Göreme Açık Hava Müzesi, Nevşehir iline bağlı Göreme kasabasının 2 kilometre doğusunda konumlanan ve MS 4. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar yoğun bir manastır yaşamına ev sahipliği yapmış olan kaya yerleşim alanıdır.【1】 Volkanik kayaların oyulmasıyla oluşturulan bu kompleks, Hristiyanlık tarihinin erken dönemlerinde rahiplerin ve keşişlerin inzivaya çekildiği, manastır, kilise ve şapellerin inşa edildiği önemli bir dini merkezdir. Bölge, 6 Aralık 1985 tarihinden itibaren doğal ve kültürel varlık statüsüyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
Tarihsel Gelişim ve Manastır Sistemi
Kapadokya bölgesi, Hristiyanlık tarihi açısından stratejik ve teolojik bir öneme sahiptir. Roma dönemindeki baskılar ve dini yasaklar nedeniyle Hristiyan toplulukları, MS 67 yılından itibaren bölgedeki saklı vadilere yerleşerek inançlarını burada sürdürme imkânı bulmuşlardır.【2】 Üçüncü yüzyılda Roma İmparatoru I. Konstantin'in Hristiyanlığı kabul etmesinin ardından bölgedeki kilise sayısı hızla artmış ve mimari yapılaşma ivme kazanmıştır.
Göreme Açık Hava Müzesi, 4. yüzyılda Aziz Basil gibi önemli din adamlarının öncülüğünde manastır eğitim sisteminin temellerinin atıldığı bir merkezdir. Ancak bölgedeki yerleşim ve manastır yaşamı bu erken dönemde başlasa da günümüze ulaşan ve ziyaretçilerin görebildiği kiliselerin büyük çoğunluğu Bizans sanatının 'Altın Çağı' olarak bilinen Orta Bizans Dönemi'ne (11. yüzyıl) tarihlenmektedir.【3】

Göreme Açık Hava Müzesi'nin Kuşbakışı Fotoğrafı (Anadolu Ajansı)
10. yüzyıla tarihlenen Tokalı Kilise hariç olmak üzere; Elmalı, Karanlık ve Çarıklı gibi ana kiliseler, 11. yüzyıl mimarisinin karakteristik özelliği olan 'Kapalı Yunan Haçı' plan şemasıyla bu dönemde inşa edilmiştir. Dolayısıyla müze, 4. yüzyılda başlayan manastır geleneğinin yüzyıllar sonra ulaştığı en üst mimari ve sanatsal seviyeyi temsil etmektedir.
Mimari Yapı ve Sanatsal Özellikler
Müze sınırları içerisindeki dini yapılar, Bizans sanatının ve Hristiyan ikonografisinin önemli örneklerini barındırmaktadır. Kiliselerin iç süslemelerinde temel olarak iki farklı boyama tekniği uygulanmıştır. Birinci teknikte, kaya yüzeyi düzeltildikten sonra boyama işlemi doğrudan kaya üzerine yapılırken ikinci teknikte kaya yüzeyine secco (tempera) ve fresko teknikleri uygulanarak eserler oluşturulmuştur.

Göreme (Anadolu Ajansı)
Duvar resimlerinde (fresklerde) işlenen konular ağırlıklı olarak Tevrat, İncil ve Hz. İsa’nın hayatından sahneleri içermektedir. Bu betimlemeler arasında "Doğum", "Vaftiz", "Kudüs'e Giriş", "Beytüllahim'e Yolculuk", "Üç Müneccimin Tapınması", "Lazarus'un Diriltilmesi", "Son Akşam Yemeği", "İsa Çarmıhta" ve "İbrahim Peygamberin Misafirperverliği" tasvirleri bulunmaktadır. Fresklerin büyük bir kısmı 10. yüzyıl ile 12. yüzyıl arasına tarihlenmekte olup günümüze kadar orijinalliğini korumayı başarmıştır.【4】
Müze İçerisindeki Başlıca Yapılar
Göreme Açık Hava Müzesi'nde irili ufaklı toplam 17 adet şapel ve kilise tespit edilmiştir. Müze kompleksi içinde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Azize Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Malta Haçlı Kilise, Azize Catherine Kilisesi, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise gibi yapılar yer almaktadır.
Tokalı Kilise
Göreme Açık Hava Müzesi'nin en büyük yapısı olan Tokalı Kilise, müzedeki diğer kiliselerin aksine 10. yüzyıla tarihlenmekte olup bölgenin bilinen en eski kaya kilisesidir. 11. yüzyılda yaygınlaşan 'Kapalı Yunan Haçı' planlı ve kubbeli kiliselerden farklı olarak dikdörtgen planlı ve beşik tonozlu bir mimariye sahiptir. Yapı, 'Eski Kilise' ve daha sonra eklenen 'Yeni Kilise' olmak üzere farklı dönemlerde oyulmuş mekanlardan oluşan karmaşık bir bütündür.
Yeni Kilise bölümünde Hz. İsa’nın hayatının kronolojik sırayla işlendiği fresklerde yoğun Lapis lazuli mavisi kullanılmıştır. Duvar resimleri, Hz. İsa’nın doğumundan çarmıha gerilmesine kadar uzanan süreci ayrıntılı biçimde betimlemektedir.
Karanlık Kilise

Karanlık Kilise Freskleri (Anadolu Ajansı)
Müze içerisindeki en iyi korunan yapılardan biri olan Karanlık Kilise, geç dönemde turizme kazandırılmış ve kapsamlı temizleme ile restorasyon çalışmalarından geçmiştir. 11. yüzyıla tarihlenen yapının freskleri, dış etkenlerden az zarar görmesi nedeniyle yapıldığı dönemdeki canlılığını korumaktadır.
Elmalı Kilise
Elmalı Kilise, dokuz kubbeli yapısı ve dört sütunlu kapalı Yunan haçı planıyla 11. yüzyıl mimarisinin önemli bir örneğidir. Yapının süsleme programında İsa’nın yaşamını konu alan sahneler öne çıkar. Merkez kubbede İsa Pantokrator (Her Şeye Kadir İsa) tasviri yer almaktadır. Kubbe kemerlerinde ellerinde dua yazılı tomarlar tutan peygamber figürleri, pandantiflerde ise İncil yazarları ile İbrahim Peygamber’in misafirperverliğini betimleyen sahneler bulunmaktadır.
Azize Barbara ve Yılanlı Kilise
Azize Barbara Kilisesi, daha basit bir tasarıma sahip olup iç mekânındaki geometrik desenlerle karakterize edilmektedir. Duvarlarında Hristiyan azizlerine ve İncil hikayelerine atıfta bulunan freskler mevcuttur. Adını duvarındaki yılan motifinden alan Yılanlı Kilise'de ise Aziz George’un yılanlarla savaştığı sahne ve Aziz Onuphrius’un tasvirleri yer almaktadır. Bu sahnelerde yılan, Hristiyan teolojisinde kötülüğün sembolü olarak betimlenmiştir.

