2026 Irak Cumhurbaşkanlığı seçimi, ülkenin parlamento sistemi içinde dolaylı seçim yöntemi ile yürütülen siyasi bir süreçtir. Cumhurbaşkanı, Irak Temsilciler Meclisi tarafından seçilmektedir. Seçilecek cumhurbaşkanı, anayasa uyarınca yeni hükümeti kurmakla görevlendirilecek başbakan adayını atayan makamdır.
Seçim Tarihi ve Adaylar
Irak Temsilciler Meclisi’nde cumhurbaşkanlığı seçimi için 27 Ocak 2026 tarihinde bir oturum düzenlenmesi planlanmıştır. Ancak bu oturum, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK)’nin talebi üzerine ertelenmiştir. Erteleme kararının, Kürt siyasi partileri arasındaki aday belirleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle alındığı Irak Haber Ajansı (INA) tarafından bildirilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı için başvuruda bulunan aday sayısı, Meclis bünyesinde yürütülen süreç kapsamında 19 kişi ile sınırlandırılmıştır. Adaylar arasında mevcut Cumhurbaşkanı Abdüllatif Raşid, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) üyesi ve Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hussein, Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK) üyesi Nizar Amedi yer almaktadır. Ayrıca KDP tarafından Fuad Hüseyin’in cumhurbaşkanlığı için aday gösterildiği açıklanmıştır.
Irak Anayasası’na göre, Temsilciler Meclisi tarafından seçilecek cumhurbaşkanı, 15 gün içinde başbakan adayını görevlendirmekle yükümlüdür. Başbakanlık görevi, parlamentoda en fazla sandalyeye sahip koalisyon bloğunun göstereceği adaya verilmektedir. Bu süreç, hükümetin kurulmasına yönelik anayasal takvimin bir parçasıdır.
Uluslararası ve İç Siyasi Baskılar
Irak siyasi süreci, dış aktörlerin etkisi altında şekillenmektedir. Özellikle ABD yönetimi, İran’a bağlı milislerin Irak hükümetindeki rolünün sınırlandırılmasını talep etmektedir. Bu talepler arasında İran destekli grupların hükümetten tamamen çıkarılması ve milislerin silahsızlandırılması bulunmaktadır. ABD, bu yöndeki taleplerini ekonomik yaptırımlar ve dolar akışıyla ilişkilendirme tehdidinde bulunarak güçlendirmiştir.
Irak’ın baskın Şii siyasi bloğu Koordinasyon Çerçevesi, eski başbakan Nouri al-Maliki’yi başbakan adayı olarak desteklemiştir. Al-Maliki’nin adaylığı, Irak içinde ve dışında tartışmalara yol açmıştır; geçmişteki yönetimi döneminde mezhep temelli gerilimleri derinleştirdiği iddiaları politik tartışmalara konu olmuştur.
ABD Başkanı Trump seçimden önce, "Irak'ın Nuri el-Maliki'yi başbakan olarak yeniden atayarak çok kötü bir seçim yapabileceğini duyuyorum. Maliki, en son iktidarda olduğu dönemde, ülke yoksulluğa ve tam bir kaosa sürüklenmişti. Bunun tekrar olmasına izin verilmemelidir." ifadelerini kullanmıştır. "Maliki'nin başbakanlık koltuğuna oturması durumunda ABD'nin artık Irak'a yardım etmeyeceğini" de kaydeden Trump, "Irak'ı yeniden büyük yapalım." demiştir.
Maliki ise 28 Ocak'ta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Trump'ın açıklamalarını işaret ederek "Irak'ın iç işlerine yönelik ABD müdahalesini reddediyoruz." ifadesini kullanmıştır. Bunu, Irak'ın egemenliğinin ihlali ve Koordinasyon Çerçevesi'nin başbakanlık makamı için adayını seçme kararına bir müdahale olarak gördüklerini savunan Maliki, şunları kaydetmiştir: "Devletler arasındaki ilişkilerde tek siyasi seçenek diyalog dilidir. Dayatma ve tehdit diline başvurmak kabul edilemez. Ulusal iradeye ve Koordinasyon Çerçevesi'nin kararına duyduğum saygıdan hareketle, Irak halkının yüksek çıkarlarını gerçekleştirecek şekilde hedefe ulaşana kadar çalışmayı sürdüreceğim."
Parlamento Süreci ve Takvim
Kasım 2025 genel seçimlerinin ardından parlamento ilk toplantısını 29 Aralık 2025’te gerçekleştirmiştir ve bu toplantı cumhurbaşkanı seçim sürecinin resmi başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Parlamento, konuşmacı seçimine ve diğer prosedürel adımlara 30 günlük anayasal süre içinde yanıt vermek zorundadır; bu çerçevede cumhurbaşkanı seçim oturumu zamanında planlanmıştır.
Siyasi Bölünmeler ve Zorluklar
Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, Kürt siyasi partiler arasındaki uzlaşmazlıklar, Şii koalisyonun başbakan adaylığı tercihleri ve ABD ile İran arasındaki nüfuz rekabeti gibi çok katmanlı siyasi dinamiklerin kesişiminde yer almaktadır. Bu durum, hükümetin kurulması ve sürdürülebilir siyasi istikrarın sağlanması süreçlerini karmaşıklaştırmaktadır.