
ORCID ID
0000-0002-6514-019X
Selâhiyye Medresesi, Eyyûbîlerin Kudüs’te kurduğu ilk ve en ünlü medresedir. Kurucusu Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye nispetle medrese bu ismi almıştır. Bir diğer ismi es-Salâhiyye el-Kübrâ’dır. Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin en-Nâsır lakabına nispetle bu medreseye Nâsıriyye Selâhiyye Medresesi de denilmektedir. Ancak en meşhur adı Selâhiyye Medresesi’dir (Abdülmehdi, 1981: 181, 188; Fadl Ahmed, 2015: 17; Yılmaz, 2018: 6). Selâhiyye Medresesi’nin tarihi kökenlerinin Haçlı Seferleri öncesine, Fâtımîler dönemine kadar uzandığı düşünülmektedir. Buna göre Fâtımîler döneminde Kahire’deki Dârü’l-İlmi’l-Fatımiyye’nin bir şubesi olarak kurulmuştur. Sonrasında Kudüs’ü Fâtımîlerden alan Haçlılar burayı eskiden olduğu gibi tekrar kiliseye çevirmiştir (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021).Selâhaddîn-i Eyyûbî, Kudüs’ü fethettikten sonra Hz. Meryem’in doğduğu yer olduğuna inanılan ve validesi Hanne (Sainte/Azize Anne)’nın adını taşıyan bu kiliseyi 1187 yılında, beytülmalden kendi parasıyla satın alarak onu Selâhiyye Medresesi’ne tahsis etmiştir. Medresenin kapısının üzerindeki kitabede açıkça yazıldığına göre medresenin vakfa tahsis edilmesinin yani kuruluşunun tarihi ise Hicri takvimle 13 Recep 588, Miladi olarak 25 Temmuz 1192’dir. 1187’den 1192’ye kadar geçen 5 yıllık süre zarfında Haçlı tehlikesinin tamamen geçmesinin beklendiği, binanın tadilat/inşa sürecinin devam ettiği ve dolayısıyla eğitim faaliyetlerinin aslında 1192’de başladığı düşünülmektedir. Şafii mezhebinin eğitiminin yapılması maksadıyla faaliyete geçirilen Medrese için kurulan vakfa da medresenin ilk müderrisi ve dönemin Kudüs Kadılküdâtı olan Bahaüddîn İbn Şeddâd (ö. 1234) atanmıştır (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021; Fadl Ahmed, 2015; Nuaymî ed-Dimaşkî, 2002; Yılmaz, 2018). Attarlar Çarşısı, Selvan Köyü, Selvan Vadisi; Medrese’nin giderlerini karşılamak üzere tahsis edilen vakıf mallarının sadece bir kısmıydı (Yıldırım, 2018).Medrese konum olarak Mescid-i Aksâ’nın kuzeyinde, şehri kuşatan doğu surlarında yer alan şehre giriş kapılarından Bâbü’l-Ebsât’ın yakınlarında bir noktadadır. Yaklaşık olarak 3,5 dönüm arazi üzerine kurulan medrese bir eğitim merkezi, bir zaviye (tekke) ve bir de hankah içeren büyükçe bir külliyeydi (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021; Fadl Ahmed, 2015; Nasır Şihâb, 2001).Medresede fıkıh, Arap dili, matematik, tarih, mantık, kelam gibi birçok ilim okutuluyordu. Yusuf b. Rafi’ b. Şeddâd (ö. 1234), Şeyhülislam Mecduddîn Tâhir b. Nasr (ö. 1199), Şeyhülislam Abdurrahman b. Muhammed (1223), İbn Vâsıl Muhammed b. Sâlim (ö. 1245), Şehülislam İbn Salâh eş-Şehrezûrî el-Kurdî (ö. 1245), Ebu Hafs Ömer b. Kadı Said (ö. 1280), Şeyhülislam Abdurrahîm b. Ömer (ö. 1299) gibi isimler Selâhiyye Medresesi’nde müderrislik yapan isimlerden sadece birkaçıdır (Yıldırım, 2018).【1】 Her ne kadar Şafii mezhebine tahsis edilmiş olsa da 1412/1413 yılında medresenin yöneticiliğine getirilen Şemseddin el-Herevî (ö. 1429/1430)’den sonra Şafii mezhebinin yanında Hanefi ve Hanbeli mezheplerinin de okutulduğu rivayet edilir (Abdülmehdi, 1981: 199).Eyyûbîler döneminde Kudüs’ün en prestijli medresesi olarak hizmet veren Selâhiyye’nin bu durumu Memlükler ve sonrasında da 19. yüzyıla kadar devam etmiştir. Ancak 19. yüzyıl ve sonrasında medrese için işler değişmeye başlamıştır. 1821 ve 1824 yıllarında bölgede gerçekleşen depremler, yapıda büyük hasarlara yol açmıştır. Sonrasında, 1831-1839 yıllarındaki isyanı esnasında, Kavalalı İbrahim Paşa taşlarını ordusu için kuracağı bir kışlada kullanmak üzere burayı yıkmaya karar vermiştir. Bir kısmı yıkıldıktan sonra özellikle çevredeki ruhban kesiminin tepkisi üzerine yıkım durdurulmuştur. 1842 yılında Osmanlılar tarafından tadilatının yapılıp camiye çevrilmesi girişimleri olmuş fakat bu düşünce gerçekleştirilememiştir. Kudüs’ün ileri gelenlerinin, her ne kadar yıkık bir durumda olsa da vakfıyla ve mütevelli heyetiyle Medrese’nin aslında varlığını sürdürdüğü yönündeki tüm itirazlarına rağmen Kırım Savaşı’nda Osmanlı devletine yardım ettikleri için medresenin yeri 1856 yılında Fransızlara verildi. Fransızlar 1878 yılında burayı “Beyaz Babalar”【2】 denilen ruhban/misyonerlik cemiyetine verdi. Yapı kapsamlı bir tadilattan geçirilerek 45 yeni oda eklenmiş ve 1882 yılında “Sainte Anne Ruhban Okulu/Kilisesi” olarak faaliyete geçirilmiştir. 1914’te Cemal Paşa (ö. 1922) tarafından kilisenin bir parçası geri alınarak askeriyeye tahsis edilmiştir. Bu bölüm Osmanlılarda eğitim-öğretim reformunun bir ürünü olarak (Bala, 2019: 79) ve/veya bölünmeyle sonuçlanabilecek yükselen milliyetçilik akımına karşı oradaki Osmanlı topraklarını kontrol altında tutmak maksadıyla (Zengin, 2017: 592) 1915 yılında Cemal Paşa’nın iradesiyle “Selâhaddîn-i Eyyûbî Külliye-i İslâmiyyesi”ne dönüştürülmüş (bk. Ek 4) Kilise de yan tarafında faaliyetlerine devam etmiştir. Bu durum İngilizlerin Kudüs’ü işgal【3】 ettiği 1917 senesine kadar devam etmiştir. İngilizler onu yine Beyaz Babalar Cemiyeti’ne bırakmıştır. Cemiyet burayı tekrar “Saint Anne Kilisesi”ne【4】 çevirmiştir (İbn Vasıl, t.y.; Abdülmehdi, 1981; Fadl Ahmed, 2015; Zengin, 2017; Yılmaz, 2016; Yılmaz, 2018; Bala, 2019; Çetinel, 2021). Söz konusu yapı günümüzde de içerisinde bir ruhban okulu, bir kilise, bir müze ve bir kütüphane bulunduran Saint Anne Kilisesi olarak faaliyetini sürdürmektedir.
Selâhiyye Medresesi, Eyyûbîlerin Kudüs’te kurduğu ilk ve en ünlü medresedir. Kurucusu Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye nispetle medrese bu ismi almıştır. Bir diğer ismi es-Salâhiyye el-Kübrâ’dır. Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin en-Nâsır lakabına nispetle bu medreseye Nâsıriyye Selâhiyye Medresesi de denilmektedir. Ancak en meşhur adı Selâhiyye Medresesi’dir (Abdülmehdi, 1981: 181, 188; Fadl Ahmed, 2015: 17; Yılmaz, 2018: 6). Selâhiyye Medresesi’nin tarihi kökenlerinin Haçlı Seferleri öncesine, Fâtımîler dönemine kadar uzandığı düşünülmektedir. Buna göre Fâtımîler döneminde Kahire’deki Dârü’l-İlmi’l-Fatımiyye’nin bir şubesi olarak kurulmuştur. Sonrasında Kudüs’ü Fâtımîlerden alan Haçlılar burayı eskiden olduğu gibi tekrar kiliseye çevirmiştir (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021).
Selâhaddîn-i Eyyûbî, Kudüs’ü fethettikten sonra Hz. Meryem’in doğduğu yer olduğuna inanılan ve validesi Hanne (Sainte/Azize Anne)’nın adını taşıyan bu kiliseyi 1187 yılında, beytülmalden kendi parasıyla satın alarak onu Selâhiyye Medresesi’ne tahsis etmiştir. Medresenin kapısının üzerindeki kitabede açıkça yazıldığına göre medresenin vakfa tahsis edilmesinin yani kuruluşunun tarihi ise Hicri takvimle 13 Recep 588, Miladi olarak 25 Temmuz 1192’dir. 1187’den 1192’ye kadar geçen 5 yıllık süre zarfında Haçlı tehlikesinin tamamen geçmesinin beklendiği, binanın tadilat/inşa sürecinin devam ettiği ve dolayısıyla eğitim faaliyetlerinin aslında 1192’de başladığı düşünülmektedir. Şafii mezhebinin eğitiminin yapılması maksadıyla faaliyete geçirilen Medrese için kurulan vakfa da medresenin ilk müderrisi ve dönemin Kudüs Kadılküdâtı olan Bahaüddîn İbn Şeddâd (ö. 1234) atanmıştır (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021; Fadl Ahmed, 2015; Nuaymî ed-Dimaşkî, 2002; Yılmaz, 2018). Attarlar Çarşısı, Selvan Köyü, Selvan Vadisi; Medrese’nin giderlerini karşılamak üzere tahsis edilen vakıf mallarının sadece bir kısmıydı (Yıldırım, 2018).
Medrese konum olarak Mescid-i Aksâ’nın kuzeyinde, şehri kuşatan doğu surlarında yer alan şehre giriş kapılarından Bâbü’l-Ebsât’ın yakınlarında bir noktadadır. Yaklaşık olarak 3,5 dönüm arazi üzerine kurulan medrese bir eğitim merkezi, bir zaviye (tekke) ve bir de hankah içeren büyükçe bir külliyeydi (Abdülmehdi, 1981; Çetinel, 2021; Fadl Ahmed, 2015; Nasır Şihâb, 2001).
Medresede fıkıh, Arap dili, matematik, tarih, mantık, kelam gibi birçok ilim okutuluyordu. Yusuf b. Rafi’ b. Şeddâd (ö. 1234), Şeyhülislam Mecduddîn Tâhir b. Nasr (ö. 1199), Şeyhülislam Abdurrahman b. Muhammed (1223), İbn Vâsıl Muhammed b. Sâlim (ö. 1245), Şehülislam İbn Salâh eş-Şehrezûrî el-Kurdî (ö. 1245), Ebu Hafs Ömer b. Kadı Said (ö. 1280), Şeyhülislam Abdurrahîm b. Ömer (ö. 1299) gibi isimler Selâhiyye Medresesi’nde müderrislik yapan isimlerden sadece birkaçıdır (Yıldırım, 2018).【1】 Her ne kadar Şafii mezhebine tahsis edilmiş olsa da 1412/1413 yılında medresenin yöneticiliğine getirilen Şemseddin el-Herevî (ö. 1429/1430)’den sonra Şafii mezhebinin yanında Hanefi ve Hanbeli mezheplerinin de okutulduğu rivayet edilir (Abdülmehdi, 1981: 199).
Eyyûbîler döneminde Kudüs’ün en prestijli medresesi olarak hizmet veren Selâhiyye’nin bu durumu Memlükler ve sonrasında da 19. yüzyıla kadar devam etmiştir. Ancak 19. yüzyıl ve sonrasında medrese için işler değişmeye başlamıştır. 1821 ve 1824 yıllarında bölgede gerçekleşen depremler, yapıda büyük hasarlara yol açmıştır. Sonrasında, 1831-1839 yıllarındaki isyanı esnasında, Kavalalı İbrahim Paşa taşlarını ordusu için kuracağı bir kışlada kullanmak üzere burayı yıkmaya karar vermiştir. Bir kısmı yıkıldıktan sonra özellikle çevredeki ruhban kesiminin tepkisi üzerine yıkım durdurulmuştur. 1842 yılında Osmanlılar tarafından tadilatının yapılıp camiye çevrilmesi girişimleri olmuş fakat bu düşünce gerçekleştirilememiştir. Kudüs’ün ileri gelenlerinin, her ne kadar yıkık bir durumda olsa da vakfıyla ve mütevelli heyetiyle Medrese’nin aslında varlığını sürdürdüğü yönündeki tüm itirazlarına rağmen Kırım Savaşı’nda Osmanlı devletine yardım ettikleri için medresenin yeri 1856 yılında Fransızlara verildi. Fransızlar 1878 yılında burayı “Beyaz Babalar”【2】 denilen ruhban/misyonerlik cemiyetine verdi. Yapı kapsamlı bir tadilattan geçirilerek 45 yeni oda eklenmiş ve 1882 yılında “Sainte Anne Ruhban Okulu/Kilisesi” olarak faaliyete geçirilmiştir. 1914’te Cemal Paşa (ö. 1922) tarafından kilisenin bir parçası geri alınarak askeriyeye tahsis edilmiştir. Bu bölüm Osmanlılarda eğitim-öğretim reformunun bir ürünü olarak (Bala, 2019: 79) ve/veya bölünmeyle sonuçlanabilecek yükselen milliyetçilik akımına karşı oradaki Osmanlı topraklarını kontrol altında tutmak maksadıyla (Zengin, 2017: 592) 1915 yılında Cemal Paşa’nın iradesiyle “Selâhaddîn-i Eyyûbî Külliye-i İslâmiyyesi”ne dönüştürülmüş (bk. Ek 4) Kilise de yan tarafında faaliyetlerine devam etmiştir. Bu durum İngilizlerin Kudüs’ü işgal【3】 ettiği 1917 senesine kadar devam etmiştir. İngilizler onu yine Beyaz Babalar Cemiyeti’ne bırakmıştır. Cemiyet burayı tekrar “Saint Anne Kilisesi”ne【4】 çevirmiştir (İbn Vasıl, t.y.; Abdülmehdi, 1981; Fadl Ahmed, 2015; Zengin, 2017; Yılmaz, 2016; Yılmaz, 2018; Bala, 2019; Çetinel, 2021). Söz konusu yapı günümüzde de içerisinde bir ruhban okulu, bir kilise, bir müze ve bir kütüphane bulunduran Saint Anne Kilisesi olarak faaliyetini sürdürmektedir.

Selâhiyye Medresesi
Abdülmehdi, A. H. (1981). el-Medâris fî Beyti’l-Makdis fi’l-Asreyni’l-Eyyûbî ve’l-Memlûkî Devruhâ fi’l-Hareketi’l-Fikriyye 1. Amman: Mektebetü’l-Aksâ. Bala, S. (2019). Yitik Bir Miras Şark Medreseleri. İstanbul: Hiperyayın. Çetinel, H. (2021). “Medreselerin Doğuşu ve Kudüs’ten Yedi Asırlık Bir Örnek: Salâhiyye Medresesi”. Mecelletu Dirâseti Beyti’l-Makdis (Journal of Islamicjerusalem Studies), 21 (1), 55-76. Fadl Ahmed, Ahmed R. (2015). e-Medresetü’s-Selâhiyye fi’l-Kudüs (1192-1918) [Yüksek Lisans Tezi]. Nablus: Cami’atün-Nejâhi’l-Vataniyye, Küllyetü’d-Dirâsâti’l-’Ulyâ. İbn Vasıl, C. (T.Y). Müferricü’l-Kürûb fî Ahbâri Benî Eyyûb 2. Kahire: Y.Y. Kavas, A. (2004). “Afrika Misyonerleri Cemiyeti: Beyaz Babalar (Peres Blancs)”. Milel ve Nihal, 1 (2), 9-39. Nasır Şihâb, A. M. (2001). el-Hayatü’l-’İlmiyye fi’l-Kudüs fi’l-Karni’s-Sâmini’l-Hicrî (Fi Dav’i Kitâbi’d-Düreri’l-Kâmine li İbn-i Hacer). Bahreyn: Câmi’atu Bahreyn. Nuaymî ed-Dimaşkî, A. b. M. (2002). ed-Dâris fi Târîhi’l-Medâris 1. Kahire: Mektabetü’s-Sekâfe ed-Dîniyye. Yıldırım, K. (2018). Kürt Medreseleri ve Âlimleri 1. İstanbul: Avesta. Yılmaz, H. (2016). “Osmanlı Son Döneminde Medreselerin Islahı ve Panislamizm Tartışmaları Bağlamında Bir Medrese: Kudüs Selâhaddîn-i Eyyûbî Külliye-i İslâmiyyesi ve Külliye Talimatnamesi”. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, (51), 79-113.
Yılmaz, H. (2018). “Eyyûbî Dönemi Beytülmakdis Medreseleri: Kuruluş, İşleyiş ve Fonksiyon”. Beytülmakdis Araştırmaları Dergisi 18 (2), 1-14. Zengin, Z. S. (2017). “II. Meşrutiyet Döneminde Kudüs ve Medine’de İki Eğitim Kurumu: Medrese-i Külliye ve Selahaddin Eyyubî Külliye-i İslamiyesi”. Belleten, 81 (291), 589–618.
[1]
Bu medresenin mali kaynakları, eğitim-öğretim müfredatı ve orada yöneticilik veya müderrislik yapan alimler hakkında detaylı bilgi için şu çalışma incelenebilir: (Fadl Ahmed, 2015).
[2]
Bu cemiyet hakkında bilgi için bk. (Kavas, 2004)
[3]
Bkz. İngiliz İşgali
[4]
Aziz anlamında İngilizce bir kelime olan “Saint” kelimesi Fransızcada “Sainte” olarak yazılmaktadır. Bu sebeple Fransız döneminde bu kilise Sainte Anne adıyla anılırken, İngilizlerden sonra Saint Anne olarak isimlendirilmiştir. Ayrıca Anne ismi İslam’da Hanne olarak kullanılmaktadır.
| apa | Özalp, A. (2026). Selâhiyye Medresesi. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1318-1321) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Özalp, Ahmet. “Selâhiyye Medresesi”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1318-1321. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Selâhiyye Medresesi" maddesi için tartışma başlatın