Terra Nullius
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarPınar Ayşe GİDİŞ13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0002-3953-6721

Batı Avrupalılar (ve zamanla onların akrabaları olan Amerikalılar), Amerika, Afrika ve Avustralya topraklarını sömürgeleştirmeyi meşrulaştırmak için Terra Nullius (Boş Topraklar) olarak anılan Roma hukuku kavramına başvurdular. Ele geçirilmek istenen topraklar Terra Nullius ilkesi gereğince, ıssız ya da boş hatta “tam olarak insan olmayan”ların yaşadığı yer olarak tasvir edildi (Zukas, 2005: 45). Avrupalı sömürgeciler, eylemlerine gerekçe göstermek için “geri kalmış halklar” olarak tanımladıkları yerlilerin söz konusu topraklara “yeterince yerleşemediklerini” ve toprağı onları hak sahibi yapacak şekilde kullanamadıklarını iddia ettiler (Patton, 2002: 19). Bu bakış açısı ile doktrinlerinin kapsamını genişlettiler ve hukuki dayatma ile istenilen topraklar üzerinde egemenlik iddiasında bulunmanın yolunu açtılar (Svirsky, 2010: 119). Böylece toprakların ele geçirilmesi hem resmi hem de “resimli” olarak gerekçelendirildi (Zukas, 2005: 45).Bahsi geçen “resmi” gerekçelendirme, Roma hukukundan alınan Terra Nullius kavramıyken “resimli” gerekçelendirme ise haritalardır. Haritaların oluşumu, bilimsel gelişmelere uzanır. Bilindiği gibi bilimsel gelişmeler (atom çekirdeğinin parçalanması üzerine geliştirilen silahlar gibi) insanlığa karşı işlenecek suçlara da alet edilebilmektedir【1】. Evrim teorisinin diğer halkları sömürmenin bir aracı olarak kullanılması【2】 gibi Copernicus’un gökyüzüne dair çalışmalarından sonra geliştirilen haritalar da deniz operasyonlarına, verimli toprakların ve maden kaynaklarının ele geçirilmesine yani Avrupalıların sömürgecilik faaliyetlerine hizmet etmiştir【3】.15. yüzyılda matbaanın icadından sonra haritaların geniş çapta dolaşımı sağlanmış, eş zamanlı olarak Terra Nullius fikri de yaygınlaşmıştır. Bunun sonucunda ortalama okuryazar bir Avrupalı için uzak toprakların ele geçirilmesi/sömürülmesi düşüncesi popüler bir hale gelmiştir (Zukas, 2005: 67). Böylece Terra Nullius kavramı artık dünyanın zenginliklerini ele geçirme fikrini meşrulaştırma, yaygınlaştırma ve evrensel bir hak olarak tasvir etme işlevi görmesi için kullanılmıştır. Bu kavram, yerli halkın sömürgeci bağlam içinde dönüştürülmesine, varlıklarına el konulmasına, gasp edilecek topraklar için ahlaki ve yasal bir gerekçe oluşturmasına hizmet etmiştir. Böylece ele geçirilen topraklar coğrafi olarak “boş” ve buralardaki yerli halka yönelik soykırıma varan uygulamalar da “görünmez” olabilecektir.Marcelo Svirsky (2010: 221), siyonist oluşum ve yapıların, Filistin varlığını aktif olarak ve aşamalı biçimde ortadan kaldırmayı amaçlayan sosyal-politik işleyiş tarzının da sömürgeci Terra Nullius kavramının incelenerek anlaşılabileceğini açıklar. Svirsky, yersiz yurtsuzlaştırılma (deterritorialised) ve yeniden-yerli yurtlulaştırılma (reterritorialisations) kavramlarını kullanarak siyonizmin ve daha özelde İsrail’in kuruluşundan itibaren gerçekleştirilen bu sömürgeci uygulamaları anlamaya çalışır. Buna göre siyonizmin pratiğinde, Filistin’in yersiz yurtsuzlaştırılmış kaynakları, Yahudilerin tekelci kullanımına sunularak yeniden-yerli yurtlulaştırılmaktadır. Gerçekten de siyonizmin “kurucu babaları” konuyu “Terra Nullius” benzeri yaklaşımlarla ele almışlardır. Onların kullanımlarında “kurak bir ortam” ve “köklü bir insan varlığından yoksun vahşi doğa” gibi örnekler bulunur. Siyonistlerin bilhassa Batılı ülkelerde (Yahudileri de kapsayacak şekilde) yaptıkları propaganda “topraksız bir halkın, halksız bir toprağa geri dönmesi” sloganıyla açığa çıkmakta ve söz konusu düşünceyi de en açık bir biçimde anlatmaktadır.İsrail’in hiçbir zaman amacını gizlemediği, nihai hedefinin Filistin topraklarını boşaltmak olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda Filistinlilerin siyonistlere mahkûmmuş gibi düşünüldüğünü ifade eden Gilles Deluze (1998: 23), görüldüğü gibi tüm bu süreçlerin sadece 19. yüzyıl Avrupalılarının sömürgeci davranışlarını değil bugünkü İsrail’in sömürgeleştirme davranışını da anlattığını söyler. Burada iki alternatif görülür. İlki yerel sakinlerin sömürülmesi, ikincisi ise sömürülemeyecek olanların yurtlarını terk etmelerinin sağlanmasıdır【4】. Yurtlarında kalanlar böylece bağımlı, bir gettoya yerleştirilmiş göçmenler gibi hareketli ve müstakil bir iş gücü haline getirilebileceklerdir.Sömürgeci zihin Avusturalya’da, Afrika’da, Amerika’da ya da Karayip Adaları’nda kendi ürettiği kavramlara evrensel bağlayıcılık atfederek kendini meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Gerçeklerin kasıtlı olarak değiştirilmesi, yerli olana dair kanıtların yok edilmesi, yerine yeni yaşam biçimlerinin tasarlanıp sürdürülmesi ve yeni haritaların icat edilmesi sömürgecilerin önemli silahlarıdır. Şüphesiz bu silahlar Filistin için de en acımasız bir biçimde kullanılmakta, Terra Nullius gibi kavramların ismi değişse de içeriğinin yeni kavramlarla sömürgeleştirilen Filistin’de sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.Okuma ÖnerileriElster, J. (2016).Sour Grapes. Cambridge: Cambridge University Press. Bledsoe, Lucy Jane (2013). “Antarctica: The Planet’s Imagination”. Aljazerra. Erişim Tarihi: 01.05.2024, https://www.aljazeera.com/opinions/2013/4/21/antarctica-the-planets-imagination.Kimmerling, B. (1983). “Zionism and Territory: The Socio-Territorial Dimensions of Zionist Politics”. Institute of International Studies. Berkeley: University of California. Parker, Tom (2020). “Antarctica: The Planet’s Imagination”. CondeNastTraveler. Erişim Tarihi: 01.05.2024, https://www.cntraveler.com/story/on-a-trip-to-antarctica-leaving-as-light-a-footprint-as-possible.

Terra Nullius

Batı Avrupalılar (ve zamanla onların akrabaları olan Amerikalılar), Amerika, Afrika ve Avustralya topraklarını sömürgeleştirmeyi meşrulaştırmak için Terra Nullius (Boş Topraklar) olarak anılan Roma hukuku kavramına başvurdular. Ele geçirilmek istenen topraklar Terra Nullius ilkesi gereğince, ıssız ya da boş hatta “tam olarak insan olmayan”ların yaşadığı yer olarak tasvir edildi (Zukas, 2005: 45). Avrupalı sömürgeciler, eylemlerine gerekçe göstermek için “geri kalmış halklar” olarak tanımladıkları yerlilerin söz konusu topraklara “yeterince yerleşemediklerini” ve toprağı onları hak sahibi yapacak şekilde kullanamadıklarını iddia ettiler (Patton, 2002: 19). Bu bakış açısı ile doktrinlerinin kapsamını genişlettiler ve hukuki dayatma ile istenilen topraklar üzerinde egemenlik iddiasında bulunmanın yolunu açtılar (Svirsky, 2010: 119). Böylece toprakların ele geçirilmesi hem resmi hem de “resimli” olarak gerekçelendirildi (Zukas, 2005: 45).


Bahsi geçen “resmi” gerekçelendirme, Roma hukukundan alınan Terra Nullius kavramıyken “resimli” gerekçelendirme ise haritalardır. Haritaların oluşumu, bilimsel gelişmelere uzanır. Bilindiği gibi bilimsel gelişmeler (atom çekirdeğinin parçalanması üzerine geliştirilen silahlar gibi) insanlığa karşı işlenecek suçlara da alet edilebilmektedir【1】. Evrim teorisinin diğer halkları sömürmenin bir aracı olarak kullanılması【2】 gibi Copernicus’un gökyüzüne dair çalışmalarından sonra geliştirilen haritalar da deniz operasyonlarına, verimli toprakların ve maden kaynaklarının ele geçirilmesine yani Avrupalıların sömürgecilik faaliyetlerine hizmet etmiştir【3】.


15. yüzyılda matbaanın icadından sonra haritaların geniş çapta dolaşımı sağlanmış, eş zamanlı olarak Terra Nullius fikri de yaygınlaşmıştır. Bunun sonucunda ortalama okuryazar bir Avrupalı için uzak toprakların ele geçirilmesi/sömürülmesi düşüncesi popüler bir hale gelmiştir (Zukas, 2005: 67). Böylece Terra Nullius kavramı artık dünyanın zenginliklerini ele geçirme fikrini meşrulaştırma, yaygınlaştırma ve evrensel bir hak olarak tasvir etme işlevi görmesi için kullanılmıştır. Bu kavram, yerli halkın sömürgeci bağlam içinde dönüştürülmesine, varlıklarına el konulmasına, gasp edilecek topraklar için ahlaki ve yasal bir gerekçe oluşturmasına hizmet etmiştir. Böylece ele geçirilen topraklar coğrafi olarak “boş” ve buralardaki yerli halka yönelik soykırıma varan uygulamalar da “görünmez” olabilecektir.


Marcelo Svirsky (2010: 221), siyonist oluşum ve yapıların, Filistin varlığını aktif olarak ve aşamalı biçimde ortadan kaldırmayı amaçlayan sosyal-politik işleyiş tarzının da sömürgeci Terra Nullius kavramının incelenerek anlaşılabileceğini açıklar. Svirsky, yersiz yurtsuzlaştırılma (deterritorialised) ve yeniden-yerli yurtlulaştırılma (reterritorialisations) kavramlarını kullanarak siyonizmin ve daha özelde İsrail’in kuruluşundan itibaren gerçekleştirilen bu sömürgeci uygulamaları anlamaya çalışır. Buna göre siyonizmin pratiğinde, Filistin’in yersiz yurtsuzlaştırılmış kaynakları, Yahudilerin tekelci kullanımına sunularak yeniden-yerli yurtlulaştırılmaktadır. Gerçekten de siyonizmin “kurucu babaları” konuyu “Terra Nullius” benzeri yaklaşımlarla ele almışlardır. Onların kullanımlarında “kurak bir ortam” ve “köklü bir insan varlığından yoksun vahşi doğa” gibi örnekler bulunur. Siyonistlerin bilhassa Batılı ülkelerde (Yahudileri de kapsayacak şekilde) yaptıkları propaganda “topraksız bir halkın, halksız bir toprağa geri dönmesi” sloganıyla açığa çıkmakta ve söz konusu düşünceyi de en açık bir biçimde anlatmaktadır.


