Hess, Moses
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMenderes KURT13 Temmuz 2026 13:49

ORCID ID

0000-0002-9513-3417

19. yüzyılda modern Yahudi ulusal hareketinin kurucularından biri olan Moses Hess (1812–1875), filozof, yazar, komünist düşünür ve erken dönem siyonistlerdendir. Bonn’da doğan Hess, Yahudi bir sanayici olan babası ve dindar bir Yahudi olan dedesiyle yaşamış ve çocukken katı bir Yahudi aydınlanma (bkz. Haskala) eğitimi almıştır. Aldığı eğitimden memnun olmayan Hess, dini yaşamdan uzaklaşarak felsefeye yönelmiştir. Gençliğinde ticaret ve sanayi üretimiyle tanışmış ve kapitalizmdeki sorunları görmüştür. Bu deneyimin aldığı idealist eğitimle çatışması, Hess’in düşünce dünyasında derin bir etki yapmıştır (Berlin, 2013: 213-214; Hertzberg, 1997: 117-118). Karl Marx, Friedrich Engels ve Ferdinand Lassalle’ın yol arkadaşı olan Hess, uzun süre “Komünist Haham” olarak anılmıştır. Sosyalist düşünce yapısı teolojik, felsefi, ekonomik ve etik olmak üzere dört aşamadan geçmiştir (Hertzberg, 1997: 118).Erken dönem eserlerinde (Die heilige Geschichte der Menschheit, 1837; Die europäische Triarchie, 1841 ve çeşitli makaleler) kendi’liği erişilebilir ve basit, kimliği ise eksiksiz olarak tasavvur etmiştir. Marx ve Engels’in “sol Hegelyenler” üzerindeki etkisine dair önemli bir figürdü. Önceleri dini “göksel siyaset” olarak eleştirmiş ve Yahudi asimilasyonunu teşvik etmiştir (Schoeps, 2013: 13). 1862’de yayımlanan Rom und Jerusalem, die letzte Nationalitätsfrage (Roma ve Kudüs: Yahudi Milliyetçiliği Üzerine Bir Çalışma) adlı eseri, onun sosyalizm ve bilim üzerine çalışmalarından güçlü bir ayrılışı işaret etmektedir. Bu eser, Hess’in Yahudiliğe, Yahudi halkına dönüşünü ve Yahudi milliyetçiliğine kayışını ortaya koymaktadır. Devrimci hareketle olan ilişkisinden dolayı sürgün edildiği Paris’te doğa bilimleri ve antropoloji okurken bu ideolojik evrimi başlamıştır (Hertzberg, 1997: 118). Kitabının girişinde, 20 yıllık bir yabancılaşmanın ardından halkıyla tekrar birlikte olduğunu yazmıştır. Hess, Yahudi halkının yeniden doğuşunu ve Filistin’de toplanmayı savunan ilk kişilerden biri olmuştur (Hess, 1918: 35-40). Arthur Hertzberg’in vurguladığı üzere, “Yahudi sorunu”, İtalya’nın birleşmesi ve Almanya’nın umulan birleşmesinden sonra “son ulusal sorun” olarak düşünülüyordu (Hertzberg, 1997: 24). Aynı şekilde Hess’de İtalya’daki bu yükselişin Yahudilerin yükselişini müjdelediğini, Kudüs’ün bu noktada Yahudi birleşmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyordu (Hess, 1918: 36). Böylece Hess, dini, sosyal ve siyasi bağlılıkları teşvik eden bir Yahudi devletinin Filistin’de inşasını savunmuştur. Bu hedefe ulaşmak amacıyla Fransa’ya Mısır’daki Süveyş Kanalı’ndan Kudüs ve Ürdün’den Akdeniz’e kadar uzanan Yahudi yerleşimleri【1】 kurma çağrısında bulunmuştur (Hess, 1918: 149).Hess, Modern Yahudi kimliğinin ulusal ve dini bağlılıkların karmaşık bir ağına dayandığını öne sürmüştür (Hess, 1918: 141-143). Bu nedenle Reform Yahudiliğini ve asimilasyonu sertçe eleştirmiştir. Alman Bildung/terbiye idealine kapılan Reform Yahudilerini, Yahudi ulusuna olan bağlılıklarını gizlemekle suçlamıştır. Emansipasyonun Yahudi geleneklerinden vazgeçmeyi gerektirmemesi gerektiğini savunmuştur (Hess, 1918: 14, 17, 58-59, 164). En önemli çalışması olan Roma ve Kudüs 12 mektup, bir önsöz, bir sonsöz, çeşitli ekler ve notlardan oluşur. Eser, 1862’de yayımlandığında beklenen ilgiyi görmemiş, satış başarısı elde edememiş ve çağdaş entelektüel çevrelerde sınırlı bir etkisi olmuştur. Reform yanlıları kitabı tamamen kınadılar. Isaiah Berlin gibi daha sonraki yorumcular ise eseri kusurlarına rağmen bir başyapıt olarak nitelendirmiştir (Berlin, 2013: 231). Hess’in etkisi uzun süre hafife alınmış, özellikle Marksistler tarafından göz ardı edilmiştir. Hess’in Yahudi Milliyetçiği ve Filistin’e göç üzerine görüşleri diğer siyonist liderler (Leo Pinsker ve Theodor Herzl) tarafından benimsenecektir. Bu ise Filistin’e yönelik yerleşimci/gaspçı kolonyalist bir göç hareketini tetikleyecektir (Schoeps, 2013: 22). Hess, kategorize edilmesi zor, çelişkili bir figürdür. Gerçek yaşam eseri olarak kabul edilen Roma ve Kudüs, hem 19. yüzyılda hem de günümüzde Yahudiler hakkında önemli bilgiler içeren bir başvuru kaynağı olma niteliğini hala sürdürmektedir. Bugün İsrail’in işgal ettiği iki önemli Filistin şehrinde sokaklara Hess’in adı verilmiştir.Okuma ÖnerileriAvineri, Shlomo (1985). Moses Hess: Prophet of Communism and Zionism, New York: Columbia University Press.

