+2 Daha
Dönem | 13. yüzyıl | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Yaptıran | Laskaris Hanedanı (muhtemelen I. Theodoros Laskaris) | ||||||||
Konum | Türkiye Kemalpaşa (İzmir) | ||||||||
Diğer Ad | Nif Sarayı Nymphaion Sarayı | ||||||||
Mimari Özellik | Çok katlı, taş ve tuğla örgülü yapı | ||||||||
İşlev | Yazlık saray / ikametgâh | ||||||||
Uygarlık | Bizans İmparatorluğu (İznik Devleti) | ||||||||
Günümüzdeki Durumu | Harabe hâlinde, kısmen ayakta | ||||||||
Öne Çıkan Özellik | Bizans döneminden günümüze ulaşabilmiş nadir saray yapılarından biridir | ||||||||
Laskaris Sarayı, günümüzde İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde (antik Nymphaion/Nif) yer alan ve Bizans İmparatorluğu’nun 1204 yılında İstanbul’un Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra ortaya çıkan İznik İmparatorluğu dönemine tarihlenen önemli bir saray yapısıdır. XIII. yüzyılda Laskaris hanedanı tarafından yazlık ikametgâh olarak kullanılan bu yapı, Bizans saray mimarisinin günümüze ulaşabilmiş nadir örneklerinden biri olarak kabul edilir.【1】
Nymphaion, İznik Devleti hükümdarları için sadece bir sayfiye merkezi değil, aynı zamanda siyasi ve diplomatik faaliyetlerin yürütüldüğü önemli bir merkez olmuştur. Bu bağlamda saray, hem idarî hem de özel yaşamın kesiştiği bir mekân niteliği taşımaktadır.
Günümüze büyük ölçüde harap durumda ulaşmış olan yapı, halk arasında uzun süre “Kız Kulesi” adıyla anılmış; ancak yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda Bizans dönemine ait bir saray olduğu kesinlik kazanmış ve literatürde “Laskaris Sarayı” olarak yerleşmiştir.
1204 yılında gerçekleşen IV. Haçlı Saldırıları sonucunda İstanbul’un Latinler tarafından işgali, Bizans İmparatorluğu’nun siyasi bütünlüğünü sona erdirmiş ve imparatorluk topraklarında çeşitli ardıl devletlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.【2】 Bu devletlerden biri olan İznik İmparatorluğu, Batı Anadolu’da teşekkül ederek Bizans siyasi geleneğinin devamını sağlamıştır.
İznik İmparatorluğu döneminde Nymphaion (bugünkü Kemalpaşa), devletin önemli merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Coğrafi konumu itibarıyla İzmir ile Sardes arasındaki antik yol üzerinde yer alan bu yerleşim, hem ulaşım hem de savunma açısından stratejik bir avantaj sunmaktaydı.

Saray Görüntüsü (Kemalpaşa Belediyesi)
Laskaris hanedanı döneminde Nymphaion, hükümdarların sıkça tercih ettiği bir sayfiye ve ikamet yeri olmuş; özellikle I. Theodoros Laskaris ile halefleri Ioannes Vatatzes ve II. Theodoros Laskaris dönemlerinde önem kazanmıştır.【3】 Bu hükümdarlar, yaşamlarının önemli bir bölümünü burada geçirmiş ve bölgeyi idarî faaliyetler açısından da kullanmışlardır.
Bu süreçte Nymphaion yalnızca bir dinlenme mekânı değil, aynı zamanda diplomatik gelişmelerle ilgili bir merkez olarak öne çıkmıştır.
Laskaris Sarayı, İznik İmparatorluğu döneminde hükümdarların yazlık ikametgâhı olarak kullanılan çok katlı bir saray yapısıdır. Nymphaion’un doğal ve stratejik konumu, burayı Laskaris hanedanı için hem dinlenme hem de yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez hâline getirmiştir.
Saray, yalnızca bir konut işlevi görmemiş; aynı zamanda önemli tarihî olaylara da sahne olmuştur. İmparator Ioannes III. Vatatzes’in burada, saraya ait bahçede hayatını kaybettiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra, VIII. Mikhael Palaiologos’un İstanbul’a gitmeden önce burada eş imparator olarak taç giydiği ve Bizans tarihinin önemli diplomatik belgelerinden biri olan Nymphaion Antlaşması’nı burada imzaladığı kaydedilmektedir.【4】
Bu yönleriyle saray, sürgündeki Bizans hanedanının yalnızca gündelik yaşamına değil, aynı zamanda siyasî ve diplomatik faaliyetlerine de ev sahipliği yapan bir merkez niteliği taşımaktadır.
