
ORCID ID
0000-0002-1735-2489
Kıyame Kilisesi (Kutsal Kabir Kilisesi), Hristiyan dünyasının önemli ziyaret noktalarından biri olarak bilinir (Biren, 1993: 1/83-84). Kilise, Hristiyanlığın geleneksel inanışına göre Hz. Îsâ’nın çarmıha gerildiği ve defnedildiği yer olarak kabul edildiği için kutsal sayılır (Keshman, 2010: 110). Hristiyanlık inancının en önemli kutsal mekânlarından biri olmasına rağmen yapının gerçekten İsa Mesih’in gömüldüğü yer olup olmadığı, tarih boyunca tartışmalara neden olmuştur (Macpherson, 1892: 417-436; Wilson, 1906: 48). Hristiyanlar tarafından “Kıyame” veya “Saint Sépulcre” olarak adlandırılan (Biren, 1993: 1/83) kilise, tarih boyunca farklı topluluklar tarafından çeşitli adlarla anılmıştır. Yunanlılar, bu kutsal mekâna “Anastasis” (Yeniden Diriliş) veya “Resurrection” ismini verirken, Araplar “Kıyame” (Diriliş) adını tercih etmiştir. Ancak 9. yüzyıldan itibaren Hz. Îsâ’nın kabrinin bulunduğu yer olarak kabul edildiğinden Batı dünyasında kilise için “The Lord Sepulchre” ve “Holy Sepulchre” (Kutsal Mezar/Kabir) isimleri yaygınlık kazanmıştır (Marris, 2005: 33).Kıyame Kilisesi, Roma İmparatoru I. Konstantin’in annesi Helena tarafından, Hristiyanlık inancına göre Hz. Îsâ’nın mezarının bulunduğu kabul edilen noktada inşa ettirilmiştir. Kudüs’teki bu kutsal yapı, Helena’nın Gerçek Haç’ı bulduğu yer kabul edilmiş, Hristiyan inancının ve Roma İmparatorluğu’nun dini-politik gücünü simgeleyen önemli bir yapı olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır (Vasiliev, 1952: 53). Tarih boyunca çeşitli tahribata ve birçok yeniden inşa süreçlerine maruz kalan kilisenin, Golgotha olarak bilinen tepeyi ve Hz. Îsâ’nın çarmıha gerildiği yeri kapsadığı rivayet edilmektedir (Biren, 1993: 1/83).Kaynaklarda tarihlendirme açısından farklılıklar bulunmakla birlikte Kutsal Kabir Kilisesi’nin tarihsel gelişimi beş dönem çerçevesinde incelenmektedir. İlk dönem, Hz. Îsâ’nın çarmıha gerilişinden İmparator Konstantin’in bu alanı düzenlediği döneme kadar olan süreci kapsamaktadır (MS 33-325). İkinci dönem, kilisenin Hz. Îsâ’ya adanmasıyla başlayan ve Persler tarafından yıkılmasına kadar süren zaman dilimini içermektedir (MS 336-615). Üçüncü dönem, Patrik Vekili Modestus önderliğinde kilisenin yeniden inşa edilmesinden başlayarak, Fâtımî Halifesi tarafından yıkıldığı tarihe kadar uzanmaktadır (MS 629-1009). Dördüncü dönem, Patrik Nicephorus tarafından gerçekleştirilen restorasyon ve Haçlıların 1120 yılında eklediği yapılar ile 1808’de meydana gelen büyük yangın arasındaki dönemi (MS 1048-1808); beşinci dönem ise yapının Rumlar tarafından restore edilmesinden (MS 1810) günümüze kadar olan süreci ihtiva etmektedir (Warren, 1880: 30-31; Macpherson, 1892: 417–419; Kılıç & Satış, 2011: 229-230).Kıyame Kilisesi Kudüs’ün Müslümanlar tarafından yönetildiği dönemlerde dinsel hoşgörünün simgelerinden biri olmuştur. Zira Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethettikten sonra gerçekleştirdiği faaliyetlerden ilki, Patrik Sophronios’un rehberliğinde Kıyame Kilisesi’ni ziyaret etmek olmuştur. Hz. Ömer, burada bulunduğu sırada namaz vakti gelince, kilise mensuplarının iç mekânda namaz kılması yönündeki teklifini nazikçe reddederek ibadetini kilise dışında gerçekleştirmiştir. Bu tutumun arka planında, ilerleyen dönemlerde Müslümanların bu eylemi gerekçe göstererek kiliseyi mescide