Hess, Moses

19. yüzyılda modern Yahudi ulusal hareketinin kurucularından biri olan Moses Hess (1812–1875), filozof, yazar, komünist düşünür ve erken dönem siyonistlerdendir. Bonn’da doğan Hess, Yahudi bir sanayici olan babası ve dindar bir Yahudi olan dedesiyle yaşamış ve çocukken katı bir Yahudi aydınlanma (bkz. Haskala) eğitimi almıştır. Aldığı eğitimden memnun olmayan Hess, dini yaşamdan uzaklaşarak felsefeye yönelmiştir. Gençliğinde ticaret ve sanayi üretimiyle tanışmış ve kapitalizmdeki sorunları görmüştür. Bu deneyimin aldığı idealist eğitimle çatışması, Hess’in düşünce dünyasında derin bir etki yapmıştır (Berlin, 2013: 213-214; Hertzberg, 1997: 117-118). Karl Marx, Friedrich Engels ve Ferdinand Lassalle’ın yol arkadaşı olan Hess, uzun süre “Komünist Haham” olarak anılmıştır. Sosyalist düşünce yapısı teolojik, felsefi, ekonomik ve etik olmak üzere dört aşamadan geçmiştir (Hertzberg, 1997: 118).


Erken dönem eserlerinde (Die heilige Geschichte der Menschheit, 1837; Die europäische Triarchie, 1841 ve çeşitli makaleler) kendi’liği erişilebilir ve basit, kimliği ise eksiksiz olarak tasavvur etmiştir. Marx ve Engels’in “sol Hegelyenler” üzerindeki etkisine dair önemli bir figürdü. Önceleri dini “göksel siyaset” olarak eleştirmiş ve Yahudi asimilasyonunu teşvik etmiştir (Schoeps, 2013: 13). 1862’de yayımlanan Rom und Jerusalem, die letzte Nationalitätsfrage (Roma ve Kudüs: Yahudi Milliyetçiliği Üzerine Bir Çalışma) adlı eseri, onun sosyalizm ve bilim üzerine çalışmalarından güçlü bir ayrılışı işaret etmektedir. Bu eser, Hess’in Yahudiliğe, Yahudi halkına dönüşünü ve Yahudi milliyetçiliğine kayışını ortaya koymaktadır. Devrimci hareketle olan ilişkisinden dolayı sürgün edildiği Paris’te doğa bilimleri ve antropoloji okurken bu ideolojik evrimi başlamıştır (Hertzberg, 1997: 118). Kitabının girişinde, 20 yıllık bir yabancılaşmanın ardından halkıyla tekrar birlikte olduğunu yazmıştır. Hess, Yahudi halkının yeniden doğuşunu ve Filistin’de toplanmayı savunan ilk kişilerden biri olmuştur (Hess, 1918: 35-40). Arthur Hertzberg’in vurguladığı üzere, “Yahudi sorunu”, İtalya’nın birleşmesi ve Almanya’nın umulan birleşmesinden sonra “son ulusal sorun” olarak düşünülüyordu (Hertzberg, 1997: 24). Aynı şekilde Hess’de İtalya’daki bu yükselişin Yahudilerin yükselişini müjdelediğini, Kudüs’ün bu noktada Yahudi birleşmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyordu (Hess, 1918: 36). Böylece Hess, dini, sosyal ve siyasi bağlılıkları teşvik eden bir Yahudi devletinin Filistin’de inşasını savunmuştur. Bu hedefe ulaşmak amacıyla Fransa’ya Mısır’daki Süveyş Kanalı’ndan Kudüs ve Ürdün’den Akdeniz’e kadar uzanan Yahudi yerleşimleri【1】 kurma çağrısında bulunmuştur (Hess, 1918: 149).


