
1921 Moskova Antlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Sovyetler Birliği adına hareket eden Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) arasında imzalanmış, Türkiye'nin kuzeydoğu sınırlarını çizen ve Kafkasya coğrafyasındaki sınır sorunlarını düzenleyen uluslararası nitelikte bir antlaşmadır. Söz konusu antlaşma, Kurtuluş Savaşı'nı yürüten TBMM'nin ilk uluslararası başarılarından biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda, Türkiye-Sovyet ilişkilerinde diplomatik bir dönüm noktası teşkil etmiştir.
Moskova Antlaşması'nın Görüntüleri (TRT Haber)
I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti'nin siyasi ve askerî olarak zayıflaması, İtilaf Devletleri’nin Anadolu'da işgallere başlamasına zemin hazırlamıştır. 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusu terhis edilmiş, ordunun silahlarına el konulmuş ve çeşitli bölgelerde işgaller başlamıştır. Bu koşullar altında Türk halkı, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 19 Mayıs 1919'dan itibaren millî mücadeleye girişmiştir.
23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile Ankara Hükûmeti kurulmuş, İstanbul’daki Osmanlı Hükûmeti’nden farklı olarak bağımsızlık mücadelesini siyasi ve askerî olarak üstlenmiştir. Bu sırada, 1917 Ekim Devrimi sonucunda Rusya’da Çarlık rejimi devrilmiş ve Bolşevikler tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin temelleri atılmıştır. Lenin önderliğinde kurulan yeni rejim, emperyalizme karşı savaşta anti-emperyalist hareketlerle iş birliğini öncelikli bir dış politika hedefi olarak belirlemiştir.
Bu bağlamda, Sovyetler Birliği açısından, Anadolu’da emperyalizme karşı savaşan Ankara Hükûmeti potansiyel bir müttefik olarak değerlendirilmiştir. Türkiye ise, özellikle Batı destekli Yunan işgaline karşı askerî ve ekonomik desteğe ihtiyaç duymaktaydı. Her iki tarafın ihtiyaçları birbirini tamamladığından, diplomatik temaslar hız kazanmıştır. 26 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa, Sovyetler Birliği lideri Lenin’e gönderdiği bir mektup ile doğrudan diplomatik ilişki kurulması ve askerî yardım talebini içeren bir girişimde bulunmuştur.
Mustafa Kemal Paşa'nın mektubunun ardından karşılıklı mektuplaşmalar ve heyetler arası görüşmeler süreci başlamıştır. Bu kapsamda, TBMM adına Bekir Sami Bey başkanlığındaki ilk heyet Moskova’ya gitmiş, ancak taraflar arasında sınır meselelerinde uzlaşılamamıştır. Sovyet tarafı, Ermenilere bazı doğu vilayetlerinin verilmesini talep etmiş, bu talep TBMM heyetince reddedilmiştir. Görüşmeler sonuçsuz kalmıştır.
Siyasi koşulların değişmesiyle birlikte Şubat 1921'de yeni bir Türk heyeti Moskova'ya gönderilmiştir. Bu heyette Yusuf Kemal Tengirşek, Ali Fuat Cebesoy ve Rıza Nur gibi önemli isimler yer almıştır. Görüşmeler 17 Şubat 1921 tarihinde başlamış, müzakereler Sovyet Dışişleri Komiseri Georgiy V. Çiçerin başkanlığındaki Sovyet heyeti ile yürütülmüştür.
Görüşmelerin ana gündem maddeleri şunlardır:
Nahçıvan, Türk heyetince stratejik ve etnik gerekçelerle önemsenmiş, Türkiye'nin doğrudan hâkimiyet kurmaktan ziyade, Azerbaycan himayesinde bir özerklikle bölgenin statüsünün düzenlenmesi önerilmiştir. Sovyet tarafı da bu öneriyi kabul etmiş; böylece Nahçıvan'ın Azerbaycan’a bağlı, ancak herhangi bir üçüncü devlete devredilemeyecek özerk bir bölge olması konusunda uzlaşı sağlanmıştır.
Batum konusu ise daha karmaşık bir mesele teşkil etmiştir. Türkiye, Batum’da yaşayan Müslüman halkın haklarının garanti altına alınmasını istemiş, bu talep Sovyetler tarafından kabul edilerek Gürcistan’a bırakılan Batum’da kültürel özerklik sağlanması yönünde bir hüküm karara bağlanmıştır.
Moskova Antlaşması 16 Mart 1921 tarihinde imzalanmıştır. Başlıca hükümleri şunlardır:
Moskova Antlaşması, Türkiye’nin doğu sınırlarını uluslararası hukuk temelinde güvence altına almış, TBMM’nin diplomatik meşruiyetini pekiştirmiştir. Antlaşma, aynı zamanda Türkiye’nin Kafkasya’daki Türk ve Müslüman halklarla olan bağlarını gözeten dengeli bir çözüm sunmuştur. Antlaşmanın ardından Türkiye, Batı Cephesi’ne daha fazla yoğunlaşma imkânı bulmuş; 13 Ekim 1921’de imzalanan Kars Antlaşması ile Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan da Moskova Antlaşması hükümlerini tanımış ve sınırlar bölgesel mutabakatla kesinleştirilmiştir. Sovyetler açısından bakıldığında ise Moskova Antlaşması, güney sınırlarını istikrara kavuşturmuş, Türkiye gibi önemli bir bölgesel aktörle dostane ilişkiler kurarak emperyalist kuşatmayı kırma stratejisinde önemli bir adım olmuştur.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Moskova Antlaşması (1921)" maddesi için tartışma başlatın
Antlaşmanın Tarihsel Arka Planı
Diplomatik Görüşmelere Giden Süreç
Görüşmelerin İçeriği
Antlaşmanın Hükümleri
Sonuçları ve Etkileri
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.