+1 Daha
Kapsam | Karasuları, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve ilgili deniz alanları | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Çevre Denizler | Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz | ||||||||
Karadeniz | Deniz sınırlarının önemli bölümü ikili anlaşmalarla belirlenmiştir | ||||||||
Ege Denizi | Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması henüz sonuçlandırılmamıştır | ||||||||
Doğu Akdeniz | İkili anlaşmalar, BM’ye bildirilen koordinatlar ve çakışan hak iddiaları bulunmaktadır | ||||||||
MEB İlanı | Türkiye, 1986’da Karadeniz’de münhasır ekonomik bölge ilan etmiştir | ||||||||
Başlıca Sınırlandırma Anlaşmaları | Türkiye–SSCB, Türkiye–Bulgaristan, Türkiye–Gürcistan, Türkiye–KKTC ve Türkiye–Libya düzenlemeleri | ||||||||
BMDHS Durumu | Türkiye, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değildir | ||||||||
Türkiye'nin deniz yetki alanları, Türkiye'nin çevre denizlerde uluslararası hukuk çerçevesinde belirlediği veya hak iddiasında bulunduğu deniz alanlarını ifade eder. Bu alanlar başta karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge olmak üzere farklı hukuki statülere sahip deniz yetki alanlarından oluşur. Türkiye'nin Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları; coğrafi özellikler, ikili anlaşmalar, uluslararası hukuk kuralları ve bölgesel gelişmeler doğrultusunda şekillenmektedir. Bu alanlar; deniz güvenliği, doğal kaynakların kullanımı, balıkçılık, deniz ulaştırması, çevrenin korunması ve enerji faaliyetleri bakımından stratejik önem taşımaktadır.
Deniz yetki alanları, kıyı devletlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde denizlerde farklı kapsam ve nitelikte hak, yetki ve yükümlülüklere sahip olduğu deniz alanlarını ifade eden genel bir kavramdır.【1】 Bu kavram, deniz kaynaklarının kullanımı, deniz çevresinin korunması ve denizlerde yürütülen çeşitli faaliyetlerin tabi olduğu hukuki rejimin belirlenmesinde temel bir çerçeve sunmaktadır.
Deniz yetki alanları, kıyı devletine her deniz alanında aynı hukuki statüyü tanımamaktadır. Uluslararası hukuk, deniz alanlarının özelliklerine göre devletlere farklı düzeylerde egemenlik, egemen haklar ve yargı yetkisi tanımaktadır. Bu nedenle farklı deniz yetki alanlarında kıyı devletlerinin sahip olduğu hak ve yetkilerin kapsamı da değişmektedir.【2】
Uluslararası deniz hukukunda kıyı devletine tanınan hak ve yetkiler, deniz alanının hukuki niteliğine göre değişmektedir. İç sularda ve karasularında devlet egemenlik kullanırken, bitişik bölgede belirli konularla sınırlı denetim yetkisine; kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgede ise doğal kaynakların araştırılması ve işletilmesine yönelik egemen haklara sahiptir. Münhasır ekonomik bölgede kıyı devletine ayrıca belirli faaliyetler üzerinde yargı yetkisi tanınmaktadır.

Türkiye Deniz Mekânsal Planlama Haritası (Anadolu Ajansı)
Karasuları, kıyı devletinin kara ülkesine ve iç sularına bitişik olarak uzanan ve egemenliği altında bulunan deniz alanıdır. Bu egemenlik, su tabakasının yanı sıra karasularının üzerindeki hava sahası ile deniz yatağı ve toprak altını da kapsamaktadır. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre karasularının genişliği, esas hatlardan itibaren 12 deniz milini aşamamaktadır.【3】
Kıyı devletinin karasularındaki egemenliği, yabancı gemilerin zararsız geçiş hakkı dikkate alınarak kullanılmaktadır. Geçişin kıyı devletinin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar vermemesi gerekmektedir. Kıyı devleti zararsız geçişi seyrüsefer güvenliği, deniz çevresinin korunması, balıkçılık ve gümrük denetimi gibi konularda düzenleyebilmekte; ancak bu hakkı fiilen ortadan kaldıracak uygulamalarda bulunamamaktadır.【4】
Bitişik bölge, karasularına bitişik olmakla birlikte bu alanın dışında kalan ve kıyı devletinin sınırlı denetim yetkisi kullandığı deniz alanıdır. Kıyı devleti bu bölgede, ülkesi veya karasuları içinde işlenebilecek gümrük, maliye, göç ve sağlık mevzuatı ihlallerini önlemek ve gerçekleşmiş ihlalleri cezalandırmak amacıyla yetki kullanabilmektedir.
Bitişik bölgenin dış sınırı, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 24 deniz milini geçememektedir. Kıyı devletinin bu yetkileri kullanabilmesi, bitişik bölgeyi belirlemesine bağlıdır.【5】
Kıta sahanlığı, kıyı devletinin karasularının ötesindeki deniz yatağı ve toprak altına ilişkin deniz yetki alanıdır. Hukuki anlamdaki kıta sahanlığı, kıta kenarının daha kısa olduğu durumlarda esas hatlardan itibaren 200 deniz miline kadar uzanabilmekte; belirli teknik ve jeolojik koşulların varlığı hâlinde ise 200 deniz milinin ötesine geçebilmektedir.【6】
Kıyı devleti, kıta sahanlığındaki doğal kaynakların araştırılması ve işletilmesi konusunda münhasır egemen haklara sahiptir. Bu haklar herhangi bir ilana veya fiilî kullanıma bağlı olmaksızın kendiliğinden doğmaktadır. Kıta sahanlığı rejimi yalnızca deniz yatağı ve toprak altını kapsadığından üzerindeki su tabakasının hukuki statüsünü değiştirmemektedir.【7】
Münhasır ekonomik bölge, karasularının ötesinde ve bu alana bitişik olarak bulunan, kendine özgü bir hukuki rejime tabi deniz alanıdır. Esas hatlardan itibaren 200 deniz miline kadar uzanabilmektedir. Kıyı devletinin ülkesinin bir parçası sayılmayan bu alanda devlet; canlı ve cansız doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, korunması ve yönetilmesi konusunda egemen haklara sahiptir.【8】
Kıyı devleti ayrıca yapay ada ve tesislerin kurulması, deniz bilimsel araştırmaları ve deniz çevresinin korunması konularında yargı yetkisi kullanabilmektedir. Bununla birlikte diğer devletlerin seyrüsefer, uçuş ve deniz altı kablosu ile boru hattı döşeme gibi uluslararası hukuktan kaynaklanan serbestileri devam etmektedir.【9】
Kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölge arasındaki temel fark, kıta sahanlığı haklarının herhangi bir ilana gerek olmaksızın kendiliğinden doğmasına karşılık münhasır ekonomik bölgeye ilişkin hakların kullanılabilmesi, kıyı devletinin bu alanı tesis etmesine veya ilan etmesine bağlıdır. Ayrıca kıta sahanlığı yalnızca deniz yatağı ve toprak altını kapsarken münhasır ekonomik bölge, bunlara ek olarak su tabakasındaki canlı kaynakları da kapsamaktadır.【10】
24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki ülkesel statüsünün ve adalar üzerindeki egemenlik düzeninin belirlenmesinde temel belgelerden biridir. Antlaşma, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi daha sonraki dönemde gelişen deniz yetki alanlarını doğrudan düzenlememiştir. Lozan’ın deniz hukuku bakımından önemi, Ege’deki ada ve adacıkların egemenlik statüsüne ilişkin hükümlerinden kaynaklanmaktadır.【11】
Antlaşma’nın 6. ve 12. maddelerinde, aksi yönde özel bir hüküm bulunmadıkça Anadolu kıyısına üç milden daha yakın ada ve adacıkların Türk egemenliği altında kalacağı belirtilmiştir. Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları üzerindeki Türk egemenliği teyit edilirken bazı Doğu Ege adaları Yunanistan’a bırakılmıştır. Antlaşma’nın 15. maddesiyle Rodos, İstanköy, Meis ve diğer bazı Menteşe Adaları üzerindeki haklardan İtalya lehine feragat edilmiş; 16. maddede ise Antlaşma’da belirlenen sınırlar dışında kalan toprak ve adalara ilişkin genel bir feragat hükmüne yer verilmiştir.【12】
Lozan Antlaşması Ege’deki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlememiş olmakla birlikte adaların egemenlik statüsü, bu coğrafi oluşumların deniz alanı üretme kapasitesi ve sınırlandırmadaki etkileri bakımından temel bir başlangıç noktasıdır. Bu yönüyle Antlaşma, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki deniz yetki alanlarının tarihsel ve ülkesel zeminini oluşturan başlıca unsurlardan biridir.【13】
Birleşmiş Milletler öncülüğünde 1958’de düzenlenen Birinci Deniz Hukuku Konferansı sonucunda Karasuları ve Bitişik Bölge Sözleşmesi, Açık Deniz Sözleşmesi, Açık Denizlerde Balıkçılık ve Canlı Kaynakların Korunması Sözleşmesi ile Kıta Sahanlığı Sözleşmesi kabul edilmiştir. Böylece deniz hukukunun çeşitli alanları ilk defa kapsamlı biçimde yazılı kurallara bağlanmış; ancak düzenlemeler tek bir metin yerine dört ayrı sözleşmede toplanmıştır.【14】
Karasuları ve Bitişik Bölge Sözleşmesi; esas hatlar, zararsız geçiş, karasularının sınırlandırılması ve bitişik bölgedeki denetim yetkilerini düzenlemiş, ancak karasularının azami genişliği konusunda uzlaşma sağlayamamıştır. Kıta Sahanlığı Sözleşmesi ise kıta sahanlığını bağımsız bir hukuk kurumu hâline getirerek kıyı devletine bu alandaki doğal kaynakların araştırılması ve işletilmesi konusunda egemen haklar tanımıştır. Bununla birlikte kıta sahanlığının dış sınırının 200 metre derinlik veya kaynakların işletilebilirliği ölçütlerine bağlanması, teknolojik gelişmeler karşısında zamanla yetersiz kalmıştır.【15】