Hess, Modern Yahudi kimliğinin ulusal ve dini bağlılıkların karmaşık bir ağına dayandığını öne sürmüştür (Hess, 1918: 141-143). Bu nedenle Reform Yahudiliğini ve asimilasyonu sertçe eleştirmiştir. Alman Bildung/terbiye idealine kapılan Reform Yahudilerini, Yahudi ulusuna olan bağlılıklarını gizlemekle suçlamıştır. Emansipasyonun Yahudi geleneklerinden vazgeçmeyi gerektirmemesi gerektiğini savunmuştur (Hess, 1918: 14, 17, 58-59, 164). En önemli çalışması olan Roma ve Kudüs 12 mektup, bir önsöz, bir sonsöz, çeşitli ekler ve notlardan oluşur. Eser, 1862’de yayımlandığında beklenen ilgiyi görmemiş, satış başarısı elde edememiş ve çağdaş entelektüel çevrelerde sınırlı bir etkisi olmuştur. Reform yanlıları kitabı tamamen kınadılar. Isaiah Berlin gibi daha sonraki yorumcular ise eseri kusurlarına rağmen bir başyapıt olarak nitelendirmiştir (Berlin, 2013: 231). Hess’in etkisi uzun süre hafife alınmış, özellikle Marksistler tarafından göz ardı edilmiştir. Hess’in Yahudi Milliyetçiği ve Filistin’e göç üzerine görüşleri diğer siyonist liderler (Leo Pinsker ve Theodor Herzl) tarafından benimsenecektir. Bu ise Filistin’e yönelik yerleşimci/gaspçı kolonyalist bir göç hareketini tetikleyecektir (Schoeps, 2013: 22). Hess, kategorize edilmesi zor, çelişkili bir figürdür. Gerçek yaşam eseri olarak kabul edilen Roma ve Kudüs, hem 19. yüzyılda hem de günümüzde Yahudiler hakkında önemli bilgiler içeren bir başvuru kaynağı olma niteliğini hala sürdürmektedir. Bugün İsrail’in işgal ettiği iki önemli Filistin şehrinde sokaklara Hess’in adı verilmiştir.

Okuma Önerileri

Avineri, Shlomo (1985). Moses Hess: Prophet of Communism and Zionism, New York: Columbia University Press.

Kaynakça

Berlin, Isaiah (2013). Against the Current: Essays in the History of Ideas. Princeton: Princeton University Press.

Hertzberg, Arthur (1997). The Zionist Idea: A History Analysis and Reader. Philadelphia & Jerusalem: The Jewish Publication Society.

Hess, Moses (1918). Rome and Jerusalem: A Study Jewish Nationalism, çev.: Meyek Waxman. New York: Bloch Publishing Company.

Schoeps, Julius H. (2013). Pioneers of Zionism: Hess, Pinsker, Rülf: Messianism, Settlement Policy, and the Israeli-Palestinian Conflict. Berlin & Boston: De Gruyter.

Dipnotlar

  • [1]

    Ayrıca bkz. Gaspçı Sömürgecilik ; Gasp Yerleşimleri

Atıf İçin

apaKurt, M. (2026). Hess, Moses. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 718-720) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadKurt, Menderes. “Hess, Moses”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 718-720. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Hess, Moses" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Okuma Önerileri

KÜRE'ye Sor