
2021 yılında prömiyeri Toronto Film Festivali'nde yapılan ve 2022’de Netflix’te yayımlanmasıyla uluslararası bir tartışmanın odağına yerleşen Farha, yönetmen Darin Sallam’ın ilk uzun metrajlı filmidir. Gerçek bir hikâyeye dayanan Ürdün yapımı bu film, 1948 yılında Filistin'de yaşanan Nekbe (Arapça “Felaket”) olarak bilinen kitlesel yerinden edilmeyi, genç bir kızın gözünden aktarır. Film, yalnızca tarihî bir dramı resmetmekle kalmaz; aynı zamanda hafızaya, tanıklığa ve direnişe dair bir anlatı sunar.
Farha Filminin Fragmanı (TIFF Trailers)
Filmin başkarakteri Farha, Filistin'in küçük bir köyünde yaşayan 14 yaşında bir kız çocuğudur. Eğitim almak üzere köyünden ayrılmak isteyen Farha'nın bu isteğine babası başlangıçta karşı çıksa da sonunda kızının eğitimine izin verir. Ancak, bu kararın hemen ardından köy, İsrail'in kuruluş sürecinde yaşanan saldırılarla karşı karşıya kalır. İsrail’in kuruluşunu ilan ettiği ve Siyonist paramiliter güçlerin Filistin köylerine saldırdığı 14 Mayıs 1948 tarihinde, Farha, babası tarafından güvenlik gerekçesiyle bir ambarın içine kilitlenir. Farha, günlerce burada mahsur kalır ve küçük bir delikten dışarıda yaşanan trajedilere tanıklık eder. Bu süreçte, bir Filistinli ailenin İsrail askerleri tarafından öldürülmesine şahit olur. Film, Farha'nın yaşadığı bu travmatik deneyimi ve hayatta kalma mücadelesini anlatır.
Farha’nın ambara kapatılmasıyla birlikte film, klostrofobik bir atmosfer içinde gelişir. Bu mekânsal daralma, hem fiziksel bir kapanmışlığı hem de tarihsel olarak Filistinlilerin maruz kaldığı kuşatılmışlığı sembolize etmektedir. Bu yönüyle film, Gazze’nin "açık hava hapishanesi" olarak tanımlanmasına da göndermede bulunmaktadır.
Yönetmen Sallam, savaşın vahşetini doğrudan göstermeyi tercih etmez. Bunun yerine, izleyiciyi Farha’nın duyumsadıklarıyla özdeşleştirir. Özellikle Filistinli bir ailenin Farha'nın evine sığınması ve ardından gerçekleşen katliam sahnesi, görselden çok işitsel yolla aktarılır. Ateşlenen silahların sesi, bebeğin ağlaması ve ardından gelen ölüm sessizliği; izleyicinin hayal gücünü harekete geçirir ve tanıklığı derinleştirir. Film, bu yöntemle şiddeti estetize etmeden gerçekliği yansıtır.
Farha yalnızca 1948’in bir hikâyesi değil; aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan bir hafıza aktarımıdır. Filmin sonunda öğrenildiği üzere, hikâye Radiyyeh adlı bir kız çocuğunun yaşadıklarına dayanır ve yönetmenin annesi aracılığıyla günümüze ulaşmıştır. Bu aktarım, bireysel hatıranın kolektif bir hafızaya dönüşümünü gözler önüne serer.
Sallam, filmle ilgili söyleşilerinde sinemayı bir tür direniş biçimi olarak tanımlar. Özellikle İsrail devletinden gelen tehdit ve sansür çabaları, filmin politik anlamda da bir "tanıklık belgesi" olmasını sağlamıştır. Farha karakteri, tüm Filistinli kadınların direnişini simgelerken film, genel anlamda Filistinli halkın maruz kaldığı sistematik baskının sinematik bir ifadesine dönüşür.
Filmin finalinde Farha, ambardan çıkıp susuzluktan içilemeyen turşu suyu içtikten sonra çeşmeden kana kana su içer. Bu sahne, Filistin’deki su krizine göndermede bulunur. Ardından gökyüzüne bakar, kuşları görür ancak yere döndüğünde, ölü bir bebeğin bedenine rastlar. Umut ve özgürlük simgeleriyle tanımlanan kuşlar, bu görüntüyle birlikte geleneksel anlamlarını kaybeder. Farha’nın güneşe doğru ilerlediği son sahne ise, tüm yaşanan travmalara rağmen bir direnişin ve umudun sürdüğüne işaret eder.
Netflix'in, "Farha" isimli filmi yayınlaması, İsrail yönetimini rahatsız etti. Maliye Bakanı Avigdor Lieberman, X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda "Netflix'in İsrail askerlerine karşı nefreti teşvik eden filmi yayınlaması çılgınlıktır." ifadelerini kullandı. İsrail askerlerinin itibarının zedelenmesine izin vermeyeceklerini belirten Lieberman, filmin provokatif ve İsrail askerlerine karşı yalanlarla dolu olduğunu dile getirdi.
Libermann, Yafa'da bulunan Saraya Tiyatrosu'nda filmin gösterilmesi kararıyla ilgili olarak "İsrail, uluslararası ve İsrailli sanat çalışmalarının sergileneceği yerdir ama şüphesiz ki vatandaşların güvenliği için gece gündüz çalışan İsrail askerleri ile güvenlik güçlerinin itibarının zedeleneceği yer değildir." değerlendirmesinde bulunarak Saraya Tiyatrosu'na ayrılan bütçenin geri çekilmesi talimatını verdi.
Farha filminin yönetmeni Darrin Sallam, Türkiye'de düzenlenen Büyük Taaruz 3. Uluslararası Kısa Film Festivali, Diyarbakır Kültür Yolu Festivali gibi çeşitli etkinliklerde yer aldı. "Filistin Direniş Sineması" temasıyla sinemaseverlerle buluşan Sallam, İsrail'in kendisini defalarca tehdit ettiğini şu sözleriyle açıkladı:
"Film çekilmeden, henüz projeyken İsrail tehditlere başlamıştı. Farha, Oscar Ödülleri'ne Ürdün adına katıldı. Bunu duyan İsrail baskılarını daha da arttırdı, ciddi bir şekilde saldırmaya başladı. İsrail'e karşı, benim yanımda duran büyük bir grup oluştu. Beni kucakladılar. Bir takım hâline geldik. Hâlen Filistin'de zulüm o kadar canlı ki. Direniş devam ediyor. Hâlen ölümler olurken yaşananları, zulmü kurgusal bir anlatıyla film yapmak çok zor. Şu an yapılabilecek en doğru şey, yaşananları belgelemek, bunları göstermek ve belgesel çekmek."【1】

Darrin Salam Büyük Taaruz 3. Uluslararası Kısa Film Festivali'nde (AA)
[1]
Aişe Hümeyra Akgün, "Yönetmen Darin Sallam'ın "Farha" filmi Afyonkarahisar'da izleyiciyle buluştu." Anadolu Ajansı. Erişim Tarihi: 13 Mayıs 2025. https://www.aa.com.tr/tr/kultur/yonetmen-darin-sallamin-farha-filmi-afyonkarahisarda-izleyiciyle-bulustu/3357221

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Farha (Film) " maddesi için tartışma başlatın
Özeti ve Yapısal Özellikleri
Tanıklık ve Sessizliğin Dili
Tarihsellik, Hafıza ve Politik Direniş
Simgeler ve Anlatının Sonu
İsrail Hükûmeti'nden Netflix'e Tepki
Yönetmen Darin Sallam'a İsrail Tehdidi
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.