
ORCID ID
0000-0002-1249-3346
İnsandışılaştırma, farklı alanlarda farklı tanımlara konu olmakla birlikte psikolojide, bir kişiyi veya grubu gayri-i insani niteliklerle tanımlamak ve betimlemektir. İnsan dışına çıkarma bu yönüyle bilhassa ırkçılık, göçmen karşıtlığı ve soykırım gibi durumların ortaya çıkmasında önemli bir mekanizma olarak belirmiş ve bu nedenle pek çok alanda araştırma konusu olmuştur (Smith, 2011: 6).İnsandışılaştırma, bilişsel, duygusal ve davranışsal içeriği ile muhatap olunan gruba karşı güçlü bir tutum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yönüyle bilhassa gruplar arası düzeyde, sadece bilişsel ve duygusal bir durum değil, bu iki unsurla davranışa yansıyan bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Böylece bir yandan gayri insani eylemlerin en temel bileşenlerinden biri iken, diğer yandan bu gayri insani eylemlerin faillerinin söz konusu eylemleri meşrulaştırmaları için kullandıkları düşünce kalıplarını beslemektedir (Bandura, 1990). Zira insandışılaştırılan kişi veya gruplar bu aşamadan sonra her türlü muameleyi hak edecek şekilde, bu eylemlerin failleri ise meşru bir eylemin failleri biçiminde konumlandırılmaktadır【1】.Bahsi geçen meşrulaştırma süreci ahlaki uzaklaştırma (moral disengagement) olarak isimlendirilen daha geniş bir mekanizmanın parçasıdır (Bandura, 2011; 2016). Ahlaki uzaklaştırma, ırkçılık, işkence ve soykırım gibi gayri meşru eylemlerin faillerinin, sahip oldukları ahlaki ilkelerden taviz vermeksizin bu ilkelere aykırı eylemleri bahsi geçen ilkelerin içinde tutmaya çalışırken kullandıkları bilişsel mekanizmaları tanımlamak için kullanılır. Bu itibarla, örtülü dil kullanma, avantajlı karşılaştırma, sorumluluğun yer değiştirmesi ve sorumluluğu yayma, suçu mağdura yükleme ve insandışılaştırma olmak üzere alt mekanizmalarla birlikte büyük bir yapıya karşılık gelmektedir (Bandura, 2011).İfade edilen unsurlar içinde insandışılaştırma; ırkçılık, etnik temizlik ve soykırım sürecinde kurbanları insan dışı niteliklerle betimleyerek bu eylemlerin faillerinin ve faillerin mensubu oldukları grup/toplum nezdindeki meşruiyetini temin etmiştir. Bu mekanizma, Auschwitz’deki trajediden Bosna Hersek’teki etnik temizliğe, Ruanda’daki soykırımdan Afganistan ve Irak işgallerine, Guantanamo’daki işkencelere kadar çağdaş dönemin tüm büyük insanlık suçlarında kendini göstermiştir.Tarihsel olarak İsrail’in gaspçı/yerleşimci sömürgecilik (settler colonianism) politikalarının en önemli araçlarından biri olan insandışılaştırma, Ekim 2023‘ten itibaren de İsrail işgalinin ve soykırım eylemlerinin merkezinde yer almıştır. Bu süreçte, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “insan hayvanlara karşı savaşıyoruz” ifadesi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Filistinlileri ve Filistin direnişini “karanlığın çocukları” ve “şeytani rejim” şeklinde nitelendirmesi yalnızca lafzi bir imleme değil, soykırıma giden süreçte mağdur üzerinde her türlü zulmü meşru hale getirmeye dönük ifadelerdir. Zira soykırım uygulama sürecinde insandışılaştırma, kendisinden önceki sınıflandırma, sembolleştirme ve ayrımcılık gibi daha çok zihinsel hazırlığa karşılık gelen aşamalardandır. Sonrası, bilfiil soykırıma geçişin eşiğini oluşturmaktadır (Stanton, 1996). Nitekim insandışılaştırma aşamasıyla soykırım için örgütlenme, kutuplaştırma, soykırıma hazırlık, zulmün icrası, hedef grubun imhası/soykırım ve akabinde bunun inkarı şeklinde ifade edilen diğer aşamalar, Ekim 2023’ün ardından sistematik bir işgal politikası olarak Gazze halkı üzerinde icra edilmektedir.İnsandışılaştırma, bu süreçte sadece işgalci İsrail’in yönetici elitleri ve askeri mensupları eliyle değil, aynı grup kimliğine mensup, soykırımı destekleyen ithal gaspçı İsrailliler (yerleşimciler) tarafında da içselleştirilmiş ve açığa çıkarılmıştır. İfade edilen yapısı ve nitelikleriyle bu durum; sömürgeci ve soykırımcı siyonist zihnin hem yapısal karakterini hem de bu yapıya mensup kitlelerin düşünme ve eyleme biçimlerini anlamanın en önemli araçlarından birisi olarak karşımızda durmaktadır.
İnsandışılaştırma, farklı alanlarda farklı tanımlara konu olmakla birlikte psikolojide, bir kişiyi veya grubu gayri-i insani niteliklerle tanımlamak ve betimlemektir. İnsan dışına çıkarma bu yönüyle bilhassa ırkçılık, göçmen karşıtlığı ve soykırım gibi durumların ortaya çıkmasında önemli bir mekanizma olarak belirmiş ve bu nedenle pek çok alanda araştırma konusu olmuştur (Smith, 2011: 6).
