
Kerim Erim (31 Ocak 1894, İstanbul – 28 Aralık 1952, İstanbul), Osmanlı Devleti’nin son döneminde yetişmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında matematik alanında öğretim, araştırma ve kurumsallaşma faaliyetlerinde görev almış Türk matematikçidir. Mühendislik eğitiminin ardından Almanya’da matematik öğrenimi görerek doktora derecesi almış ve Türkiye’de matematik doktorası yapan ilk Türk bilim insanı olmuştur. Yüksek Mühendis Mektebi ile İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde dersler vermiş; analiz, geometri ve mekanik alanlarında çalışmalar yürütmüş, ayrıca Einstein’ın görelilik teorisinin Türkiye’de tanıtılmasına yönelik konferans ve yayınlarda bulunmuştur.
Asıl adı Abdulkerim olan Kerim Erim, 31 Ocak 1894'te İstanbul'da doğdu. Babası Buharalı Molla Ahmedzâde Mirliva Arif Paşa, annesi Kazan Şeyhü’l-müderrisîni Kerim Hazretzâde Ferik Abdürrahman Paşa’nın kızı Naciye Hanım’dır.【1】 İlk öğrenimini Halep’te tamamladı; orta öğrenimini kısmen özel derslerle evde, kısmen de İstanbul’daki Hendese-i Mülkiye Mektebi’nin ilk sınıflarında sürdürdü.
Yüksek öğrenimini Yüksek Mühendis Mektebi’nde yaptı ve 24 Ekim 1914’te mezun oldu. Mezuniyetinin ardından matematik alanında ilerlemek amacıyla Almanya’ya gitti. Berlin Üniversitesi’nde matematik derslerini takip ettikten sonra Erlangen’deki Friedrich-Alexander Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü. Ernst S. Fischer yönetiminde hazırladığı “Über die Trägheitsformen eines Modulsystems” başlıklı tezle 22 Ağustos 1919’da doktorasını tamamladı. Bu çalışmasıyla matematik doktorası yapan ilk Türk oldu.【2】 Doktora araştırmaları sırasında invaryantlar teorisi ve polinom denklemler üzerine çalıştı ve “eylemsizlik formu” kavramını ortaya koydu.
Kerim Erim, Yüksek Mühendis Mektebi’nden mezuniyetinin ardından 1914–1917 yılları arasında Umumi Harp döneminde görev yaptı. Savaş sonrasında matematik öğrenimini ilerletmek amacıyla Almanya’ya giderek Berlin ve Erlangen’de çalışmalarını tamamladı ve 1919’da Türkiye’ye döndü. Aynı yıl Mühendis Mekteb-i Âlisi’ne muallim olarak atandı. 1933 Üniversite Reformu ile İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde görevlendirildi ve aynı yıl fakülte dekanlığına getirildi. 1939’da Richard von Mises’in ayrılmasının ardından Matematik Enstitüsü direktörlüğünü üstlendi. 1946 sonrasında çalışmalarını İstanbul Üniversitesi’nde sürdürdü; 1948–1950 yıllarında yeniden Fen Fakültesi dekanı olarak görev yaptı ve akademik faaliyetlerine 1952’deki vefatına kadar burada devam etti.
Erim, Yüksek Mühendis Mektebi’nde nazari hesap, analitik geometri, kozmografya, trigonometri, bilim felsefesi ve mekanik derslerini okutmuş; integral ve diferansiyel hesap ile matematiksel mekanik derslerinde muallim muavinliği yapmıştır. İstanbul Üniversitesi’nde ise integral ve diferansiyel hesap ile ileri matematiksel analiz derslerini yürütmüş ve matematik öğretiminin programlı biçimde sürdürülmesine katkıda bulunmuştur.
1921'de ders programlarını ve öğretim kadrosunu düzenlemek amacıyla kurulan Encümen-i Tedrisiye'de görev almıştır. Matematik Enstitüsü'nün gelişim sürecinde enstitünün araştırma ve yayın faaliyetlerinin düzenlenmesi ile uluslararası bilim çevreleriyle ilişkilerin sürdürülmesinde rol üstlenmiştir. Ayrıca 1948'de kurulan Türk Matematik Derneği'nin ve 1950'de kurulan Türk Fizik Derneği'nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır.
1927'de yeniden yayına başlayan Mühendis Mektebi Mecmuası'nın yayın kurulunda görev almıştır.【3】
26 Eylül-5 Ekim 1932'de toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı'na Riyazi İlimler İhtisas Bölüğü üyesi olarak katılmış; hesap, geometri, cebir ve trigonometri alanlarında 566 terimin Türkçeleştirilmesi çalışmalarında yer almıştır. 1937'de Ankara'daki Dilişleri Encümeni toplantılarına davet edilmiş, aynı yıl ortaokul ve lise fen dersleri müfredatını belirlemek üzere kurulan komisyonda çalışmıştır. Ali Yar ile birlikte lise son sınıflar için Geometri III adlı ders kitabını hazırlamıştır.