Laskaris Sarayı, İzmir’in yaklaşık 30 km doğusunda yer alan Kemalpaşa ilçesinde, antik adıyla Nymphaion’da konumlanmıştır. Yerleşim, İzmir’i Sardes’e bağlayan eski yol üzerinde bulunması sebebiyle tarih boyunca önemli bir geçiş noktası olmuştur.

Laskaris sarayı (Kemalpaşa belediyesi)
Saray yapısı, Orta Çağ’dan kalma bir kalenin eteğinde, geniş bir ovanın kenarında yer almakta olup çevresi bağ ve bahçelerle kuşatılmıştır. Bu konum, yapıya hem savunma açısından avantaj sağlamakta hem de sayfiye karakterini destekleyen doğal bir çevre sunmaktadır. Arkeolojik araştırmalar, sarayın yalnız başına bir yapı olmadığını, çevresinde çeşitli müştemilat ve yerleşim unsurlarının bulunduğunu göstermektedir. 2002 yılında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan duvar kalıntıları, sarayın çevresini kuşatan yapılar ve hizmet birimleriyle ilişkili olabilecek bir yerleşim düzenine işaret etmektedir.
Bununla birlikte, aynı alanda daha erken dönemlere ait izler de tespit edilmiştir. Saray çevresinde bulunan Tunç Çağı’na ait küp mezarlar, bölgenin çok katmanlı bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu göstermektedir.
Laskaris Sarayı, dikdörtgen planlı bir yapı olup yaklaşık 25,75 m uzunluğunda ve 11,50 m genişliğindedir.【5】 Yapı, bodrum katı ile birlikte üç katlı olarak inşa edilmiştir. Günümüzde üst katlar tamamen yıkılmış olmakla birlikte, bodrum katı mimari düzeni hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Planın düzenli bir dikdörtgen şema göstermesine rağmen, iç mekânların tamamen simetrik olmadığı ve bazı bölümlerde düzensizlikler bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapının alt kısmı büyük kesme taş bloklardan oluşturulmuş olup, bu taşların bir kısmının devşirme malzeme olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Taşların dış yüzeylerinin hafif yuvarlatılmış olması ve düzensiz işçilik izleri, bunların daha eski yapılardan alınarak yeniden kullanıldığına işaret etmektedir. Üst katlarda ise tuğla ve kaba yontulmuş taşların alternatif sıralar hâlinde kullanıldığı görülmektedir. Bu teknik, cephede renkli (polikrom) bir görünüm oluşturmakta ve Geç Bizans mimarisinin karakteristik özelliklerinden birini yansıtmaktadır.
Sarayın bodrum katı, kalın duvarları ve dışa kapalı görünümüyle adeta savunma amaçlı bir yapı izlenimi vermektedir. Duvar kalınlıklarının yaklaşık 2 metreyi bulması, üst katların ağırlığını taşımasının yanı sıra yapıya sağlam ve korunaklı bir karakter kazandırmıştır. Bu katın iç mekânı, payeler ve sütunlar yardımıyla küçük bölümlere ayrılmış olup üzerlerinin tonozlarla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca dış cephede yer alan dar ve uzun açıklıklar, mazgal benzeri bir görünüm sergileyerek hem havalandırma hem de aydınlatma işlevi görmüştür.
Günümüze ulaşmamış olan üst katlar hakkında bilgiler, mevcut kalıntılardan ve duvar izlerinden elde edilmektedir. Bu katlarda tuğla ve taşın birlikte kullanıldığı cephe düzeni, yapıya estetik bir görünüm kazandırmıştır. Pencerelerin kemerli nişler içinde yer aldığı ve iç mekânların bu şekilde aydınlatıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ovaya bakan cephede yer alan büyük bir açıklığın, muhtemelen bir loggia ya da apsis düzenine ait olduğu düşünülmektedir.
Yapının iç dolaşımı, yan cepheye bitişik bir merdiven veya rampa sistemi ile sağlanmıştır. Duvarlarda günümüze kadar ulaşan izler, bu sistemin katlar arasında bağlantıyı sağladığını göstermektedir. Bu rampa ya da merdivenin tonozla örtülü olduğu ve zikzaklı bir düzen izlediği anlaşılmaktadır.
