Benlik saygısı, bireyin kendine ilişkin yaptığı değerlendirmeleri, kendini ne ölçüde değerli bulduğunu ve benlik kavramını ne derece beğendiğini ifade eden psikolojik bir kavramdır. Daha teknik bir tanımla, bireyin mevcut benlik imgesi (gerçek benliği) ile ideal benliği (olmak istediği kişi) arasındaki farkı değerlendirmesi olarak açıklanır. Bu iki benlik algısı birbiriyle ne kadar örtüşürse, kişinin benlik saygısı o kadar yüksek olur. Benlik saygısı, yaşam boyu devam eden öğrenilmiş bir süreçtir.
Literatürde benlik saygısı farklı şekillerde kavramsallaştırılmıştır. Rosenberg, benlik saygısını bireyin kendine yönelik olumlu ya da olumsuz tutumları olarak tanımlarken , Coopersmith ise bireyin kendini yeterli, önemli, başarılı ve değerli olarak algılama derecesi olarak ele almıştır. Daha güncel bir yaklaşım ise benlik saygısını iki boyutlu bir yapı olarak inceler:
Bu iki boyut birleşerek bireyin genel benlik saygısını oluşturur.
Benlik saygısının temelleri erken çocukluk döneminde atılır ve bu süreçte ebeveyn tutumları büyük ölçüde belirleyicidir. Anne ve babaların sevgi dolu yönlendirmeleri, çocuğun kapasitesini geliştirmesine yardımcı olur. Çocuğu olduğu gibi kabul etmek, ona değer vermek, kararlara katılımını sağlamak ve empatik bir yaklaşım sergilemek gibi tutumlar benlik saygısının gelişimini olumlu yönde etkiler.
Okul öncesi dönemde (5-6 yaş) akademik benlik saygısı oluşmaya başlar. Bu aşamada ebeveynlerin yanı sıra öğretmenlerin tutumları da önem kazanır. Benliğin gelişimi açısından en önemli dönem ise ergenlik çağıdır. Bu dönemde benlik saygısı büyük ölçüde beden imajı tarafından belirlenir. Ergen, kimliğini oluşturma çabası içindeyken akran grupları, aileden sonra aidiyet, onaylanma ve kabul görme hissini sağlayan önemli bir sosyal çevre haline gelir.
Psikolojik işlevlerin merkezinde yer alan benlik saygısı, ruh sağlığı, davranışların motivasyonu ve kişilik bütünleşmesinde önemli bir faktördür.
Yüksek benlik saygısına sahip bireyler kendilerinden hoşnutturlar ve güçlü yanlarına, yeteneklerine odaklanırlar. Kendine güven, iyimserlik, başarma isteği ve zorluklar karşısında yılmama gibi olumlu nitelikler gösterirler. Bu kişiler, sosyal ilişkilerinde daha başarılı olma, grup içinde konuşmaya daha istekli olma, girişkenlik ve güçlü başa çıkma becerileri sergileme eğilimindedir.
Düşük benlik saygısı, benliğin değerini düşürücü yaşantılar sonucunda ortaya çıkar. Bu durumdaki bireylerde yüksek düzeyde kaygı, psikosomatik belirtiler ve depresyon görülebilir. Kendine güvenleri zayıf, başkalarına karşı bağımlı, utangaç, daha az yaratıcı ve daha otoriter olma eğilimindedirler. Ayrıca, düşük benlik saygısı, bireyin durumunu gerçekçi bir şekilde algılamasını ve değişim için harekete geçme yeteneğini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, depresyon, yeme bozuklukları, anksiyete gibi içsel problemlerle ve akademik başarısızlık, madde kullanımı gibi dışsal problemlerle ilişkilendirilmiştir.
Benlik saygısı, çeşitli psikolojik, sosyal ve fiziksel etmenlerden etkilenir.
Gelişimi
Düşük ve Yüksek Benlik Saygısının Özellikleri
Yüksek Benlik Saygısı
Düşük Benlik Saygısı
Benlik Saygısı ile İlişkili Etmenler
Psikolojik Faktörler
Sosyal ve Çevresel Faktörler
Fiziksel Faktörler
This article was created with the support of artificial intelligence.