Bu madde henüz onaylanmamıştır.
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (İngilizce: National Aeronautics and Space Administration - NASA), Amerika Birleşik Devletleri'nin federal hükümetine bağlı, ülkenin sivil uzay faaliyetlerini, havacılık araştırmalarını ve uzay keşif programlarını yürütmekle görevli bağımsız bir kurumdur. 1958'de, selefi olan Ulusal Havacılık Danışma Komitesi'nin (NACA) mirası üzerine inşa edilen NASA, ABD'nin uzay çalışmalarına sivil bir kimlik kazandırmış ve uzay biliminin barışçıl amaçlarla kullanılmasına öncelik vermiştir. Kurulduğu günden bu yana Project Mercury, Project Gemini, insanlığı Ay'a taşıyan Apollo görevleri (1968-1972), ilk Amerikan uzay istasyonu Skylab ve yeniden kullanılabilir uzay aracı konseptini hayata geçiren Uzay Mekiği gibi Amerikan uzay tarihinin kilometre taşı niteliğindeki birçok programa liderlik etmiştir.
Günümüzde NASA, faaliyetlerini çok yönlü bir şekilde sürdürmektedir. Uluslararası Uzay İstasyonu'nu (ISS) Ticari Mürettebat Programı aracılığıyla desteklerken, insanlığı yeniden Ay'a ve nihayetinde Mars'a götürmeyi hedefleyen Artemis programı kapsamında Orion uzay aracını ve devasa Uzay Fırlatma Sistemi'ni (SLS) geliştirmektedir. Kurumun bilimsel misyonları ise oldukça çeşitlidir: Dünya Gözlem Sistemi ile gezegenimizin dinamiklerini anlamaya çalışmak, Heliyofizik Araştırma Programı ile Güneş'in sırlarını çözmek, New Horizons ve Perseverance gibi robotik kaşiflerle Güneş Sistemi'nin uzak köşelerini keşfetmek ve James Webb Uzay Teleskobu gibi devrim niteliğindeki gözlemevleriyle evrenin kökenlerine dair sorulara yanıt aramak bu misyonlar arasındadır. Kurumun insansız görevlerinin fırlatma süreçleri ise Fırlatma Hizmetleri Programı tarafından yönetilmektedir.

NASA'nın kökenleri, havacılıkta Avrupa'nın gerisinde kaldığını fark eden ABD'nin, bu alandaki liderliği geri kazanma amacıyla 1915'te kurduğu Ulusal Havacılık Danışma Komitesi'ne (NACA) uzanır. NACA, kırk yılı aşkın bir süre boyunca ABD ordusu ve sivil havacılık endüstrisi için temel havacılık araştırmaları yürütmüş, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında süpersonik uçuşlar ve güdümlü füzeler gibi ileri teknolojilere odaklanmıştır. Bu dönemde geliştirilen Bell X-1 gibi deneysel araçlar, NACA'nın teknik kapasitesini ortaya koymuştur.
Soğuk Savaş'ın en belirgin rekabet alanlarından biri olan Uzay Yarışı, Sovyetler Birliği'nin 1957'de Sputnik 1'i başarıyla yörüngeye göndermesiyle başladı. Bu gelişme, ABD için bir şok etkisi yarattı. İlk Amerikan uydusunu fırlatma girişimleri Deniz Kuvvetleri'nin Project Vanguard projesindeki başarısızlıklarla sekteye uğrayınca, bu görev Ordu Balistik Füze Ajansı'na (ABMA) devredildi ve Explorer 1, 1958'de başarıyla fırlatıldı. Bu süreç, Başkan Dwight D. Eisenhower yönetimini, ülkenin askeri ve sivil uzay programlarını birbirinden ayırmaya yöneltti. Bu stratejinin bir sonucu olarak, 29 Temmuz 1958'de imzalanan Ulusal Havacılık ve Uzay Yasası ile NASA resmen kuruldu. NACA'nın 8.000 çalışanı, üç büyük araştırma merkezi ve teknik birikimi, yeni kurulan NASA'nın çekirdeğini oluşturdu. Ayrıca Ordu'nun Jet İtki Laboratuvarı (JPL) ve Wernher von Braun liderliğindeki roket ekibi gibi kilit birimler de NASA'ya devredilerek kurum, Amerika'nın sivil uzay keşiflerinin merkezi haline getirildi.

