Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

6 Mayıs 1937 tarihinde, Alman yolcu zeplini Hindenburg, New Jersey, Lakehurst üzerinde alevler içinde kalarak gökyüzünü duman ve ateşe boğdu. 245 metre uzunluğundaki bu dev hava aracı, yere doğru hızla düşerken kuyruğu toprağa çarptı ve burnu havaya yükseldi. Yalnızca 34 saniye içinde tamamen kül oldu. Gemideki yolcu ve mürettebatın bir kısmı alevler arasından atlayarak kurtulurken, birçok kişi yanarak hayatını kaybetti. 97 kişinin bulunduğu zeplinde 35 yolcu ve mürettebattan biri olan bir yer personeli yaşamını yitirirken, 62 kişi mucizevi şekilde hayatta kaldı.
Bu facia, o dönemde hava seyahatinde bir devrim yaratması beklenen Hindenburg’un dönemin en lüks ve teknolojik açıdan en gelişmiş ulaşım aracı olarak tanıtıldığı bir dönemde gerçekleşti. Ancak, felaketle sonuçlanan bu olay, zeplin çağının trajik bir şekilde sona ermesine yol açarak yerini yolcu uçaklarının altın çağına bıraktı.
Hindenburg, adını Weimar Cumhuriyeti'nin eski başkanı Paul von Hindenburg’dan alıyordu ve resmi adı LZ-129 Hindenburg idi. O dönemin en büyük ticari hava aracıydı ve boyutlarıyla bir mühendislik harikası olarak kabul ediliyordu. 245 metre uzunluğunda ve 41 metre çapında olan zeplin, bir Boeing 747'den üç kat daha büyük, Goodyear balonlarından ise dört kat daha büyüktü. Zeplin, saatte 122 kilometre seyir hızına ve 135 kilometre azami hıza ulaşabiliyordu.
Hindenburg, 72 yolcu kapasiteli lüks kabinleri, ipek duvar kaplamalı yemek salonu, yazı odası, bar, sigara odası ve manzaralı yürüyüş alanlarıyla döneme göre lüks bir hava aracıydı. Mobilyalar hafif alüminyumdan yapılmış ve sigara içme odası gibi bölümler güvenlik önlemleriyle donatılmıştı.
Hindenburg, son uçuşuna 3 Mayıs 1937'de Frankfurt’tan başladı. Atlantik'i geçerken hava aracının baş kısmına gelen sert rüzgarlar, iniş zamanını 12 saat geciktirdi. New Jersey’de ise hava şartları kötüydü; tüm gün boyunca şiddetli fırtınalar etkili olmuştu. Hindenburg, Lakehurst’a 6 Mayıs akşamı saat 19.00’dan sonra yaklaştı. Rüzgarın yönündeki değişiklikler nedeniyle iniş için yön değiştirilmesi gerekti. Bu sırada iniş halatları indirildi ve zeplin yaklaşık 60 metre yükseklikteydi.
Saat 19.25’te Hindenburg’un kuyruğunda alevler görüldü. Alevler birkaç saniye içinde tüm zeplini sardı. Kuyruğu yere düşerken hava aracının burnu yukarı kalktı ve devasa iskelet yalnızca saniyeler içinde çöktü. 34 saniyelik bu hızlı yıkım sırasında hayatta kalmak, kişilerin gemideki konumuna bağlıydı. Cam kenarında toplanan yolcuların çoğu kurtulurken, kabinlerinde bulunanların çoğu hayatını kaybetti.
Hindenburg’un neden alev aldığına dair yıllardır pek çok teori ortaya atılmıştır. Kesin olan bir şey var ki, hidrojen sızıntısı sonucu çıkan yangın, büyük bir patlamaya neden olmuştur. Yangının başlangıç noktası olan kuyruktaki hidrojen kaçağının neden meydana geldiği hala tam olarak bilinmiyor. Bir teoriye göre, geminin yaptığı ani dönüş, bir telin kopmasına ve gaz hücresinin delinmesine yol açmış olabilir. Ancak bu teori tam olarak kanıtlanmış değildir.
Yangının çıkış sebebiyle ilgili en olası teori ise elektrostatik deşarjdır. Fırtınalı hava nedeniyle gemi ile yer arasındaki elektrik yükü farkı bir kıvılcım oluşturmuş ve hidrojen gazını tutuşturmuş olabilir. Ayrıca St. Elmo’nun Ateşi olarak bilinen bir fenomen de yangının nedeni olarak öne sürülmüştür.
Hindenburg, Nazi Almanyası’nın bir sembolü olarak kullanılıyordu. Gemi, devasa gamalı haçlarla süslenmişti ve propaganda görevlerinde de kullanılmıştı. Ancak, zeplinin yapımında Nazi etkisi bazı kötü kararların alınmasına neden oldu. Hindenburg’un kaptanları, Nazi baskısı nedeniyle bazen güvenlik önlemlerini ihmal etmek zorunda kalmıştı. Facia sırasında da kötü hava koşullarında iniş yapma kararı, bu baskının bir yansımasıydı.
Hindenburg faciası, o dönemin teknolojik bir başarısızlığının ilk kez kameralar tarafından anbean kaydedildiği bir olaydı. Radyo muhabiri Herbert Morrison’un “Oh, the humanity!” (Ah, insanlık!) çığlığı, bu trajedinin en unutulmaz anlarından biri oldu. Morrison’ın kayıtları aslında canlı yayınlanmamıştı ve görüntülerle birlikte sunulması yıllar sonra gerçekleşmiştir. Yine de, onun sesi ve sözleri, olayın trajik boyutunu insanlığa aktarmada etkili olmuştur.
Hindenburg faciası, hidrojenle doldurulmuş zeplinlerin güvenliği konusunda ciddi endişeler yarattı ve bu olaydan sonra zeplinlerin ticari kullanımına olan güven tamamen kayboldu. Artan teknolojik gelişmelerle birlikte, daha hızlı, güvenilir ve ekonomik olan sabit kanatlı uçaklar, hava taşımacılığında lider konuma geçti.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Hindenburg Faciası" maddesi için tartışma başlatın
Özellikleri
Facianın Yaşandığı Gün
Facianın Sebebi
Nazi Almanyası ve Zeplin Politikası
Medyadaki Yansıma ve Herbert Morrison