
ORCID ID
0009-0001-1556-3768
Bruno Bauer’e karşı yazdığı “Yahudi Sorunu Üzerine” adlı çalışmasında Karl Marx dinsel bir kaygı ile sorunların çözülemeyeceğini anlatır. Kuşkusuz ona göre din sömürü aracı olarak kullanılmaktadır (Marx, 1997). Marx’ın bu tutumu Yahudiliği merkeze alan hareketlere karşı da Marksistlerin genel anlamda kuşkulu yaklaşmasına neden olmuştur. Dolayısıyla siyonizm de çoğunlukla problemli görülmüştür. Ancak her ne kadar genel tutum böyle olsa da siyonizmin sosyalist versiyonlarının ortaya çıkması, bu ideolojinin sömürgeci/emperyalist yönünün her zaman net görülememesine ve bazen de reel politik kaygılardan dolayı farklı politikalar geliştirilmesine neden olmuştur.Siyonizme karşı ilk savaş açanlardan biri Vladimir İlyiç Lenin’dir. 1897 yılında kurulan Litvanya, Polonya ve Rusya Yahudi İşçileri Genel Birliği (BUND) Lenin tarafından “sosyalizme vatozca zarar veren gerici bir hareket” olarak nitelendirilmiştir. Ona göre Yahudi proletaryasının bağımsız bir siyasal oluşuma ihtiyacı yoktur, siyonizm ya da ona hizmet eden her akım işçi sınıfının çıkarlarıyla ters düşen, ırkçı, nasyonalist bir yaklaşımdır (Allamand & Sage, 2010: 16). Lenin işçi sınıfı içerisindeki siyonist damarın işçilerin birliğini akamete uğrattığını düşünmüştür. Bunda Theodor Herzl’in Yahudi devletini tanımlarken kullandığı “Batı çıkarları için müdafaa duvarı” ifadesi de etkili olmuştur. Lenin, Mart 1919’da yazdığı “Yahudi Karşıtı Pogromlar Üzerine” adlı yazıda Yahudilik ve sermayedarlığı ayırarak antisemitizme düşmemeye gayret eder. Fakat Lenin’den sonra siyonizm karşıtları ve yanlıları şeklinde iki bakış açısı sosyalistler arasında görülmüştür.Siyonizm yanlılarının başını çeken kişi Ber Borohov’dur. Bu kişi, Lenin’in siyonizm’i mahkum eden yazılarına rağmen 1905 yılında siyonizm yanlısı solun başı ve Marksist teorisyen olarak kabul edilir. Ona göre yalnızca Filistin’de kurulacak bir devlet siyonizmin başarısını mümkün kılabilir. Borohov’un kurduğu Poalei Siyon Hareketi’nin üyeleri olan David Ben-Gurion ve Yitzhak Ben-Zvi’nin İsrail’in en üst düzey yöneticileri olmaları onun etkisini de göstermektedir (Sand, 2011: 229-230).1926-1928 yıllarına geldiğimizde ise siyonizm yanlısı sosyalistlerin, özellikle de Mihail Kalinin’in, Yahudi sorununa kalıcı bir çözüm bulmak için Mançurya Bölgesi’deki Birobidzhan’da devlet kurma girişimleri görülmektedir. Buna rağmen Sovyetlerin gözetiminde toplanan 1931 yılındaki Komintern’de siyonizm karşıtı sosyalistler, siyonizm hakkında ilk kez resmi bir belge yayımlamışlardır (Kramer, 1974: 7). Burada siyonizmin Britanya’nın emperyalist emellerine hizmet etmesi eleştirilmiştir (Munzam, 2007: 83 vd.).1939 yılında siyonizm karşıtlığının solda daha net bir biçimde gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Joseph Stalin, Dışişleri Bakanı Molotov’a Yahudilerden kuşkulandığını ve Halk Komiserliklerinden uzaklaştırılmaları gerektiğini söylemiştir. Buna karşın Stalin’in en sadık adamlarından biri olarak görülen Lazar Kaganoviç’in siyonizme yakın durması ilginç bir durumdur. Zira dönemin Sovyet Güvenlik Örgütü’nü yöneten Lavrenti Beria onun için “Lazar, İsrail’dir” demiştir (Çuyev, 2022: 294). 