NACA Yüksek Hızlı Uçuş İstasyonu çalışanları, Kaliforniya'nın Edwards kentindeki yeni NACA Tesisi olan 4800 numaralı binanın ön basamaklarında 1954 yılında bir fotoğraf çekimi için toplandılar. (NASA)
İnsanlı uzay uçuşu hedefine kilitlenen NASA, ilk olarak Project Mercury'yi başlattı. Bu programın amacı, bir insanı Dünya yörüngesine çıkarıp güvenle geri getirmek ve insan vücudunun uzay ortamına tepkilerini ölçmekti. Başkan Eisenhower'ın talimatıyla ordunun test pilotları arasından seçilen Mercury 7 astronotları, Amerika'nın ilk uzay yolcuları oldu. 5 Mayıs 1961'de Alan Shepard, yörünge altı bir uçuşla uzaya çıkan ilk Amerikalı unvanını alsa da, bu başarı Sovyet kozmonot Yuri Gagarin'in tam yörüngeli uçuşundan sonra gelmişti. ABD'nin ilk yörünge uçuşunu ise 20 Şubat 1962'de John Glenn, Friendship 7 kapsülüyle gerçekleştirdi.
Mercury'nin ardından gelen Project Gemini (1964-1966), daha karmaşık görevler için bir köprü vazifesi gördü. İki astronot taşıyabilen Gemini kapsülleri, uzayda uzun süreli kalma, uzay yürüyüşü (EVA) ve iki uzay aracının yörüngede buluşup kenetlenmesi (rendezvous ve docking) gibi Ay görevleri için hayati önem taşıyan manevraların test edilmesini sağladı. Gemini programı, Apollo'nun başarısı için gerekli olan teknik ve operasyonel tecrübeyi kazandırdı.

Mercury Programı Astronotları (NASA)
Sovyetler Birliği ile yaşanan siyasi gerilim, Başkan John F. Kennedy'yi 25 Mayıs 1961'de Kongre'ye yaptığı tarihi konuşmada, on yıl bitmeden bir Amerikalıyı Ay'a indirip güvenle geri getirme hedefini açıklamaya itti. Bu cüretkar hedef, Apollo programını başlattı. Programın itki gücünü, Wernher von Braun ve ekibinin Marshall Uzay Uçuş Merkezi'nde geliştirdiği devasa Saturn V roketi sağladı.
Program, Apollo 1 görevinin yer testi sırasında çıkan ve üç astronotun hayatına mal olan trajik yangınla sarsılsa da hedeften vazgeçilmedi. Apollo 8, insanlık tarihinde ilk kez Dünya yörüngesinden ayrılıp Ay'ın yörüngesine giren mürettebatlı görev oldu. Nihayet 20 Temmuz 1969'da Apollo 11 göreviyle komutan Neil Armstrong ve pilot Buzz Aldrin, Ay yüzeyine ayak basarak insanlık tarihinin en büyük başarılarından birine imza attı. Bu başarı, Uzay Yarışı'nı fiilen sona erdirdi. Apollo programı, 1972'deki Apollo 17 görevine kadar altı başarılı iniş daha gerçekleştirerek Ay'a dair paha biçilmez bilimsel veriler topladı.

