Hayatın ortasına serpiştirilmiş küçük veda anları vardır. Kimi zaman bir bakış, kimi zaman bir mektup, bazen de sadece bir sessizlik…
Ve bir gün fark edersi,; o hep var sandığın insan artık yoktur. Sessizce gitmiştir. Ardından hiçbir tantana bırakmadan, hiçbir “ben gidiyorum” demeden. Yalnızca bir boşluk kalır geriye. Biri eksilmiştir. Sanki bir sandalye daha boş kalır masada. Ama o sandalyenin kime ait olduğunu herkes bilir.
O gittikten sonra anlarsın, meğer ne çok yer kaplıyormuş kalbinde. Ne çok sessizlik onunla doluymuş da sen fark etmemişsin. Şimdi çınlayan sessizlikler var her köşede. Gülüşünün yankısı uzunca bir süre gitmez kulaklarından. Ve o sessiz yolcunun ardından kalan boşluk, zamanla bir hatıraya dönüşür.
Her insan dünyada bir iz bırakır. Kimi izler büyük olur, kimi çok küçük ama derin... Sessizce giden o yolcu da işte böyle bir iz bırakır. Geriye dönüp bakınca onunla geçirilen zamanlar parıldar hafızanın en aydınlık yerinde. Onunla konuştuğun bir sabah, birlikte içtiğiniz sade bir kahve, anlattığı bir fıkra, sustuğu bir an… Bunlar artık sadece sana aittir. Artık kimse onun yerini tutamaz çünkü o sessizliğin içinde bile kendine özgü bir anlam taşımaktadır.
Bazı insanlar çok büyük gürültülerle girer hayatımıza ama o yolcu öyle değildi. Sessizce geldi. Varlığıyla huzur verdi. Sonra bir sabah… Belki bir sonbahar sabahıydı, belki de baharın ortasında bir gün… Gitmişti. Ardı sıra rüzgâr esmeye başlamıştı sanki. O gittikten sonra güneş aynı doğmadı, sokaklar aynı kokmadı. Zaman biraz daha yavaşladı. Kalp, biraz daha yorgun attı.
Bu yazı bir ağıt değil. Bu, bir teşekkür. Sessizce gitmeyi seçen, hayatımıza dokunup sonra usulca çekilen güzel ruhlara bir teşekkür. Belki sen adını koyamadın ama ben koyayım: Bazı insanlar bir huzur gibi gelir, bir dua gibi gider. Ve sen bunu ancak onlar gidince fark edersin.
Biz kalanlar, bazen bir fotoğrafa, bazen eski bir mesaj kutusuna tutunuruz. Belki bir ses kaydını saklarız, belki sadece hatıraları. Ama içimizde hep aynı hissiyat büyür: “İyi ki tanımışım.” Ve bu iki kelime belki de bir ömre bedeldir.
Sessizce giden bir yolcunun ardından konuşmak kolay değildir. Çünkü kelimeler her zaman yetmez. Ama bilirim ki o da konuşmadı giderken. Sadece baktı. Belki bir tebessüm, belki bir bakış… Ve şimdi o bakış bir ömür boyunca zihnimin kıyısında dolaşıyor.
Eğer bu yazıyı okuyorsan ve senin de kalbinde böyle bir yolcu varsa, bil ki yalnız değilsin. Sessizce gidenlerin ardından kalanlar olarak biz, bir göz kırpışla anlaşırız. Sessizce vedalaşırız ama yüreğimizde hep o güzel insanların iziyle yaşarız.
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.