
ORCID ID
0000-0002-8630-6806
Tarihi Atina ve Roma’ya kadar uzanan propaganda kavramı, Latince “propagare” kelimesinden gelmektedir (Altınışık, 2022). Propaganda bir kurumu, ideolojiyi ya da bireyi desteklemek veya zayıflatmak amacıyla bilginin ve sözlerin yayılması anlamına gelmektedir. Kavramı ilk kez yazılı kullanan Papa XV. Gregory’dir. Gregory’nin, Hristiyanlığı yaymak amacıyla propagandayı yöntem olarak kullanması ve bu amaçla kurduğu kilise, kavramın yazılı olarak kullanılmasının ilk örneğidir (Deneçli & Deneçli, 2015). Hristiyan misyonerlerin daha sonra dini yaymak için takip ettikleri yol da bu sürecin örneklerindendir. Fransız Devrimi’nden sonra kilise elinde bulundurduğu otoriteyi kaybetmiştir. Böylece propagandanın dini işlevi daha az görünür olmuş ve siyasi boyutu önem kazanmıştır. I. Dünya Savaşı sürecinde propaganda, daha belirgin bir siyasi araç hâline gelmiş ve bir silah kadar etkili olmaya başlamıştır. I. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin ardından Nazi Almanya’sında Joseph Goebbels’in etkisiyle propaganda, siyasi iletişimin bir aracı hâline gelmiş ve “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı”nın kurulmasıyla meşru bir nitelik kazanmıştır (Altınışık, 2022). 20. yüzyıldan bu yana giderek daha fazla siyasi bir işlev gören propaganda, günümüzde de kamuoyunu, çoğu zaman yanlış bilgi ile etkilemek ve şekillendirmek için kullanılmaktadır.Bir topluluğun tutum ve davranışlarını etkilemek ve şekillendirmek için tasarlanan propaganda, retorik ve sembolizm kullanımı yoluyla duygusal olarak bireye ve topluma nüfuz etmekte ve irrasyonel düşünceyi tetiklemektedir (Lilleker, 2013). Propagandanın başarısı, sembolik ve retorik araçların iletişim sürecinde gerçeği olduğundan farklı gösterecek şekilde kullanmasından kaynaklanır.Propaganda, siyasi propaganda ve sosyolojik propaganda olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Siyasi propaganda siyasi partiler, kurumlar veya yönetimler tarafından, hedef aldıkları toplumun davranışlarını ve algılarını etkilemek için kullanılırken sosyolojik propaganda, bir grubun diğer gruplara nasıl yaşaması gerektiğine dair kendi fikirlerini dayatması ve bu yolla egemenlik kurmaya çalışması ile ilgilidir. Propaganda sürecinde birliği sağlamak, ideolojiyi yaymak, ortaklığı bozmak, hakimiyet kurmak, tutumları değiştirmek için duygulara hitap etmek, çoğunluğa uydurmak, bilgide dezenformasyon yapmak için zorla veya dolaylı rıza sağlamak gibi çeşitli ikna yöntemleri kullanılır (Altınışık, 2022). Propagandacı, nihai amacına ulaşmak için yazılı, yüz yüze veya görsel-işitsel medya gibi çeşitli kitle iletişim araçlarını kullanabilir.【1】Propagandanın toplumları yönlendirmek için en yıkıcı örneklerini İsrail’de görmek mümkündür. Özellikle Filistin ve/veya Filistinliler söz konusu olduğunda, İsrail ve İsrail destekçisi lobilerin propagandayı çok acımasız bir araç olarak kullanabildikleri görülmektedir. Hasbara adı verilen İsrail propagandasının temelini “İsrail’in yaptığı tüm eylemlerinde tarihsel nedenlerden dolayı haklı olduğu ve bunu açıklamanın yeterli olacağı” gibi yapay bir iddia oluşturur. Bu propagandanın kök bulması ve tarihsel haklılık iddiası, Yahudilerin Avrupa’da yaşamış olduğu dışlanma ve beraberinde gelen toplumsal gerilim ile yakından ilgilidir【2】. Zira dışlamaları gözlemleyen Theodor Herzl gibi Yahudi liderler, yaşanan sorunların ancak Yahudi bir ulus devletin kurulması ile çözülebileceğini düşünmeye başladılar【3】. Bu çerçevede “siyonizm ideolojisi”nin ortaya çıktığı ve taraftar bulduğu görüldü. İsrail’in bugün sürdürdüğü propaganda tam da bu ideolojinin emelleri doğrultusunda şekillenmektedir. 19. yüzyılda başlayan ve 20. yüzyılda etkisini iyice artıran bu propaganda faaliyetlerinin sonucunda, ABD ve İngiltere başta olmak üzere batıdaki sömürgeci devletler bu ideolojiyi【4】 desteklemeye başlamış ve bu süreç sonunda Filistin’in büyük bir kısmını kapsayan bir İsrail devletinin kurulması【5】 sağlanmıştır (Cleveland, 2004).