Moskova Antlaşması (1921)

fav gif
Kaydet
Alıntıla
kure star outline
thumbs_b_c_8347186fc47f4727fef5ff6d9ee76998.jpg
Anlaşma İmzalanırken
İmza Tarihi
16 Mart 1921
İmzalandığı Yer
Moskova
Taraflar
TBMM Hükûmeti – RSFSC (Sovyetler Birliği)

1921 Moskova Antlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti ile Sovyetler Birliği adına hareket eden Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) arasında imzalanmış, Türkiye'nin kuzeydoğu sınırlarını çizen ve Kafkasya coğrafyasındaki sınır sorunlarını düzenleyen uluslararası nitelikte bir antlaşmadır. Söz konusu antlaşma, Kurtuluş Savaşı'nı yürüten TBMM'nin ilk uluslararası başarılarından biri olarak kabul edilir. Aynı zamanda, Türkiye-Sovyet ilişkilerinde diplomatik bir dönüm noktası teşkil etmiştir.


Moskova Antlaşması'nın Görüntüleri (TRT Haber)

Antlaşmanın Tarihsel Arka Planı

I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti'nin siyasi ve askerî olarak zayıflaması, İtilaf Devletleri’nin Anadolu'da işgallere başlamasına zemin hazırlamıştır. 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusu terhis edilmiş, ordunun silahlarına el konulmuş ve çeşitli bölgelerde işgaller başlamıştır. Bu koşullar altında Türk halkı, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 19 Mayıs 1919'dan itibaren millî mücadeleye girişmiştir.


23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile Ankara Hükûmeti kurulmuş, İstanbul’daki Osmanlı Hükûmeti’nden farklı olarak bağımsızlık mücadelesini siyasi ve askerî olarak üstlenmiştir. Bu sırada, 1917 Ekim Devrimi sonucunda Rusya’da Çarlık rejimi devrilmiş ve Bolşevikler tarafından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin temelleri atılmıştır. Lenin önderliğinde kurulan yeni rejim, emperyalizme karşı savaşta anti-emperyalist hareketlerle iş birliğini öncelikli bir dış politika hedefi olarak belirlemiştir.


Bu bağlamda, Sovyetler Birliği açısından, Anadolu’da emperyalizme karşı savaşan Ankara Hükûmeti potansiyel bir müttefik olarak değerlendirilmiştir. Türkiye ise, özellikle Batı destekli Yunan işgaline karşı askerî ve ekonomik desteğe ihtiyaç duymaktaydı. Her iki tarafın ihtiyaçları birbirini tamamladığından, diplomatik temaslar hız kazanmıştır. 26 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa, Sovyetler Birliği lideri Lenin’e gönderdiği bir mektup ile doğrudan diplomatik ilişki kurulması ve askerî yardım talebini içeren bir girişimde bulunmuştur.

Diplomatik Görüşmelere Giden Süreç

Mustafa Kemal Paşa'nın mektubunun ardından karşılıklı mektuplaşmalar ve heyetler arası görüşmeler süreci başlamıştır. Bu kapsamda, TBMM adına Bekir Sami Bey başkanlığındaki ilk heyet Moskova’ya gitmiş, ancak taraflar arasında sınır meselelerinde uzlaşılamamıştır. Sovyet tarafı, Ermenilere bazı doğu vilayetlerinin verilmesini talep etmiş, bu talep TBMM heyetince reddedilmiştir. Görüşmeler sonuçsuz kalmıştır.


Siyasi koşulların değişmesiyle birlikte Şubat 1921'de yeni bir Türk heyeti Moskova'ya gönderilmiştir. Bu heyette Yusuf Kemal Tengirşek, Ali Fuat Cebesoy ve Rıza Nur gibi önemli isimler yer almıştır. Görüşmeler 17 Şubat 1921 tarihinde başlamış, müzakereler Sovyet Dışişleri Komiseri Georgiy V. Çiçerin başkanlığındaki Sovyet heyeti ile yürütülmüştür.

Görüşmelerin İçeriği

Görüşmelerin ana gündem maddeleri şunlardır:

  • Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında kesin sınırların belirlenmesi,
  • Güney Kafkasya’daki Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın durumları,
  • Nahçıvan bölgesinin statüsü,
  • Batum ve çevresinin durumu,
  • Doğu sınırlarında yerel halkın etnik ve dini yapısının dikkate alınması,
  • Askerî ve siyasi iş birliğinin çerçevesi.


Nahçıvan, Türk heyetince stratejik ve etnik gerekçelerle önemsenmiş, Türkiye'nin doğrudan hâkimiyet kurmaktan ziyade, Azerbaycan himayesinde bir özerklikle bölgenin statüsünün düzenlenmesi önerilmiştir. Sovyet tarafı da bu öneriyi kabul etmiş; böylece Nahçıvan'ın Azerbaycan’a bağlı, ancak herhangi bir üçüncü devlete devredilemeyecek özerk bir bölge olması konusunda uzlaşı sağlanmıştır.

Batum konusu ise daha karmaşık bir mesele teşkil etmiştir. Türkiye, Batum’da yaşayan Müslüman halkın haklarının garanti altına alınmasını istemiş, bu talep Sovyetler tarafından kabul edilerek Gürcistan’a bırakılan Batum’da kültürel özerklik sağlanması yönünde bir hüküm karara bağlanmıştır.

Antlaşmanın Hükümleri

Moskova Antlaşması 16 Mart 1921 tarihinde imzalanmıştır. Başlıca hükümleri şunlardır:

  1. Sınırların Belirlenmesi: Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki sınır, Aras Nehri boyunca uzanarak Arpaçay, Çıldır Gölü ve Karadeniz'e kadar devam eden bir hatla belirlenmiştir. Kars, Ardahan ve Artvin Türkiye’ye bırakılırken, Batum Gürcistan’a verilmiştir. Bölgede yaşayan Müslüman halkın kültürel haklarının korunması hüküm altına alınmıştır.
  2. Nahçıvan Statüsü: Nahçıvan bölgesi, Azerbaycan’a bağlı ve üçüncü bir devlete devredilmesi mümkün olmayan özerk bir bölge olarak tanımlanmıştır. Bu statü, antlaşmanın 3. maddesi ve 1(B) sayılı ek protokol ile ayrıntılı şekilde belirlenmiştir.
  3. Gümrü Antlaşması'nın Teyidi: Türkiye ile Ermenistan arasında 2 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması, Sovyetler tarafından tanınmamakla birlikte, Moskova Antlaşması’yla içerdiği sınır düzenlemeleri teyit edilmiştir.
  4. Siyasi İş Birliği: Antlaşma, Türkiye ve Sovyetler Birliği’nin birbirlerinin içişlerine karışmayacaklarını, emperyalizme karşı dayanışma içinde olacaklarını ve diplomatik ilişkilerini resmî olarak sürdüreceklerini hükme bağlamıştır.
  5. Askerî Yardım: Sovyetler, Türkiye’ye maddî ve askerî yardımda bulunmayı taahhüt etmiş, bu kapsamda silah ve cephane gönderilmiştir. Bu destek, Türk Kurtuluş Savaşı’nda özellikle Batı Cephesi’nde büyük önem taşımıştır.

Sonuçları ve Etkileri

Moskova Antlaşması, Türkiye’nin doğu sınırlarını uluslararası hukuk temelinde güvence altına almış, TBMM’nin diplomatik meşruiyetini pekiştirmiştir. Antlaşma, aynı zamanda Türkiye’nin Kafkasya’daki Türk ve Müslüman halklarla olan bağlarını gözeten dengeli bir çözüm sunmuştur. Antlaşmanın ardından Türkiye, Batı Cephesi’ne daha fazla yoğunlaşma imkânı bulmuş; 13 Ekim 1921’de imzalanan Kars Antlaşması ile Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan da Moskova Antlaşması hükümlerini tanımış ve sınırlar bölgesel mutabakatla kesinleştirilmiştir. Sovyetler açısından bakıldığında ise Moskova Antlaşması, güney sınırlarını istikrara kavuşturmuş, Türkiye gibi önemli bir bölgesel aktörle dostane ilişkiler kurarak emperyalist kuşatmayı kırma stratejisinde önemli bir adım olmuştur.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Yazar Bilgileri

Avatar
YazarSevgi Kıraç11 Mayıs 2025 19:43

Etiketler

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Moskova Antlaşması (1921)" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle

İçindekiler

  • Antlaşmanın Tarihsel Arka Planı

  • Diplomatik Görüşmelere Giden Süreç

    • Görüşmelerin İçeriği

    • Antlaşmanın Hükümleri

  • Sonuçları ve Etkileri

Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

KÜRE'ye Sor