
Temsili Suriye ve İsrail bayrakları. - (Anadolu Ajansı)
Suriye-İsrail Ortak İletişim Mekanizması Mutabakatı, 6 Ocak 2026 tarihinde ABD arabuluculuğunda Paris’te gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, Suriye, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetleri arasında imzalanan üçlü bir diplomatik anlaşmadır. Mutabakat, taraflar arasında istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik temasların sürdürülmesi ve ticari fırsatların değerlendirilmesi amacıyla “Joint Fusion Mechanism” adı verilen bir ortak iletişim mekanizmasının kurulmasını öngörmektedir.
Genel Çerçeve
ABD arabuluculuğunda Suriye ile İsrail arasında gerçekleştirilen Paris görüşmeleri sonucunda 6 Ocak 2026 tarihinde ortak bir iletişim mekanizması kurulmasına yönelik mutabakat imzalanmıştır. Bu mutabakat, “Joint Fusion Mechanism” adıyla anılan ve taraflar arasında istihbarat, askeri ve diplomatik koordinasyonu kolaylaştırmayı amaçlayan bir yapının oluşturulmasını öngörmektedir.
Görüşmeler, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın gözetimi altında, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenmiştir. ABD, İsrail ve Suriye hükümetlerinin üçlü imzasını taşıyan ortak açıklama, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.
Bildiride, “ABD’nin himayesinde, üst düzey İsrailli ve Suriyeli yetkililer Paris’te bir araya geldi. Başkan Donald J. Trump’ın Orta Doğu’daki liderliği, Suriye’nin egemenliği ve istikrarına, İsrail’in güvenliğine ve iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeleri mümkün kıldı.” ifadelerine yer verilmiştir. Mutabakat, tarafların ilişkilerinde “kalıcı güvenlik ve istikrar düzenlemeleri” oluşturma yönündeki taahhütlerini yeniden teyit etmiştir.
Arka Plan
Suriye ile İsrail arasında 2026 yılı başında Paris’te gerçekleştirilen görüşmeler, ABD arabuluculuğunda yürütülen beşinci müzakere turu niteliğindedir. Görüşmelerin yeniden başlatılması, tarafların Aralık 2024’te Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinden sonra değişen bölgesel güvenlik ortamına yanıt olarak gelişmiştir.
Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, müzakerelerin yeniden başlatılmasının Şam yönetiminin “müzakereye kapalı ulusal haklarını geri alma konusundaki kararlılığının bir göstergesi” olduğunu aktarmıştır.
Görüşmelerin ana çerçevesini 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın yeniden etkinleştirilmesi oluşturmuştur. Bu kapsamda tarafların, İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesini hedeflediği belirtilmiştir. Suriye tarafı, müzakerelerde “tam egemenliği esas alan dengeli bir güvenlik anlaşması” üzerinde durulacağını ve ülkenin iç işlerine yönelik her türlü müdahaleyi önleyecek düzenlemelerin ele alınacağını bildirmiştir.
Bu süreç, İsrail ordusunun 2025 yılı boyunca Suriye’nin güneyinde, özellikle Quneytra vilayetinde artan askeri faaliyetleriyle eş zamanlı yürümüştür. Bölgedeki gelişmeler arasında 9 yeni askeri üs kurulması ve yaklaşık 12.000 dönüm arazinin kontrol altına alınması yer almıştır.
ABD merkezli haber sitesi Axios’un aktardığına göre, müzakerelerin temel amacının “sınır bölgelerinde güvenlik durumunu istikrara kavuşturacak yeni bir güvenlik anlaşmasına varmak” olduğu belirtilmiştir.
Paris Görüşmeleri (5–6 Ocak 2026)
Paris’teki görüşmelere Suriye, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nden üst düzey yetkililer katılmıştır. Suriye tarafını Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Genel İstihbarat İdaresi Başkanı Hüseyin es-Selame temsil etmiştir. İsrail heyetinde ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun askeri danışmanı ve bir sonraki Mossad Direktörü Roman Gofman ile Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Vekili Gil Reich yer almıştır.
Amerika Birleşik Devletleri’ni temsilen ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı’nın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın kıdemli danışmanı Jared Kushner toplantıya katılmıştır.