İsrail gaspçı sömürgeciliği yaymak ve güçlendirmek için siyasi ve sosyolojik formlarda, örtük ve kara propaganda faaliyetlerini şiddetli bir biçimde gerçekleştirmektedir. Aynı zamanda Emperyalist devletlerden aldığı destekle Filistinlilerin topraklarını ve haklarını gasp ederek【6】 siyonist amaçlarına ulaşmakta, meşruiyetini de yaptığı bu propaganda aracılığıyla sağlamaya çalışmaktadır.İsrail siyasi ve sosyolojik formlardaki propagandalarını hem dünya kamuoyunu hem de kendi iç kamuoyunu etkilemek için kullanmaktadır. Dünya kamuoyunu etkilemek için özellikle medya araçları ve lobiler devreye sokulurken iç kamuoyunda medya【7】 ve eğitim (tarihin çarpıtılarak anlatılması, holokost müzeleri, Filistinlilerin insandışılaştırılması【8】 gibi yöntemler) en önemli araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır.7 Ekim sonrasında siyonist propagandayı yayan medya “kafası koparılmış bebekler”, “tecavüz edilen kadınlar” gibi yalan haberleri kısa süre içinde tüm dünyanın gündemine soktu. Hatta başta ABD Başkanı Joe Biden olmak üzere çok sayıda etkili siyasetçi bu haberlere referans vererek konuşmalar yaptı. Batı’da etkili medya ve bilhassa sosyal medya uygulamaları, bu propagandanın yaygınlaştırılması için ciddi çabalar sarf ettiler (bkz. Geneş & Taydaş, 2024: 18 vd.) ve Filistin yanlısı çok sayıda hesabı kapatarak da karşıt tezlerin görülmesini engellediler. İnsan Hakları İzleme Örgütünün yayınladığı raporda belirtildiği gibi Meta Şirketine ait olan Facebook ve Instagram, bu konuda ciddi çaba sarf etmektedir【9】. Rapora göre “içerik kaldırma, hesapların askıya alınması veya silinmesi, içerikle etkileşime girememe, hesapları takip edememe veya etiketleyememe” gibi çok sayıda yöntemle (Carbonaro, 2023) siyonist propagandaya hizmet edilmektedir. Öyle anlaşılıyor ki bu konuda önceleri istekli davranmayan Elon Musk’a (X platformunun sahibi) -reklam ambargosu başta olmak üzere- geri adım attıracak bazı baskılar uygulandı.Aynı şekilde ABD siyasetçilerinin İsrail’e koşulsuz desteği ile ABD’de faaliyet gösteren AIPAC gibi lobilerin etkisi de yadsınamaz. Nitekim Gazze’deki katliamlara sebep olduğu için Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı tarafından tutuklanması talep edilen Benjamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde defalarca ayakta alkışlanması【10】 ile lobi faaliyetleri arasında da bağlantı kurulabilir.İç kamuoyu açısından bakıldığında, eğitim sistemi kuşkusuz öne çıkmakta ve bu sistem, İsrail’in yaptıklarını meşrulaştıran bir ideolojiye dönüşmektedir【11】. Ilan Pappe’nin de dikkat çektiği gibi İsrailliler, 1948 sonrasında yaşananların ne olduğunu bilemeyecekleri bir şekilde eğitilmektedirler. Ders kitapları, müfredat, medya ve siyasal söylemlerle desteklenen eğitimin, gerçeklerden uzaklaştıran yapısı dikkat çekicidir【12】 (Chomsky & Pappe, 2011: 82 vd.). Aynı şekilde Nazi mağduru Yahudileri anlatmayı merkezine alan Holokost müzelerinin de eğitimin bir parçası olarak anlam kazandığı söylenebilir. Ancak bu müzelerin de siyonist propagandaya (hem İsrail’de hem de ABD’de) alet edildikleri anlaşılmaktadır. Hatta müzelerin Holokost mağdurlarını anlatmaktan çok, bir Holokost endüstrisinin aracı haline geldiği eleştirileri de ciddi delillerle desteklenebilmektedir (Bkz. Finkelstein, 2024: 92 vd.).İsrail propagandası, IDF (İsrail Savunma Güçleri) veya saldırgan Yahudilerin işledikleri suçları gizleme ve masum gösterme stratejisine dayanmaktadır. Bu strateji, belirli kavramlar üzerinden yürütülür: “masum Yahudiler”, “güvenlik amaçlı”, “terör”, “antisemitizm” vs. Bu propagandanın özel bir yapılanmasına (Hasbara) da ihtiyaç duyan İsrail, bu çabasını tüm devlet kurumlarının bir görevi olarak formüle etmektedir.
Tarihi Atina ve Roma’ya kadar uzanan propaganda kavramı, Latince “propagare” kelimesinden gelmektedir (Altınışık, 2022). Propaganda bir kurumu, ideolojiyi ya da bireyi desteklemek veya zayıflatmak amacıyla bilginin ve sözlerin yayılması anlamına gelmektedir. Kavramı ilk kez yazılı kullanan Papa XV. Gregory’dir. Gregory’nin, Hristiyanlığı yaymak amacıyla propagandayı yöntem olarak kullanması ve bu amaçla kurduğu kilise, kavramın yazılı olarak kullanılmasının ilk örneğidir (Deneçli & Deneçli, 2015). Hristiyan misyonerlerin daha sonra dini yaymak için takip ettikleri yol da bu sürecin örneklerindendir. Fransız Devrimi’nden sonra kilise elinde bulundurduğu otoriteyi kaybetmiştir. Böylece propagandanın dini işlevi daha az görünür olmuş ve siyasi boyutu önem kazanmıştır. I. Dünya Savaşı sürecinde propaganda, daha belirgin bir siyasi araç hâline gelmiş ve bir silah kadar etkili olmaya başlamıştır. I. Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin ardından Nazi Almanya’sında Joseph Goebbels’in etkisiyle propaganda, siyasi iletişimin bir aracı hâline gelmiş ve “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı”nın kurulmasıyla meşru bir nitelik kazanmıştır (Altınışık, 2022). 20. yüzyıldan bu yana giderek daha fazla siyasi bir işlev gören propaganda, günümüzde de kamuoyunu, çoğu zaman yanlış bilgi ile etkilemek ve şekillendirmek için kullanılmaktadır.
Bir topluluğun tutum ve davranışlarını etkilemek ve şekillendirmek için tasarlanan propaganda, retorik ve sembolizm kullanımı yoluyla duygusal olarak bireye ve topluma nüfuz etmekte ve irrasyonel düşünceyi tetiklemektedir (Lilleker, 2013). Propagandanın başarısı, sembolik ve retorik araçların iletişim sürecinde gerçeği olduğundan farklı gösterecek şekilde kullanmasından kaynaklanır.
Propaganda, siyasi propaganda ve sosyolojik propaganda olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Siyasi propaganda siyasi partiler, kurumlar veya yönetimler tarafından, hedef aldıkları toplumun davranışlarını ve algılarını etkilemek için kullanılırken sosyolojik propaganda, bir grubun diğer gruplara nasıl yaşaması gerektiğine dair kendi fikirlerini dayatması ve bu yolla egemenlik kurmaya çalışması ile ilgilidir. Propaganda sürecinde birliği sağlamak, ideolojiyi yaymak, ortaklığı bozmak, hakimiyet kurmak, tutumları değiştirmek için duygulara hitap etmek, çoğunluğa uydurmak, bilgide dezenformasyon yapmak için zorla veya dolaylı rıza sağlamak gibi çeşitli ikna yöntemleri kullanılır (Altınışık, 2022). Propagandacı, nihai amacına ulaşmak için yazılı, yüz yüze veya görsel-işitsel medya gibi çeşitli kitle iletişim araçlarını kullanabilir.【1】
Propagandanın toplumları yönlendirmek için en yıkıcı örneklerini İsrail’de görmek mümkündür. Özellikle Filistin ve/veya Filistinliler söz konusu olduğunda, İsrail ve İsrail destekçisi lobilerin propagandayı çok acımasız bir araç olarak kullanabildikleri görülmektedir. Hasbara adı verilen İsrail propagandasının temelini “İsrail’in yaptığı tüm eylemlerinde tarihsel nedenlerden dolayı haklı olduğu ve bunu açıklamanın yeterli olacağı” gibi yapay bir iddia oluşturur. Bu propagandanın kök bulması ve tarihsel haklılık iddiası, Yahudilerin Avrupa’da yaşamış olduğu dışlanma ve beraberinde gelen toplumsal gerilim ile yakından ilgilidir【2】. Zira dışlamaları gözlemleyen Theodor Herzl gibi Yahudi liderler, yaşanan sorunların ancak Yahudi bir ulus devletin kurulması ile çözülebileceğini düşünmeye başladılar【3】. Bu çerçevede “siyonizm ideolojisi”nin ortaya çıktığı ve taraftar bulduğu görüldü. İsrail’in bugün sürdürdüğü propaganda tam da bu ideolojinin emelleri doğrultusunda şekillenmektedir. 19. yüzyılda başlayan ve 20. yüzyılda etkisini iyice artıran bu propaganda faaliyetlerinin sonucunda, ABD ve İngiltere başta olmak üzere batıdaki sömürgeci devletler bu ideolojiyi【4】 desteklemeye başlamış ve bu süreç sonunda Filistin’in büyük bir kısmını kapsayan bir İsrail devletinin kurulması【5】 sağlanmıştır (Cleveland, 2004).
İsrail gaspçı sömürgeciliği yaymak ve güçlendirmek için siyasi ve sosyolojik formlarda, örtük ve kara propaganda faaliyetlerini şiddetli bir biçimde gerçekleştirmektedir. Aynı zamanda Emperyalist devletlerden aldığı destekle Filistinlilerin topraklarını ve haklarını gasp ederek【6】 siyonist amaçlarına ulaşmakta, meşruiyetini de yaptığı bu propaganda aracılığıyla sağlamaya çalışmaktadır.
İsrail siyasi ve sosyolojik formlardaki propagandalarını hem dünya kamuoyunu hem de kendi iç kamuoyunu etkilemek için kullanmaktadır. Dünya kamuoyunu etkilemek için özellikle medya araçları ve lobiler devreye sokulurken iç kamuoyunda medya【7】 ve eğitim (tarihin çarpıtılarak anlatılması, holokost müzeleri, Filistinlilerin insandışılaştırılması【8】 gibi yöntemler) en önemli araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
7 Ekim sonrasında siyonist propagandayı yayan medya “kafası koparılmış bebekler”, “tecavüz edilen kadınlar” gibi yalan haberleri kısa süre içinde tüm dünyanın gündemine soktu. Hatta başta ABD Başkanı Joe Biden olmak üzere çok sayıda etkili siyasetçi bu haberlere referans vererek konuşmalar yaptı. Batı’da etkili medya ve bilhassa sosyal medya uygulamaları, bu propagandanın yaygınlaştırılması için ciddi çabalar sarf ettiler (bkz. Geneş & Taydaş, 2024: 18 vd.) ve Filistin yanlısı çok sayıda hesabı kapatarak da karşıt tezlerin görülmesini engellediler. İnsan Hakları İzleme Örgütünün yayınladığı raporda belirtildiği gibi Meta Şirketine ait olan Facebook ve Instagram, bu konuda ciddi çaba sarf etmektedir【9】. Rapora göre “içerik kaldırma, hesapların askıya alınması veya silinmesi, içerikle etkileşime girememe, hesapları takip edememe veya etiketleyememe” gibi çok sayıda yöntemle (Carbonaro, 2023) siyonist propagandaya hizmet edilmektedir. Öyle anlaşılıyor ki bu konuda önceleri istekli davranmayan Elon Musk’a (X platformunun sahibi) -reklam ambargosu başta olmak üzere- geri adım attıracak bazı baskılar uygulandı.
Aynı şekilde ABD siyasetçilerinin İsrail’e koşulsuz desteği ile ABD’de faaliyet gösteren AIPAC gibi lobilerin etkisi de yadsınamaz. Nitekim Gazze’deki katliamlara sebep olduğu için Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı tarafından tutuklanması talep edilen Benjamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde defalarca ayakta alkışlanması【10】 ile lobi faaliyetleri arasında da bağlantı kurulabilir.
İç kamuoyu açısından bakıldığında, eğitim sistemi kuşkusuz öne çıkmakta ve bu sistem, İsrail’in yaptıklarını meşrulaştıran bir ideolojiye dönüşmektedir【11】. Ilan Pappe’nin de dikkat çektiği gibi İsrailliler, 1948 sonrasında yaşananların ne olduğunu bilemeyecekleri bir şekilde eğitilmektedirler. Ders kitapları, müfredat, medya ve siyasal söylemlerle desteklenen eğitimin, gerçeklerden uzaklaştıran yapısı dikkat çekicidir【12】 (Chomsky & Pappe, 2011: 82 vd.). Aynı şekilde Nazi mağduru Yahudileri anlatmayı merkezine alan Holokost müzelerinin de eğitimin bir parçası olarak anlam kazandığı söylenebilir. Ancak bu müzelerin de siyonist propagandaya (hem İsrail’de hem de ABD’de) alet edildikleri anlaşılmaktadır. Hatta müzelerin Holokost mağdurlarını anlatmaktan çok, bir Holokost endüstrisinin aracı haline geldiği eleştirileri de ciddi delillerle desteklenebilmektedir (Bkz. Finkelstein, 2024: 92 vd.).
İsrail propagandası, IDF (İsrail Savunma Güçleri) veya saldırgan Yahudilerin işledikleri suçları gizleme ve masum gösterme stratejisine dayanmaktadır. Bu strateji, belirli kavramlar üzerinden yürütülür: “masum Yahudiler”, “güvenlik amaçlı”, “terör”, “antisemitizm” vs. Bu propagandanın özel bir yapılanmasına (Hasbara) da ihtiyaç duyan İsrail, bu çabasını tüm devlet kurumlarının bir görevi olarak formüle etmektedir.
Altınışık, Behlül (2022). “Change of Political Propaganda in New Media”. Aytekin Zeynalova (Ed.), Mass Communication (s. 112-122). New York: Liberty Academic Publisher. Carbonaro, Giulia (2023). “Rapor: Meta, Filistin Yanlısı İçerikleri Sistematik Olarak Sansürlüyor”. EuroNews. Erişim Tarihi: 04.02.2025, https://tr.euronews.com/next/2023/12/21/rapor-meta-filistin-yanlisi-icerikleri-sistematik-olarak-sansurluyor.Chomsky, Noam & Pappe, Ilan (2011). Yaşamla Ölüm Arasında Gazze: Dünden Bugüne Filistin Sorunu, çev.: Taylan Doğan ve Ali Kerem Saysel. İstanbul: BGST Yayınları. Cleveland, William L. (2004). Modern Ortadoğu Tarihi. İstanbul: Agora Kitaplığı. Deneçli, Sevda & Deneçli, Ceyda (2015). “Propagandada İknanın Yeri/The Place of Persuasion in Propaganda”. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11 (28), 35-48. Finkelstein, Norman G. (2024). Holokost Endüstrisi: Yahudi Acılarının İstismarı, çev.: Utku Umut Bulsun. İstanbul: Kutadgu Yayınları. Geneş, Melda & Taydaş, Onur (2024). “Dezenformasyon ile Algı Yaratmak ve Bilgi Kontrolü: İsrail-Filistin Savaşı Örneği”. İletişim ve Diplomasi, 12, 5-24. Lilleker, Darren G. (2013). Siyasal İletişim Temel Kavramlar, çev.: Abdullah Altın vd. İstanbul: Kaktüs Yayınları.
[1]
Ayrıca bkz. Manipülasyon
[2]
Toplumsal dışlama ve sonucunda oluşan gerilim için bkz. Avrupa’nın Yahudi Sorunu ; Üst Kültür
[3]
Herzl’in kurmayı düşündüğü Yahudi ulus devleti Apartheid bir devlet olmanın ötesine geçememiştir. Bkz. Apartheid Duvarı; İsrail’in Filistinli Vatandaşları
[4]
Sömürgeci devletlerin Siyonizmi araçsal kullanımı için bkz. Siyonist İşgal ; Siyonizm
[5]
İsrail’in kuruluş süreci için bkz. Balfour’un Mektubu ; Devlet Terörü ; Nekbe
[6]
Filistin topraklarının gasp edilmesine yönelik detaylı bilgi için bkz. Gasp Birimleri ; Mülksüzleştirme; Siyonist Gaspçı
[7]
Medya yoluyla propaganda için bkz. Dijital Eylemcilik; İsrail’in Filistin Tezviratı; Manipülasyon ; Sosyal Medya Stratejisi; Veri Bulutları
[8]
Bkz. İnsandışılaştırma
[9]
Propaganda için sosyal medya ve algoritma ların kullanımına yönelik detaylı bilgi için ayrıca bkz. Dijital İşgal; Dijital Mahremiyet; Gölge Yasaklama
[10]
Bkz. Genocide Joe
[11]
Ayrıca bkz. Şiddetin Meşrulaştırılması
[12]
Bkz. Mankurtlaştırıcı Eğitim
| apa | Abanoz, M. (2026). Propaganda. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1254-1257) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Abanoz, Merve. “Propaganda”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1254-1257. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Propaganda" maddesi için tartışma başlatın