1936-1939 arasındaki Büyük Arap İsyanı’ndan sonra Sovyetler, İngiltere’yi bölgeden çıkarmak için ümitlenmiştir. Ancak Filistin mücadelesinin önde gelenlerinden biri olan Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni’nin 28 Kasım 1941’de Adolf Hitler ile görüşmesi kafa karışıklığına neden olmuştur (Elpeleg, 1999: 166). Bu yorumun doğru olduğu varsayılırsa, El Hüseyni’nin İngiltere tarafından Almanya’ya sürülmesinin Sovyet yöneticiler tarafından doğru okunamadığı söylenebilir.Hüseyni’nin bu durumunu propaganda aracı olarak kullanan siyonizm yanlısı sosyalistlerin güçlendiği ve az bir zaman sonra 1948’de kurulacak olan İsrail’e Sovyetlerin evet demesinde etkili oldukları söylenebilir. Buna bir de “emperyalizmin motor gücü” olarak görülen İngiltere’nin, siyonistlerle anlaşılarak bölgeden çıkarılacağı düşüncesi eklenince (Munzam, 2007: 94) Sovyetlerin siyonist propagandaya yenik düştüğü anlaşılmaktadır.Tüm bunlar yaşanırken, 1948’de toplanan IV. Enternasyonal’de farklı bir tutum görülür. Lev Troçki Sovyetler’in aksine İsrail’in kurulmasını ütopyacı, gerici bulur ve Avrupa Yahudilerine karşı kurulmuş bir kapan olarak anlamlandırır (PGB, 2007: 54). Sonrasında 1956 yılında Sovyet yanlısı olarak bilinen Cemal Abdunnasır’ın Mısır’da iktidara gelmesi de Filistin yanlısı sosyalist düşünceyi beslemiştir. Önemli sosyalistlerden Che Guevara, Abdunnasır ile Gazze dahil Ortadoğu’da bazı yerleri ziyaret etmiş ve 11 Aralık 1964’te, BM Genel Kurulunda Filistin vurgusuyla konuşma yapmıştır (Halloum, 1989: 196). Aynı yıllarda Arnavutluk’un sosyalist başkanı Enver Hoca (2011: 41; 71-72), İsrail’i siyonist sermayenin ve emperyalizmin Orta Doğu’daki uydusu olarak gördüğünü açıklamıştır.1964’te FKÖ’nün kurulmasından sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile Filistinliler arasındaki ilişki ivme kazanmıştır. SSCB’nin yıkılması ve ABD’nin İsrail yanlısı tutumu Filistin’i uluslararası arenada olumsuz etkilemiştir. Ancak dünyada sol entellektüeller büyük oranda Filistin destekçisidir. Noam Chomsky’den Hannah Arendt’e; Maxime Rodinson’dan Isaac Deutdscher’e; Fred Halliday’den Albert Memmi’ye; Arthur Koestler’dan I.F. Stone’a kadar birçok düşünür-yazar Filistin’in yanında olduğunu dünyaya duyurmuştur (Linfield, 2021). Ayrıca Ilan Pappe, Norman G. Finkelstein ve Miko Peled’in Filistin’e destekleri önemlidir. İngiltere İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn’in Filistin’de İsrail işgalini reddetmesi (Bianet, 2023), ABD Sosyalist Eşitlik Partisinin Netanyahu’nun ABD Kongresi’ne yaptığı ziyareti eleştirmesi (WSWS, 2024), İrlanda solunun her zaman Filistin’in yanında durması da (Euronews, 2023) verilebilecek örneklerdir.İzmir’de düzenlenen 23. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı’na (IMCWP) katılan partiler, Filistin halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını ve İsrail saldırganlığını kınadıklarını açıkladılar (Sol Haber, 2023). Birçok sosyalist lider (özellikle Latin Amerika ülkeleri) de İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmesini kınamakta ve Filistin topraklarındaki yasa dışı varlığına son verme çağrısında bulunmaktadır. Görüldüğü üzere dünyadaki solun büyük çoğunluğu Filistin mücadelesinde Filistinlilerin yanında durmaktadır.Okuma ÖnerileriBudeiri, Musa (2012). Filistin Komünist Partisi 1919-1948 Enternasyonalizm Mücadelesinde Araplar ve Yahudiler, çev.: Şükrü Alpagut. İstanbul: Yordam Kitap Diakonoff, İ. Mihailoviç (2004). Tarihin Yörüngeleri, çev.: Mete Tunçay. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. Finkelstein, Norman G. (2001). Soykırım Endüstrisi Yahudi Acılarının İstismarı, çev.: Erkan Saka, Gökçe Kaçmaz, İstanbul: Söylem Yayınları. Garaudy, Roger (2011). İlahi Mesajlar Toprağı, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları.Pappe, Ilan (2022). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Yankı Deniz Tan. İstanbul: İntifada Yayınları. Peled, Miko (2022). Generalin Oğlu Bir İsraillinin Filistin Yolculuğu. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık. Schoenman, Ralph (1992). Siyonizmin Gizli Tarihi, çev.: Aydın Pesen. İstanbul: Kardelen Yayınları.
Bruno Bauer’e karşı yazdığı “Yahudi Sorunu Üzerine” adlı çalışmasında Karl Marx dinsel bir kaygı ile sorunların çözülemeyeceğini anlatır. Kuşkusuz ona göre din sömürü aracı olarak kullanılmaktadır (Marx, 1997). Marx’ın bu tutumu Yahudiliği merkeze alan hareketlere karşı da Marksistlerin genel anlamda kuşkulu yaklaşmasına neden olmuştur. Dolayısıyla siyonizm de çoğunlukla problemli görülmüştür. Ancak her ne kadar genel tutum böyle olsa da siyonizmin sosyalist versiyonlarının ortaya çıkması, bu ideolojinin sömürgeci/emperyalist yönünün her zaman net görülememesine ve bazen de reel politik kaygılardan dolayı farklı politikalar geliştirilmesine neden olmuştur.
Siyonizme karşı ilk savaş açanlardan biri Vladimir İlyiç Lenin’dir. 1897 yılında kurulan Litvanya, Polonya ve Rusya Yahudi İşçileri Genel Birliği (BUND) Lenin tarafından “sosyalizme vatozca zarar veren gerici bir hareket” olarak nitelendirilmiştir. Ona göre Yahudi proletaryasının bağımsız bir siyasal oluşuma ihtiyacı yoktur, siyonizm ya da ona hizmet eden her akım işçi sınıfının çıkarlarıyla ters düşen, ırkçı, nasyonalist bir yaklaşımdır (Allamand & Sage, 2010: 16). Lenin işçi sınıfı içerisindeki siyonist damarın işçilerin birliğini akamete uğrattığını düşünmüştür. Bunda Theodor Herzl’in Yahudi devletini tanımlarken kullandığı “Batı çıkarları için müdafaa duvarı” ifadesi de etkili olmuştur. Lenin, Mart 1919’da yazdığı “Yahudi Karşıtı Pogromlar Üzerine” adlı yazıda Yahudilik ve sermayedarlığı ayırarak antisemitizme düşmemeye gayret eder. Fakat Lenin’den sonra siyonizm karşıtları ve yanlıları şeklinde iki bakış açısı sosyalistler arasında görülmüştür.
Siyonizm yanlılarının başını çeken kişi Ber Borohov’dur. Bu kişi, Lenin’in siyonizm’i mahkum eden yazılarına rağmen 1905 yılında siyonizm yanlısı solun başı ve Marksist teorisyen olarak kabul edilir. Ona göre yalnızca Filistin’de kurulacak bir devlet siyonizmin başarısını mümkün kılabilir. Borohov’un kurduğu Poalei Siyon Hareketi’nin üyeleri olan David Ben-Gurion ve Yitzhak Ben-Zvi’nin İsrail’in en üst düzey yöneticileri olmaları onun etkisini de göstermektedir (Sand, 2011: 229-230).
1926-1928 yıllarına geldiğimizde ise siyonizm yanlısı sosyalistlerin, özellikle de Mihail Kalinin’in, Yahudi sorununa kalıcı bir çözüm bulmak için Mançurya Bölgesi’deki Birobidzhan’da devlet kurma girişimleri görülmektedir. Buna rağmen Sovyetlerin gözetiminde toplanan 1931 yılındaki Komintern’de siyonizm karşıtı sosyalistler, siyonizm hakkında ilk kez resmi bir belge yayımlamışlardır (Kramer, 1974: 7). Burada siyonizmin Britanya’nın emperyalist emellerine hizmet etmesi eleştirilmiştir (Munzam, 2007: 83 vd.).
1939 yılında siyonizm karşıtlığının solda daha net bir biçimde gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Joseph Stalin, Dışişleri Bakanı Molotov’a Yahudilerden kuşkulandığını ve Halk Komiserliklerinden uzaklaştırılmaları gerektiğini söylemiştir. Buna karşın Stalin’in en sadık adamlarından biri olarak görülen Lazar Kaganoviç’in siyonizme yakın durması ilginç bir durumdur. Zira dönemin Sovyet Güvenlik Örgütü’nü yöneten Lavrenti Beria onun için “Lazar, İsrail’dir” demiştir (Çuyev, 2022: 294). 1936-1939 arasındaki Büyük Arap İsyanı’ndan sonra Sovyetler, İngiltere’yi bölgeden çıkarmak için ümitlenmiştir. Ancak Filistin mücadelesinin önde gelenlerinden biri olan Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni’nin 28 Kasım 1941’de Adolf Hitler ile görüşmesi kafa karışıklığına neden olmuştur (Elpeleg, 1999: 166). Bu yorumun doğru olduğu varsayılırsa, El Hüseyni’nin İngiltere tarafından Almanya’ya sürülmesinin Sovyet yöneticiler tarafından doğru okunamadığı söylenebilir.
Hüseyni’nin bu durumunu propaganda aracı olarak kullanan siyonizm yanlısı sosyalistlerin güçlendiği ve az bir zaman sonra 1948’de kurulacak olan İsrail’e Sovyetlerin evet demesinde etkili oldukları söylenebilir. Buna bir de “emperyalizmin motor gücü” olarak görülen İngiltere’nin, siyonistlerle anlaşılarak bölgeden çıkarılacağı düşüncesi eklenince (Munzam, 2007: 94) Sovyetlerin siyonist propagandaya yenik düştüğü anlaşılmaktadır.
Tüm bunlar yaşanırken, 1948’de toplanan IV. Enternasyonal’de farklı bir tutum görülür. Lev Troçki Sovyetler’in aksine İsrail’in kurulmasını ütopyacı, gerici bulur ve Avrupa Yahudilerine karşı kurulmuş bir kapan olarak anlamlandırır (PGB, 2007: 54). Sonrasında 1956 yılında Sovyet yanlısı olarak bilinen Cemal Abdunnasır’ın Mısır’da iktidara gelmesi de Filistin yanlısı sosyalist düşünceyi beslemiştir. Önemli sosyalistlerden Che Guevara, Abdunnasır ile Gazze dahil Ortadoğu’da bazı yerleri ziyaret etmiş ve 11 Aralık 1964’te, BM Genel Kurulunda Filistin vurgusuyla konuşma yapmıştır (Halloum, 1989: 196). Aynı yıllarda Arnavutluk’un sosyalist başkanı Enver Hoca (2011: 41; 71-72), İsrail’i siyonist sermayenin ve emperyalizmin Orta Doğu’daki uydusu olarak gördüğünü açıklamıştır.
1964’te FKÖ’nün kurulmasından sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile Filistinliler arasındaki ilişki ivme kazanmıştır. SSCB’nin yıkılması ve ABD’nin İsrail yanlısı tutumu Filistin’i uluslararası arenada olumsuz etkilemiştir. Ancak dünyada sol entellektüeller büyük oranda Filistin destekçisidir. Noam Chomsky’den Hannah Arendt’e; Maxime Rodinson’dan Isaac Deutdscher’e; Fred Halliday’den Albert Memmi’ye; Arthur Koestler’dan I.F. Stone’a kadar birçok düşünür-yazar Filistin’in yanında olduğunu dünyaya duyurmuştur (Linfield, 2021). Ayrıca Ilan Pappe, Norman G. Finkelstein ve Miko Peled’in Filistin’e destekleri önemlidir. İngiltere İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn’in Filistin’de İsrail işgalini reddetmesi (Bianet, 2023), ABD Sosyalist Eşitlik Partisinin Netanyahu’nun ABD Kongresi’ne yaptığı ziyareti eleştirmesi (WSWS, 2024), İrlanda solunun her zaman Filistin’in yanında durması da (Euronews, 2023) verilebilecek örneklerdir.
İzmir’de düzenlenen 23. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı’na (IMCWP) katılan partiler, Filistin halkıyla tam dayanışma içinde olduklarını ve İsrail saldırganlığını kınadıklarını açıkladılar (Sol Haber, 2023). Birçok sosyalist lider (özellikle Latin Amerika ülkeleri) de İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmesini kınamakta ve Filistin topraklarındaki yasa dışı varlığına son verme çağrısında bulunmaktadır. Görüldüğü üzere dünyadaki solun büyük çoğunluğu Filistin mücadelesinde Filistinlilerin yanında durmaktadır.
Budeiri, Musa (2012). Filistin Komünist Partisi 1919-1948 Enternasyonalizm Mücadelesinde Araplar ve Yahudiler, çev.: Şükrü Alpagut. İstanbul: Yordam Kitap Diakonoff, İ. Mihailoviç (2004). Tarihin Yörüngeleri, çev.: Mete Tunçay. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. Finkelstein, Norman G. (2001). Soykırım Endüstrisi Yahudi Acılarının İstismarı, çev.: Erkan Saka, Gökçe Kaçmaz, İstanbul: Söylem Yayınları. Garaudy, Roger (2011). İlahi Mesajlar Toprağı, çev.: Cemal Aydın. İstanbul: Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları.
Pappe, Ilan (2022). Filistin’de Etnik Temizlik, çev.: Yankı Deniz Tan. İstanbul: İntifada Yayınları. Peled, Miko (2022). Generalin Oğlu Bir İsraillinin Filistin Yolculuğu. İstanbul: Kaknüs Yayıncılık. Schoenman, Ralph (1992). Siyonizmin Gizli Tarihi, çev.: Aydın Pesen. İstanbul: Kardelen Yayınları.
Allamand, Jean & Sage, Jean-Claude (2010). İşçi Sınıfı İçindeki Siyonist Ajanlara Karşı Mücadele ve Lenin, çev.: Sibel Özbudun, İstanbul: Sarmal Yayınları.
Bianet (2023). Jeremy Corbyn: Barışa Ulaşmanın Tek Yolu, İsrail’in İşgalini Sona Erdirmektir. Erişim Tarihi: 19.01.2025, https://bianet.org/haber/jeremy-corbyn-barisa-ulasmanin-tek-yolu-israil-in-isgalini-sona-erdirmektir-286033.
Elpeleg, Zvi (1999). Hacı Emin el Hüseyni. İstanbul: İletişim Yayıncılık.
Euronews (2023). İrlanda Neden Filistin’e Destek Veriyor?. Euronews. Erişim Tarihi: 21.01.2025, https://tr.euronews.com/2023/11/03/irlanda-neden-filistine-destek-veriyor.
Halloum, Ribhi (1989). Belgelerle Filistin. İstanbul: Alan Yayıncılık.
Hoca, Enver (2011). Ortadoğu Üzerine Düşünceler 1958 – 1983, çev.: Hasan Asgar Gürgöz. İstanbul: Evrensel Basım Yayın.
Kramer, Arnold (1974). The Forgotten Friendship-Israel and the Soviet Bloc, 1947-53. Illionis: Illionis Üniversitesi Yayınları.
Linfield, Susıe (2021). Hannah Arendt’ten Noam Chomsky’ye Siyonizm ve Sol, çev.: Ali Yılmaz, İstanbul: Espas Sanat Kuram Yayınları.
Marx, Karl (1997). Yahudi Sorunu Üzerine, çev.: Sol Yayınları Yayın Kurulu. Ankara: Sol Yayınları.
Munzam, Galip (2007). “Yirminci Yüzyılda Siyonizm, İsrail ve Doğu Birliği”. Gelenek Dergisi, 94, 83-106.
PGB (2007). IV. Enternasyonal 6. Dünya Kongresi’nde Filistin Üzerine Alınan Karar, 36-37, 3-56.
Sand, Şlamo (2011). Kitab-ı Mukaddesten Siyonizm’e: Yahudi Halkı Nasıl İcat Edildi, çev.: Işık Ergüden. İstanbul: Doğan Ermont Yayıncılık.
Sol Haber (2023). 23. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısının İlk Oturumunda “Filistin” Başlığında Ortak Bir Deklarasyon Kaleme Alındı. Erişim Tarihi: 21.01.2025, https://haber.sol.org.tr/haber/komunist-ve-isci-partilerinden-israilin-barbar-saldirilarina-guclu-tepki-filistin-halkiyla.
WSWS (2024). Sosyalist Eşitlik Partisi Washington D.C.’de Gazze Soykırımına ve Emperyalist Savaşa Karşı Güçlü Bir Miting Düzenledi. Erişim Tarihi: 19.01.2025, https://www.wsws.org/tr/articles/2024/07/25/plpz-j25.html.
Çuyev, Feliks (2022). Molotov Anlatıyor Stalin’in Sağ Kolu ile Yapılan 140 Görüşme, çev.: Ayşe Hacıhasanoğlu & Suna Kabasakal. İstanbul: Yordam Kitap Yayınları.
| apa | Erden, S. (2026). Dünya Solu. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 403-406) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Erden, Serkan. “Dünya Solu”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 403-406. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Dünya Solu" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri