İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Şubat 2026’da yaptığı açıklamalarda Orta Doğu ve çevresini kapsayan yeni bir bölgesel iş birliği modeli önerdiğini duyurmuştur. Bu model, Netanyahu tarafından “ittifakların altıgeni” olarak tanımlanmıştır. Girişim, İsrail’in çevresinde veya Orta Doğu içinde konumlanacak çok katmanlı bir ittifak sisteminin kurulmasını öngörmektedir.
Netanyahu, söz konusu yapının “radikal eksenler” olarak nitelediği oluşumlara karşı konumlanacağını ifade etmiştir. Bu çerçevede hem “radikal Şii ekseni” hem de “ortaya çıkan radikal Sünni ekseni” kavramlarını kullanmış ve önerilen altıgen yapının bu iki eksene karşı ortak stratejik değerlendirme zemininde birleşen ülkelerden oluşacağını belirtmiştir.
Netanyahu, altıgen modelinin İsrail, Hindistan, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni kapsayacağını açıklamış; ayrıca bazı Arap, Afrika ve Asya ülkelerinin de bu yapıya dahil edilebileceğini belirtmiştir. Ancak söz konusu Arap ve Afrika ülkelerinin hangileri olacağına ilişkin somut bir liste kamuoyuna açıklanmamıştır.
İttifakın, ortak güvenlik değerlendirmesi yapan ve bölgesel tehdit algısını benzer biçimde tanımlayan ülkeleri bir araya getirmesi amaçlanmıştır. Netanyahu, bu yapının NATO benzeri bağlayıcı bir savunma paktı olup olmayacağına dair açık bir çerçeve sunmamış; öneri daha çok mevcut ikili ve çoklu ilişkilerin sistematik bir çatı altında toplanması şeklinde formüle edilmiştir.
Netanyahu’nun açıklamalarında merkezî yer tutan kavramlardan biri “radikal Şii ekseni”dir. Bu ifade, İran merkezli ve Hizbullah ile Yemen’deki Husiler gibi aktörlerle ilişkilendirilen bir ağ yapısına gönderme yapmaktadır. İsrail’in son yıllarda bu yapıyla bağlantılı unsurlara karşı askeri operasyonlar yürüttüğü belirtilmiştir.
Buna ek olarak Netanyahu, “ortaya çıkan radikal Sünni ekseni”nden de söz etmiştir. Ancak bölgedeki Sünni çoğunluklu devletlerin tek bir ideolojik blok oluşturmadığı; daha çok İsrail’in bölgesel politikalarına karşı diplomatik koordinasyon geliştirdiği aktarılmıştır. Bu bağlamda çeşitli bölge ülkelerinin ortak açıklamalar yayımladığı ve İsrail’in bazı adımlarına karşı diplomatik tepki geliştirdiği belirtilmiştir.
Netanyahu, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin İsrail’e gerçekleştireceği ziyareti altıgen girişiminin önemli bir ayağı olarak sunmuştur. Ziyaret kapsamında savunma üretimi, ileri teknoloji, yapay zekâ ve kuantum bilişim gibi alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesinin planlandığı bildirilmiştir.
Netanyahu, İsrail-Hindistan ilişkilerinin son yıllarda ekonomik, diplomatik ve güvenlik alanlarında güçlendiğini ifade etmiş; bu eksenin daha geniş bir bölgesel ittifak sistemine entegre edileceğini belirtmiştir. Modi’nin Knesset’te konuşma yapmasının da bu çerçevede sembolik ve diplomatik önem taşıdığı aktarılmıştır.
Bununla birlikte Hindistan’ın tarihsel olarak bağlantısızlık politikası geleneğine sahip olduğu ve aynı anda farklı küresel aktörlerle ilişkilerini sürdürdüğü belirtilmiştir. Bu durum, altıgen modeline tam kurumsal entegrasyon ihtimaline ilişkin belirsizlik yaratmaktadır.
İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında 2016’dan bu yana devam eden üçlü mekanizma, enerji ve bağlantısallık alanında başlamış; zamanla güvenlik ve savunma iş birliğini de içerecek şekilde genişlemiştir. 2025 yılı sonunda gerçekleştirilen üçlü zirvede bu iş birliği yeniden teyit edilmiştir.
Yunanistan’ın İsrail’den roket topçu sistemleri satın aldığı ve daha geniş kapsamlı hava savunma iş birliği görüşmeleri yürüttüğü bildirilmiştir. Güney Kıbrıs’ın da İsrail yapımı hava savunma sistemleri temin ettiği belirtilmiştir.
Ancak bu ülkelerin Doğu Akdeniz güvenliği ve enerji dinamiklerine öncelik verdiği; daha geniş kapsamlı Orta Doğu merkezli bir blok siyasetinin öncelikli gündemleri arasında yer almadığı ifade edilmiştir.
Altıgen girişimi açıklandıktan kısa süre sonra İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Etiyopya’ya resmi ziyarette bulunması dikkat çekmiştir. Bu ziyaret, İsrail’in Afrika’da diplomatik etkinliğini artırma çabası bağlamında değerlendirilmiştir.
Etiyopya ile İsrail arasında tarihsel bağlar bulunduğu; özellikle Beta İsrael topluluğu üzerinden sosyal ve demografik ilişkilerin geliştiği belirtilmiştir. Ayrıca İsrail’in Afrika Birliği gözlemci statüsü sürecinde Etiyopya’nın destek veren ülkeler arasında yer aldığı aktarılmıştır.
Bununla birlikte Etiyopya’nın Somaliland meselesi, bölgesel denge politikaları ve komşu ülkelerle ilişkileri nedeniyle dikkatli bir pozisyon izlediği; İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının Afrika Birliği ve bazı bölge ülkeleri tarafından eleştirildiği bildirilmiştir.
Pakistan Senatosu, Netanyahu’nun “ittifakların altıgeni” açıklamalarını kınamış ve önerilen yapının bölgesel barış ve istikrarı tehdit edebileceğini ifade etmiştir. Senato kararında İsrail’in bazı bölgesel adımlarının egemenlik ihlali olarak değerlendirildiği ve özellikle Somaliland’ın tanınmasına karşı çıkıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca bazı Afrika ve Müslüman ülkelerin İsrail’in Somaliland kararına itiraz ettiği ve bu adımın Somali’nin toprak bütünlüğüne aykırı olduğu görüşünü dile getirdiği aktarılmıştır.
Netanyahu’nun altıgen girişimini açıkladığı dönemde İsrail’in İran ile artan gerilim yaşadığı; güvenlik kabinesinin olası senaryoları değerlendirmek üzere toplantılar yaptığı bildirilmiştir. İsrail medyasında, ABD-İran görüşmelerinin kritik bir aşamaya girdiği ve bölgesel askeri hareketlilik yaşandığı aktarılmıştır.
Aynı dönemde Netanyahu’nun hem uluslararası düzeyde hukuki süreçlerle hem de iç siyasette çeşitli baskılarla karşı karşıya olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda altıgen girişiminin, İsrail’in diplomatik yalnızlık algısını azaltma ve yeni çok taraflı iş birliği kanalları oluşturma amacı taşıdığı ifade edilmiştir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"İsrail Başbakanı Netanyahu’nun “Altıgen İttifak” Girişimi" maddesi için tartışma başlatın
Önerilen İttifak Yapısı ve Üye Profili
“Radikal Eksenler” Tanımı ve Bölgesel Bağlam
Hindistan Boyutu ve Stratejik İş Birliği Alanları
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Boyutu
Afrika Boyutu ve Etiyopya Tartışması
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
İç Siyasi ve Stratejik Zamanlama