İsrail’in hiçbir zaman amacını gizlemediği, nihai hedefinin Filistin topraklarını boşaltmak olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda Filistinlilerin siyonistlere mahkûmmuş gibi düşünüldüğünü ifade eden Gilles Deluze (1998: 23), görüldüğü gibi tüm bu süreçlerin sadece 19. yüzyıl Avrupalılarının sömürgeci davranışlarını değil bugünkü İsrail’in sömürgeleştirme davranışını da anlattığını söyler. Burada iki alternatif görülür. İlki yerel sakinlerin sömürülmesi, ikincisi ise sömürülemeyecek olanların yurtlarını terk etmelerinin sağlanmasıdır【4】. Yurtlarında kalanlar böylece bağımlı, bir gettoya yerleştirilmiş göçmenler gibi hareketli ve müstakil bir iş gücü haline getirilebileceklerdir.


Sömürgeci zihin Avusturalya’da, Afrika’da, Amerika’da ya da Karayip Adaları’nda kendi ürettiği kavramlara evrensel bağlayıcılık atfederek kendini meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Gerçeklerin kasıtlı olarak değiştirilmesi, yerli olana dair kanıtların yok edilmesi, yerine yeni yaşam biçimlerinin tasarlanıp sürdürülmesi ve yeni haritaların icat edilmesi sömürgecilerin önemli silahlarıdır. Şüphesiz bu silahlar Filistin için de en acımasız bir biçimde kullanılmakta, Terra Nullius gibi kavramların ismi değişse de içeriğinin yeni kavramlarla sömürgeleştirilen Filistin’de sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.

Okuma Önerileri

Elster, J. (2016).Sour Grapes. Cambridge: Cambridge University Press. Bledsoe, Lucy Jane (2013). “Antarctica: The Planet’s Imagination”. Aljazerra. Erişim Tarihi: 01.05.2024, https://www.aljazeera.com/opinions/2013/4/21/antarctica-the-planets-imagination.Kimmerling, B. (1983). “Zionism and Territory: The Socio-Territorial Dimensions of Zionist Politics”. Institute of International Studies. Berkeley: University of California. Parker, Tom (2020). “Antarctica: The Planet’s Imagination”. CondeNastTraveler. Erişim Tarihi: 01.05.2024, https://www.cntraveler.com/story/on-a-trip-to-antarctica-leaving-as-light-a-footprint-as-possible.

Kaynakça

Deleuze, Gilles (1998). “The Grandeur of Yasser Arafat”. Discourse,20 (3), 30-33. Patton, Paul (2002).Deleuze and the Political. London and New York: Routledge. Svirsky, Marcelo (2010). “The Production of Terra Nullius and the Zionist-Palestinian Conflict”. Simone Bignall ve Paul Patton (Ed.),Deleuze and the Postcolonial, (s. 220-251). Edinburg: Edinburg University Press. Zukas, Alex (2005). “Terra Incognita/Terra Nullius: Modern Imperialism, Maps and Deception”. Gary Backhaus ve John Murungi (Ed.), Lived Topographies and Their Mediational Forces (s.45-79). Pennsylvania: Lexington Books.

Dipnotlar

  • [1]

    İnsanlığa karşı işlenen suçlar hakkında bkz. Devlet Terörü

  • [2]

    Ayrıca bkz. Siyonizm; Üst Kültür; Yahudi Öjenizmi

  • [3]

    İngilizlerin sömürgecilik faaliyetlerine bilimsel disiplinlerin yanında seyahatnâme ler de hizmet etmiştir. Özellikle bkz. Kudüs (Gayr-i Müslim Seyahatnâmeleri). Ayrıca bkz. Filistin Araştırma Fonu; Negev İsimlendirme Komitesi

  • [4]

    İsrail’in mülksüzleştirme politikaları bu çerçevede değerlendirilebilir.

Atıf İçin

apaGidiş, P. A. (2026). Terra Nullius. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1457-1459) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadGidiş, Pınar Ayşe. “Terra Nullius”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1457-1459. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Terra Nullius" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor