluslararası cezai sorumluluk kavramı doğmuş ve devlet başkanı dahil olmak üzere resmi görevlilerin dokunulmazlık zırhı aşılmaya başlanmıştır.

1990'lı yıllarda Eski Yugoslavya (ICTY) ve Ruanda (ICTR) için kurulan ad hoc mahkemeler, evrensel nitelikteki suçların kovuşturulmasında önemli birer aşama teşkil etmiştir. 1998 yılında imzalanan ve 2002 yılında yürürlüğe giren Roma Statüsü ile kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), bu sürecin en kurumsal aşamasıdır. Bununla birlikte UCM, ulusal yargı yetkilerini tamamlayıcı (complementarity) niteliktedir; yani evrensel suçları yargılama hususunda devletler öncelikli yetkiye sahiptir ve ancak devletler bu konuda isteksiz veya muktedir olmadığında UCM devreye girer.

Suç Tipleri ve Hukuki Kapsam

Evrensel yargı yetkisinin hangi suçlar için uygulanabileceği hususunda uluslararası toplumda mutlak bir fikir birliği olmamakla birlikte, belirli bir grup suçun bu kapsamda olduğu genel kabul görmektedir. Roma Statüsü'nde tanımlanan soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu evrensel yargının çekirdek alanını oluşturur. Bunlara ek olarak uluslararası sözleşmeler ve teamüller doğrultusunda şu suç tipleri de evrensel yargılama yetkisine konu edilmektedir:

  • İşkence: 1984 tarihli BM İşkenceye Karşı Sözleşme ile devletlere "ya yargıla ya iade et" yükümlülüğü getirilmiştir.
  • Deniz Haydutluğu: Açık denizlerde işlenen bu suçlar üzerindeki yetki teamül hukukuna dayanmaktadır.
  • Uyuşturucu Ticareti ve Kalpazanlık: Toplum sağlığını ve uluslararası ekonomik düzeni tehdit eden bu fiiller çeşitli sözleşmelerle evrensel takip altına alınmıştır.
  • Uçak Kaçırma ve Terör Suçları: Hava ulaşım güvenliğini sarsan fiiller ve uluslararası koruma altındaki kişilere yönelik terör eylemleri 1970 Lahey ve 1971 Montreal sözleşmeleriyle kapsam altına alınmıştır.

Uygulama Esasları ve Hukuki Engeller

Evrensel yargı yetkisinin uygulanmasında temel alınan en önemli prensip "ya yargıla ya iade et" (aut dedere aut judicare) ilkesidir. Bu ilke uyarınca, topraklarında evrensel bir suç işlediği iddia edilen fail bulunan devlet, bu kişiyi ya kendisi yargılamalı ya da yargılama isteği olan başka bir devlete veya uluslararası mahkemeye iade etmelidir.

Süreçte karşılaşılan temel hukuki ve pratik sorunlar şunlardır:

  • Dokunulmazlıklar: Devlet başkanları ve diplomatların sahip olduğu yargı bağışıklıkları, evrensel yargının önündeki en büyük engellerden biri olagelmiştir. Pinochet davasında Lordlar Kamarası, işkence gibi uluslararası suçların devlet başkanlığının resmi görevi sayılamayacağına hükmederek bu konuda önemli bir içtihat oluşturmuştur.
  • In Absentia (Gıyabi) Yargılama: Soruşturma aşamasının sanığın yokluğunda yapılabileceği kabul edilse de adil yargılanma hakkı gereği kovuşturma ve duruşma aşamalarında sanığın hazır bulunması genel bir kural olarak önerilmektedir.
  • Ne Bis In Idem: Bir kimsenin aynı fiilden dolayı iki kez yargılanamaması kuralıdır. Ancak asıl davanın bağımsız veya tarafsız yürütülmediği hallerde bu ilkenin bir istisnası olarak yeniden yargılama gündeme gelebilir.
  • Aflar ve Zamanaşımı: Uluslararası toplum, insanlığa karşı ağır suçlar söz konusu olduğunda ulusal af yasalarının evrensel yargıyı engellememesi gerektiği görüşündedir ve bu suçlarda zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmektedir.

Ulusal Mevzuatlardaki Görünümler

Devletler, uluslararası sözleşmelerle üstlendikleri yükümlülükleri iç hukuklarına farklı şekillerde aktarmışlardır:

  • Belçika: 1993 ve 1999 yasalarıyla en geniş (mutlak) evrensel yargı yetkisini kabul etmiş, ancak siyasi baskılar ve diplomatik krizler sonucu 2003 yılında yasayı değiştirerek Belçika ile bir bağlantı noktası aranması şartını getirmiştir.
  • Fransa: Yargı yetkisini genellikle şüphelinin Fransa'da bulunması koşuluna bağlamıştır (sınırlı evrensellik).
  • İngiltere: Belirli suçlar (işkence, savaş suçları) için evrensel yargı yetkisini yasalarla düzenlemiştir.
  • Türkiye: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesinde evrensellik ilkesi düzenlenmiştir. Türkiye; soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence, uyuşturucu ticareti ve parada sahtecilik gibi suçları nerede ve kim tarafından işlenmiş olursa olsun Türk kanunlarına tabi kılmıştır. Ancak bu suçlardan dolayı (belirli istisnalar hariç) Türkiye'de yargılama yapılması Adalet Bakanı'nın talebine bağlı tutularak bir dengeleme mekanizması kurulmuştur.

Kaynakça

Akad, Mehmet. "Evrensellik Yetkisi." Academia.edu. Erişim tarihi: 11 Mart 2026.https://www.academia.edu/44873818/EVRENSELL%C4%B0K_YETK%C4%B0S%C4%B0.

Erman, Barış. "Uluslararası Suçların Takibi ve Evrensellik İlkesi." Suç ve Ceza Dergisi, 2010. Erişim tarihi: 11 Mart 2026.https://www.tchd.org.tr/Uploads/suc_ve_ceza/dosyalar/2010-1/05-S.C.2010-1.pdf.

Eroğlu, Fulya. "Uluslararası Ceza Hukukunda Evrensellik İlkesi." Hâkimler ve Savcılar Kurulu. Erişim tarihi: 11 Mart 2026.https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/Dosyalar/7f4900e5-e381-4871-a218-e9e1c61a0c93.pdf.

Yıldız, Şükrü. "Uluslararası Ceza Hukukunun Temel İlkeleri ve Evrensel Yargı Yetkisi." DergiPark. Erişim tarihi: 11 Mart 2026.https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1154125.

Öztürk, Bahri. "Türk Ceza Kanunu’nda Yer Bakımından Uygulama Rejimi ve Evrensellik İlkesi." Atatürk Üniversitesi. Erişim tarihi: 11 Mart 2026.https://eski.atauni.edu.tr/yuklemeler/d654128fd644e3e0a4e8bc104f4ec06a.pdf.

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarBurcu Karataş11 Mart 2026 10:42

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Evrensel Yargı Yetkisi" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Tarihsel Gelişim ve Uluslararası Ceza Mahkemeleri

  • Suç Tipleri ve Hukuki Kapsam

  • Uygulama Esasları ve Hukuki Engeller

  • Ulusal Mevzuatlardaki Görünümler

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor