Kentsel tasarım, kentsel mekânı düzenlerken çevresel sorumlulukları, sosyal eşitliği ve ekonomik canlılığı bir bütün olarak ele alan disiplinlerarası bir uzmanlık alanıdır. 20. yüzyılın ikinci yarısında literatüre giren bu kavram, başlangıçta yalnızca kentsel estetiği düzenleyen bir araç olarak görülmüşse de günümüzde stratejik planlamanın temel uygulama araçlarından biri haline gelmiştir. Kentsel tasarım, şehir planlama ile mimarlık arasında bir köprü işlevi görerek, planlamanın sunduğu soyut hedefleri mekânsal ve sosyal bağlamda somutlaştıran bir projelendirme biçimi olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç, tanımlanmış kimlikli mahalleler, mimari eserler, kamusal mekânlar ve nirengi noktaları gibi unsurları içeren bir bütün olarak "mekân yaratma sanatı" olarak nitelendirilmektedir. Zaman içerisinde kentsel tasarımın odağı, salt fiziksel düzenlemeden, insanların mekândaki hareketlerini, binaları kullanım biçimlerini ve günlük yaşam pratiklerini ilişkilendiren daha kapsamlı bir yapıya evrilmiştir.
Kentsel tasarım, her ülkenin kendi şehircilik sistematiğine ve yasal mevzuatına göre farklılık gösteren bir uygulama alanıdır. Dünya genelindeki mekânsal planlama sistemleri; bölgesel-ekonomik tabanlı, şehircilik anlayışı ağırlıklı, geniş kapsamlı/bütünleşik ve arazi kullanımı odaklı olmak üzere dört temel gelenek çerçevesinde sınıflandırılmaktadır. Örneğin; Fransa gibi ülkelerde sosyal ve ekonomik amaçlar ön planda tutulurken, Akdeniz ülkelerinde güçlü bir mimari geleneğe dayanan ve yapı kontrolüne odaklanan şehircilik yaklaşımı hâkimdir. İngiltere gibi ülkelerde ise kentsel tasarım; stratejik arazi kullanımı planlamasının bir parçası olarak gelişim planları, tasarım rehberleri ve tasarım özetleri aracılığıyla yürütülmektedir. Bu sistemlerin tamamında ortak eğilim, tasarımın yalnızca fiziksel formu değil, aynı zamanda politik ve sosyal güçleri dengeleyen stratejik bir yönetim süreci olarak kabul edilmesidir.
Kentsel mekân kalitesini yükseltmek ve uygulama süreçlerini denetlemek amacıyla çeşitli tasarım araçları kullanılmaktadır. Bu araçlar arasında kentsel tasarım çerçeveleri, tasarım rehberleri, sokak peyzajı stratejileri ve tasarım kodları öne çıkmaktadır. Tasarım rehberleri, kuramsal altyapılarına göre üç ana grupta ele alınmaktadır: Açıklayıcı rehberler, yapılaşmayı çekme mesafeleri ve kütle formları gibi somut detaylarla kontrol eden "reçete" niteliğindeki belgelerdir. Performans belirleyen rehberler, güneşlenme, rüzgâr ve gürültü kontrolü gibi çevresel standartlara odaklanarak yapı ve çevresinin işlevsel sınırlarını tanımlar. Tavsiye nitelikli rehberler ise malzeme, renk ve bitki seçimi gibi detaylarda esnek seçenekler sunarak tasarımda bütünlüğü sağlamayı amaçlar. Bu araçlar, tüm aktörlerin ortak bir tasarım dili oluşturmasına yardımcı olarak kentsel gelişmenin kalitesini ve tutarlılığını garanti altına almaktadır.
Kentsel tasarımın en temel çıktısı olan kamusal mekânlar, toplumsal yaşamın sürdürüldüğü ve bireylerin etkileşime girdiği ortak alanlardır. Bu mekânlarda kalitenin sağlanması; fiziksel, sosyal ve ekonomik kriterlerin dengeli bir şekilde geliştirilmesine bağlıdır. Fiziksel kalite boyutları; biçimsel çeşitlilik, ekolojik verimlilik (enerji verimliliği, geri dönüşüm), erişilebilirlik (yaya önceliği, hareket kolaylığı), esneklik, işlevsel uygunluk ve konfor (ergonomi, iklimsel uygunluk) gibi bileşenlerden oluşmaktadır. Sosyal kalite boyutları ise mekânın kullanıcılar tarafından nasıl deneyimlendiğiyle ilgilidir; bu kapsamda algılanabilirlik (estetik, ölçek), anlam (kimlik, tarihsel süreklilik), deneyim (aidiyet), aktif-pasif etkileşim ve güvenlik (suçtan korunma) öncelikli kriterler olarak tanımlanmaktadır. Kaliteli bir kentsel tasarım, bu kriterleri kullanarak yerin ruhunu koruyan ve kullanıcı ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılayan nitelikli çevreler üretmeyi hedefler.
Zamanla yıpranan, doğal afetlerden etkilenen veya kontrolsüz yapılaşma sonucu işlevini yitiren kent parçaları için kentsel tasarım, dönüşüm süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kentsel dönüşüm; fiziksel mekânın iyileştirilmesinin yanı sıra ekonomik canlanmayı, toplumsal bütünleşmeyi ve çevresel dengenin yeniden kurulmasını kapsayan bütünleşik bir vizyondur. Tasarım boyutu bu süreçte; yenileme (renewal), sağlıklaştırma (rehabilitation), koruma (conservation) ve yeniden geliştirme (redevelopment) gibi farklı uygulama biçimleri aracılığıyla kentsel formu yönlendirir. Hiroşima Danbara örneğinde görüldüğü gibi fiziksel gelişimle kültürel ve endüstriyel gelişimi birleştirmek veya Berlin Postdam Meydanı'ndaki gibi tarihi dokuya uygun çok disiplinli projeler üretmek kentsel tasarımın dönüşümdeki stratejik önemini göstermektedir.【1】 Sonuç olarak kentsel tasarım, kentlerin dinamik yapısını yönetirken yaşam kalitesini artıracak yaratıcı ve toplumsal açıdan bütünleştirici çözümler sunan kapsamlı bir disiplindir.
[1]
A. Şişman ve D. Kibaroğlu, “Dünyada ve Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Uygulamaları,” TMMOB HKMO 12. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı Bildiriler Kitabı içinde Ankara, 2009),4
https://obs.hkmo.org.tr/show-media/resimler/ekler/0e6be4ce76ccfa7_ek.pdf
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kentsel Tasarım" maddesi için tartışma başlatın
Planlama Sistemleri İçerisinde Kentsel Tasarımın Rolü ve Yaklaşımları
Kentsel Tasarım Araçları ve Rehberlerin İşlevsel Sınıflandırılması
Kamusal Mekân Kalitesinin Fiziksel ve Sosyal Boyutları
Kentsel Tasarım Bağlamında Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Stratejileri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.