Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.

Sivas, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve stratejik konumu nedeniyle önemli bir yönetim merkezi olmuştur. Şehir, Hititler döneminde önemli bir yerleşim yeri olarak kabul edilirken, Kadı Burhâneddin, Danişment, Eretna Beyliği, Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde de önemli bir merkez olmuştur. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas, özellikle Sivas Kongresi’ne ev sahipliği yaparak Kurtuluş Savaşı'nın simgelerinden biri haline gelmiştir.
Sivas, İç Anadolu’nun doğusunda, Yukarı Kızılırmak havzasında yer alır ve 1275 metre yükseklikteki Meraküm yaylasının eteğinde kurulmuştur. Şehir, tarihi boyunca birçok farklı ismin kullanıldığı bir yerleşim alanıdır. Roma döneminde Sebasteia olarak bilinen şehir, zamanla Sivas adını almıştır. Sivas, Kızılırmak vadisinin kuzey kenarında yer alır ve antik çağlardan itibaren önemli bir ulaşım ve ticaret yolu üzerinde konumlanmıştır.
Sivas, Neolitik Dönem'den itibaren yerleşim gösteren bir bölge olarak, Hititler ve Persler gibi büyük medeniyetlerin egemenliğinde kalmıştır. MÖ 2000 yıllarına kadar uzanan bu geçmiş, şehrin tarihsel önemini artırmıştır. Roma İmparatorluğu'na bağlı olarak "Eyalet-i Rum" olarak bilinen Sivas, daha sonra Bizans ve Selçuklu dönemlerine geçmiştir. Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın 1142’de şehri fethetmesinin ardından, Sivas önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline gelmiştir.
Selçuklular ve İlhanlılar döneminde şehir, askeri ve kültürel açıdan önemli bir merkez olmuştur. Sivas'ta inşa edilen medreseler, camiler ve diğer yapılar, şehirdeki bilimsel ve kültürel gelişmeleri yansıtmaktadır. Ayrıca, 1243’te Kösedağ Muharebesi sonrası Moğollar tarafından işgal edilen şehir, kısa süreli bir Moğol yönetimi altında kalmıştır. İlhanlılar’ın yönetimi sırasında ise Sivas, fiziksel olarak gelişmiş ve medreseler gibi kültürel yapılar bu dönemde inşa edilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Sivas, hem askeri hem de ticari açıdan önemli bir şehir haline gelmiştir. 1400'lü yıllarda Timur'un işgali sırasında büyük hasar gören şehir, Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra tekrar toparlanmış ve önemli bir eyalet merkezi olmuştur. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde, Sivas’ın döneminin en büyük ve zengin şehirlerinden biri olduğu belirtilmiştir. Osmanlı döneminde, şehirdeki ekonomik faaliyetlerin merkezi çarşılar, hanlar ve medreseler olmuştur.
Cumhuriyetin ilanından sonra Sivas, 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında düzenlenen Sivas Kongresi ile Türk Kurtuluş Savaşı'na önemli bir katkı sağlamıştır. Bu dönemde Sivas, sadece bir askeri ve siyasi merkez değil, aynı zamanda sanayi açısından da gelişmeye başlamıştır. Ancak sanayi yatırımlarının yetersizliği nedeniyle büyük şehirlere göç hızlanmıştır. 1974 yılında kurulan Cumhuriyet Üniversitesi, şehre kültürel ve ekonomik anlamda katkı sağlamıştır.
Bugün Sivas, tarihi yapıları, kültürel etkinlikleri ve doğal güzellikleri ile dikkat çeken bir şehir olmaya devam etmektedir. Şehirde, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait camiler, medreseler, hanlar ve hamamlar gibi pek çok tarihi eser günümüze ulaşmıştır. Ayrıca, modern Sivas, gelişen sanayisi ve kültürel altyapısıyla önemli bir Anadolu şehri olarak varlığını sürdürmektedir.
Sivas ili, İç Anadolu Bölgesi'nin doğusunda, Anadolu'nun yüksek platoları üzerinde yer almakta olup, doğuya doğru yükselen bir arazi yapısına sahiptir. İl sınırları, kuzey, doğu ve güneydoğuda dağlık ve sarp bir kesimle son bulur. Ortalama yükselti 1000 metreyi aşmakta olup, bu durum şehrin coğrafi özelliklerini belirginleştiren önemli bir unsurdur. Sivas'ta yer alan dağlar arasında Kuzey Anadolu sıradağlarının uzantısı olan Köse Dağları, Toroslar’ın kuzey kollarından Tecer Dağları ve İncebel Dağları, ayrıca Akdağlar ve Yama Dağı önemli yer tutar. Ayrıca, Uzunyayla ve Meraküm platoları, Kızılırmak, Kelkit ve Çaltı vadileri, şehrin coğrafyasındaki diğer önemli unsurlardır.