İnsandışılaştırma, bilişsel, duygusal ve davranışsal içeriği ile muhatap olunan gruba karşı güçlü bir tutum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yönüyle bilhassa gruplar arası düzeyde, sadece bilişsel ve duygusal bir durum değil, bu iki unsurla davranışa yansıyan bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Böylece bir yandan gayri insani eylemlerin en temel bileşenlerinden biri iken, diğer yandan bu gayri insani eylemlerin faillerinin söz konusu eylemleri meşrulaştırmaları için kullandıkları düşünce kalıplarını beslemektedir (Bandura, 1990). Zira insandışılaştırılan kişi veya gruplar bu aşamadan sonra her türlü muameleyi hak edecek şekilde, bu eylemlerin failleri ise meşru bir eylemin failleri biçiminde konumlandırılmaktadır【1】.
Bahsi geçen meşrulaştırma süreci ahlaki uzaklaştırma (moral disengagement) olarak isimlendirilen daha geniş bir mekanizmanın parçasıdır (Bandura, 2011; 2016). Ahlaki uzaklaştırma, ırkçılık, işkence ve soykırım gibi gayri meşru eylemlerin faillerinin, sahip oldukları ahlaki ilkelerden taviz vermeksizin bu ilkelere aykırı eylemleri bahsi geçen ilkelerin içinde tutmaya çalışırken kullandıkları bilişsel mekanizmaları tanımlamak için kullanılır. Bu itibarla, örtülü dil kullanma, avantajlı karşılaştırma, sorumluluğun yer değiştirmesi ve sorumluluğu yayma, suçu mağdura yükleme ve insandışılaştırma olmak üzere alt mekanizmalarla birlikte büyük bir yapıya karşılık gelmektedir (Bandura, 2011).
İfade edilen unsurlar içinde insandışılaştırma; ırkçılık, etnik temizlik ve soykırım sürecinde kurbanları insan dışı niteliklerle betimleyerek bu eylemlerin faillerinin ve faillerin mensubu oldukları grup/toplum nezdindeki meşruiyetini temin etmiştir. Bu mekanizma, Auschwitz’deki trajediden Bosna Hersek’teki etnik temizliğe, Ruanda’daki soykırımdan Afganistan ve Irak işgallerine, Guantanamo’daki işkencelere kadar çağdaş dönemin tüm büyük insanlık suçlarında kendini göstermiştir.
Tarihsel olarak İsrail’in gaspçı/yerleşimci sömürgecilik (settler colonianism) politikalarının en önemli araçlarından biri olan insandışılaştırma, Ekim 2023‘ten itibaren de İsrail işgalinin ve soykırım eylemlerinin merkezinde yer almıştır. Bu süreçte, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “insan hayvanlara karşı savaşıyoruz” ifadesi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Filistinlileri ve Filistin direnişini “karanlığın çocukları” ve “şeytani rejim” şeklinde nitelendirmesi yalnızca lafzi bir imleme değil, soykırıma giden süreçte mağdur üzerinde her türlü zulmü meşru hale getirmeye dönük ifadelerdir. Zira soykırım uygulama sürecinde insandışılaştırma, kendisinden önceki sınıflandırma, sembolleştirme ve ayrımcılık gibi daha çok zihinsel hazırlığa karşılık gelen aşamalardandır. Sonrası, bilfiil soykırıma geçişin eşiğini oluşturmaktadır (Stanton, 1996). Nitekim insandışılaştırma aşamasıyla soykırım için örgütlenme, kutuplaştırma, soykırıma hazırlık, zulmün icrası, hedef grubun imhası/soykırım ve akabinde bunun inkarı şeklinde ifade edilen diğer aşamalar, Ekim 2023’ün ardından sistematik bir işgal politikası olarak Gazze halkı üzerinde icra edilmektedir.
İnsandışılaştırma, bu süreçte sadece işgalci İsrail’in yönetici elitleri ve askeri mensupları eliyle değil, aynı grup kimliğine mensup, soykırımı destekleyen ithal gaspçı İsrailliler (yerleşimciler) tarafında da içselleştirilmiş ve açığa çıkarılmıştır. İfade edilen yapısı ve nitelikleriyle bu durum; sömürgeci ve soykırımcı siyonist zihnin hem yapısal karakterini hem de bu yapıya mensup kitlelerin düşünme ve eyleme biçimlerini anlamanın en önemli araçlarından birisi olarak karşımızda durmaktadır.
Bandura, Albert (1990). “Selective Activation and Disengagement of Moral Control”. Journal of Social Issues, 46 (1), 27-46. Bandura, Albert (2011). “Moral Disengagement”. Daniel J. Christie (Ed.). The Encyclopedia of Peace Psychology. New Jersey: Wiley-Blackwell Publishing. Bandura, Albert (2016). Moral Disengagemet: How People Do Harm and Live with Themselves. New York: Macmillan. Smith, David Livingstone (2011). Less Than Human: Why We Demean, Enslave, and Exterminate Others. New York: St. Martin’s Press.
Stanton, Gregory H. (1996). “The Ten Stages of Genocide”. Genocide Watch. Erişim Tarihi: 04.04.2025, https://www.genocidewatch.com/tr/tenstages.
[1]
Ayrıca bkz. Amalek; Şiddetin Meşrulaştırılması
| apa | Karagöz, L. (2026). İnsandışılaştırma. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 790-791) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Karagöz, Latif. “İnsandışılaştırma”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 790-791. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İnsandışılaştırma" maddesi için tartışma başlatın