çevirmeleri ihtimaline karşı önleyici bir hassasiyet yer almaktadır (Runciman, 1989: 1/3; Basit vd., 2011: 69; Aydınlı, 2020: 624). Hz. Ömer’in davranışı, onun Kudüs’teki gayrimüslim toplumlara verdiği güvencenin samimiyetini ve İslâm’ın fetih siyasetindeki adalet ilkesini ortaya koymaktadır【1】.1187 yılında da Kıyame Kilisesi’nin dış güvenliği Müslüman otoriteler tarafından sağlanmış, kilisenin anahtarları ise Selâhaddîn-i Eyyûbî tarafından tarafsızlık ve mezhepler arası dengeyi teminen Judeh ve Nuseybeh adlarında iki Müslüman aileye teslim edilmiştir (Nicault, 2001: 70-71). Bu uygulama hem kutsal mekânın güvenliğini sağlama hem de dinî gruplar arası çatışmayı önleme amacı taşımakta olup, yüzyıllar boyunca süregelen bir gelenek olarak korunmuştur (Türkan, 2013: 236).Kıyame Kilisesi, tarih boyunca Hristiyan cemaatler arasında ciddi anlaşmazlık ve çekişmelere sahne olmuştur. Kiliselerdeki ibadet alanlarının ve temizlik gibi basit hizmetlerin paylaşımı, farklı mezhepler arasında sürekli sorun teşkil etmiş, bu durum zamanla fiziksel çatışmalara ve şiddet olaylarına yol açmıştır. Özellikle kutsal emanetlerin kullanımı, kandillerin yakılması ve bazı ritüellerin gerçekleştirilmesi konularında yaşanan gerilimler, kilisede görevli ruhbanlar ve ziyaretçiler arasında uzun süren tartışmalara neden olmuştur. Osmanlı yönetimi de bu çatışmaları çözmek amacıyla çeşitli düzenlemeler yapmıştır (Biren, 1993: 1/84-87; Kılıç & Satış, 2011: 232-236).Kıyame Kilisesi, Hristiyanlık inancının en kutsal mekânlarından biri olarak büyük dini öneme sahiptir. Aynı zamanda Filistin’in zengin kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası, Müslümanların egemenliğindeki Kudüs’te, asırlardır süren dini çoğulculuğun ve hoşgörünün sembollerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.Okuma ÖnerileriDuckworth M.A, H. T. F. (1922). The Church of the Holy Sepulchre. London: Hodder and Stoughton. Jeffery, George (1919). A Brief Description of the Holy Sepulchre Jerusalem and Other Christian Churches in the Holy City: With Some Account of the Mediaeval Copies of the Holy Sepulchre Surviving in Europe. Cambridge: Cambridge at the University Press. Willis, Robert (1849). The Architectural History of the Church of the Holy Sepulchre. London: John W. Parker.
Kıyame Kilisesi (Kutsal Kabir Kilisesi), Hristiyan dünyasının önemli ziyaret noktalarından biri olarak bilinir (Biren, 1993: 1/83-84). Kilise, Hristiyanlığın geleneksel inanışına göre Hz. Îsâ’nın çarmıha gerildiği ve defnedildiği yer olarak kabul edildiği için kutsal sayılır (Keshman, 2010: 110). Hristiyanlık inancının en önemli kutsal mekânlarından biri olmasına rağmen yapının gerçekten İsa Mesih’in gömüldüğü yer olup olmadığı, tarih boyunca tartışmalara neden olmuştur (Macpherson, 1892: 417-436; Wilson, 1906: 48). Hristiyanlar tarafından “Kıyame” veya “Saint Sépulcre” olarak adlandırılan (Biren, 1993: 1/83) kilise, tarih boyunca farklı topluluklar tarafından çeşitli adlarla anılmıştır. Yunanlılar, bu kutsal mekâna “Anastasis” (Yeniden Diriliş) veya “Resurrection” ismini verirken, Araplar “Kıyame” (Diriliş) adını tercih etmiştir. Ancak 9. yüzyıldan itibaren Hz. Îsâ’nın kabrinin bulunduğu yer olarak kabul edildiğinden Batı dünyasında kilise için “The Lord Sepulchre” ve “Holy Sepulchre” (Kutsal Mezar/Kabir) isimleri yaygınlık kazanmıştır (Marris, 2005: 33).
Kıyame Kilisesi, Roma İmparatoru I. Konstantin’in annesi Helena tarafından, Hristiyanlık inancına göre Hz. Îsâ’nın mezarının bulunduğu kabul edilen noktada inşa ettirilmiştir. Kudüs’teki bu kutsal yapı, Helena’nın Gerçek Haç’ı bulduğu yer kabul edilmiş, Hristiyan inancının ve Roma İmparatorluğu’nun dini-politik gücünü simgeleyen önemli bir yapı olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır (Vasiliev, 1952: 53). Tarih boyunca çeşitli tahribata ve birçok yeniden inşa süreçlerine maruz kalan kilisenin, Golgotha olarak bilinen tepeyi ve Hz. Îsâ’nın çarmıha gerildiği yeri kapsadığı rivayet edilmektedir (Biren, 1993: 1/83).
Kaynaklarda tarihlendirme açısından farklılıklar bulunmakla birlikte Kutsal Kabir Kilisesi’nin tarihsel gelişimi beş dönem çerçevesinde incelenmektedir. İlk dönem, Hz. Îsâ’nın çarmıha gerilişinden İmparator Konstantin’in bu alanı düzenlediği döneme kadar olan süreci kapsamaktadır (MS 33-325). İkinci dönem, kilisenin Hz. Îsâ’ya adanmasıyla başlayan ve Persler tarafından yıkılmasına kadar süren zaman dilimini içermektedir (MS 336-615). Üçüncü dönem, Patrik Vekili Modestus önderliğinde kilisenin yeniden inşa edilmesinden başlayarak, Fâtımî Halifesi tarafından yıkıldığı tarihe kadar uzanmaktadır (MS 629-1009). Dördüncü dönem, Patrik Nicephorus tarafından gerçekleştirilen restorasyon ve Haçlıların 1120 yılında eklediği yapılar ile 1808’de meydana gelen büyük yangın arasındaki dönemi (MS 1048-1808); beşinci dönem ise yapının Rumlar tarafından restore edilmesinden (MS 1810) günümüze kadar olan süreci ihtiva etmektedir (Warren, 1880: 30-31; Macpherson, 1892: 417–419; Kılıç & Satış, 2011: 229-230).
Kıyame Kilisesi Kudüs’ün Müslümanlar tarafından yönetildiği dönemlerde dinsel hoşgörünün simgelerinden biri olmuştur. Zira Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethettikten sonra gerçekleştirdiği faaliyetlerden ilki, Patrik Sophronios’un rehberliğinde Kıyame Kilisesi’ni ziyaret etmek olmuştur. Hz. Ömer, burada bulunduğu sırada namaz vakti gelince, kilise mensuplarının iç mekânda namaz kılması yönündeki teklifini nazikçe reddederek ibadetini kilise dışında gerçekleştirmiştir. Bu tutumun arka planında, ilerleyen dönemlerde Müslümanların bu eylemi gerekçe göstererek kiliseyi mescide çevirmeleri ihtimaline karşı önleyici bir hassasiyet yer almaktadır (Runciman, 1989: 1/3; Basit vd., 2011: 69; Aydınlı, 2020: 624). Hz. Ömer’in davranışı, onun Kudüs’teki gayrimüslim toplumlara verdiği güvencenin samimiyetini ve İslâm’ın fetih siyasetindeki adalet ilkesini ortaya koymaktadır【1】.
1187 yılında da Kıyame Kilisesi’nin dış güvenliği Müslüman otoriteler tarafından sağlanmış, kilisenin anahtarları ise Selâhaddîn-i Eyyûbî tarafından tarafsızlık ve mezhepler arası dengeyi teminen Judeh ve Nuseybeh adlarında iki Müslüman aileye teslim edilmiştir (Nicault, 2001: 70-71). Bu uygulama hem kutsal mekânın güvenliğini sağlama hem de dinî gruplar arası çatışmayı önleme amacı taşımakta olup, yüzyıllar boyunca süregelen bir gelenek olarak korunmuştur (Türkan, 2013: 236).