1958 sözleşmeleri deniz hukukunun kodlaştırılmasına önemli katkı sağlamış; ancak karasularının genişliği ve değişen deniz kullanım biçimleri gibi meseleleri bütünüyle çözememiştir. Bu eksiklikler, deniz hukukunun tek ve bütüncül bir sözleşmede düzenlenmesi ihtiyacını güçlendirmiş ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne giden süreci hazırlamıştır.【16】
1958 sisteminin eksiklikleri ve denizlerden yararlanma biçimlerinin çeşitlenmesi üzerine 1973’te başlayan Üçüncü Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Konferansı’nın çalışmaları sonucunda Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi 10 Aralık 1982’de Montego Bay’de kabul edilmiştir. Sözleşme, 16 Kasım 1994’te yürürlüğe girmiştir.【17】
BMDHS, daha önce farklı sözleşmelerde ve uluslararası teamül hukukunda yer alan kuralları bütüncül bir sistem içinde bir araya getirmiştir. Sözleşme; karasuları, bitişik bölge, münhasır ekonomik bölge, kıta sahanlığı, açık denizler ve uluslararası deniz yatağı gibi alanların hukuki rejiminin yanı sıra deniz çevresinin korunması, deniz bilimsel araştırmaları ve uyuşmazlıkların çözümü gibi konuları da düzenlemektedir.【18】
Sözleşmenin başlıca yenilikleri arasında karasularının azami genişliğinin 12 deniz mili olarak belirlenmesi ve kıyı devletlerine 200 deniz miline kadar münhasır ekonomik bölge ilan etme imkânı tanınması yer almaktadır. Kıta sahanlığına ilişkin egemen haklar ise herhangi bir ilana veya fiilî kullanıma bağlı olmaksızın kendiliğinden doğmaktadır. BMDHS bu düzenlemelerle kıyı devletlerinin hakları ile diğer devletlerin seyrüsefer ve benzeri serbestileri arasında bir denge kurmayı amaçlamış ve çağdaş deniz hukukunun temel başvuru metni hâline gelmiştir.【19】
Türkiye, BMDHS’ye taraf değildir. Bununla birlikte Sözleşme, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının değerlendirilmesinde önemli bir uluslararası başvuru metnidir. Türkiye bakımından Sözleşme hükümlerinin bağlayıcılığı değerlendirilirken, ilgili hükümlerin aynı zamanda uluslararası teamül hukuku niteliği taşıyıp taşımadığı dikkate alınmaktadır.【20】
Mavi Vatan, Türkiye’nin çevresindeki denizlerde sahip olduğu veya hak iddia ettiği deniz yetki alanlarını, bu alanlardaki hak ve çıkarlarla birlikte ele alan hukuki, jeopolitik ve stratejik bir yaklaşımı ifade etmektedir. Kavramın Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında kullanılmaya başlandığı kabul edilmektedir. Yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca kara ülkesine değil, çevresindeki deniz alanlarına da bütüncül bir güvenlik ve denizcilik perspektifiyle yönelmesi düşüncesiyle ilişkilendirilmiştir.【21】

İlan Edilmiş ve Öngörülen Türk Deniz Yetki Alanlarının Genel Görünümü (Cihat Yaycı)
Kavramın gelişiminde Cihat Yaycı’nın çalışmaları da etkili olmuştur. Yaycı’nın Türkiye’nin deniz yetki alanlarını harita üzerinde göstermeye ve Doğu Akdeniz’de uygulanabilecek sınırlandırma modellerini ortaya koymaya yönelik çalışmaları, yaklaşımın uluslararası deniz hukuku ve Türkiye’nin bölgesel hak iddialarıyla daha somut biçimde ilişkilendirilmesine katkı sağlamıştır.【22】
Mavi Vatan kavramı 2010’lu yıllarda askerî, akademik ve siyasal çevrelerde daha görünür hâle gelmiştir. Mavi Vatan-2019 Taktik Tatbikatı’nın Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilmesi ile Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanı sınırlandırmaları çevresinde yaşanan gelişmeler, kavramın kamuoyundaki ve dış politika söylemindeki ağırlığını artırmıştır. Bununla birlikte Mavi Vatan, uluslararası deniz hukukunda tanımlanmış bağımsız bir deniz yetki alanı türü değildir; Türkiye’nin denizlerdeki hak, çıkar ve güvenlik hedeflerini birlikte ifade eden stratejik ve doktriner bir yaklaşımdır.【23】
Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, kıyıları karşılıklı veya bitişik devletlerin deniz alanı taleplerinin çakıştığı durumlarda önem kazanmaktadır. Karasularının sınırlandırılmasında orta hat yöntemi temel kural olmakla birlikte tarihî haklar veya diğer özel koşullar farklı bir sınırı gerekli kılabilmektedir. Münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığında ise belirli bir geometrik yöntemin otomatik olarak uygulanmasından ziyade, uluslararası hukuka uygun ve hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması amaçlanmaktadır.【24】 Uluslararası yargı uygulamasında eşit uzaklık, ilgili koşullar ve orantısızlık denetimi birlikte değerlendirilmektedir.【25】
Deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında hakkaniyet ilkesi, taraflara eşit büyüklükte deniz alanları verilmesi anlamına gelmemektedir. İlke, somut olayın coğrafi ve hukuki özellikleri dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşılmasını ifade etmektedir. Bu yönüyle hakkaniyet, hukuk kurallarından bağımsız ve serbestçe uygulanan soyut bir adalet anlayışı değil, deniz sınırlandırma hukukunun içinde uygulanan hukuki bir ölçüttür.
BMDHS’nin 74. ve 83. maddeleri, kıyıları karşılıklı veya bitişik devletler arasındaki münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlandırmalarının uluslararası hukuk temelinde yapılacak bir anlaşmayla ve hakkaniyete uygun çözüme ulaşacak biçimde gerçekleştirilmesini öngörmektedir.【26】
Hakkaniyet değerlendirmesinde kıyıların uzunluğu, adaların konumu ve sınır çizgisinin taraflardan birinin denize açılımını kesme etkisi gibi coğrafi unsurlar dikkate alınmaktadır. Buna karşılık tarafların ekonomik durumları, deniz alanlarının bağımsız bir paylaştırma ölçütü olarak kabul edilmemektedir.【27】
Hakkaniyet ilkesi, eşit uzaklık yönteminin karşıtı değildir. Eşit uzaklık çizgisi başlangıç noktası olarak kullanılabilmekte; ancak somut coğrafi koşullar bu çizginin hakkaniyete uygun bir sonuç verecek biçimde düzeltilmesini gerektirebilmektedir.
Eşit uzaklık ilkesi, sınırlandırma çizgisi üzerindeki her noktanın taraf devletlerin esas hatlarındaki en yakın noktalara eşit uzaklıkta bulunmasını esas alan geometrik bir yöntemdir. Karşılıklı kıyılar arasında oluşturulan eşit uzaklık çizgisi genellikle orta hat olarak adlandırılmaktadır.
Karasularının sınırlandırılmasında BMDHS’nin 15. maddesine göre, aksine bir anlaşma bulunmadıkça hiçbir devlet karasularını orta hattın ötesine genişletememektedir. Bununla birlikte tarihî hakların veya diğer özel koşulların farklı bir sınırı gerekli kıldığı durumlarda orta hat yönteminden ayrılabilmektedir.【28】
Münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığında ise BMDHS’nin 74. ve 83. maddeleri eşit uzaklık yöntemini zorunlu ve değişmez bir sınırlandırma kuralı olarak belirlememiştir. Bu alanlarda temel amaç hakkaniyete uygun sonuca ulaşmaktır.【29】 Uluslararası yargı uygulamasında geçici eşit uzaklık çizgisi başlangıç noktası olarak kullanılmakta ve ilgili koşulların varlığı hâlinde düzeltilebilmektedir. Bu nedenle eşit uzaklık çizgisi çoğu durumda nihai sınır değil, hakkaniyete uygun sınırın belirlenmesinde kullanılan başlangıç yöntemidir.
Adaların deniz yetki alanları bakımından değerlendirilmesinde iki ayrı mesele bulunmaktadır. İlki, bir adanın hangi deniz alanlarını oluşturabileceği; ikincisi ise karşılıklı veya bitişik kıyılar arasındaki sınırlandırmada bu adaya ne ölçüde etki verileceğidir.
BMDHS’nin 121. maddesine göre ada, doğal biçimde oluşmuş, sularla çevrili ve sular yükseldiğinde su üzerinde kalan kara parçasıdır. İnsanların yerleşmesine elverişli olmayan veya kendine özgü ekonomik yaşamı bulunmayan kayalıklar dışında adalar; karasuları, bitişik bölge, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı oluşturabilmektedir.【30】
Bununla birlikte bir adanın deniz yetki alanı oluşturabilmesi, sınırlandırmada ana kara ile aynı ölçüde etki göreceği anlamına gelmemektedir. Uluslararası yargı organları, somut uyuşmazlığın coğrafi özelliklerini ve adanın sınır çizgisi üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Bu nedenle adalara somut uyuşmazlığın coğrafi özelliklerine göre tam etki, sınırlı etki veya sıfır etki verilebilmektedir.【31】
Uluslararası yargı uygulamasında adalara verilecek etki somut coğrafi koşullara göre değişmektedir. Uluslararası Adalet Divanı, 2009 tarihli Romanya–Ukrayna Karadeniz Deniz Sınırlandırması kararında Yılan Adası’na daha önce belirlenen 12 deniz millik karasuları yayı dışında ek etki tanımamıştır. Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi ise 2012 tarihli Bangladeş–Myanmar Bengal Körfezi kararında Saint Martin Adası’na karasularının sınırlandırılmasında tam etki verirken münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlandırmasında etki tanımamıştır. Bu kararlar, adaların deniz alanı oluşturma kapasitesi ile sınırlandırmada görecekleri etkinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.【32】
Deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin ilkeler, uluslararası yargı kararlarıyla zaman içinde geliştirilerek sistematik bir yönteme dönüştürülmüştür.