1948'de Londra'da toplanan 7. Uluslararası Teorik ve Uygulamalı Mekanik Kongresi'nde, 1952 kongresinin İstanbul'da düzenlenmesi için girişimlerde bulunmuş ve 20-28 Ağustos 1952'de gerçekleştirilen 8. Uluslararası Teorik ve Uygulamalı Mekanik Kongresi'nin organizasyonunu üstlenmiştir.
Kerim Erim, Albert Einstein’ın görelilik teorisinin Türkiye’de tanıtılması ve tartışılması sürecinde erken dönemde faaliyet gösteren bilim insanları arasında yer aldı. 1920 yılında Yüksek Öğretmen Okulu’nda ve Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyeti tarafından düzenlenen konferanslarda görelilik teorisini ele alan konuşmalar yaptı. Bu girişimler, teorinin Türkiye’de bilim çevrelerine tanıtılmasına yönelik ilk çalışmalar arasında değerlendirilmektedir.【4】
1925–1926 yıllarında Fen Âlemi dergisinde yayımladığı bir dizi makalede görelilik teorisinin bilimsel temellerini, tarihsel arka planını ve teoriye zemin hazırlayan mekanik ve elektrodinamik tartışmaları açıkladı; zaman, mekân, izafiyet ilkesi ve Lorentz dönüşümleri gibi kavramları teknik bir çerçevede ele aldı.
Kerim Erim, matematik ve mekanik alanlarındaki çalışmalarını makale, bildiri ve ders kitabı biçiminde yayımlamıştır. Doktora tezine dayanan ve modül sistemleri ile invaryantlar teorisi kapsamında "eylemsizlik formu" kavramını ele alan çalışması 1928'de Bologna'da düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi'nde bildiri olarak sunulmuş, ardından yayımlanmıştır.
1939-1952 yılları arasında Stieltjes integrali üzerine üç makale yayımlamıştır. A. H. Copeland'ın tek değişkenli fonksiyonlar için verdiği tanımı önce iki ve üç boyuta, daha sonra n boyuta genişleten çalışmalar yapmıştır.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Mecmuası ve Mühendis Mektebi Mecmuası'nda çok sayıda makale yayımlamıştır. Ayrıca A.E.H. Love, Levi Civita, Theodor Pöschl, Richard von Mises, Theodore von Karman gibi bilim insanlarından çeviriler yapmış; Mehmet Refik Fenmen ile birlikte Max Planck'ın "Das Wesen des Lichts" başlıklı konferansını Almancadan Fransızcaya çevirerek 1927'de Paris'te yayımlamıştır. 1930 yılında Berlin'de Einstein ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin izlenimlerini "Einstein ile Bir Saat" başlığıyla Mühendis Mektebi Mecmuası'nda yayımlamıştır.
Öğretime yönelik olarak Mihanik (1926), Nazarî Hesap (1931) ve Analiz Dersleri - Diferansiyel ve İntegral Hesap (1940; 2. bs. 1949) başlıklı ders kitaplarını hazırlamıştır.
Kerim Erim, 28 Aralık 1952 tarihinde İstanbul’da vefat etti ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi. Vefatının ardından çalışmaları ve Türkiye’de matematik alanındaki kurumsal katkıları dolayısıyla 1977 yılında, ölümünden yirmi beş yıl sonra, temel bilimler dalında TÜBİTAK Hizmet Ödülü’ne layık görüldü.【5】
[1]
Zekeriya Duru, "Kerim Erim'in Akademik Yaşamı ve Matematik Çalışmaları, " Osmanlı Bilimi Araştırmaları 20, no. 1 (2019): syf 50, https://cdn.istanbul.edu.tr/file/JTA6CLJ8T5/E89BFD8A800A40A78007435F11CF0323
[2]
Duru, "Kerim Erim'in Akademik Yaşamı ve Matematik Çalışmaları," syf 62.
[3]
Zekeriya Duru, ''Kerim Erim'in (1894–1952) Matematik Çalışmalarının Bilim Tarihi Açısından Değerlendirilmesi,'' Yüksek Lisans tezi, İstanbul Üniversitesi, (2017): 40. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=q3-d9QtLoVA2OMExHSkJpUC7nIwLA0QUNfc2tdh3qaBbtl6w8fyYiRYqelihEkoz
[4]
Meltem Akbaş, "Einstein'ın Görelilik Teorisini Türkiye'ye Tanıtanlar (I): Mehmed Refik Fenmen ve Kerim Erim,” 4, no. 2 (2003): syf 30. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/689069
[5]
Duru, ''Kerim Erim'in (1894–1952) Matematik Çalışmalarının Bilim Tarihi Açısından Değerlendirilmesi,'' Yüksek Lisans tezi, İstanbul Üniversitesi, (2017): 60.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kerim Erim" maddesi için tartışma başlatın
Yaşamı ve Eğitimi
Akademik ve Mesleki Kariyeri
Öğretim Faaliyetleri
Kurumsal ve İdari Görevleri
Einstein'ın Görelilik Teorisi ile ilişkisi
Yayınları
Vefatı
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.