Laskaris Sarayı, Geç Bizans dönemine ait saray mimarisi içinde değerlendirilmekte olup özellikle İstanbul’daki Tekfur Sarayı ile çeşitli benzerlikler göstermektedir. Her iki yapı da çok katlı konut tipi saraylar olup, hem plan düzenleri hem de mimari unsurları bakımından ortak özellikler taşımaktadır.
Bu benzerliklerin başında, her iki yapıda da masif bir bodrum katının bulunması gelmektedir. Laskaris Sarayı’nda olduğu gibi Tekfur Sarayı’nda da bodrum katı tonozlu bölümlere ayrılmış olup üst katların taşıyıcı sistemi olarak işlev görmektedir. Ayrıca her iki yapıda da katlar arasında bağlantıyı sağlayan iç merdiven ya da rampa sistemlerinin bulunması, mekânsal organizasyon açısından ortak bir anlayışa işaret etmektedir.
Bununla birlikte, Laskaris Sarayı’nda cephe süslemelerinin Tekfur Sarayı’na kıyasla daha sade olduğu görülmektedir. İstanbul’daki örnekte zengin tuğla bezemeleri dikkat çekerken, Nymphaion’daki sarayda bu süsleme unsurları sınırlı ölçüde uygulanmıştır.
Laskaris Sarayı’nda gerçekleştirilen en kapsamlı arkeolojik çalışmalar, 2002 yılında İzmir Arkeoloji Müzesi denetiminde ve Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne bağlı araştırmacıların katılımıyla iki aşamada yürütülmüştür. Bu çalışmalar, yapının bulunduğu alanın arkeolojik potansiyelini ortaya koymayı amaçlamıştır.

Saraydan Bir Görüntü (Visit izmir)
Kazılar sırasında alan, sistematik bir şekilde 5×5 metre ölçülerinde gridlere ayrılmış ve özellikle sarayın güney kesiminde sondajlar yapılmıştır.【6】 İlk aşamada yüzey dolgusunun kaldırılmasıyla birlikte Bizans dönemine ait seramik parçaları ile daha erken dönemlere ait bazı buluntulara ulaşılmıştır.
Çalışmalar sırasında çeşitli yönlerde uzanan duvar kalıntıları ortaya çıkarılmış, ancak bu duvarların ait olduğu mekânların işlevleri kesin olarak belirlenememiştir. Bununla birlikte, kullanılan malzeme ve yapı teknikleri bu kalıntıların sarayla çağdaş olduğunu ve muhtemelen saraya bağlı yapı gruplarına ait olabileceğini düşündürmektedir.
Kazıların ikinci aşamasında araştırma alanı genişletilmiş ve yeni duvar izleri ile birlikte bir su kanalı sistemi tespit edilmiştir. Ancak çalışmalar, Koruma Kurulu’nun kararıyla tamamlanamadan sonlandırılmıştır. Kazıların sınırlı kalması, sarayın planı, çevre yapıları ve kullanımına ilişkin pek çok sorunun henüz tam olarak aydınlatılamamasına neden olmuştur.
Laskaris Sarayı’nın yalnız başına bir yapı olmadığı, çevresinde çeşitli yapı grupları ve müştemilat unsurlarının bulunduğu arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. 2002 yılı kazılarında ortaya çıkarılan duvar kalıntıları, sarayın etrafında bir yerleşim düzeninin varlığına işaret etmektedir.
Bu duvarların oluşturduğu mekânların işlevi kesin olarak belirlenememiş olmakla birlikte, kullanılan malzeme ve teknik özelliklerin sarayla benzerlik göstermesi, bunların aynı döneme ait olduğunu düşündürmektedir. Araştırmacılar, söz konusu yapı kalıntılarını sarayın çevresini kuşatan avlu düzeni ve hizmet binalarıyla ilişkilendirmektedir.
Ayrıca kazılarda tespit edilen su kanalı kalıntıları, saray çevresinde altyapıya yönelik düzenlemelerin de bulunduğunu göstermektedir.