Uluslararası Adalet Divanı, 1969 tarihli Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı kararlarında eşit uzaklık yönteminin kıta sahanlığı sınırlandırmalarında her durumda uygulanması zorunlu bir teamül hukuku kuralı olmadığını kabul etmiştir. Divan, sınırlandırmanın anlaşmayla, hakkaniyet ilkelerine uygun biçimde ve ilgili bütün koşullar dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtmiştir.【33】

Türkiye–Libya Hattı ve Türkiye’nin Kıta Sahanlığı Haritası (Anadolu Ajansı)
Divan, 1985 tarihli Libya–Malta Kıta Sahanlığı kararında temel amacın hakkaniyete uygun sonuca ulaşmak olduğunu ve uygulanacak yöntemin somut coğrafi koşullara göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.【34】
2009 tarihli Romanya–Ukrayna Karadeniz Deniz Sınırlandırması kararında üç aşamalı yöntem sistemleştirilmiştir. Bu yöntemde önce geçici bir eşit uzaklık veya orta hat çizgisi oluşturulmakta, ardından ilgili koşulların bu çizgide düzeltme yapılmasını gerektirip gerektirmediği incelenmekte ve son olarak ortaya çıkan sınır, kıyı uzunlukları ile taraflara bırakılan deniz alanları arasında belirgin bir orantısızlık bulunup bulunmadığı yönünden denetlenmektedir.【35】
Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi de 2012 tarihli Bangladeş–Myanmar Bengal Körfezi kararında bu yöntemi benimsemiş ve özellikle içbükey kıyıların meydana getirdiği kesilme etkisini dikkate almıştır.【36】 Böylece geometrik yöntemin sağladığı nesnellik ile hakkaniyete uygun sonuca ulaşma amacı birlikte değerlendirilmiştir.
Türkiye’nin deniz yetki alanlarının hukuki durumu; uluslararası antlaşmalar, uluslararası teamül hukuku, kıyıdaş devletler arasında yapılan sınırlandırma anlaşmaları ve uluslararası yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmektedir. Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nün 38. maddesi, antlaşmaları ve teamül hukukunu uygulanacak başlıca hukuk kaynakları arasında sayarken yargı kararlarını hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı araç olarak kabul etmektedir.【37】
Deniz hukukunun temel sözleşmesel kaynağı olan BMDHS, deniz alanlarının hukuki rejimini ve kıyıları karşılıklı veya bitişik devletler arasındaki sınırlandırmanın esaslarını düzenlemektedir. Sözleşme’nin 74. ve 83. maddelerine göre münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlandırmaları, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmak amacıyla ve anlaşma yoluyla gerçekleştirilmelidir.【38】
Bir devletin BMDHS’ye taraf olmaması, Sözleşme’de yer alan bütün kuralların o devlet bakımından uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Sözleşme hükümlerinden uluslararası teamül hukukunu yansıtanlar, taraf olmayan devletler bakımından da bağlayıcı olabilmektedir. Bir kuralın teamül hukuku niteliği taşıması için genel devlet uygulamasının ve bu uygulamanın hukuki bir yükümlülük gereği gerçekleştirildiğine ilişkin inancın birlikte bulunması gerekmektedir.【39】
Deniz yetki alanlarının çakışması hâlinde sınırın öncelikle kıyıdaş devletler arasında yapılacak anlaşmayla belirlenmesi esastır. Taraflar anlaşmaya ulaşamadığında uyuşmazlık, ancak ilgili devletlerin yetkisini kabul ettiği bir uluslararası mahkeme veya hakem heyetinin önüne götürülebilmektedir. Yargı kararları yalnızca uyuşmazlığın tarafları bakımından bağlayıcı olmakla birlikte sınırlandırma hukukunun yorumlanmasına ve uygulanmasına yön vermektedir.【40】
Türkiye, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değildir. Bununla birlikte Türkiye, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde uluslararası hukuku ve teamül hukuku niteliğindeki kuralları esas aldığını belirtmektedir. Türkiye’nin yaklaşımında temel amaç, kıyıların uzunluğu ve yönelimi, adaların konumu ve kıyıların denize açılımı gibi coğrafi unsurlar dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşılmasıdır.【41】
Türkiye, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının kıyıları karşılıklı veya bitişik devletler arasında yapılacak anlaşmalarla gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu yaklaşımda eşit uzaklık çizgisi otomatik ve değişmez bir sınır olarak görülmemekte; çizginin somut coğrafi koşullar nedeniyle hakkaniyetsiz bir sonuç doğurması hâlinde düzeltilmesi gerektiği kabul edilmektedir.【42】
Türkiye’nin adalara ilişkin yaklaşımı, adaların deniz alanı oluşturma kapasitesi ile sınırlandırmada görecekleri etkinin birbirinden ayrılmasına dayanmaktadır. Buna göre bir adanın kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölge oluşturabilmesi, karşılıklı kıyılar arasındaki sınırlandırmada ana kara ile aynı ölçüde etki görmesini zorunlu kılmamaktadır. Türkiye, özellikle ana kara kıyılarının denize açılımını kesen veya belirgin bir orantısızlığa yol açan adalara sınırlı etki verilebileceğini ya da bu adaların yalnızca karasuları ölçüsünde dikkate alınabileceğini ileri sürmektedir.【43】
Türkiye ayrıca iki devlet arasında yapılan sınırlandırma anlaşmalarının üçüncü devletlerin haklarını ihlal etmemesi gerektiğini savunmaktadır. Bu çerçevede kıyıdaş devletlerin haklarının birlikte değerlendirilmesini, uyuşmazlıkların müzakere yoluyla çözülmesini ve sınırlandırmanın uluslararası hukuka uygun anlaşmalarla yapılmasını benimsemektedir. Türkiye–Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakat Muhtırası da Türkiye tarafından hakkaniyet, ana kara kıyılarının uzunluğu ve kıyısal projeksiyonların kesilmemesi yönündeki yaklaşımının bir uygulaması olarak ortaya çıkmıştır.【44】
Türkiye’nin deniz alanlarına ilişkin temel iç hukuk düzenlemelerinden biri, 20 Mayıs 1982 tarihli ve 2674 sayılı Karasuları Kanunu’dur. Kanun’a göre Türk karasuları Türkiye ülkesine dâhildir ve karasularının genişliği kural olarak altı deniz milidir. Bununla birlikte yürütme organına, ilgili denizlerin özelliklerini ve hakkaniyet ilkesini dikkate alarak karasularının genişliğini altı deniz milinin üzerinde belirleme yetkisi tanınmıştır. Kanun ayrıca kıyıları Türkiye ile bitişik veya karşılıklı devletlerle karasuları sınırının, bölgenin özellikleri göz önünde bulundurularak ve hakkaniyet ilkesine göre anlaşmayla belirlenmesini öngörmektedir.【45】
2674 sayılı Kanun’a göre karasularının genişliği, belirlenen esas hatlardan itibaren ölçülmektedir. Esas hatların kara tarafında kalan sular ile körfez suları Türk iç suları arasında yer almakta; karasularının ölçülmesinde kullanılan esas hatların büyük ölçekli deniz haritalarında gösterilmesi öngörülmektedir.【46】
Türkiye, 5 Aralık 1986 tarihli ve 86/11264 sayılı Kararnamenin eki Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkında Karar ile Karadeniz’de 200 deniz miline kadar uzanan bir münhasır ekonomik bölge ilan etmiştir. Kararda canlı ve cansız doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, korunması ve yönetilmesine ilişkin egemen haklar düzenlenmiş; karşılıklı kıyılar arasındaki mesafenin yetersiz olduğu alanlarda sınırlandırmanın ilgili devletlerle anlaşma yoluyla yapılması benimsenmiştir.【47】
Türkiye’nin taraf olduğu deniz sınırlandırma anlaşmaları, uygun bulma ve onay işlemleriyle iç hukuk düzenine aktarılmıştır. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 21 Eylül 2011’de imzalanan Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşma’nın onaylanması 6344 sayılı Kanun’la uygun bulunmuştur. Anlaşma, iki tarafın kıta sahanlıklarının bir bölümünü 27 coğrafi koordinatın birleştirilmesiyle oluşan çizgi üzerinden sınırlandırmıştır.【48】
Türkiye ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’nın onaylanması ise 7195 sayılı Kanun’la uygun bulunmuştur. Mutabakat Muhtırası, taraflar arasındaki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırının bir kesimini coğrafi koordinatlarla belirlemiştir.【49】
Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin ulusal hukuki çerçevesi böylece karasularını düzenleyen kanun, Karadeniz’deki münhasır ekonomik bölge ilanı ve taraf olunan deniz sınırlandırma anlaşmalarının iç hukuka aktarılmasına ilişkin işlemlerden oluşmaktadır.
Türkiye’nin deniz yetki alanları, kıyıdaş olduğu denizlerin coğrafi özellikleri, ilgili devletlerle yapılan anlaşmalar ve henüz sonuçlandırılmamış sınırlandırma süreçleri nedeniyle farklı hukuki görünümler taşımaktadır. Karadeniz’de deniz sınırlarının önemli bir bölümü ikili anlaşmalarla belirlenmişken Ege Denizi’nde kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması sonuçlandırılmamıştır. Doğu Akdeniz’de ise ikili anlaşmalar, tek taraflı bildirimler ve birbiriyle çakışan hak iddiaları bulunmaktadır.