Görüşmeler, ABD arabuluculuğunda iki gün boyunca Fransa’nın başkentinde gerçekleştirilmiştir. Toplantılarda ele alınan temel konular arasında güney Suriye’nin askerden arındırılması, İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi, ve kalıcı güvenlik düzenlemelerinin oluşturulması yer almıştır.
Müzakerelerde Suriye’nin tam egemenliğinin korunması ve ülkenin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti altına alacak düzenlemeler görüşülmüştür.
5 Ocak 2026 tarihinde başlayan görüşmeler 6 Ocak 2026 itibarıyla tamamlanmıştır. İsrail merkezli Channel 12 televizyonu, süreci “olumlu” olarak nitelendirmiştir; ancak görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı verilmemiştir. Suriye tarafı, müzakerelere ilişkin resmi bir açıklama yapmamıştır. Görüşmeler “ABD’nin koordinasyonu ve arabuluculuğu altında” yürütülmüştür. Bu müzakere turu, yaklaşık iki ay aradan sonra gerçekleştirilen ilk doğrudan temas olma özelliğini taşımaktadır.
Ortak Bildiri ve İmzalanan Mutabakatın İçeriği
Paris’te tamamlanan görüşmelerin ardından 6 Ocak 2026 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü tarafından üç ülkenin imzasını taşıyan “Joint Statement on the Trilateral Meeting Between the Governments of the United States of America, the State of Israel, and the Syrian Arab Republic” başlıklı ortak bildiri yayımlanmıştır.
Bildiride, “ABD’nin himayesinde, üst düzey İsrailli ve Suriyeli yetkililer Paris’te bir araya geldi. Başkan Donald J. Trump’ın Orta Doğu’daki liderliği, Suriye’nin egemenliği ve istikrarına, İsrail’in güvenliğine ve iki ülkenin refahına odaklanan verimli görüşmeleri mümkün kıldı” ifadeleri yer almıştır.
Ortak açıklama, “tarafların kalıcı güvenlik ve istikrar düzenlemeleri oluşturma yönündeki taahhütlerini” yeniden teyit ettiğini bildirmiştir.
Temel İlkeler
Bildiri metninde taraflar, “Suriye’nin egemenliği ve istikrarı, İsrail’in güvenliği ve her iki ülkenin refahı” ilkelerini esas almışlardır. ABD Dışişleri Bakanlığı metninde, tarafların şu ifadeleri kullandığı aktarılmıştır: “Taraflar, her iki ülke için kalıcı güvenlik ve istikrar düzenlemeleri sağlamaya yönelik taahhütlerini yeniden teyit etmiştir.”
Bildiride ayrıca, “Bu ortak bildiri, bugünkü toplantının ruhunu ve tarafların gelecek nesillerin yararına ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtmaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Ortak İletişim Mekanizmasının Kurulması
Mutabakatın en önemli kabul edilen maddesi, “Joint Fusion Mechanism” adı verilen bir ortak iletişim mekanizmasının kurulması olmuştur. Bu mekanizma, ABD gözetiminde istihbarat paylaşımı, askeri gerilimin azaltılması, diplomatik ilişkiler ve ticari fırsatlar konularında acil ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla oluşturulmuştur.
Bildiride mekanizmanın işlevi şu şekilde tanımlanmıştır: “Bu mekanizma, anlaşmazlıkları derhal ele almak ve yanlış anlamaların önüne geçmek için bir platform görevi görecektir.”
ABD’nin Rolü ve Açıklaması
ABD Dışişleri Bakanlığı, bildiriyi yayımlarken, “Amerika Birleşik Devletleri bu olumlu adımları takdir etmekte ve Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanmasına yönelik daha geniş çabaların bir parçası olarak bu anlayışların uygulanmasını destekleme kararlılığını sürdürmektedir” ifadelerine yer vermiştir.
Açıklamada ayrıca, “Egemen uluslar saygılı ve üretken biçimde iş birliği yaptığında refah ortaya çıkacaktır” ifadesi kullanılmıştır. ABD’nin, sürecin denetimini ve uygulanmasını sürdürme niyetinde olduğu belirtilmiş; görüşmelerin Başkan Donald J. Trump’ın liderliğiyle gerçekleştirildiği vurgulanmıştır.
İki ülke arasındaki görüşme sürecinin Paris’te yeni turlarla devam etmesi planlanmaktadır.


