Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Kitle iletişim araçları, bir kitlesel araç yordamıyla (basın, radyo, televizyon, sinema vb.) dolaylı biçimde kurulan iletişim sürecinde kullanılan araçlardır. Kitle iletişimi, enformasyon, düşünce ve tutumların geniş bir kitleye teknik aygıtlarla iletilmesi süreci olarak tanımlanır ve kaynak noktası olarak birey değil, kurumsallaşmış bir örgüt rol oynar. Mesajlar kitle için üretilmiş, tekrarlanabilir ve çoğu zaman karmaşık sembolik yapılara sahiptir. Bu araçlar, teknolojik iletişim araçlarını kullanmaları ve geniş kitlelere ulaşabilmeleri açısından diğer iletişim türlerinden ayrılır. Kitle iletişim araçları, bilgi aktarmak, eğlendirmek veya ikna etmek gibi amaçlarla geniş izleyici kitlelerine mesaj ileten sistemlerdir.
Kitle iletişim araçlarının gelişimi Batı Avrupa’da 15. yüzyılda hareketli metal harflerle baskının başlamasıyla başlamıştır. Matbaanın icadı, gazetenin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; gazeteler, yazılı kitle iletişiminin temel aracı haline gelmiştir. Türkiye’de ilk Türkçe gazete, 1828’de Kahire’de yayımlanan Vekayi-i Mısıriye’dir.
Radyo, elektromanyetik dalgalar üzerinden ses ileten bir kitle iletişim aracıdır. 19. yüzyılda James Clerk Maxwell’in radyo dalgalarını bulması ve Heinrich Hertz’in bunu geliştirmesiyle temelleri atılmış, 1895’te Guglielmo Marconi tarafından ilk kullanım sağlanmıştır. Türkiye’de radyo yayıncılığı 1927’de başlamıştır.
Televizyon ise radyo, telgraf, fotoğraf ve sinema teknolojilerinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır. 1926’da John Logie Baird’ın ilk gösterisi televizyonun başlangıcı olarak kabul edilir. Türkiye’de televizyon yayıncılığı 1952’de deneme yayınlarıyla başlamış, 1968’de düzenli yayına geçilmiştir.

Kitle İletişim Araçları (Yapay Zeka Tarafından Üretilmiştir.)
Kitle iletişim araçları, toplumsal gelişim ve modernleşme süreçlerinde bir dizi önemli işlev üstlenmektedir. Öncelikle enformasyon işlevi ile olaylar ve durumlar hakkında bilgi sağlayarak yenileşme ve toplumsal gelişmeyi destekler. Toplumsallaştırma işlevi sayesinde ortak duygu ve düşüncelerin oluşumuna katkıda bulunur, bireylerin toplumsal hayata katılımını kolaylaştırır. Güdüleme işlevi, hem bireysel hem de toplumsal hedefler doğrultusunda insanların harekete geçmesini sağlar. Bunun yanında eğlence işlevi ile bireylerin dinlenme ve estetik ihtiyaçlarını karşılayarak sosyal yaşamın niteliğini artırır. Son olarak katılım işlevi, bireylerin görüşlerini ifade edebileceği mesaj ortamları oluşturarak, toplum içindeki iletişimi ve etkileşimi güçlendirir.
Kitle iletişimi, Latince kökenli "communication" sözcüğünden türeyen; kaynak (iletiyi gönderen), hedef kitle (iletiyi alan) ve ileti (bildirim) olmak üzere üç temel unsura dayanmaktadır. Geleneksel iletişim süreçlerinden farklı olarak kitle iletişiminde kaynak, tek bir bireyden ziyade bir iletişim kuruluşu veya kurumlaşmış bir yapıdır. Alıcı konumundaki hedef kitle ise türdeş olmayan, tek tek özellikleri bilinmeyen ve global ölçekte çeşitlilik gösteren geniş bir topluluktan oluşur. Bu süreçte iletiyi alan ve veren arasındaki ilişki dolaylı bir hal almıştır
Kitle İletişim Araçlarının Toplumsal İşlevleri (Başlık 2)
Kitle iletişim araçlarının toplumsal rolleri, 1980 tarihli Mac Bride Raporu'nda; habercilik, toplumsallaştırma, motivasyon, tartışma ve diyalog, eğitim, kültürel geliştirme, eğlence ve bütünleştirme olarak sıralanmıştır.
Kitle iletişim araçları, toplumsal gelişim ve modernleşme süreçlerinde bir dizi önemli işlev üstlenmektedir. Öncelikle enformasyon işlevi ile olaylar ve durumlar hakkında bilgi sağlayarak yenileşme ve toplumsal gelişmeyi destekler. Toplumsallaştırma işlevi sayesinde ortak duygu ve düşüncelerin oluşumuna katkıda bulunur, bireylerin toplumsal hayata katılımını kolaylaştırır. Güdüleme işlevi, hem bireysel hem de toplumsal hedefler doğrultusunda insanların harekete geçmesini sağlar. Bunun yanında eğlence işlevi ile bireylerin dinlenme ve estetik ihtiyaçlarını karşılayarak sosyal yaşamın niteliğini artırır. Son olarak katılım işlevi, bireylerin görüşlerini ifade edebileceği mesaj ortamları oluşturarak, toplum içindeki iletişimi ve etkileşimi güçlendirir.
Gazeteler ve dergiler yazılı iletişimin temel araçlarıdır. Basın, toplumsal bilgi aktarımı ve kamuoyu oluşturma işlevi görür. Türkiye’de düzenli gazete yayıncılığı 19. yüzyılın ortalarında başlamıştır.
Radyo, ses aracılığıyla geniş kitlelere ulaşabilen ekonomik ve hızlı bir iletişim aracıdır. Radyo yayınları coğrafi sınırları aşabilir, hayal gücünü harekete geçirir ve bireysel olarak dinlenebilir (Duran 2003:107–115).
Televizyon, görsel ve işitsel unsurları birleştirerek izleyiciye bilgi, eğlence ve toplumsal mesaj iletir. Televizyon yayıncılığı, özellikle ABD ve Avrupa’da 20. yüzyıl ortalarında yaygınlaşmıştır; Türkiye’de ise 1968’den itibaren düzenli yayınlar yapılmıştır (Uyguç 1987:6,9).
Teknolojik gelişmeler ışığında fotoğraf ve sinema, kitle iletişim araçlarının temel taşlarından biri haline gelmiştir. Fotoğraf makinesi fikri, ilk olarak Leonardo da Vinci’nin yayınlanmamış notlarında yer almış; 1829 yılında sanatçı Louis Daguerre ile kimyacı Joseph Nicéphore Niépce’in ortak çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmış ve 1860 yılında gazetecilik alanında kullanılmaya başlanmıştır. Aynı dönemde Muybridge, “zoo pracicope” adlı bir projektörle hareket eden resimleri ekrana yansıtma yöntemini geliştirmiş, ancak bu araç yetersiz kalmıştır. Daha sonra Thomas Edison, saniyede 12 resim çekebilen “kinetoscope” adlı aygıtı geliştirmiş; başlarda tek kişi tarafından izlenen bu görüntüler, Auguste ve Louis Lumière’in 1895’te geliştirdiği “Cinematograph” ile büyük perdede çok kişi tarafından izlenebilir hale gelmiştir. Amerika’da ise 1905 yılında Pittsburgh’ta ilk sinema açılmıştır.
Bu ilk denemelerden sonra sinema salonları hızla yaygınlaşmış, komedi, suç ve macera türündeki filmler özellikle çocuklar üzerindeki olası olumsuz etkileri nedeniyle gazetelerin tepkisini çekmiştir. Lenin, sinemanın kitlelerin eğitiminde kullanılmasını ve sosyalist kültürün destekçilerinin eline geçmesini savunmuştur. Sinema, toplum yaşamına girdikçe film endüstrisi büyümüş, ancak 1. Dünya Savaşı Avrupa’daki film stüdyolarının kapanmasına yol açmış ve Amerikan film endüstrisi Avrupa’nın film ihtiyacını karşılayarak Hollywood’u dünya filmciliğinin merkezi yapmıştır.
Zamanla film ve oynatıcıların boyutlarının küçülmesiyle sinema, okullara, kiliselere, kulüplere, bürolara, hastanelere, kamplara ve evlere kadar girmiş, 16 mm’lik eğitim ve belgesel filmler hızla yaygınlaşmıştır. 1926’dan sonra sesli filmlerin yapımına başlanmış ve 2. Dünya Savaşı ile birlikte filmler eğitici ve propaganda amaçlı bir görünüm kazanmıştır. Sinema ve fotoğrafın kitle iletişim aracı olarak yerini almasının dışında, teknik gelişmeler bu yüzyılda hızla devam etmiş; telgrafın elektrikle iletilmesi (1845), demiryollarının yaygınlaşması (1840’lar), telefonun hizmete girmesi ve 1920’lerde görüntülerin fotoğraf şeklinde telefon hatlarıyla uzak yerlere ulaştırılması gibi gelişmeler iletişim ve ulaşım alanını dönüştürmüştür.
Bilgisayarlar, sayma ve hesaplama ihtiyacından doğmuş ve uzun bir gelişim sürecinden geçmiştir. İlk mekanik hesap makineleri Blaise Pascal (1642) tarafından geliştirilmiş, 1822’de Charles Babbage “Fark Makinesi” ile bilgisayarların temelini atmıştır. 19. yüzyılda Boolean Cebiri matematiksel altyapıyı sağlamıştır.
1944’te Mark-1, 1946’da ENIAC ile elektronik bilgisayarlar ortaya çıkmış, 1952’de UNIVAC-1 ile ticari kullanım başlamıştır. Bilgisayarlar zamanla küçülmüş, hız ve kapasite artmış, dünya çapında veri depolama ve haberleşme aracı haline gelmiştir.
Bilgisayarların temel fonksiyonları depolama, işlem yapma ve giriş-çıkış/haberleşmedir ve teknolojiyle birlikte sürekli gelişmektedir.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kitle İletişim Araçları" maddesi için tartışma başlatın
Kitle İletişim Araçlarının Tarihsel Gelişimi
Kitle İletişim Araçlarının İşlevleri
Kitle İletişiminin Yapısı ve İşleyişi
Kitle İletişim Araçlarının Özellikleri
Başlıca Kitle İletişim Araçları
Basın
Radyo
Televizyon
Fotoğraf ve Sinema
Bilgisayar
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.