Karadeniz’in yarı kapalı coğrafi yapısı ve karşılıklı kıyılar arasındaki mesafelerin deniz yetki alanlarının çakışmasına yol açması nedeniyle Türkiye’nin bu denizdeki sınırları kıyıdaş devletlerle yapılan anlaşmalarla belirlenmiştir.
Türkiye’nin Karadeniz’deki deniz sınırlarının belirlenmesi başlangıçta Sovyetler Birliği ile yapılan ikili düzenlemelere dayanmıştır. 17 Nisan 1973 tarihli protokolle iki devlet arasındaki karasuları sınırı, başlangıç noktası ve coğrafi koordinatlarıyla belirlenmiş; düzenleme 27 Mart 1975’te yürürlüğe girmiştir.【50】
Bunu, 23 Haziran 1978’de imzalanan Karadeniz’de Kıta Sahanlığının Sınırlandırılmasına İlişkin Anlaşma izlemiştir. Anlaşmayla Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki kıta sahanlığı sınırı coğrafi koordinatlarla belirlenmiş ve düzenleme 15 Mayıs 1981’de yürürlüğe girmiştir.【51】

Türkiye’nin Karadeniz’deki Deniz Sınırları Büyük Ölçüde İkili Anlaşmalarla Belirlenmiştir (Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye, 5 Aralık 1986 tarihli Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkında Karar ile Karadeniz’de 200 deniz miline kadar uzanan bir münhasır ekonomik bölge ilan etmiştir. Kararda, Karadeniz’in boyutları göz önünde bulundurularak kıyıları Türkiye ile bitişik veya karşılıklı devletlerle münhasır ekonomik bölge sınırlarının anlaşmalar yoluyla belirlenmesi öngörülmüştür.【52】 Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki 23 Aralık 1986 ve 6 Şubat 1987 tarihli nota teatisi sonucunda, 1978’de belirlenen kıta sahanlığı sınırının münhasır ekonomik bölgeler bakımından da geçerli olması kabul edilmiştir.【53】
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Türkiye ile Gürcistan arasında 14 Temmuz 1997’de imzalanan protokolle, daha önce belirlenen karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarının Türkiye–Gürcistan deniz sınırı bakımından geçerliliği teyit edilmiştir.【54】 Türkiye’nin Karadeniz’deki batı yönündeki sınırı ise Bulgaristan ile 4 Aralık 1997’de imzalanan anlaşmayla belirlenmiştir. Bu anlaşma Mutludere/Rezovska Nehri’nin ağız bölgesindeki kara sınırının bitiş noktasının yanı sıra iki devlet arasındaki karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarını düzenlemiştir.【55】
Karadeniz, Türkiye’nin karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlarının ikili anlaşmalarla en kapsamlı biçimde belirlendiği deniz alanıdır.
Ege Denizi, Türk tarih yazımında ve Osmanlı dönemine ilişkin bazı çalışmalarda Adalar Denizi adıyla da anılmaktadır. Ege Denizi, Anadolu ile Yunanistan ana karası arasında yer alan ve çok sayıda ada, adacık ve kayalığın bulunduğu yarı kapalı bir denizdir. Bu coğrafi yapı, karşılıklı kıyılardan kaynaklanan deniz alanlarının çakışmasına yol açmakta ve karasuları, kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarını doğrudan etkilemektedir.【56】
Türkiye ve Yunanistan Ege Denizi’nde genel olarak altı deniz mili genişliğinde karasuları uygulamaktadır. Yunanistan, karasularını 12 deniz miline kadar genişletme hakkının uluslararası hukuktan kaynaklandığını savunmaktadır. Türkiye’nin resmî yaklaşımına göre ise Ege’nin dar ve adalarla parçalanmış coğrafyasında böyle bir genişleme, açık deniz alanlarını ve Türkiye’nin Ege’ye erişimini önemli ölçüde daraltarak hakkaniyetsiz bir sonuç doğuracaktır.【57】 Karasularının genişliği, devletlerin egemenlik alanlarının yanı sıra kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge bakımından sınırlandırılabilecek alanların kapsamını da etkilemektedir.【58】
Ege kıta sahanlığı uyuşmazlığı, 1970’li yıllarda deniz tabanındaki doğal kaynaklara ilişkin ruhsatlandırma ve araştırma faaliyetleriyle belirginleşmiştir.【59】 Türkiye, sınırlandırmanın Ege’nin özel coğrafi koşulları, ana kara kıyılarının uzunluğu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak anlaşma yoluyla yapılması gerektiğini savunmaktadır. Yunanistan ise Ege adalarının da kıta sahanlığına sahip olduğunu ve sınırlandırmada Türkiye kıyıları ile en doğudaki Yunan adaları arasındaki eşit uzaklık çizgisinin esas alınması gerektiğini ileri sürmektedir. Tarafların farklı yaklaşımları nedeniyle Ege’de kıta sahanlığı sınırı henüz bir anlaşmayla belirlenmemiştir.【60】
Yunanistan, kıta sahanlığı uyuşmazlığını 10 Ağustos 1976’da Uluslararası Adalet Divanına taşımış ve Türkiye’nin araştırma faaliyetlerine karşı geçici önlemler alınmasını istemiştir. Divan, 11 Eylül 1976 tarihli kararında geçici önlem talebini kabul etmemiştir.【61】 Divan, 19 Aralık 1978 tarihli kararında ise Yunanistan’ın dayandığı belgelerin uyuşmazlığın esasını inceleme yetkisi vermediği sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla Divanın 1978 tarihli kararı, Ege kıta sahanlığının nasıl sınırlandırılması veya adalara ne ölçüde etki verilmesi gerektiği konusunda bir hüküm içermemektedir.【62】
Divan süreci devam ederken taraflar 11 Kasım 1976’da Bern Mutabakatı’nı kabul etmiştir. Mutabakat, kıta sahanlığı sınırını belirlememiş; tarafların müzakereleri sürdürmesini ve görüşmeleri olumsuz etkileyebilecek tek taraflı girişimlerden kaçınmasını öngören bir çerçeve oluşturmuştur. Türkiye, Mutabakat’ın geçerliliğini koruduğu görüşündedir.【63】
Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’ye ilişkin bir münhasır ekonomik bölge sınırlandırması da yapılmamıştır. Türkiye’nin resmî yaklaşımında Ege’de karasuları ve kıta sahanlığı dışında bazı ada, adacık ve kayalıkların egemenliğiyle bağlantılı başka sorunların da bulunduğu belirtilmektedir. Yunanistan ise Ege’de çözüme kavuşturulması gereken temel uyuşmazlığı kıta sahanlığının sınırlandırılması olarak tanımlamaktadır. Taraflar böylece yalnızca çözüm yönteminde değil, uyuşmazlığın kapsamı konusunda da farklı görüşlere sahiptir.【64】
Doğu Akdeniz’de karşılıklı kıyılar arasındaki mesafelerin deniz yetki alanı taleplerinin çakışmasına yol açması, adaların coğrafi konumu ve kıyıdaş devletlerin farklı sınırlandırma yöntemlerini savunması, bölgedeki hukuki durumu karmaşıklaştırmaktadır.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ile 17 Şubat 2003’te ve İsrail ile 17 Aralık 2010’da münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşmaları imzalamıştır. Her iki anlaşmada sınır çizgileri coğrafi koordinatlarla belirlenmiş ve üçüncü devletlerle gelecekte yapılabilecek sınırlandırmaları dikkate alan hükümler öngörülmüştür. Bu anlaşmalar Doğu Akdeniz’in belirli kesimlerinde ikili sınırlar oluşturmuş, ancak bütün kıyıdaş devletleri kapsayan ortak bir sınırlandırma düzeni meydana getirmemiştir.【65】
Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türklerini ve adanın tamamını tek başına temsil edemeyeceğini, ada çevresindeki doğal kaynaklarda her iki toplumun da hak sahibi olduğunu ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yaptığı anlaşmaların Türkiye’nin kıta sahanlığından kaynaklanan haklarını ihlal edemeyeceğini savunmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ise uluslararası hukuk uyarınca münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığındaki doğal kaynakları araştırma ve işletme konusunda egemen haklara sahip olduğunu ve kıyıdaş devletlerle deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmaları yapabileceğini ileri sürmektedir. Kıbrıs çevresindeki uyuşmazlık yalnızca sınırlandırmaya değil, doğal kaynaklar üzerindeki hak sahipliği ve adanın temsili meselesine de ilişkindir.【66】
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 21 Eylül 2011’de imzalanan Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşma, iki tarafın kıta sahanlıklarının bir bölümünü 27 coğrafi koordinatın birleştirilmesiyle oluşan çizgi üzerinden sınırlandırmıştır.【67】 Anlaşmanın ardından Türkiye ve KKTC, Doğu Akdeniz’de ruhsatlandırma ve araştırma faaliyetleri yürütmüş; Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı deniz yetki alanı ve ruhsatlandırma uygulamalarını tanımadığını açıklamıştır.【68】
Türkiye’nin Doğu Akdeniz yaklaşımında ana kara kıyılarının uzunluğu, kıyıların yönelimi, kıyısal projeksiyonların kesilmemesi ve hakkaniyete uygun sonuç öne çıkmaktadır. Türkiye, Anadolu kıyılarına yakın konumdaki Meis’e, Türkiye’nin uzun kıyısal uzanımını kesecek ölçüde kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge etkisi verilmemesi gerektiğini savunmaktadır. Yunanistan ise adaların da deniz yetki alanlarına sahip olduğunu ve sınırlandırmada ilgili kıyı olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürmektedir. Temel görüş ayrılığı, adaların deniz alanı oluşturabilmesinden çok sınırlandırmada bu adalara verilecek etkinin derecesinde yoğunlaşmaktadır.【69】
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığına ilişkin koordinatlarını ve hukuki görüşlerini Birleşmiş Milletlere bildirmiştir. Türkiye’nin 13 Kasım 2019 tarihli A/74/550 sayılı mektubunda sınırlandırmanın ilgili devletler arasında anlaşmayla ve hakkaniyet temelinde yapılması gerektiği savunulmuş; Türkiye’nin kıta sahanlığının dış sınırlarına ilişkin koordinatlara yer verilmiştir.【70】 Bu tür bildirimler üzerinde uzlaşılmış bir sınır oluşturmamakta, devletlerin hukuki iddialarını uluslararası topluma açıklamaktadır.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge Sınırları (Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, taraflar arasındaki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırının bir kesimini iki uç koordinat üzerinden belirlemiştir. Mutabakat 8 Aralık 2019’da yürürlüğe girmiş ve 11 Aralık 2019’da Birleşmiş Milletler Sekreterliğine 56119 numarayla kaydettirilmiştir.【71】 Türkiye ve Libya, sınırlandırmanın ana kara kıyıları ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak yapıldığını bildirmiştir.