Sivas ili, 35° – 50° doğu boylamları ile 38° – 32′ ve 40° – 16′ kuzey enlemleri arasında yer almakta olup, Türkiye'nin yüzölçümü bakımından ikinci en büyük ili olup 28.488 km² alana sahiptir. İl topraklarının büyük bir kısmı Yukarı Kızılırmak havzasında yer alırken, bir bölümü Yeşilırmak ve Fırat havzalarına aittir. Sivas, Karadeniz ikliminin etkilerini kuzeyde, Doğu Anadolu yüksek bölge iklimini ise doğuda hissetmektedir.
Şehir, kuzeyde Kelkit Vadisi, doğuda Köse Dağları ve Kuruçay Vadisi, güneyde Kulmaç Dağları ve Hezanlı Dağı, batıda ise Karababa ve Akdağlar gibi doğal sınırlarla çevrilidir. Ayrıca, Sivas, İç Anadolu'nun yüksek platoları üzerinde, tarihi İpek Yolu güzergahlarının kesişim noktasında yer alır. Bu coğrafi konum, Sivas'a hem ticaret hem de kültürel açıdan büyük bir stratejik önem kazandırmıştır.
İklim açısından, Sivas, karasal İç Anadolu ikliminin etkisinde olup, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve karlı geçer. Ancak, Sivas’ın kuzey ve doğu kesimlerinde Karadeniz ve Doğu Anadolu iklimlerinin etkileri de gözlemlenir. Yüksek dağlık alanlar ve engebeli yapılar, bu farklı iklimlerin birleşimini yaratır. Bu da Sivas’ın mikroklima özellikler taşıyan bir coğrafya oluşturmasına yol açar.
Sivas ili, Türkiye'nin ikinci büyük ili olup, İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan önemli bir ekonomik yapıya sahiptir. Ancak, yerel ekonominin temel yapısı tarım ve hayvancılıkla şekillenmekte, sanayi ve hizmet sektörlerinde gelişme sınırlıdır. Bu nedenle, Sivas’ın ekonomik göstergeleri, hem İç Anadolu Bölgesi hem de Türkiye genelindeki ortalamaların gerisinde kalmaktadır.
Sivas'ın ekonomisi, büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. 2000 yılı itibarıyla, ildeki faal nüfusun %66,5'i tarım sektöründe çalışmaktadır, bu oran İç Anadolu Bölgesi ortalamasının %20 üzerinde yer alırken, sanayi sektörü ise yalnızca %5,5'lik bir paya sahiptir. Sivas’ın GSYİH’sı, İç Anadolu Bölgesi’nin %4,17'sini ve Türkiye GSYİH'sının %6,6'sını oluşturmaktadır. 2001 yılı itibarıyla ise, Sivas’ın kişi başına GSYİH’sı Türkiye ortalamasının yarısı kadardır.
Tarım sektörü, ilin ekonomisinde dominant bir rol oynamaktadır. Ancak, bu sektörün verimliliği düşmekte ve tarımsal üretim giderek azalmaktadır. Sürekli göç veren ilde, tarımın yanı sıra hayvancılık da önemli bir yer tutmaktadır. Bu sektördeki gerileme, özellikle köyden kente göç ve sanayi sektörü gelişmediği için, tarımsal üretimin azalmasına yol açmaktadır.
Sivas'ta sanayi sektörü gelişmemiştir, özellikle imalat sanayi çok geri plandadır. İlin sanayi sektöründe, ağırlıklı olarak maden ve enerji sektörü ön plandadır. 1987-2001 döneminde, sanayi sektörü %8,9 oranında büyüme göstermiş, ancak imalat sanayi %2,5 oranında küçülmüştür. Bu durum, Sivas'taki imalat sanayi alt sektörünün yeterince gelişmediğini ve bu alanda ciddi iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Sivas’ın dış ticareti de yerel ekonominin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. 2001-2006 yılları arasında, ilin dış ticaret hacmi sürekli artmıştır. Özellikle madencilik ve taşocakçılığı sektörü, dış ticaretteki büyümeyi destekleyen bir faktör olmuştur. 2006 yılında, Sivas’ın ihracatının İç Anadolu Bölgesi ihracatı içindeki payı %0,38, ithalatının ise %0,45 olmuştur.
Sivas'ta istihdamın büyük bir kısmı tarım sektörüne dayanmaktadır. 2000 yılı itibarıyla, tarım sektöründe çalışanların oranı %66,5 iken, sanayi sektöründe bu oran %5,5’tir. İstihdamın artan bir şekilde hizmet sektörüne kayması gözlemlenmektedir. 1980-2000 yılları arasında, hizmet sektöründe istihdam %47 oranında artarken, tarım sektöründe istihdam %14,3 oranında azalmıştır.
Sivas'ta aktif olarak Valilik görevini Dr. Yılmaz Şimşek yürütmektedir. Şimşek, 2022/209 sayılı 'Valiler Kararnamesi' ile 2017 yılından itibaren görev yaptığı Niğde Valiliği’nden Sivas Valiliğine atanmıştır.
Sivas'ta yer alan Çifte Minareli Medrese, 1271/72 yıllarında İlhanlı veziri Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından inşa edilmiştir. Medrese, Anadolu'nun en yüksek taç kapısına sahip olup, iki minaresi ile Sivas'ın sembollerinden biridir. Yapının zengin dekorasyonunda geometrik ve botanik motiflerle süslenmiş nişler ve mukarnaslar bulunur.
Buruciye Medresesi, 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde inşa edilmiştir. Medrese, Hamedan'dan gelen Muzaffer Burucerdî tarafından yapılmış olup, simetrik yapısıyla dikkat çeker. Günümüzde Sivas Müftülüğü tarafından çeşitli eğitim faaliyetleri için kullanılmaktadır.
Sivas Kongre Müzesi, Mustafa Kemal Atatürk ve heyetinin 1919'da Milli Mücadele'nin merkezini kurduğu önemli bir yapıdır. Osmanlı döneminin sonlarına ait sivil mimarlık örneği olan bina, taş dış cepheye ve ahşap iç mekanlara sahiptir. Bugün, Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir yer olan bu bina, müze olarak kullanılmaktadır.
Divriği Ulu Cami, 1228-1229 yıllarında Mengücekoğulları tarafından inşa edilmiştir ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alır. İslam mimarisinin önemli örneklerinden biri olan cami, iki kubbesi ve bitişiğindeki hastane ile tanınır. Zengin taş işçiliği ve mimarisi, Anadolu geleneksel sanatlarını yansıtmaktadır.
Gök Medrese, 1271 yılında 3. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Vezir Yılmaz Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmıştır. Medrese, zengin taş işçiliği ve ışık-gölge oyunlarıyla dikkat çeker ve iki katlı planıyla Anadolu'daki en önemli yapılar arasında yer alır. 1926'da müzeye dönüştürülen medrese, restorasyon çalışmalarının ardından Selçuklu Sanat Müzesi olarak açılmayı planlanmaktadır.
Sivas'a özgü bir köfte türüdür ve Türk Patent Enstitüsü tarafından coğrafi işaretle tescillenmiştir. Sivas Köftesi, tuz eklenen etin özel yöntemlerle kıyma haline getirilip ızgarada pişirilmesiyle hazırlanır. Yanına sivri biber ve domatesle pide üzerinde servis edilir.
Pehli, koyunun sağ uyluk ve döş kısmından yapılan bir yemektir. Etler, yoğurt, karabiber ve tereyağında kızartıldıktan sonra patlıcan ve biberle birlikte pişirilir. Son olarak, üzerine domates eklenerek hafif ateşte pişirilir.
Divriği Pilavı, sekiz yüz yıldır aynı tarifle yapılan bir yemektir. Tavuk veya etle pişirilen pilav, nohut, üzüm ve baharatlarla tatlandırılır. Bayramlar ve özel günlerde yapılan bu pilav, zengin içeriğiyle sofralarda yer alır.
İçli Köfte, ince bulgur ve kıymayla yapılan, içine kavrulmuş soğan ve baharatlarla hazırlanan iç harç konularak sarılan bir yemektir. Haşlandıktan sonra tereyağı eklenerek servis edilir. Bu yemek, hem lezzetli hem de pratik bir seçenektir.
Sebzeli Sivas Kebabı, tandırda pişirilen etlerin patlıcan, biber ve domatesle birlikte şişlere dizilip pişirilmesiyle yapılır. Bu kebap, mangalda pişirilen etlerin leziz bir şekilde servis edilmesini sağlar.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Sivas (İl)" maddesi için tartışma başlatın
Coğrafya ve Yerleşim
Antik ve Ortaçağ Dönemi
Selçuklu ve İlhanlı Dönemi
Osmanlı Dönemi
Cumhuriyet Dönemi
Günümüz Sivas
Coğrafi Yapı
Ekonomik Yapı
Sektörel Dağılım ve GSYİH
Tarım ve Hayvancılık
Sanayi ve İmalat
Dış Ticaret
İstihdam
Yönetim
Vali
Tarihi Yapılar
Çifte Minareli Medrese
Buruciye (Şifaiye) Medresesi
Sivas Kongre Müzesi
Divriği Ulu Cami
Gök Medrese
Sivas Mutfağı
Sivas Köftesi
Pehli
Divriği Pilavı (Alatlı Pilav)
İçli Köfte
Sebzeli Sivas Kebabı