
ORCID ID
0000-0003-3064-1071
Kudüs Krallığı, 1099 yılında Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgal edilmesinin ardından kurulan ve 1291’de Akkâ’nın düşmesiyle sona eren bir devlet olarak tarihe geçmiştir. Finansal ve askerî açıdan Batı Avrupa krallıklarına bağımlı olan bu devlet, III. Haçlı Seferi (1189-1192) sonrasında Kudüs’ten taşınarak önce Sur, ardından Akkâ merkezli olarak idare edilmiştir. Kudüs’ün ele geçirilmesinin ardından burada feodal bir yapı kuran Haçlıların, şehri yerli Hristiyanlara terk etmeyip uzun süreli bir yönetim kurmaları, onların dinî bir amaçtan ziyade, ticari ve siyasi sebeplerden ötürü bu seferleri başlattıklarını göstermektedir (Aguliers, 2019: 33; Demirkent, 1996: 525-526). Öyle ki yola çıktıktan sonra kendi dindaşlarına da Müslümanlara uyguladıkları işkence ve zulmü uygulayarak bu niyetlerini çok açık bir biçimde ortaya koymuşlardır.Kudüs krallığının ilk hükümdarı; Aşağı Lorraine Dükü Godefroi de Bouillon’dur (1099-1100). Kudüs’ün ele geçirilmesi esnasında Mescid-i Aksâ içerisinde 70.000 civarında Müslümanın katledilmesi, şehrin kan gölüne çevrilmesi ve mescidin ahıra dönüştürülmesinin en büyük faili odur (İbnü’l- Kalânisî, 1983: 1/222; İbnü’l-Esîr, 1997: 8/425; Urfalı Mateos, 2000: 199; Carnotensis, 2009: 105; Aguilers, 2019: 204). Esasen onun ve diğer Haçlıların Müslüman ahaliye yaptıkları zulüm ve işkenceler, Kudüs’ten önce birçok belde de uygulanmıştır (Ayan, 2013: 142; İstek, 2019: 582-602).Godefroi’un ölümü sonrasında Kudüs Krallığı sırasıyla I. Baudouin (1100-1118), II. Baudouin (1118-1131), Kraliçe Melisende ve eşi Fulk (1131-1143), Fulk’un ölümü sonrasında ise Melisende ve oğlu III. Baudouin (1143-1153) ve daha sonra tek başına III. Baudouin (1143-1162), I. Amalrik (1162-1174), IV. Baudouin (1174-1185), V. Baudouin (1183-1186) ve Kraliçe Sibylle ve kocası Guy de Lusignan (1186-1192) tarafından yönetilmiştir. Krallık, naiplik ve bazen de eş yönetim şeklinde Haçlılar egemenliğinde idare edilen Kudüs, 4 Temmuz 1187’deki Hıttin Seferi sonrasında yeniden Müslümanlar tarafından fethedilmiştir (Ebû Şâme, 1997: 3/ 338-345; İbn Kesîr, 2013: 14/345; İbn Şeddâd, 1994: 81-82; Runciman, 2008: 2/ 389-390). Fetih, III. Haçlı Seferi’nin başlamasına sebebiyet vermiştir. Haçlılar, Selâhaddîn-i Eyyûbî (1171-1193) komutasındaki İslâm kuvvetleri karşısında tutunamamış ve Kudüs’ten tamamen çekilmek zorunda kalmışlardır【1】.Kudüs Krallığı kendisine komşu olan ve Haçlılar tarafından kurulan Antakya Prinkepsliği (1098-1112), Urfa Kontluğu (1098-1146) ve Trablus Kontluğu (1102-1289) gibi yerel yönetimler ile oldukça yakın ilişkiler kurmuştur (Kolektif, 2019: 18). Söz konusu devletlerin haricinde Bizans İmparatorluğu ve Ermenilerle iş birliği yaparak Müslümanlara karşı birlikte mücadele etmişler, bazen evlilik yoluyla da ittifaklarını güçlendirmişlerdir. Ayrıca başta Kudüs kralı olmak üzere diğer Haçlı liderleri, bölgedeki Müslümanlar arasındaki fikir ayrılıklarını artırarak otoritelerini pekiştirmeye çalışmışlardır (İstek, 2021: 137, 193, 332; Tyrensis, 1844: 530-531). Bu amaç doğrultusunda kimi zaman bir tarafa yakın durmuş kimi zaman da askeri şövalye tarikatları üzerinden onlara gözdağı vermişlerdir.Kudüs Krallığı’nın yıkılışında, İmâdüddîn Zengî (1128-1146), Nûreddin Mahmud Zengî (1146-1174) ve Selahâddîn-i Eyyûbî gibi Müslüman liderlerin İslam dünyasını birleştirme çabaları ile yoğunlaşan fetih hareketleri belirleyici rol oynamıştır. Selçuklu akınları ve Memlüklerin askerî faaliyetleri de bu süreci hızlandıran etkenler arasındadır. Hıttin Zaferi’nin ardından Akkâ’ya çekilen Haçlılar, Memlük Sultanı Baybars’ın (1260-1277) seferleriyle iyice zayıflamış (Şeşen, 2016), nihayet el-Melikü’l-Eşref Halil’in 1291’de Akkâ’yı kuşatması üzerine 18 Mayıs’ta gemilere binerek bölgeden ayrılmak zorunda kalmışlardır (İbn Kesîr, 2013: 15/545-546). Yaklaşık iki asır boyunca Doğu’da tutunmaya çalışan Haçlı varlığının sona ermesiyle Kudüs Krallığı da tarih sahnesinden silinmiştir.Haçlıların Filistin’i işgali büyük katliamlara sahne olmuş ve Kudüs şehrinin geleneksel yapısı bozulmuştur. Burada kurulan Haçlı Krallığı baskıcı yönetimi her zaman sürdürememiştir. Süreç içinde yumuşayan krallık farklılıklara bazı alanlar açmak zorunda kalmıştır. Etkileşim arttıkça Haçlılar, yeniliklerle tanışma ve onları Avrupa’ya taşıma fırsatı bulmuştur. Haçlı Krallığına son verilince Eyyûbîler, Kudüs’ü tekrar hoşgörü ortamına taşımış ve farklı inançlara mensup insanlar barış içinde birlikte yaşamaya devam etmiştir.
Kudüs Krallığı, 1099 yılında Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgal edilmesinin ardından kurulan ve 1291’de Akkâ’nın düşmesiyle sona eren bir devlet olarak tarihe geçmiştir. Finansal ve askerî açıdan Batı Avrupa krallıklarına bağımlı olan bu devlet, III. Haçlı Seferi (1189-1192) sonrasında Kudüs’ten taşınarak önce Sur, ardından Akkâ merkezli olarak idare edilmiştir. Kudüs’ün ele geçirilmesinin ardından burada feodal bir yapı kuran Haçlıların, şehri yerli Hristiyanlara terk etmeyip uzun süreli bir yönetim kurmaları, onların dinî bir amaçtan ziyade, ticari ve siyasi sebeplerden ötürü bu seferleri başlattıklarını göstermektedir (Aguliers, 2019: 33; Demirkent, 1996: 525-526). Öyle ki yola çıktıktan sonra kendi dindaşlarına da Müslümanlara uyguladıkları işkence ve zulmü uygulayarak bu niyetlerini çok açık bir biçimde ortaya koymuşlardır.
Kudüs krallığının ilk hükümdarı; Aşağı Lorraine Dükü Godefroi de Bouillon’dur (1099-1100). Kudüs’ün ele geçirilmesi esnasında Mescid-i Aksâ içerisinde 70.000 civarında Müslümanın katledilmesi, şehrin kan gölüne çevrilmesi ve mescidin ahıra dönüştürülmesinin en büyük faili odur (İbnü’l- Kalânisî, 1983: 1/222; İbnü’l-Esîr, 1997: 8/425; Urfalı Mateos, 2000: 199; Carnotensis, 2009: 105; Aguilers, 2019: 204). Esasen onun ve diğer Haçlıların Müslüman ahaliye yaptıkları zulüm ve işkenceler, Kudüs’ten önce birçok belde de uygulanmıştır (Ayan, 2013: 142; İstek, 2019: 582-602).
Godefroi’un ölümü sonrasında Kudüs Krallığı sırasıyla I. Baudouin (1100-1118), II. Baudouin (1118-1131), Kraliçe Melisende ve eşi Fulk (1131-1143), Fulk’un ölümü sonrasında ise Melisende ve oğlu III. Baudouin (1143-1153) ve daha sonra tek başına III. Baudouin (1143-1162), I. Amalrik (1162-1174), IV. Baudouin (1174-1185), V. Baudouin (1183-1186) ve Kraliçe Sibylle ve kocası Guy de Lusignan (1186-1192) tarafından yönetilmiştir. Krallık, naiplik ve bazen de eş yönetim şeklinde Haçlılar egemenliğinde idare edilen Kudüs, 4 Temmuz 1187’deki Hıttin Seferi sonrasında yeniden Müslümanlar tarafından fethedilmiştir (Ebû Şâme, 1997: 3/ 338-345; İbn Kesîr, 2013: 14/345; İbn Şeddâd, 1994: 81-82; Runciman, 2008: 2/ 389-390). Fetih, III. Haçlı Seferi’nin başlamasına sebebiyet vermiştir. Haçlılar, Selâhaddîn-i Eyyûbî (1171-1193) komutasındaki İslâm kuvvetleri karşısında tutunamamış ve Kudüs’ten tamamen çekilmek zorunda kalmışlardır【1】.
Kudüs Krallığı kendisine komşu olan ve Haçlılar tarafından kurulan Antakya Prinkepsliği (1098-1112), Urfa Kontluğu (1098-1146) ve Trablus Kontluğu (1102-1289) gibi yerel yönetimler ile oldukça yakın ilişkiler kurmuştur (Kolektif, 2019: 18). Söz konusu devletlerin haricinde Bizans İmparatorluğu ve Ermenilerle iş birliği yaparak Müslümanlara karşı birlikte mücadele etmişler, bazen evlilik yoluyla da ittifaklarını güçlendirmişlerdir. Ayrıca başta Kudüs kralı olmak üzere diğer Haçlı liderleri, bölgedeki Müslümanlar arasındaki fikir ayrılıklarını artırarak otoritelerini pekiştirmeye çalışmışlardır (İstek, 2021: 137, 193, 332; Tyrensis, 1844: 530-531). Bu amaç doğrultusunda kimi zaman bir tarafa yakın durmuş kimi zaman da askeri şövalye tarikatları üzerinden onlara gözdağı vermişlerdir.
Kudüs Krallığı’nın yıkılışında, İmâdüddîn Zengî (1128-1146), Nûreddin Mahmud Zengî (1146-1174) ve Selahâddîn-i Eyyûbî gibi Müslüman liderlerin İslam dünyasını birleştirme çabaları ile yoğunlaşan fetih hareketleri belirleyici rol oynamıştır. Selçuklu akınları ve Memlüklerin askerî faaliyetleri de bu süreci hızlandıran etkenler arasındadır. Hıttin Zaferi’nin ardından Akkâ’ya çekilen Haçlılar, Memlük Sultanı Baybars’ın (1260-1277) seferleriyle iyice zayıflamış (Şeşen, 2016), nihayet el-Melikü’l-Eşref Halil’in 1291’de Akkâ’yı kuşatması üzerine 18 Mayıs’ta gemilere binerek bölgeden ayrılmak zorunda kalmışlardır (İbn Kesîr, 2013: 15/545-546). Yaklaşık iki asır boyunca Doğu’da tutunmaya çalışan Haçlı varlığının sona ermesiyle Kudüs Krallığı da tarih sahnesinden silinmiştir.
Haçlıların Filistin’i işgali büyük katliamlara sahne olmuş ve Kudüs şehrinin geleneksel yapısı bozulmuştur. Burada kurulan Haçlı Krallığı baskıcı yönetimi her zaman sürdürememiştir. Süreç içinde yumuşayan krallık farklılıklara bazı alanlar açmak zorunda kalmıştır. Etkileşim arttıkça Haçlılar, yeniliklerle tanışma ve onları Avrupa’ya taşıma fırsatı bulmuştur. Haçlı Krallığına son verilince Eyyûbîler, Kudüs’ü tekrar hoşgörü ortamına taşımış ve farklı inançlara mensup insanlar barış içinde birlikte yaşamaya devam etmiştir.
Aguilers, Raimundus (2019). Haçlılar Kudüs’te, haz.: Süleyman Genç. İstanbul: Yeditepe Yayınları. Ayan, Engin (2013). Anonim Haçlı Tarihi. İstanbul: Selenge Yayınları. Carnotensis, Fulcherius (2009). Kudüs Seferi, çev.: İlcan Bihter Barlas. İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayınları. Demirkent, Işın (1996). “Haçlılar”. TDV İslâm Ansiklopedisi, 14, 525-546. İstanbul: TDV Yayınları. Ebû Şâme, Şihâbeddîn el-Makdisî (1997). Kitâbu’r-Ravzateyn fî Ahbâri’d-Devleteyn en-Nûriyye ve’s-Selâhiyye 5, thk.: İbrahim Zeybek. Beyrut: Müessesetür’l-risâle. İbn Kesîr, Ebu’l-Fidâ İsmâil (2013). el-Bidâye ve’n- nihâye 20. Beyrut: Dâr İbn Kesîr. İbn Şeddâd, Bahâüddîn (1994). en-Nevâdirü’s-sultâniyye ve’l-mehâsinü’l-Yûsufiyye, thk.: Cemaleddin Şeyyal. Kahire: Mektebetü’l-Hancî. İbnü’l-Esîr, İzzeddin Ali b. Muhammed eş-Şeybânî (1997). el-Kâmil fi’t-târîh, thk.: Ömer Abdusselâm Tedmurî. Beyrut: Dârü’l-Kitâbi’l-Arabî. İbnü’l-Kalânisî, Ebû Ya‘lâ Hamza b. Esed b. Alî b. Muhammed ed-Dımaşkī et-Temîmî (1983). Târihu Dımaşk, thk.: Süheyl Zekkâr. Dımaşk: Dâr Hassân li’t-Tıbâati ve’n-Neşr. İstek, Gülşen (2019). “Haçlıların Maarretünnumân’da İşledikleri Cürümler”. Vakanüvis- Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi, 4 (2), 582-602. İstek, Gülşen (2021). Almanlar Kudüs’te, Haçlı Seferlerinde Almanlar. İstanbul: Beyan Yayınları. Kolektif (2019). Anonim Süryani Kroniği, çev.: İlhan Aslan. İstanbul: Post Yayınları. Runciman, Steven (2008). Haçlı Seferleri Tarihi I-III. Ankara: TTK Yayınları. Şeşen, Ramazan (2016). Haçlılar Önünde Sultan Baybars. İstanbul: Yeditepe Yayınları. Tyrensis, Willermus (1844). Historia rerum in partibus transmarinis gestarum, überstzt.: E. ve R. Kausler. Geschichte der Kreuzzüge und Königreichs Jerusalem. Stuttgart. Urfalı Mateos (2000). Urfalı Mateos Vekayi-nâmesi (952-1136) ve Papaz Grigor’un Zeyli (1136-1162), çev.: Hrant D. Andreasyan. Ankara: TTK Yayınları.
[1]
Ayrıca bkz. Kudüs (Haçlı Seferleri)
| apa | İstek, G. (2026). Kudüs Krallığı. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 977-979) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | İstek, Gülşen. “Kudüs Krallığı”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 977-979. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Kudüs Krallığı" maddesi için tartışma başlatın