Bununla birlikte, kazıların sınırlı kalması nedeniyle sarayın çevresindeki yapıların planı, kapsamı ve işlevleri hakkında kesin sonuçlara ulaşılamamıştır. Bu nedenle, saray kompleksinin tam olarak anlaşılabilmesi için daha kapsamlı arkeolojik araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Laskaris Sarayı çevresinde gerçekleştirilen kazılarda ele geçen seramik buluntular, yapının kullanım dönemi ve kronolojisi hakkında önemli veriler sunmaktadır. Bu buluntular çoğunlukla kazı alanının güneydoğu kesimindeki açmalardan elde edilmiş olup, büyük ölçüde karışık tabakalardan gelmektedir.
Seramikler genel olarak sırlı kaplara ait parçalardan oluşmakta ve teknik özellikleri bakımından “Zeuksippus Ailesi I. Tip” olarak tanımlanan gruba dâhil edilmektedir. Bu gruba ait örneklerde sgraffito, kazıma ve boyama teknikleri kullanılmış; bezemelerde geometrik ve bitkisel motifler öne çıkmıştır. Form bakımından bu buluntular arasında kâse, tabak, sürahi ve çift hazneli kaplara ait parçalar yer almakta olup, bunlar 13. yüzyıl Bizans seramik üretimiyle uyum göstermektedir.【7】 Bu özellikler, sarayın Laskarisler dönemi ile bağlantısını destekleyen arkeolojik kanıtlar arasında değerlendirilmektedir.
Bunun yanı sıra, daha geç döneme ait olduğu düşünülen bazı seramik parçaları da bulunmuş olup, bunlar 13.–14. yüzyıllara tarihlenen Geç Bizans seramiği kapsamında değerlendirilmektedir.

Restorasyon Çalışmalarından Bir Görsel (Kemalpaşa Kaymakamlığı)
Kazı çalışmaları sırasında saray alanında Bizans döneminden çok daha eskiye tarihlenen bir Tunç Çağı mezarlığı da ortaya çıkarılmıştır. Söz konusu buluntu, alanın farklı dönemlerde kullanıldığını ve çok katmanlı bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu göstermektedir.【8】 Mezarlıkta tespit edilen gömüler, büyük küpler içerisine yerleştirilen iskeletlerden oluşmaktadır. Bu gömü tipi, ölülerin hoker (ana rahmindeki bebek pozisyonuna benzer) durumda yerleştirildiği bir inhumasyon geleneğini yansıtmaktadır.
Küp mezarların genellikle batı-doğu doğrultusunda yerleştirildiği ve ağızlarının batıya yöneldiği tespit edilmiştir. Mezarların ağız kısımlarının taş ve plakalarla kapatılması, gömülerin korunmasına yönelik bir uygulama olarak değerlendirilmiştir. Toplamda yirmiyi aşkın küp mezarın ortaya çıkarıldığı bu alanın, yerleşim dışı (extramural) bir mezarlık olduğu düşünülmektedir. Mezarlık buluntuları, MÖ 2. binyılın ikinci yarısına tarihlenmekte olup bölgenin tarihî sürekliliğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
Laskaris Sarayı günümüze büyük ölçüde harap durumda ulaşmış olup, özellikle üst katları tamamen yıkılmıştır. Yapının yalnızca bodrum katına ait mimari unsurlar belirli ölçüde korunabilmiştir. Bununla birlikte, modern dönemde yapılan müdahaleler sarayın bulunduğu alanın arkeolojik bütünlüğünü olumsuz etkilemiştir.

Günümüzdeki Saray Görüntüsü (Kemalpaşa Kaymakamlığı)
Saray çevresinde gerçekleştirilen park düzenlemeleri sırasında alanın düzleştirilmesi, yapıya yakın bölgelerde havuz gibi unsurların inşa edilmesi ve çeşitli modern yapılaşmalar, arkeolojik katmanların tahrip olmasına yol açmıştır. Bu müdahaleler, hem mevcut kalıntıların korunmasını zorlaştırmış hem de gelecekte yapılabilecek bilimsel araştırmaların kapsamını sınırlandırmıştır.
2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarının da Koruma Kurulu kararıyla erken aşamada sonlandırılması, yapının ve çevresinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesini engellemiştir. Çalışmaların yarım kalması, Laskaris Sarayı gibi Bizans mimarisi açısından önemli bir yapının bilimsel olarak yeterince değerlendirilememesine neden olmuştur.
Günümüzde saray kalıntıları, hem doğal etkenler hem de insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle risk altındadır. Bu nedenle yapının korunması, çevresinin düzenlenmesi ve sistemli arkeolojik çalışmaların yeniden başlatılması, kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından önem taşımaktadır.