Apollo 11 Programı Astronotu Buzz Aldrin Ay Yüzeyinde Yürürken (NASA)
Apollo'nun sona ermesiyle NASA, odağını alçak Dünya yörüngesine çevirdi. 1973'te, Apollo görevlerinden arta kalan donanımlar ve bir Saturn V roketinin modifiye edilmesiyle Amerika'nın ilk uzay istasyonu olan Skylab yörüngeye yerleştirildi. Üç farklı mürettebat tarafından ziyaret edilen Skylab, uzayda uzun süreli yaşama ve bilimsel deneyler yapma konusunda önemli bilgiler sağladı. 1975'teki Apollo-Soyuz Test Projesi ise Soğuk Savaş'ın iki rakibini uzayda bir araya getirerek uluslararası iş birliğinin kapısını araladı.
1972'de geliştirilmeye başlanan ve ilk uçuşunu 1981'de yapan Uzay Mekiği, yeniden kullanılabilir bir uzay uçağı olarak uzay taşımacılığında devrim yarattı. Columbia, Challenger, Discovery, Atlantis ve Endeavour'dan oluşan mekik filosu, 30 yıl boyunca uyduları yörüngeye yerleştirdi, uzay teleskoplarını onardı ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nun inşasında kilit rol oynadı. Ancak program, 1986'daki Challenger ve 2003'teki Columbia felaketleriyle de hafızalara kazındı. Uzay Mekiği filosu, 2011'de son görevini tamamlayarak emekliye ayrıldı.

Skylab Uzay İstasyonu (NASA)
1998'de montajına başlanan Uluslararası Uzay İstasyonu, NASA'nın öncülüğünde Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada'nın katılımıyla hayata geçirilen, tarihin en büyük uluslararası bilimsel projesidir. Yirmi yılı aşkın süredir kesintisiz olarak insanlı olan istasyon, alçak Dünya yörüngesinde bir mikro yerçekimi laboratuvarı olarak hizmet vermektedir. Programın en az 2030 yılına kadar devam etmesi planlanmaktadır.

Uluslararası Uzay İstasyonu (NASA)
Uzay Mekiği'nin emekli olmasıyla NASA, alçak Dünya yörüngesine kargo ve astronot taşıma görevlerini özel sektöre devrederek kaynaklarını derin uzay keşiflerine odaklama kararı aldı.

Artemis Programı Animasyon Görseli (NASA)
Apollo programının ardından insanlığı yeniden Ay yüzeyine döndürmeyi hedefleyen Artemis programı, NASA'nın yeni nesil derin uzay keşif vizyonunun temelini oluşturur. Program, adını Apollo'nun ikiz kardeşi olan Yunan tanrıçası Artemis'ten alır ve Ay'da sadece kısa süreli görevler yerine, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir insan varlığı kurmayı amaçlar. Bu kapsamlı girişimin nihai hedefi ise Ay'ı, gelecekteki Mars görevleri için bir hazırlık ve deneme sahası olarak kullanmaktır.
Artemis programı, özellikle su buzu barındırma potansiyeli nedeniyle stratejik ve bilimsel açıdan büyük önem taşıyan güney kutup bölgesine odaklanmıştır. Tarihi bir hedef olarak, bu görevler kapsamında Ay yüzeyine "ilk kadının ve ilk beyaz olmayan astronotun" indirilmesi planlanmaktadır.
Programın teknolojik omurgasını, NASA'nın şimdiye kadar geliştirdiği en güçlü roket olan Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) ve mürettebatı derin uzaya taşıyacak olan Orion kapsülü oluşturmaktadır. Ay yörüngesinden yüzeye iniş ve kalkış operasyonları için ise Ticari Ay İniş Hizmetleri (Commercial Lunar Payload Services) kapsamında özel şirketlerle iş birliği yapılmaktadır. İlk mürettebatlı iniş görevi olan Artemis III için SpaceX'in Starship aracının özel bir versiyonu seçilmiştir. Programın sürdürülebilirliğini ve rekabeti artırmak amacıyla, ilerleyen görevler için Blue Origin gibi başka şirketler de Ay'a iniş sistemleri geliştirmektedir. Bu çok aşamalı yaklaşım, NASA'nın Ay'da kalıcı bir bilimsel ve keşif üssü kurma vizyonunun en somut adımıdır.
Mars robotik programı, 1997’de Sojourner ile başladı. MER misyonları (Spirit & Opportunity) 2000’lerin başında başarıyla işledi. Phoenix toprağı inceleyen ilk kış göreviydi. Curiosity 2012’den beri aktif keşif yapıyor; InSight sismik veri topladı. Günümüzde Perseverance, örnek toplama ve Ingenuity helikopteriyle atmosferik deneme yapıyor.
Tüm robotik keşif görevleri aşağıdaki tabloda listelenmiştir.