Yunanistan, Mutabakat’ın üçüncü devletlerin haklarını ve Yunan adalarından kaynaklandığını ileri sürdüğü deniz alanlarını dikkate almadığını savunmuştur. Yunanistan ayrıca Mutabakat’ın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmadığını ve bu nedenle Libya Siyasi Anlaşması uyarınca geçerli biçimde akdedilmediğini ileri sürmüştür.【72】 Türkiye ise Yunan adalarına Türkiye ile Libya’nın ana kara kıyıları arasındaki deniz alanını kesecek ölçüde etki verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını belirtmektedir. Türkiye–Libya Mutabakatı’nın konu olduğu uyuşmazlık hakkında uluslararası bir yargı organınca verilmiş bağlayıcı bir sınırlandırma kararı bulunmamaktadır.
Yunanistan ile Mısır arasında 6 Ağustos 2020’de imzalanan kısmi münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşması, iki ülke arasındaki deniz alanının yalnızca belirli bir bölümünü düzenlemiştir. Anlaşma 2 Eylül 2020’de yürürlüğe girmiş ve Birleşmiş Milletler Sekreterliğine 56237 numarayla kaydedilmiştir.【73】 Türkiye, anlaşmayla belirlenen hattın kendi kıta sahanlığı ve Türkiye–Libya Mutabakatı’nın kapsadığı alanla çakıştığını belirtmiş; Yunanistan ile Mısır ise imzalanan anlaşmada sınırlandırmanın uluslararası hukuk temelinde gerçekleştirildiğini savunmuştur.【74】
Doğu Akdeniz’de bütün kıyıdaş devletleri kapsayan ve genel kabul gören tek bir sınırlandırma düzeni bulunmamaktadır. Bazı alanlar ikili anlaşmalarla sınırlandırılmış, bazı alanlara ilişkin koordinatlar Birleşmiş Milletlere bildirilmiş, bazı kesimlerde ise devletlerin iddiaları çakışmıştır. Kesin ve ilgili taraflar bakımından bağlayıcı sınırların oluşması, yeni anlaşmalar yapılmasına veya devletlerin yetkisini kabul edeceği uluslararası uyuşmazlık çözüm yollarına başvurulmasına bağlıdır.
Türkiye’nin deniz yetki alanları; denizlerdeki egemenlik, egemen haklar ve yargı yetkisinin coğrafi kapsamının belirlenmesi ve korunması bakımından stratejik önem taşımaktadır. Karasularında devlet egemenliği geçerliyken kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgede doğal kaynakların araştırılması ve işletilmesi gibi belirli amaçlara yönelik egemen haklar kullanılmaktadır. Bu hukuki ayrım, Türkiye’nin çevre denizlerde yürütebileceği faaliyetlerin ve kullanabileceği yetkilerin kapsamını belirlemektedir.【75】

Türkiye, KKTC ve GKRY’nin Doğu Akdeniz’deki Hidrokarbon Arama Ruhsat Sahaları (Dışişleri Bakanlığı)
Deniz sınırlarının belirlenmesi; doğal kaynaklara ilişkin ruhsatlandırma, araştırma, sondaj ve işletme faaliyetleri ile kıyı devletinin denetim yetkilerinin kullanılması bakımından hukuki belirlilik sağlamaktadır. Buna karşılık hak iddialarının çakıştığı veya sınırlandırmanın tamamlanmadığı bölgelerde yürütülen faaliyetler, kıyıdaş devletler arasında hukuki ve siyasi uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Sınırların anlaşmayla belirlenmesi, tarafların hak ve yetkilerinin coğrafi kapsamının açıklığa kavuşmasına katkı sağlamaktadır.
Deniz yetki alanlarının korunması, deniz güvenliği ve kamu düzeninin sağlanmasıyla da bağlantılıdır. Türkiye’de bu alandaki kolluk görevlerinin önemli bir bölümü Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülmektedir. 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu’na göre Komutanlık; Türkiye’nin sahilleri, iç suları, liman ve körfezleri, karasuları ile ulusal ve uluslararası hukuk uyarınca Türkiye’nin egemenlik ve denetimi altında bulunan diğer deniz alanlarında görev yapan silahlı bir genel kolluk kuvvetidir.【76】

Türk Arama Kurtarma Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı)
Deniz güvenliği; kaçakçılık, düzensiz göç, insan ticareti, yasa dışı balıkçılık, deniz kirliliği ve deniz tesislerine yönelik hukuka aykırı eylemlerle mücadeleyi de kapsamaktadır. Sahil Güvenlik Komutanlığı bu çerçevede güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması, suçların önlenmesi, su ürünleri mevzuatına aykırı faaliyetlerin denetlenmesi ve arama-kurtarma faaliyetlerine katılım gibi görevler yürütmektedir.【77】
Denizlerdeki doğal kaynaklar ile sondaj platformları, enerji tesisleri, deniz altı boru hatları ve haberleşme kabloları da Türkiye açısından stratejik değer taşımaktadır. Kıyı devletinin söz konusu kaynak ve altyapılar üzerindeki yetkileri, bulundukları deniz alanının hukuki statüsüne göre değişmektedir.【78】
Bu çerçevede Türkiye’nin deniz yetki alanlarının korunması; hukuki düzenlemeler, diplomatik faaliyetler, savunma kapasitesi ve kolluk uygulamalarıyla birlikte değerlendirilmektedir. Deniz yetki alanlarına ilişkin hukuki ve kurumsal düzenlemelerin açıklığı, bu alanlardaki hak ve yetkilerin kullanılmasını ve korunmasını etkileyen unsurlardan biridir.
Aydın, Yusuf Alperen. “18. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege (Adalar) Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri.” Osmanlı Araştırmaları 45 (2015): 161–184. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/723262
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu. “Letter Dated 13 November 2019 from the Permanent Representative of Turkey to the United Nations Addressed to the Secretary-General.” BM Belgesi A/74/550, 15 Kasım 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://digitallibrary.un.org/record/3836918/files/A_74_550-EN.pdf
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu. “Note Verbale Dated 14 August 2020 from the Permanent Mission of Turkey to the United Nations Addressed to the Secretary-General.” BM Belgesi A/74/990, 18 Ağustos 2020. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://digitallibrary.un.org/record/3877402
Birleşmiş Milletler. Convention on the Continental Shelf. Cenevre, 29 Nisan 1958. United Nations Treaty Series 499: 311–320. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://legal.un.org/ilc/texts/instruments/english/conventions/8_1_1958_continental_shelf.pdf
Birleşmiş Milletler. Convention on the Territorial Sea and the Contiguous Zone. Cenevre, 29 Nisan 1958. United Nations Treaty Series 516: 205–224. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/Volume%20516/volume-516-I-7477-English.pdf
Birleşmiş Milletler. United Nations Convention on the Law of the Sea. Montego Bay, 10 Aralık 1982. New York: Birleşmiş Milletler, 1983. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/depts/los/convention_agreements/texts/unclos/unclos_e.pdf
Demir, İsmail. “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları Üzerine Bazı Düşünceler.” Adalet Dergisi, no. 65 (2020): 27–50. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1466614
Denizeau, Aurélien. Mavi Vatan, the “Blue Homeland”: The Origins, Influences and Limits of an Ambitious Doctrine for Turkey. Paris: Institut français des relations internationales, 2021. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://ifri.org/sites/default/files/migrated_files/documents/atoms/files/denizeau_mavi_vatan_turkey_2021.pdf
Dinçer, Sümeyye Dilara. “Türkiye Deniz Mekansal Planlaması Haritası, IOC-UNESCO Nezdinde Türkiye Tarafından Tescil Ettirildi.” Anadolu Ajansı, 17 Haziran 2025. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://aa.com.tr/tr/gundem/turkiye-deniz-mekansal-planlamasi-haritasi-ioc-unesco-nezdinde-turkiye-tarafindan-tescil-ettirildi/3602291
Ertuğrul, Ümmühan Elçin. “Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine Göre Kıyı Devletinin Egemen Hakları.” Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 21, no. 1 (2017): 41–81. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/788965
Kıbrıs Cumhuriyeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti. “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone.” Kahire, 17 Şubat 2003. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/EGY-CYP2003EZ.pdf
Kıbrıs Cumhuriyeti. “Letter Dated 15 June 2012 from the Permanent Representative of Cyprus to the United Nations Addressed to the Secretary-General.” BM Belgesi A/66/851, 19 Haziran 2012. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://digitallibrary.un.org/record/729585/files/A_66_851-EN.pdf
Lozan Sulh Muahedenamesi. Düstur, 3. tertip, c. 5. İstanbul: Necmi İstikbal Matbaası, 1931. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2016/11/3-Lozan13-357.pdf
Sali, Ömer Miraç. “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Doğu Akdeniz Adaları.” Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi 5, no. 1 (2022): 38–61. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2331997
Treves, Tullio. “1958 Geneva Conventions on the Law of the Sea.” United Nations Audiovisual Library of International Law (2008). Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://legal.un.org/avl/pdf/ha/gclos/gclos_e.pdf
Treves, Tullio. “United Nations Convention on the Law of the Sea.” United Nations Audiovisual Library of International Law (2008). Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://legal.un.org/avl/pdf/ha/uncls/uncls_e.pdf
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması: Türkiye’nin Siyasi ve Hukuki Tezleri, Sahadaki Uygulamaları. 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/data/dogu-akdeniz-deniz-yetki-alanlarinin-sinirlandirilmasi.pdf
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. Maritime Delimitation and Offshore Activities. 27 Mayıs 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/site_media/html/maritime-delimitation-27-5-2019-presentation.pdf
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “Background Note on Aegean Disputes.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/background-note-on-aegean-disputes.en.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “Başlıca Ege Denizi Sorunları.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “SC-73, 1 Aralık 2019, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un Yunanistan ve Mısır Açıklamaları Hakkındaki Soruya Cevabı.” 1 Aralık 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/sc_-73_-yunanistan-ve-misir-aciklamalari-hk-sc.tr.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “The Breadth of Territorial Waters.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/the-breadth-of-territorial-waters.en.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “The Delimitation of the Aegean Continental Shelf.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/the-delimitation-of-the-aegean-continental-shelf.en.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. “Türkiye’nin Ege Sorunlarının Çözümüne İlişkin Görüşleri.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://mfa.gov.tr/ege-sorunlarinin-cozumu-konusunda-turkiyenin-gorusleri.tr.mfa
Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı. “Mavi Vatan-2019 Taktik Tatbikatı Basın Bilgi Notu.” 25 Şubat 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://msb.gov.tr/Basin-ve-Yayin/Aciklamalar/mavi-vatan-2019-taktik-tatbikati-basin-bilgi-notu-2522019
Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Cumhuriyeti. “Agreement between the Republic of Turkey and the Republic of Bulgaria on the Determination of the Boundary in the Mouth Area of the Rezovska/Mutludere River and Delimitation of the Maritime Areas between the Two States in the Black Sea.” Sofya, 4 Aralık 1997. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-BGR1997MB.PDF
Türkiye Cumhuriyeti ve Gürcistan. “Protocol between the Government of the Republic of Turkey and the Government of Georgia on the Confirmation of the Maritime Boundaries between Them in the Black Sea.” Tiflis, 14 Temmuz 1997. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-GEO1997BS.PDF
Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. “Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Arasında Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşma.” New York, 21 Eylül 2011. 6344 sayılı uygun bulma kanunu, Resmî Gazete, no. 28351, 12 Temmuz 2012. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc096/kanuntbmmc096/kanuntbmmc09606344.pdf
Türkiye Cumhuriyeti ve Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti. “Memorandum of Understanding between the Government of the Republic of Turkey and the Government of National Accord–State of Libya on Delimitation of the Maritime Jurisdiction Areas in the Mediterranean.” İstanbul, 27 Kasım 2019. Birleşmiş Milletler kayıt no. 56119. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/No%20Volume/56119/Part/I-56119-080000028056605a.pdf
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. “Agreement between the Government of the Republic of Turkey and the Government of the Union of Soviet Socialist Republics Concerning the Delimitation of the Continental Shelf between the Republic of Turkey and the Union of Soviet Socialist Republics in the Black Sea.” Moskova, 23 Haziran 1978. Birleşmiş Milletler kayıt no. 20344. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-RUS1978CS.PDF
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. “Exchange of Notes Constituting an Agreement on the Delimitation of the USSR and Turkey Economic Zone in the Black Sea.” 23 Aralık 1986–6 Şubat 1987. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/RUS-TUR1987EZ.PDF
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. “Protocol Concerning the Establishment of the Maritime Boundary between Soviet and Turkish Territorial Waters in the Black Sea.” Ankara, 17 Nisan 1973. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/GEO-TUR1973MB.PDF
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı. “Görevler.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://sg.gov.tr/gorevler
Türkiye Cumhuriyeti. “5.12.1986 Tarihli ve 86/11264 Sayılı Kararnamenin Eki Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkında Karar.” Resmî Gazete, no. 19314, 17 Aralık 1986. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://resmigazete.gov.tr/arsiv/19314.pdf
Türkiye Cumhuriyeti. “Karasuları Kanunu.” Kanun No. 2674, 20 Mayıs 1982. Resmî Gazete, no. 17708, 29 Mayıs 1982. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc065/kanunmgkc065/kanunmgkc06502674.pdf
Türkiye Cumhuriyeti. “Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu.” Kanun No. 2692, 9 Temmuz 1982. Resmî Gazete, 13 Temmuz 1982, no. 17753. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://sg.gov.tr/kurumlar/sg.gov.tr/mevzuatlar/kanun/sahilguvenlik.pdf
Türkiye Cumhuriyeti. “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti Arasında Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun.” Kanun No. 7195, 5 Aralık 2019. Resmî Gazete, no. 30971, 7 Aralık 2019. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D27/Y3/T2/KanunMetni/a66d1512-c154-4125-80ae-0367cf9e8930.html
Uluslararası Adalet Divanı. Aegean Sea Continental Shelf (Greece v. Turkey), 19 Aralık 1978 tarihli karar. I.C.J. Reports 1978, 3–45. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/62/062-19781219-JUD-01-00-EN.pdf
Uluslararası Adalet Divanı. Aegean Sea Continental Shelf (Greece v. Turkey), Interim Protection, 11 Eylül 1976 tarihli Geçici Koruma Kararı. I.C.J. Reports 1976, 3–44. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/62/062-19760911-ORD-01-00-EN.pdf
Uluslararası Adalet Divanı. Continental Shelf (Libyan Arab Jamahiriya/Malta), 3 Haziran 1985 tarihli karar. I.C.J. Reports 1985, 13–187. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/68/068-19850603-JUD-01-00-EN.pdf
Uluslararası Adalet Divanı. Maritime Delimitation in the Black Sea (Romania v. Ukraine), 3 Şubat 2009 tarihli karar. I.C.J. Reports 2009, 61–219. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/132/132-20090203-JUD-01-00-EN.pdf
Uluslararası Adalet Divanı. North Sea Continental Shelf (Federal Republic of Germany/Denmark; Federal Republic of Germany/Netherlands), 20 Şubat 1969 tarihli karar. I.C.J. Reports 1969, 3–56. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/51/051-19690220-JUD-01-00-EN.pdf
Uluslararası Adalet Divanı. “Statute of the International Court of Justice.” Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://icj-cij.org/statute
Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi. Dispute concerning Delimitation of the Maritime Boundary between Bangladesh and Myanmar in the Bay of Bengal (Bangladesh/Myanmar). 14 Mart 2012 tarihli karar. ITLOS Reports 2012, 4–134. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://itlos.org/fileadmin/itlos/documents/cases/case_no_16/published/C16-14_mar_12_Judgment.pdf
Uluslararası Hukuk Komisyonu. Draft Conclusions on Identification of Customary International Law, with Commentaries. 2018. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://legal.un.org/ilc/texts/instruments/english/commentaries/1_13_2018.pdf
Yavuz, Talha. “Türkiye ile Libya Arasındaki Anlaşma Bölgenin ‘Enerjisini’ Artıracak.” Anadolu Ajansı, 14 Aralık 2019. Güncelleme 13 Ocak 2020. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://aa.com.tr/tr/libya/turkiye-ile-libya-arasindaki-anlasma-bolgenin-enerjisini-artiracak-/1673492
Yaycı, Cihat. Mavi Vatan: “Bir Harita ve Bir Doktrin Kitabı”: Türkiye’nin Denizlerdeki Misak-ı Millî’si. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınevi, 2022. DOI: 10.26650/B/SS25.2022.01. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://cdn.istanbul.edu.tr/file/JTA6CLJ8T5/80BC751BC4644BEA8CFAC2DC0CBA82A7
Yaycı, Cihat. “Doğu Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Libya’nın Rolü ve Etkisi.” Güvenlik Stratejileri Dergisi 7, no. 14 (2011): 17–42. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84509
Yunanistan Cumhuriyeti Hükûmeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti. “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone between the Two Countries.” Kahire, 6 Ağustos 2020. Birleşmiş Milletler kayıt no. 56237. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/No%20Volume/56237/Part/I-56237-080000028058a22f.pdf
Yunanistan Cumhuriyeti. “Letter Dated 14 February 2020 from the Permanent Representative of Greece to the United Nations Addressed to the Secretary-General.” BM Belgesi A/74/706, 19 Şubat 2020. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://digitallibrary.un.org/record/3853066/files/A_74_706-EN.pdf
Çelikkol, A. Oğuz, ve Sibel Karabel. “Türkiye-Yunanistan İlişkileri ve Denizden Kaynaklanan Uluslararası Sorunlar.” Bilge Strateji 9, no. 16 (2017): 13–31. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/677298
Özman, Aydoğan. “Lozan Andlaşmalarında Ege Adalarının Hukuki Statüsü.” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi 43, no. 3 (1988): 197–206. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/38305
İnce, Fuat. “Lozan Barış Antlaşması ve Ege Adaları.” Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi 14, no. 53 (2013): 101–128. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/617761
İsrail Devleti Hükûmeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmeti. “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone.” Lefkoşa, 17 Aralık 2010. United Nations Treaty Series 2740, Birleşmiş Milletler kayıt no. 48387. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/cyp_isr_eez_2010.pdf
Şahin, Kenan. “Ege Denizi’nde Yetki Alanları Paylaşımının Öncülü: Karasuları Sorunu.” Güvenlik Stratejileri Dergisi 17, no. 40 (2021): 705–725. Erişim tarihi: 28 Temmuz 2026. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2104568
[1]
İsmail Demir, “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları Üzerine Bazı Düşünceler,” Adalet Dergisi, no. 65 (2020): 29, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1466614
[2]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea (Montego Bay, 10 Aralık 1982; New York: Birleşmiş Milletler, 1983), md. 2, 33, 56 ve 77, https://www.un.org/depts/los/convention_agreements/texts/unclos/unclos_e.pdf
[3]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 2(1)–(2) ve 3.