Eyice, Semavi. “İzmir Yakınında Kemalpaşa (Nif) Da Laskarisler Sarayı.” Belleten 25, no. 97 (Ocak 1961).Erişim tarihi 6 nisan 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2987798
Kemalpaşa Belediyesi. “Laskariler Sarayı.” kemalpasa.bel.tr. Erişim 7 Nisan 2026. https://izmir-kemalpasa.bel.tr/tr/kemalpasada-yasam-detay/laskariler-sarayi-kemalpasa
Kemalpaşa Kaymakamlığı. “Kız Kulesi (Laskaris Sarayı).” kemalpasa.gov.tr. Erişim 7 nisan 2026. https://www.kemalpasa.gov.tr/kiz-kulesi-laskaris-sarayi
Mercangöz, Zeynep, Zafer Derin ve Lale Doğer. "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı." İçinde Ege Üniversitesi Arkeoloji Kazıları, 440–450. İzmir: Ege Üniversitesi Yayınları, 2012. Erişim tarihi 6 nisan 2026. https://sanattarihi.ege.edu.tr/files/sanattarihi/icerik/7%20laskarislersarayreduced.pdf
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı. “Kız Kulesi (Laskaris Sarayı).” Okul Dışı Öğrenme Ortamları. Erişim tarihi 7 nisan 2026. https://okuldisiogrenme.eba.gov.tr/place-detail/kiz-kulesi-laskaris-sarayi-2748
Visit İzmir. “Laskaris Sarayı (Kız Kulesi).” visitizmir.org. Erişim 7 Nisan 2026. https://www.visitizmir.org/tr/Destinasyon/10255
[1]
Zeynep Mercangöz, Zafer Derin ve Lale Doğer, "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı," içinde Ege Üniversitesi Arkeoloji Kazıları (İzmir: Ege Üniversitesi Yayınları, 2012), 440. https://sanattarihi.ege.edu.tr/files/sanattarihi/icerik/7%20laskarislersarayreduced.pdf
[2]
Semavi Eyice, “İzmir Yakınında Kemalpaşa (Nif) Da Laskarisler Sarayı,” Belleten 25, no. 97 (Ocak 1961): 1. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2987798
[3]
Eyice, “İzmir Yakınında Kemalpaşa (Nif) Da Laskarisler Sarayı,” 2.
[4]
Mercangöz, Derin ve Doğer, "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı," 440.
[5]
Eyice, “İzmir Yakınında Kemalpaşa (Nif) Da Laskarisler Sarayı,” 4.
[6]
Mercangöz, Derin ve Doğer, "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı," 441-445.
[7]
Mercangöz, Derin ve Doğer, "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı," 447-449.
[8]
Mercangöz, Derin ve Doğer, "Kemalpaşa, Laskarisler Sarayı," 440.
Dönem | 13. yüzyıl | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Yaptıran | Laskaris Hanedanı (muhtemelen I. Theodoros Laskaris) | ||||||||
Konum | Türkiye Kemalpaşa (İzmir) | ||||||||
Diğer Ad | Nif Sarayı Nymphaion Sarayı | ||||||||
Mimari Özellik | Çok katlı, taş ve tuğla örgülü yapı | ||||||||
İşlev | Yazlık saray / ikametgâh | ||||||||
Uygarlık | Bizans İmparatorluğu (İznik Devleti) | ||||||||
Günümüzdeki Durumu | Harabe hâlinde, kısmen ayakta | ||||||||
Öne Çıkan Özellik | Bizans döneminden günümüze ulaşabilmiş nadir saray yapılarından biridir | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Laskaris Sarayı (Kız Kulesi)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihsel Arka Plan
Sarayın Tarihî İşlevi ve Önemi
Konum ve Çevresel Yerleşim
Mimari Özellikler
Plan ve Genel Düzen
Yapım Teknikleri ve Malzeme
Bodrum Katı
Üst Katlar
İç Mekân ve Dolaşım
Mimari Karşılaştırmalar
Arkeolojik Araştırmalar ve Kazılar
Saray Çevresi ve Müştemilat
Buluntular
Bizans Seramikleri
Tunç Çağı Mezarlığı
Günümüzdeki Durumu ve Koruma Sorunları
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.