Perseverance Rover (NASA)
Ajansın yönetimi, Washington, D.C.'deki NASA Genel Merkezi'nde bulunur ve genel rehberlik ile yönlendirmeyi sağlar. NASA yöneticisi, ABD Başkanı tarafından aday gösterilir ve ABD Senatosu'nun onayıyla göreve başlar. Apollo programına liderlik eden James E. Webb ve günümüzde görev yapan Bill Nelson gibi isimler bu görevi üstlenmiştir. Ajans, 2022 mali yılı için dört ana stratejik hedef belirlemiştir: yeni bilimsel keşiflerle insan bilgisini genişletmek, sürdürülebilir uzun vadeli keşif için Ay ve Mars'a insan varlığını genişletmek, ulusal zorlukları ele almak için ekonomik büyümeyi ve yeniliği katalize etmek ve mevcut ve gelecekteki misyon başarısını sağlamak için yetenekleri ve operasyonları geliştirmek.
NASA'nın kuruluşundan itibaren görev yapmış başkanlar aşağıdaki tabloda listenmiştir.
NASA'nın bütçesi ABD Kongresi tarafından yıllık olarak onaylanır. 2023 yılı için onaylanan bütçe yaklaşık 25.4 milyar ABD dolarıdır. Ajans, faaliyetlerini altı ana Misyon Direktörlüğü altında yürütür.
2022 bütçe tahminlerine göre bu direktörlüklerin payları şöyledir: Bilim (SMD) %32, Keşif Sistemleri Geliştirme (ESDMD) %28, Uzay Operasyonları (SOMD) %17, Misyon Desteği (MSD) %14, Uzay Teknolojisi (STMD) %5 ve Havacılık Araştırmaları (ARMD) %4.
NASA'nın yıllara göre bütçesine ve bu bütçenin ABD bütçesinin yüzdesel oranda ne kadarını oluşturduğuna aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
NASA, ülke geneline yayılmış 10 ana saha merkezi ve bunlara bağlı çeşitli tesisler aracılığıyla faaliyet gösterir. Bu merkezler ve bulundukları yerler şunlardır:
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi)" maddesi için tartışma başlatın
Tarihçe
Kuruluşun Temelleri ve NACA'dan NASA'ya Geçiş
İlk Adımlar: Mercury ve Gemini Projeleri
Zirve: Ay'a İniş ve Apollo Programı
Skylab ve Uzay Mekiği
Güncel Programlar ve Gelecek Vizyonu
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS)
Ticari Ortaklıklar: Kargo ve Mürettebat Taşımacılığı
Artemis Programı: Ay'a Dönüş ve Mars'a Yolculuk
Robotik Keşif
Gezegen ve Uydulara Yönelik Keşif Görevleri
Mars Keşif Görevleri (Yüzey ve Yörünge)
Asteroit ve Kuyruklu Yıldız Görevleri
Güneş ve Heliophysics Görevleri
Uzay Teleskopları ve Astrofizik Gözlemevleri
Yönetim ve Organizasyon
Liderlik ve Stratejik Plan
Bütçe ve Misyon Direktörlükleri
Saha Merkezleri