[4]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 17–19, 21 ve 24(1).
[5]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 33; Demir, “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları,” 34.
[6]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 76(1) ve (4)–(6).
[7]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 77(1)–(3) ve 78(1).
[8]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 55, 56(1)(a) ve 57.
[9]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 56(1)(b), 58(1) ve 60.
[10]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 56(1)(a), 76(1) ve 77(3); Ümmühan Elçin Ertuğrul, “Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine Göre Kıyı Devletinin Egemen Hakları,” Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 21, no. 1 (2017): 55, 75–76, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/788965
[11]
Lozan Sulh Muahedenamesi, Düstur, 3. tertip, c. 5 (İstanbul: Necmi İstikbal Matbaası, 1931), 13, https://ttk.gov.tr/wp-content/uploads/2016/11/3-Lozan13-357.pdf; Fuat İnce, “Lozan Barış Antlaşması ve Ege Adaları,” Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi 14, no. 53 (2013): 121, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/617761
[12]
Lozan Sulh Muahedenamesi, md. 6, 12 ve 15–16; Aydoğan Özman, “Lozan Andlaşmalarında Ege Adalarının Hukuki Statüsü,” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi 43, no. 3 (1988): 200–201, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/38305
[13]
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Lozan Sulh Muahedenamesi, md. 6, 12 ve 15–16; İnce, “Lozan Barış Antlaşması ve Ege Adaları,” 121–124; Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 121.
[14]
Tullio Treves, “1958 Geneva Conventions on the Law of the Sea,” United Nations Audiovisual Library of International Law (2008), 1–2, https://legal.un.org/avl/pdf/ha/gclos/gclos_e.pdf
[15]
Birleşmiş Milletler, Convention on the Territorial Sea and the Contiguous Zone, Cenevre, 29 Nisan 1958, United Nations Treaty Series 516: 205–224, md. 3–24, https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/Volume%20516/volume-516-I-7477-English.pdf; Birleşmiş Milletler, Convention on the Continental Shelf, Cenevre, 29 Nisan 1958, United Nations Treaty Series 499: 311–320, md. 1–2, https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/Volume%20499/volume-499-I-7302-English.pdf; Treves, “1958 Geneva Conventions,” 2–3.
[16]
Treves, “1958 Geneva Conventions,” 2–3.
[17]
Tullio Treves, “United Nations Convention on the Law of the Sea,” United Nations Audiovisual Library of International Law (2008), 2–3, https://legal.un.org/avl/pdf/ha/uncls/uncls_e.pdf
[18]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, böl. II–XV ve XVII; Treves, “United Nations Convention on the Law of the Sea,” 3.
[19]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 3, 55–58, 77(3) ve 87; Treves, “United Nations Convention on the Law of the Sea,” 3–4.
[20]
İsmail Demir, “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları,” 30.
[21]
Aurélien Denizeau, Mavi Vatan, the “Blue Homeland”: The Origins, Influences and Limits of an Ambitious Doctrine for Turkey (Paris: Institut français des relations internationales, 2021), 6–8, https://www.ifri.org/sites/default/files/migrated_files/documents/atoms/files/denizeau_mavi_vatan_turkey_2021.pdf
[22]
Aurélien Denizeau, Mavi Vatan, 7; Cihat Yaycı, “Doğu Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Libya’nın Rolü ve Etkisi,” Güvenlik Stratejileri Dergisi 7, no. 14 (2011): 29–35, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84509
[23]
Denizeau, Mavi Vatan, 7–8, 19–23; Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, “Mavi Vatan-2019 Taktik Tatbikatı Basın Bilgi Notu,” 25 Şubat 2019, https://www.msb.gov.tr/Basin-ve-Yayin/Aciklamalar/mavi-vatan-2019-taktik-tatbikati-basin-bilgi-notu-2522019
[24]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 15, 74(1) ve 83(1).
[25]
Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea (Romania v. Ukraine), 3 Şubat 2009 tarihli karar, I.C.J. Reports 2009, 101–103, par. 115–122, https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/132/132-20090203-JUD-01-00-EN.pdf
[26]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 74(1) ve 83(1).
[27]
Uluslararası Adalet Divanı, Continental Shelf (Libyan Arab Jamahiriya/Malta), 3 Haziran 1985 tarihli karar, I.C.J. Reports 1985, 41, par. 50, https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/68/068-19850603-JUD-01-00-EN.pdf; Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea, par. 164, 185 ve 201.
[28]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 15.
[29]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 74(1) ve 83(1); Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea, 101–103, par. 115–122.
[30]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 121.
[31]
Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea, 109–110, par. 149–150 ve 116–118, par. 185–188; Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, Dispute concerning Delimitation of the Maritime Boundary between Bangladesh and Myanmar in the Bay of Bengal (Bangladesh/Myanmar), 14 Mart 2012 tarihli karar, ITLOS Reports 2012, par. 317–319, https://www.itlos.org/fileadmin/itlos/documents/cases/case_no_16/published/C16-14_mar_12_Judgment.pdf
[32]
Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea, 109–110, par. 149–150 ve 116–118, par. 185–188; Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, Dispute concerning Delimitation of the Maritime Boundary between Bangladesh and Myanmar in the Bay of Bengal, par. 152, 168–169, 317–319.
[33]
Uluslararası Adalet Divanı, North Sea Continental Shelf (Federal Republic of Germany/Denmark; Federal Republic of Germany/Netherlands), 20 Şubat 1969 tarihli karar, I.C.J. Reports 1969, 41–46, par. 69–81; 49–50, par. 85; 53–54, par. 101(C)(1), https://www.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/51/051-19690220-JUD-01-00-EN.pdf
[34]
Uluslararası Adalet Divanı, Continental Shelf (Libyan Arab Jamahiriya/Malta), 38–40, par. 45–48.
[35]
Uluslararası Adalet Divanı, Maritime Delimitation in the Black Sea, 101–103, par. 115–122.
[36]
Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi, Dispute concerning Delimitation of the Maritime Boundary between Bangladesh and Myanmar in the Bay of Bengal, par. 233–240, 291–297.
[37]
Uluslararası Adalet Divanı, Statute of the International Court of Justice, md. 38(1)(a)–(d), https://www.icj-cij.org/statute
[38]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 74(1) ve 83(1).
[39]
Uluslararası Hukuk Komisyonu, Draft Conclusions on Identification of Customary International Law, with Commentaries (2018), sonuç 2 ve buna ilişkin açıklamalar, https://legal.un.org/ilc/texts/instruments/english/commentaries/1_13_2018.pdf; Uluslararası Adalet Divanı, North Sea Continental Shelf, par. 77–78.
[40]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 74(1), 83(1), 286–287; Uluslararası Adalet Divanı, Statute of the International Court of Justice, md. 36, 38(1)(d) ve 59.
[41]
İsmail Demir, “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları,” 30; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması: Türkiye’nin Siyasi ve Hukuki Tezleri, Sahadaki Uygulamaları (2019), slayt 14, https://www.mfa.gov.tr/data/dogu-akdeniz-deniz-yetki-alanlarinin-sinirlandirilmasi.pdf; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Maritime Delimitation and Offshore Activities, 27 Mayıs 2019, slayt 9–11, https://www.mfa.gov.tr/site_media/html/maritime-delimitation-27-5-2019-presentation.pdf
[42]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Maritime Delimitation and Offshore Activities, slayt 9–10.
[43]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması, slayt 14; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Maritime Delimitation and Offshore Activities, slayt 13–16 ve 34.
[44]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması, slayt 27–28 ve 35; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “SC-73, 1 Aralık 2019, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un Yunanistan ve Mısır Açıklamaları Hakkındaki Soruya Cevabı,” 1 Aralık 2019, https://www.mfa.gov.tr/sc_-73_-yunanistan-ve-misir-aciklamalari-hk-sc.tr.mfa
[45]
Türkiye Cumhuriyeti, “Karasuları Kanunu,” Kanun No. 2674, 20 Mayıs 1982, Resmî Gazete, no. 17708, 29 Mayıs 1982, md. 1–2, https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc065/kanunmgkc065/kanunmgkc06502674.pdf
[46]
Türkiye Cumhuriyeti, “Karasuları Kanunu,” md. 3–5.
[47]
Türkiye Cumhuriyeti, “5.12.1986 Tarihli ve 86/11264 Sayılı Kararnamenin Eki Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkında Karar,” Resmî Gazete, no. 19314, 17 Aralık 1986, md. 1–4, https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/19314.pdf
[48]
Türkiye Cumhuriyeti, “Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Arasında Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,” Kanun No. 6344, 29 Haziran 2012, Resmî Gazete, no. 28351, 12 Temmuz 2012, md. 1, https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc096/kanuntbmmc096/kanuntbmmc09606344.pdf; Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, “Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşma,” 21 Eylül 2011, md. 1 ve ek.
[49]
Türkiye Cumhuriyeti, “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti Arasında Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,” Kanun No. 7195, 5 Aralık 2019, Resmî Gazete, no. 30971, 7 Aralık 2019, md. 1, https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D27/Y3/T2/KanunMetni/a66d1512-c154-4125-80ae-0367cf9e8930.html; Türkiye Cumhuriyeti ve Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti, “Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası,” 27 Kasım 2019, md. 1 ve ek 1–2, https://www.un.org/depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/Turkey_11122019_%28HC%29_MoU_Libya-Delimitation-areas-Mediterranean.pdf
[50]
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, “Protocol Concerning the Establishment of the Maritime Boundary between Soviet and Turkish Territorial Waters in the Black Sea,” 17 Nisan 1973, md. 1 ve 5 ile ek, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/GEO-TUR1973MB.PDF
[51]
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, “Agreement Concerning the Delimitation of the Continental Shelf between the Republic of Turkey and the Union of Soviet Socialist Republics in the Black Sea,” 23 Haziran 1978, md. 1 ve 4 ile ek, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-RUS1978CS.PDF
[52]
Türkiye Cumhuriyeti, “Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi Hakkında Karar,” md. 1–3.
[53]
Türkiye Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, “Exchange of Notes Constituting an Agreement on the Delimitation of the USSR and Turkey Economic Zone in the Black Sea,” 23 Aralık 1986–6 Şubat 1987, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/RUS-TUR1987EZ.PDF
[54]
Türkiye Cumhuriyeti ve Gürcistan, “Protocol on the Confirmation of the Maritime Boundaries between Them in the Black Sea,” 14 Temmuz 1997, md. 1–2, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-GEO1997BS.PDF
[55]
Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Cumhuriyeti, “Agreement on the Determination of the Boundary in the Mouth Area of the Rezovska/Mutludere River and Delimitation of the Maritime Areas between the Two States in the Black Sea,” 4 Aralık 1997, md. 1, 3–4 ve ilgili ekler, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/TUR-BGR1997MB.PDF
[56]
Yusuf Alperen Aydın, “18. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Ege (Adalar) Denizi ve Doğu Akdeniz’e Yönelik Güvenlik Parametreleri,” Osmanlı Araştırmaları 45 (2015): 161, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/723262; Kenan Şahin, “Ege Denizi’nde Yetki Alanları Paylaşımının Öncülü: Karasuları Sorunu,” Güvenlik Stratejileri Dergisi 17, no. 40 (2021): 712–713, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2104568
[57]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “The Breadth of Territorial Waters,” https://www.mfa.gov.tr/the-breadth-of-territorial-waters.en.mfa
[58]
Şahin, “Ege Denizi’nde Yetki Alanları Paylaşımının Öncülü,” 720–722.
[59]
Şahin, “Ege Denizi’nde Yetki Alanları Paylaşımının Öncülü,” 715.
[60]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “The Delimitation of the Aegean Continental Shelf,” https://www.mfa.gov.tr/the-delimitation-of-the-aegean-continental-shelf.en.mfa
[61]
Uluslararası Adalet Divanı, Aegean Sea Continental Shelf (Greece v. Turkey), 11 Eylül 1976 tarihli geçici koruma kararı, I.C.J. Reports 1976, 11–14, par. 31–42, https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/62/062-19760911-ORD-01-00-EN.pdf
[62]
Uluslararası Adalet Divanı, Aegean Sea Continental Shelf (Greece v. Turkey), 19 Aralık 1978 tarihli karar, I.C.J. Reports 1978, 44–45, par. 107–109, https://api.icj-cij.org/sites/default/files/case-related/62/062-19781219-JUD-01-00-EN.pdf
[63]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “Background Note on Aegean Disputes,” https://www.mfa.gov.tr/background-note-on-aegean-disputes.en.mfa
[64]
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “Başlıca Ege Denizi Sorunları,” https://www.mfa.gov.tr/baslica-ege-denizi-sorunlari.tr.mfa; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye’nin Ege Sorunlarının Çözümüne İlişkin Görüşleri,” https://www.mfa.gov.tr/ege-sorunlarinin-cozumu-konusunda-turkiyenin-gorusleri.tr.mfa; A. Oğuz Çelikkol ve Sibel Karabel, “Türkiye-Yunanistan İlişkileri ve Denizden Kaynaklanan Uluslararası Sorunlar,” Bilge Strateji 9, no. 16 (2017): 18–20, 29, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/677298
[65]
Kıbrıs Cumhuriyeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti, “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone,” Kahire, 17 Şubat 2003, md. 1(1)(b), 1(1)(e) ve 3, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/EGY-CYP2003EZ.pdf; İsrail Devleti Hükûmeti ve Kıbrıs Cumhuriyeti Hükûmeti, “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone,” Lefkoşa, 17 Aralık 2010, md. 1 ve 3, https://www.un.org/Depts/los/LEGISLATIONANDTREATIES/PDFFILES/TREATIES/cyp_isr_eez_2010.pdf
[66]
Birleşmiş Milletler, “Letter Dated 13 November 2019 from the Permanent Representative of Turkey to the United Nations Addressed to the Secretary-General,” BM Belgesi A/74/550, 15 Kasım 2019, 1–2, https://digitallibrary.un.org/record/3836918/files/A_74_550-EN.pdf; Kıbrıs Cumhuriyeti, “Letter Dated 15 June 2012 from the Permanent Representative of Cyprus to the United Nations Addressed to the Secretary-General,” BM Belgesi A/66/851, 19 Haziran 2012, ek, 1–2, https://digitallibrary.un.org/record/729585/files/A_66_851-EN.pdf
[67]
Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, “Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırılması Hakkında Anlaşma,” 21 Eylül 2011, md. 1 ve ek.
[68]
İsmail Demir, “Türk Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinin Hukuki Dayanakları,” 42.
[69]
Ömer Miraç Sali, “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Doğu Akdeniz Adaları,” Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi 5, no. 1 (2022): 52, 56, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2331997
[70]
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, “Letter Dated 13 November 2019,” A/74/550, 2 ve ek, 3–5.
[71]
Türkiye Cumhuriyeti ve Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti, “Memorandum of Understanding between the Government of the Republic of Turkey and the Government of National Accord–State of Libya on Delimitation of the Maritime Jurisdiction Areas in the Mediterranean,” İstanbul, 27 Kasım 2019, md. 1 ve 6, Birleşmiş Milletler kayıt no. 56119, https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/No%20Volume/56119/Part/I-56119-080000028056605a.pdf
[72]
Yunanistan, “Letter Dated 14 February 2020 from the Permanent Representative of Greece to the United Nations Addressed to the Secretary-General,” BM Belgesi A/74/706, 19 Şubat 2020, 1–3, https://digitallibrary.un.org/record/3853066/files/A_74_706-EN.pdf
[73]
Yunanistan Cumhuriyeti Hükûmeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti, “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone between the Two Countries,” Kahire, 6 Ağustos 2020, md. 1 ve 5, ek I–II, Birleşmiş Milletler kayıt no. 56237, https://treaties.un.org/doc/Publication/UNTS/No%20Volume/56237/Part/I-56237-080000028058a22f.pdf
[74]
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, “Note Verbale Dated 14 August 2020 from the Permanent Mission of Turkey to the United Nations Addressed to the Secretary-General,” BM Belgesi A/74/990, 18 Ağustos 2020, 1–2, https://digitallibrary.un.org/record/3877402/files/A_74_990-EN.pdf; Yunanistan Cumhuriyeti Hükûmeti ve Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti, “Agreement on the Delimitation of the Exclusive Economic Zone between the Two Countries,” başlangıç bölümü ve md. 1.
[75]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 2, 56 ve 77.
[76]
Türkiye Cumhuriyeti, “2692 Sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu,” kabul tarihi 9 Temmuz 1982, Resmî Gazete, no. 17753, 13 Temmuz 1982, md. 2 ve 4, https://www.sg.gov.tr/kurumlar/sg.gov.tr/mevzuatlar/kanun/sahilguvenlik.pdf
[77]
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, “Görevler,” https://www.sg.gov.tr/gorevler
[78]
Birleşmiş Milletler, United Nations Convention on the Law of the Sea, md. 56(1), 60, 79 ve 81.

Kapsam | Karasuları, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge ve ilgili deniz alanları | ||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
Çevre Denizler | Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz | ||||||||
Karadeniz | Deniz sınırlarının önemli bölümü ikili anlaşmalarla belirlenmiştir | ||||||||
Ege Denizi | Kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırması henüz sonuçlandırılmamıştır | ||||||||
Doğu Akdeniz | İkili anlaşmalar, BM’ye bildirilen koordinatlar ve çakışan hak iddiaları bulunmaktadır | ||||||||
MEB İlanı | Türkiye, 1986’da Karadeniz’de münhasır ekonomik bölge ilan etmiştir | ||||||||
Başlıca Sınırlandırma Anlaşmaları | Türkiye–SSCB, Türkiye–Bulgaristan, Türkiye–Gürcistan, Türkiye–KKTC ve Türkiye–Libya düzenlemeleri | ||||||||
BMDHS Durumu | Türkiye, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değildir | ||||||||
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Türkiye'nin Deniz Yetki Alanları" maddesi için tartışma başlatın
Kavramsal Çerçeve
Deniz Yetki Alanı Kavramı
Deniz Yetki Alanlarının Türleri
Karasuları
Bitişik Bölge
Kıta Sahanlığı
Münhasır Ekonomik Bölge
Tarihsel Gelişim
Lozan Barış Antlaşması
1958 Cenevre Deniz Hukuku Sözleşmeleri
1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi
Mavi Vatan Yaklaşımının Ortaya Çıkışı
Deniz Yetki Alanlarının Belirlenmesinde Esas Alınan İlkeler
Hakkaniyet İlkesi
Eşit Uzaklık (Orta Hat) İlkesi
Adaların Deniz Yetki Alanlarına Etkisi
Uluslararası Yargı Kararlarında Uygulamalar
Türkiye’nin Deniz Yetki Alanlarının Hukuki Çerçevesi
Uluslararası Hukuki Çerçeve
Türkiye’nin Hukuki Yaklaşımı
Türkiye’nin Ulusal Hukuki Düzenlemeleri
Türkiye’nin Deniz Yetki Alanları
Karadeniz
Ege Denizi (Adalar Denizi)
Doğu Akdeniz
Türkiye Açısından Stratejik Önemi