Kıyame Kilisesi, tarih boyunca Hristiyan cemaatler arasında ciddi anlaşmazlık ve çekişmelere sahne olmuştur. Kiliselerdeki ibadet alanlarının ve temizlik gibi basit hizmetlerin paylaşımı, farklı mezhepler arasında sürekli sorun teşkil etmiş, bu durum zamanla fiziksel çatışmalara ve şiddet olaylarına yol açmıştır. Özellikle kutsal emanetlerin kullanımı, kandillerin yakılması ve bazı ritüellerin gerçekleştirilmesi konularında yaşanan gerilimler, kilisede görevli ruhbanlar ve ziyaretçiler arasında uzun süren tartışmalara neden olmuştur. Osmanlı yönetimi de bu çatışmaları çözmek amacıyla çeşitli düzenlemeler yapmıştır (Biren, 1993: 1/84-87; Kılıç & Satış, 2011: 232-236).
Kıyame Kilisesi, Hristiyanlık inancının en kutsal mekânlarından biri olarak büyük dini öneme sahiptir. Aynı zamanda Filistin’in zengin kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası, Müslümanların egemenliğindeki Kudüs’te, asırlardır süren dini çoğulculuğun ve hoşgörünün sembollerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Duckworth M.A, H. T. F. (1922). The Church of the Holy Sepulchre. London: Hodder and Stoughton. Jeffery, George (1919). A Brief Description of the Holy Sepulchre Jerusalem and Other Christian Churches in the Holy City: With Some Account of the Mediaeval Copies of the Holy Sepulchre Surviving in Europe. Cambridge: Cambridge at the University Press. Willis, Robert (1849). The Architectural History of the Church of the Holy Sepulchre. London: John W. Parker.
Aydınlı, Osman (2020). “Kudüs’ün Fethi ve Hz. Ömer Emannâmesi”. Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 7 (1), 608-630. Basit, Musa İsmail vd. (2011). Kudüs Tarihi, çev.: Mesra Eğitim Tercüme Komisyonu-Ali Benli. İstanbul: Nida Yayıncılık. Biren, Mehmed Tevfik (1993). “Bir Devlet Adamının” Mehmed Tevfik Bey’in (Biren) II. Abdülhamid, Meşrutiyet ve Mütareke Devri Hatıraları Cilt I, Fatma Rezan Hürmen (hz.). İstanbul: Arma Yayınları. Keshman, Anastasia (2010). “Church of the Holy Sepulchre, Jerusalem”. Larissa J. Taylor; Leigh Ann Craig; John B. Friedman; Kathy Gower; Thomas Izbbicki & Rita Tekippe (Ed.), Encyclopedia of Medieval Pilgrimage. Leiden-Boston: Brill. Kılıç, Sami & Satış, İhsan (2011). “Osmanlı Arşiv Vesikalarına Göre Hristiyan Cemaatlerin Kamame Kilisesi ile İlgili Tartışmaları”. History Studies, 3 (3), 225-244. Macpherson, J. R. (1892). “The Church of the Resurrection, or of the Holy Sepulchre”. The English Historical Review, 7 (27), 417-436. Marris, Colin (2005). The Sepulchre of Christ and the Medieval West: From the Beginning to 1600. Oxford: Oxford University Press. Nicault, Catherine (2001). Kudüs 1850-1948, çev.: Estreya Seval Vali. İstanbul: İletişim Yayınları. Runciman, Steven (1989). Haçlı Seferleri Tarihi: Birinci Haçlı Seferi ve Kudüs Krallığının Kuruluşu 1, çev.: Fikret Işıltan. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi. Türkan, Ahmet (2013). “Anahtarını İki Müslüman Ailenin Koruduğu Kilise: Kıyamet Kilisesi”. Milel ve Nihal, 10 (2), 227-236. Vasiliev, Alexander Alexandrovich (1952). History of the Byzantine Empire 324-1453. Madison: The University of Wisconsin Press. Warren, Charles (1880). The Temple or the Tomb. London: Richard Bentley And Son. Wilson, Charles William (1906). Golgotha and the Holy Sepulchre. London: The Committee of the Palestine Exploration Fund.
[1]
Bkz. Emanname ; Hz. Ömer Fermanı ; Kudüs’ün Fethi ; Kudüs’ün Fetihleri ; Selâhaddîn-i Eyyûbî
| apa | Yalçın, İ. (2026). Kıyame Kilisesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 914-916) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Yalçın, İsa. “Kıyame Kilisesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 914-916. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kıyame Kilisesi" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri