Burak Duvarı-1
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana Yazarİsa YALÇIN13 Temmuz 2026 13:48

ORCID ID

0000-0002-1735-2489

Burak Duvarı, yaklaşık 485 metre uzunluğa ve 18 metreye varan yüksekliğe sahiptir. Taşların bazıları 12 metre uzunluğunda, 1 metre yüksekliğinde ve 100 ton ağırlığındadır. Günümüzde duvarın en üst kısmındaki 11 taş sırası İslâmî dönemde yapılmıştır; kalan kısımlar ise yapılan propagandanın aksine Hz. Süleyman dönemine ait olmayıp daha ziyade Roma döneminin mimari özelliklerini yansıtmaktadır (Tanyu, 1988: 474).Burak Duvarı, Mescid-i Aksâ kompleksinin batısında yer almaktadır. Mescid-i Aksâ’nın batı duvarının ön tarafı, Yahudiler tarafından Batı Duvarı (Western Wall) ve Batı dünyasında da Ağlama Duvarı (Wailing Wall) olarak adlandırılmaktadır (Tanyu, 1988: 474). İslam inancına göre Burak Duvarı, İsrâ ve Mi‘râc Gecesi Hz. Muhammed’in semaya yükselmeden evvel Burak isimli bineğini bağladığı yer olarak kabul edilmektedir ve asırlardır Müslümanlar arasında bu adla anılmaktadır. Yahudiler ise duvarın, Hz. Süleyman mâbedinden kalan son yapıtaşlarından biri olduğunu iddia etmektedirler. Ancak bu iddianın doğru olmadığı, duvarın Roma dönemine ait bir eser olduğu anlaşılmaktadır. Hatta Eski Ahit’te bile yapının İsrailoğulları ile ilişkili olmadığı oldukça net bir biçimde belirtilmiştir (Garaudy, 2023: 185).Günümüzde Yahudiliğin en kutsal anıtlarından biri olarak gösterilen duvarın, dinî merkeziliği varsayıldığı kadar eski değildir. Orta Çağ boyunca neredeyse hiç bahsi geçmeyen duvar, Yahudi hacıların uğradığı yerler arasında da yer almamıştır (Ricca, 2010: 170). Burak Duvarı’nın mabedin bir parçası olduğuna ilişkin iddialar, 1570’li yıllarda Rabbi Isaac Luria’nın (1534-1572) Kudüs ziyareti sırasında ortaya atılmış (Martin, 2000), ancak Yahudiler arasında hemen itibar görmemiştir. 19. yüzyıldan itibaren bölgeye artan Yahudi göçü, Kudüs’teki nüfus yapısında önemli değişimlere yol açınca şehirdeki Yahudiler arasında Isaac Luria’nın iddiaları etrafında bir canlanma başlamış, Burak Duvarı önünde toplanıp ibadet etme girişimleri artmıştır. Ancak bu canlanma, Müslümanlar ile Yahudiler arasında gerginliklere neden olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan Yahudi göçü ve siyonist hareketin etkisiyle duvarın popülerliği artmıştır (Öksüz, 2018: 17).1929 yılında duvar nedeniyle Müslümanlar ve Yahudiler arasında çıkan olaylar sonrasında Milletler Cemiyeti tarafından kurulan komisyon, duvarın Müslümanların mülkiyetinde olduğunu karara bağlamıştır (Auerbach vd., 2007: 26). Bu kararla Burak Duvarı ve çevresindeki diğer yapıların İslâmî vakıfların mülkiyetinde olduğu tescil edilmiş ve bölgedeki mülkiyet haklarına dair uzun süredir devam eden tartışmalara hukuki bir çerçeve kazandırılmıştır.İsrail 1948 yılında ilk kez Kudüs’ün batısını işgal etmiş ve 1950 yılında BM’nin kararlarına aykırı olarak burayı başkenti ilan etmiştir. İsrail, Mescid-i Aksâ’yı işgal ettiği 1967 yılını icat ettiği 2000 yıllık İsrail rüyasının gerçekleştiği tarih olarak kutlamıştır. 1967’de işgal hareketinde İsrail’in Kudüs’ün doğusunu da gasp etmesiyle Burak Duvarı’nın da bulunduğu Harem-i Şerif’in kısmen bir parçası olan Meğâribe Mahallesi yıkılarak duvarın bugünkü konumu elde edilmiş ve Yahudiler için geniş bir ibadet alanı açılmıştır (Auerbach vd., 2007: 26). Duvar, 1981 Yahudi Kutsal Yerlerin Korunması Yönetmeliği’nde yasal olarak kutsal ilan edilmiştir【1】 (Berkovitz, 2001: 26-27). Böylece bu yapı, Yahudilerin hem dini ritüelleri için merkezi bir mekân hem de İsrail’in milli kimlik【2】 inşasında kullanılan bir simge olmuştur (Besalel, 2001: 50; Auerbach vd., 2007: 24).Burak Duvarı, Müslümanlar için taşıdığı dinî önemin yanı sıra, Yahudi kimliğinin tarihsel olarak nispeten yakın dönemlerde inşa edilen bir unsuru haline gelmiştir. Bu bağlamda, farklı dinlerden insanlar için öneme sahip olan yapı, Kudüs’ün dinî, tarihî ve kültürel mozaiğinin ayrılmaz bir parçasına dönüşmüştür. Günümüzde hem ibadet amaçlı ziyaretler hem de turistik faaliyetler açısından önemli bir odak noktası teşkil etmektedir.

Burak Duvarı-1

Burak Duvarı, yaklaşık 485 metre uzunluğa ve 18 metreye varan yüksekliğe sahiptir. Taşların bazıları 12 metre uzunluğunda, 1 metre yüksekliğinde ve 100 ton ağırlığındadır. Günümüzde duvarın en üst kısmındaki 11 taş sırası İslâmî dönemde yapılmıştır; kalan kısımlar ise yapılan propagandanın aksine Hz. Süleyman dönemine ait olmayıp daha ziyade Roma döneminin mimari özelliklerini yansıtmaktadır (Tanyu, 1988: 474).


Burak Duvarı, Mescid-i Aksâ kompleksinin batısında yer almaktadır. Mescid-i Aksâ’nın batı duvarının ön tarafı, Yahudiler tarafından Batı Duvarı (Western Wall) ve Batı dünyasında da Ağlama Duvarı (Wailing Wall) olarak adlandırılmaktadır (Tanyu, 1988: 474). İslam inancına göre Burak Duvarı, İsrâ ve Mi‘râc Gecesi Hz. Muhammed’in semaya yükselmeden evvel Burak isimli bineğini bağladığı yer olarak kabul edilmektedir ve asırlardır Müslümanlar arasında bu adla anılmaktadır. Yahudiler ise duvarın, Hz. Süleyman mâbedinden kalan son yapıtaşlarından biri olduğunu iddia etmektedirler. Ancak bu iddianın doğru olmadığı, duvarın Roma dönemine ait bir eser olduğu anlaşılmaktadır. Hatta Eski Ahit’te bile yapının İsrailoğulları ile ilişkili olmadığı oldukça net bir biçimde belirtilmiştir (Garaudy, 2023: 185).


Günümüzde Yahudiliğin en kutsal anıtlarından biri olarak gösterilen duvarın, dinî merkeziliği varsayıldığı kadar eski değildir. Orta Çağ boyunca neredeyse hiç bahsi geçmeyen duvar, Yahudi hacıların uğradığı yerler arasında da yer almamıştır (Ricca, 2010: 170). Burak Duvarı’nın mabedin bir parçası olduğuna ilişkin iddialar, 1570’li yıllarda Rabbi Isaac Luria’nın (1534-1572) Kudüs ziyareti sırasında ortaya atılmış (Martin, 2000), ancak Yahudiler arasında hemen itibar görmemiştir. 19. yüzyıldan itibaren bölgeye artan Yahudi göçü, Kudüs’teki nüfus yapısında önemli değişimlere yol açınca şehirdeki Yahudiler arasında Isaac Luria’nın iddiaları etrafında bir canlanma başlamış, Burak Duvarı önünde toplanıp ibadet etme girişimleri artmıştır. Ancak bu canlanma, Müslümanlar ile Yahudiler arasında gerginliklere neden olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artan Yahudi göçü ve siyonist hareketin etkisiyle duvarın popülerliği artmıştır (Öksüz, 2018: 17).


1929 yılında duvar nedeniyle Müslümanlar ve Yahudiler arasında çıkan olaylar sonrasında Milletler Cemiyeti tarafından kurulan komisyon, duvarın Müslümanların mülkiyetinde olduğunu karara bağlamıştır (Auerbach vd., 2007: 26). Bu kararla Burak Duvarı ve çevresindeki diğer yapıların İslâmî vakıfların mülkiyetinde olduğu tescil edilmiş ve bölgedeki mülkiyet haklarına dair uzun süredir devam eden tartışmalara hukuki bir çerçeve kazandırılmıştır.


İsrail 1948 yılında ilk kez Kudüs’ün batısını işgal etmiş ve 1950 yılında BM’nin kararlarına aykırı olarak burayı başkenti ilan etmiştir. İsrail, Mescid-i Aksâ’yı işgal ettiği 1967 yılını icat ettiği 2000 yıllık İsrail rüyasının gerçekleştiği tarih olarak kutlamıştır. 1967’de işgal hareketinde İsrail’in Kudüs’ün doğusunu da gasp etmesiyle Burak Duvarı’nın da bulunduğu Harem-i Şerif’in kısmen bir parçası olan Meğâribe Mahallesi yıkılarak duvarın bugünkü konumu elde edilmiş ve Yahudiler için geniş bir ibadet alanı açılmıştır (Auerbach vd., 2007: 26). Duvar, 1981 Yahudi Kutsal Yerlerin Korunması Yönetmeliği’nde yasal olarak kutsal ilan edilmiştir【1】 (Berkovitz, 2001: 26-27). Böylece bu yapı, Yahudilerin hem dini ritüelleri için merkezi bir mekân hem de İsrail’in milli kimlik【2】 inşasında kullanılan bir simge olmuştur (Besalel, 2001: 50; Auerbach vd., 2007: 24).


Burak Duvarı, Müslümanlar için taşıdığı dinî önemin yanı sıra, Yahudi kimliğinin tarihsel olarak nispeten yakın dönemlerde inşa edilen bir unsuru haline gelmiştir. Bu bağlamda, farklı dinlerden insanlar için öneme sahip olan yapı, Kudüs’ün dinî, tarihî ve kültürel mozaiğinin ayrılmaz bir parçasına dönüşmüştür. Günümüzde hem ibadet amaçlı ziyaretler hem de turistik faaliyetler açısından önemli bir odak noktası teşkil etmektedir.

Kaynakça

Auerbach, Jacob; Bahat Dan & Gilboa, Shaked (2007). “Western Wall”. Fred Skolnik & Michael Berenbaum (Ed.), Encyclopaedia Judaica 21 Second Edition (s. 24-27). New York: Thomson Gale. Berkovitz, Shmuel (2001). The Temple Mount and The Western Wall in Israeli Law. Jerusalem: Ahava Press. Besalel, Yusuf (2001). Yahudilik Ansiklopedisi I. İstanbul: Gözlem Gazetecilik. Garaudy, Roger (2023). İlahi Mesajlar Toprağı, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Timaş Yayınları. Martin, Ernest L. (2000). The Temples That Jerusalem Forgot. Portland: ASK Publications. Öksüz, Mustafa (2018). “Burak Duvarı’ndan Ağlama Duvarı’na: Bir Dönüşümün Hikâyesi”. Serdivan Ajans, (40), 16-17. Ricca, Simone (2010). “Heritage, Nationalism and the Shifting Symbolism of the Wailing Wall”. Archives De Sciences Sociales Des Religions, (151), 169-188. Tanyu, Hikmet (1988). “Ağlama Duvarı”. TDV İslâm Ansiklopedisi, 1, 474-475.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Siyoniyat

  • [2]

    Ayrıca bkz. İthal Vatandaş

Atıf İçin

apaYalçın, İ. (2026). Burak Duvarı-1. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 268-270) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadYalçın, İsa. “Burak Duvarı-1”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 268-270. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Burak Duvarı-1" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor