
Erfelek, Sinop il merkezinin güneybatısında yer alan bir ilçedir. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. İlçede meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Tatlıca Şelaleleri, ilçenin doğal turizm potansiyelini oluşturmaktadır.
Erfelek’in bilinen en erken adı “Cumayanı” olup ilçe merkezinin kuruluşuna dair ilk belgelendirmeler 1750’li yıllara dek uzanmaktadır. 1876’da fahri bucak ünvanı almasıyla “Karasu” adını kazanan yerleşim, 1911’de resmî bucak merkezi; 1 Nisan 1960’ta ise ilçe statüsüne kavuşmuştur. Yeni teşkilatlanma sırasında, çevresini kuşatan orman varlığına atfen “Erfelek” adı benimsenmiştir.
İlçe topraklarında yürütülen arkeolojik yüzey incelemeleri ve yerel kazılar, M.S. 3000’e tarihlenen ilk Tunç Çağı yerleşimlerinden Bizans ve Roma dönemine dek uzanan bir iskân sürekliliğine işaret etmektedir. Koruma Kurulu’nca tescillenen başlıca höyükler arasında Yama Tepe, Harman Tepe, Çiltepesi, Kum Tepesi, Kahkültepe, Halil Usta Tepesi, Üvez Yanı, Ören Tepe, Gavur Tepesi, Sari Mustafa Tepesi, Tepecik Üstü ve Kıran Tepe yer alır. M.S. 110 yıllarında, Plinius’un Sinop’a su getirmek üzere Hasandere Vadisi hattında inşa ettirdiği kemer kalıntıları da ilçenin antik dönem ulaşım ve altyapı politikalarına tanıklık eder.
Orta Çağ’dan itibaren Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan dönemde; yer altı tünelleri, kaya mezarları, mağaralar ve seramik buluntuları bölgenin stratejik ve yerel bir merkez olarak sürekliliğini göstermektedir. Himmetoğlu ve Horzum köylerindeki kazılarda ortaya çıkan eserler, Sinop Müzesi’nde korunur. 1923–24 nüfus mübadelesi öncesi, hemen her köyde rastlanan Rum mezarlıkları etnik ve kültürel çeşitliliğin izlerini taşır. Osmanlı döneminden kalan Abdurrahmanpaşa, Sarıtekke, Fakı, Halil, Aşık Hasan, Çile, Akpınar ve Kanlı türbeleri, günümüzde düzenlenen panayır ve dualarla toplumsal belleğe eklenmektedir.
Erfelek, 410 km²’lik yüzölçümüyle Sinop’un kuzeybatı sınırını oluşturur. Kuzeyde Karadeniz’e 11 km’lik bir kıyı şeridiyle açılan ilçe; doğuda Boyabat, batıda Ayancık, güneyde Boyabat ilçeleriyle komşudur. Yüzölçümünün %68,5’i orman, %29,4’ü tarım arazisi, %2,1’i mera olarak kullanılmaktadır.
Arazi, güneyde ormanlarla kaplı dağlık kesimler ile kuzey-doğuda Karasu Çayı’nın 45 km boyunca iz bıraktığı verimli ova şeritlerinden oluşur. Çayın deniz seviyesine döküldüğü delta düzlüğü, kıyı ve iç kesimler arasında topografik ve ekolojik geçiş zonu yaratır. İlçe merkezinin rakımı 0–300 m; iç kesimde 200–400 m arasında değişir.
İklim, Karadeniz’in nemli kıyı rejimi ile iç kesimlerde görülen geçit tipinin bir bileşkesidir. Sahil kuşağında kışlar ılık, yazlar sıcak geçer; yıllık toplam yağış 600–1 000 mm’yi bulur. Dağlık alanlarda yazlar kurak-sıcak, kışlar soğuk-yağışlıdır; yıllık yağış 400–500 mm arasında değişir. Bu rejim, kıyı ormanlarında kestane, çam ve meşe, iç yamaçlarda karaçam ve köknar topluluklarının varlığını destekler.
Erfelek ilçesinin toplam nüfusu 2007 yılı itibarıyla 11.849 kişi iken 2024 yılında 12.795 kişiye yükselmiştir; bu dönemde 2017–2018, 2022–2023 ve 2021–2022 yıllarında sırasıyla 770, 760 ve 360 kişilik artışlar; diğer yıllarda ise değişen oranlarda azalışlar gözlemlenmiştir. 2024 verilerine göre erkek nüfus 6.429 (%50,25), kadın nüfus 6.366 (%49,75) düzeyindedir ve cinsiyetler arasındaki fark genellikle birkaç yüz kişi ölçeğinde kalmıştır. Yıllık nüfus değişimlerinin geçici göç hareketleri, kayıt güncellemeleri ve ekonomik-etkili faktörler gibi çeşitli etkenlerle dalgalı bir seyir izlediği görülmektedir.
Erfelek’te ekonominin temeli, hizmetler, tarım-hayvancılık, ormancılık ve küçük ölçekli sanayi faaliyetlerinin bileşiminden oluşur.
•Hizmetler ve ticaret: İlçe merkezinde haftalık Çarşamba pazarı ve çevre yerleşimlerin ihtiyaçlarına yanıt veren perakende ticaret, toplam istihdam ve katma değerde hizmet sektörü payını yükseltir.
•Tarım ve hayvancılık: Mevcut arazi yapısı gereği hayvancılık, özellikle orman köylerinde yaygın; meyvecilikte ise kestane, elma, armut, kiraz, ceviz, fındık ve incir başı çeker. Seracılık uygulamaları sınırlı da olsa sürdürülmekte; şeker pancarı ve tütün geçmiş yıllarda öne çıkan ürünler arasındadır. İnşaatı devam eden Erfelek Barajı’nın devreye alınmasıyla tarımsal sulamanın yaygınlaşması ve ürün çeşitliliğinin artması hedeflenmektedir.
•Ormancılık ve kereste sanayi: İlçe topraklarının büyük bölümü ormanlık olması nedeniyle kereste üretimi ve orman içi ürünlerin işletilmesi ekonomik faaliyetin bir parçasıdır.
•Tarıma bağlı sanayi: Meyve suyu imalatı ve kestane işleme tesisi gibi küçük ölçekli gıda işletmeleri, yerel hammaddenin işlenmesine olanak tanır. Plan döneminde, üretimin desteklenmesi için konut dışı kentsel çalışma alanı önerilmiş; meyve yetiştiriciliği ve seracılığın gelişimine yönelik teşvikler gündemdedir.
Tabiat varlıkları arasında önceliği, ilçe merkezine 17 km uzaklıktaki Tatlıca Şelaleleri oluşturur. Zincir hâlinde sıralanan 28 şelale, farklı zorluk derecelerinde yürüyüş parkurları ve kanyon içi geçiş imkânları sunar. Erişilebilirliği artıran asfalt yollar ve tesis altyapısı, bölgeyi tüm yıl ziyaret edilebilir kılar. Gebegüneyi Yaylaları ile Buzluk Ormanı da doğa turizmi envanterini zenginleştiren diğer alanlardır. Kültürel turizm olanağı ise ilçe merkezindeki Osmanlı devirli türbeler, taş işçiliği örneği camiler ve yerleşim kalıntıları ile birleşir. Yılın belirli günlerinde düzenlenen panayırlar, hem dinî tören hem de ekonomik ve sosyal bir buluşma mekânı işlevi görür.
Erfelek halkı, yerel halk şenliklerinde ve türbe ziyaretlerindeki toplu ibadetlerde bir araya gelir. Türbelerin çevresinde kurulan geçici çarşılar, yöresel ürünlerin sergilenmesine ve ticaretine ortam hazırlar. Halk kültüründe, kestane toplama ve yayla göçü ritüelleri, toplumsal belleği besleyen gelenekler arasında yer alır.
Sinop kestanesinin öne çıktığı ilçe mutfağında “Kestaneli İç Pilav” başlıca özgün yemektir. Ana malzemeleri; önceden haşlanmış kestane içi, yerel kuşbaşı et, pirinç, nohut, dolmalık fıstık, kuşüzümü ve bademdir. Et önce kekik, karabiber ve tereyağıyla kavrulur; ayrı kapta soğan ve badem kavrulduktan sonra pirinç eklenerek bastıra bastıra kavurma işlemi gerçekleştirilir. Nohut ve kuşüzümü ilavesinin ardından et ve kestaneler tencereye katılır; su eklenip kısık ateşte pişirildikten sonra dinlendirilerek servis edilir. Bu pilav, günlük ve tören sofralarının ayrılmaz bir parçasını oluşturur. Diğer yöresel tatlar arasında temiz su balıklarıyla hazırlanabilen ıslama, köy ekmeğiyle eşlik edilen yayla çorbası ve kestane balı hem yerel halkın hem de bölgeyi ziyaret edenlerin tercih ettiği yemeklerdir.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Erfelek (İlçe)" maddesi için tartışma başlatın
Tarih
Coğrafya ve İklim
Nüfus ve Demografi
Ekonomi
Turizm, Kültür ve Mutfak
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.