
ORCID ID
0000-0002-6287-6943
İsrail’in Gazze’yi hedef alan saldırıları, bölgesel bir çatışma olmanın ötesinde teknolojinin insan hakları ihlallerinde nasıl araçsallaştırılabileceğine dair çarpıcı bir örnek teşkil etmiştir. İsrail, işgalini sadece askeri güçle değil yapay zekâ ve büyük teknoloji şirketlerinin desteğiyle derinleştirmiş ve sürdürmüştür. Başta Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü olmak üzere birçok uluslararası kurumun yayımladığı raporlar İsrail’in Filistin’de kullandığı teknolojileri bu şekilde tanımlamaktadır.Buna göre İsrail’in soykırımı biyometrik sistemlerden casus yazılımlara kadar geniş bir yelpazede hayata geçirilmekte; teknolojik araçlarla işgalin devamlılığı sağlanmaktadır. Bu teknolojiler, Filistinlilerin hareketlerini izlemek, dijital profiller oluşturmak ve direnişi engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Öte yandan Filistin, İsrail tarafından ileri teknolojilerin test edildiği bir laboratuvar haline getirilmiştir (Loewenstein, 2023). Özellikle Pegasus gibi casus yazılımlar, Filistinlilerin özel bilgilerine erişim sağlayarak bilgi akışını manipüle etmiş ve bu durum, dijital gözetimin ulaştığı boyutları gözler önüne sermiştir (Jones, 2021). İsrail ordusunun kullandığı Wolf Pack adlı sistem, Filistinlilere dair gözetim verilerini toplayarak, kontrol noktalarında renk kodlarına göre kategorize edilmiş bir denetim mekanizması oluşturmuştur. Bu sistemde, mavi kod askerlere tutuklama ve serbest bırakma yetkisi verirken, kırmızı kod Filistinlilerin yasal geçişlerini engellemektedir (The New Arab, 2023).Akıllı şehir projeleri de İsrail’in işgal politikalarını destekleyen bir diğer teknolojik araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kudüs’te yasa dışı şekilde uygulanan bu projeler, yüz tanıma ve CCTV teknolojileriyle Filistinlilere yönelik hukuksuz eylemleri kolaylaştırmaktadır. İsrail’in Lavender adlı yapay zekâ programı ise öldürülecek kişilerin belirlenmesinde kullanılmakta ve bireylere 1-100 arasında puan vererek hedef listeleri oluşturmaktadır. Bu tür teknolojik uygulamalar, insan hakları ihlallerini sistematik hale getirmekte ve uluslararası hukukun ihlal edilmesine zemin hazırlamaktadır (Jones, 2024).İsrail’in teknolojik altyapısının gelişiminde Batılı şirketlerin önemli bir rolü bulunmaktadır. Amazon ve Google’ın Nimbus projesi, İsrail’in bulut depolama, bilgi işleme ve duygu tanımlama kapasitesini artırmıştır. Google, İsrail Savunma Bakanlığı ile yüz tanıma hizmetlerini de kapsayan bir iş birliği yürütmektedir. Nvidia’nın Hayfa’da gerçekleştirdiği çip projeleri ve Microsoft’un AnyVision sistemi, işgalin ırksal denetim mekanizmasını güçlendirmiştir. Hewlett Packard, Motorola ve Cisco gibi şirketler de İsrail’e teknolojik destek sağlayarak ayrımcı politikaların uygulanmasına katkıda bulunmuştur (Kwet, 2024).Sosyal medya platformları da İsrail’in politikalarını destekleyen bir rol üstlenmiştir. Meta, Filistin’e dair paylaşımları sansürleyerek Filistin yanlısı sesleri baskılamıştır. 2022’de yayımlanan bir rapor, Facebook ve Instagram’ın barışçıl içeriklere bile sansür uyguladığını ortaya koymuştur. WhatsApp ise İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği suikastlarda kullanılan bir platform haline gelmiştir. Bu durum, dijital teknolojilerin küresel elitlerin sömürgeci yapısını desteklediğini ve modern post-kolonyalizmin bir uzantısı olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Varoufakis’in (Varoufakis, 2024: 29) “tekno-feodalizm” olarak tanımladığı bu yapı, teknolojinin sömürgeci bir araca dönüştürülmesine işaret etmektedir (Kassabov, 2024).Sonuç olarak İsrail’in Filistin soykırımının bir boyutu da teknolojidir. İşgalci İsrail’in teknolojiyi Filistin’e karşı bir silah olarak kullanması, işgalin sürdürülebilirliğini artırmış, soykırımın etkisini büyütmüş ve uluslararası hukukun ciddi şekilde ihlal edilmesine yol açmıştır. İsrail’in geliştirdiği bu teknolojiler, genellikle otoriter rejimlere satılarak insan hakları ihlallerinin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Filistin’in teknolojiyle baskılanması, dijital dünyada yerleşimci kolonyalizmin yeni bir boyutunu ortaya koymaktadır. Bu durum, teknolojinin etik kullanımına dair küresel bir tartışma başlatılmasını zorunlu kılmaktadır.Okuma ÖnerileriPerugini, Nicola (2024). “Safe Zones: Israel’s Technologies of Genocide”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.aljazeera.com/opinions/2024/1/6/safe-zones-israels-technologies-of-genocide.Shlaim, Avi (2024). Genocide in Gaza: Israel’s Long War on Palestine. UK: Irish Pages Press.
İsrail’in Gazze’yi hedef alan saldırıları, bölgesel bir çatışma olmanın ötesinde teknolojinin insan hakları ihlallerinde nasıl araçsallaştırılabileceğine dair çarpıcı bir örnek teşkil etmiştir. İsrail, işgalini sadece askeri güçle değil yapay zekâ ve büyük teknoloji şirketlerinin desteğiyle derinleştirmiş ve sürdürmüştür. Başta Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü olmak üzere birçok uluslararası kurumun yayımladığı raporlar İsrail’in Filistin’de kullandığı teknolojileri bu şekilde tanımlamaktadır.
Buna göre İsrail’in soykırımı biyometrik sistemlerden casus yazılımlara kadar geniş bir yelpazede hayata geçirilmekte; teknolojik araçlarla işgalin devamlılığı sağlanmaktadır. Bu teknolojiler, Filistinlilerin hareketlerini izlemek, dijital profiller oluşturmak ve direnişi engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Öte yandan Filistin, İsrail tarafından ileri teknolojilerin test edildiği bir laboratuvar haline getirilmiştir (Loewenstein, 2023). Özellikle Pegasus gibi casus yazılımlar, Filistinlilerin özel bilgilerine erişim sağlayarak bilgi akışını manipüle etmiş ve bu durum, dijital gözetimin ulaştığı boyutları gözler önüne sermiştir (Jones, 2021). İsrail ordusunun kullandığı Wolf Pack adlı sistem, Filistinlilere dair gözetim verilerini toplayarak, kontrol noktalarında renk kodlarına göre kategorize edilmiş bir denetim mekanizması oluşturmuştur. Bu sistemde, mavi kod askerlere tutuklama ve serbest bırakma yetkisi verirken, kırmızı kod Filistinlilerin yasal geçişlerini engellemektedir (The New Arab, 2023).
Akıllı şehir projeleri de İsrail’in işgal politikalarını destekleyen bir diğer teknolojik araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Kudüs’te yasa dışı şekilde uygulanan bu projeler, yüz tanıma ve CCTV teknolojileriyle Filistinlilere yönelik hukuksuz eylemleri kolaylaştırmaktadır. İsrail’in Lavender adlı yapay zekâ programı ise öldürülecek kişilerin belirlenmesinde kullanılmakta ve bireylere 1-100 arasında puan vererek hedef listeleri oluşturmaktadır. Bu tür teknolojik uygulamalar, insan hakları ihlallerini sistematik hale getirmekte ve uluslararası hukukun ihlal edilmesine zemin hazırlamaktadır (Jones, 2024).
İsrail’in teknolojik altyapısının gelişiminde Batılı şirketlerin önemli bir rolü bulunmaktadır. Amazon ve Google’ın Nimbus projesi, İsrail’in bulut depolama, bilgi işleme ve duygu tanımlama kapasitesini artırmıştır. Google, İsrail Savunma Bakanlığı ile yüz tanıma hizmetlerini de kapsayan bir iş birliği yürütmektedir. Nvidia’nın Hayfa’da gerçekleştirdiği çip projeleri ve Microsoft’un AnyVision sistemi, işgalin ırksal denetim mekanizmasını güçlendirmiştir. Hewlett Packard, Motorola ve Cisco gibi şirketler de İsrail’e teknolojik destek sağlayarak ayrımcı politikaların uygulanmasına katkıda bulunmuştur (Kwet, 2024).
Sosyal medya platformları da İsrail’in politikalarını destekleyen bir rol üstlenmiştir. Meta, Filistin’e dair paylaşımları sansürleyerek Filistin yanlısı sesleri baskılamıştır. 2022’de yayımlanan bir rapor, Facebook ve Instagram’ın barışçıl içeriklere bile sansür uyguladığını ortaya koymuştur. WhatsApp ise İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği suikastlarda kullanılan bir platform haline gelmiştir. Bu durum, dijital teknolojilerin küresel elitlerin sömürgeci yapısını desteklediğini ve modern post-kolonyalizmin bir uzantısı olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Varoufakis’in (Varoufakis, 2024: 29) “tekno-feodalizm” olarak tanımladığı bu yapı, teknolojinin sömürgeci bir araca dönüştürülmesine işaret etmektedir (Kassabov, 2024).
Sonuç olarak İsrail’in Filistin soykırımının bir boyutu da teknolojidir. İşgalci İsrail’in teknolojiyi Filistin’e karşı bir silah olarak kullanması, işgalin sürdürülebilirliğini artırmış, soykırımın etkisini büyütmüş ve uluslararası hukukun ciddi şekilde ihlal edilmesine yol açmıştır. İsrail’in geliştirdiği bu teknolojiler, genellikle otoriter rejimlere satılarak insan hakları ihlallerinin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Filistin’in teknolojiyle baskılanması, dijital dünyada yerleşimci kolonyalizmin yeni bir boyutunu ortaya koymaktadır. Bu durum, teknolojinin etik kullanımına dair küresel bir tartışma başlatılmasını zorunlu kılmaktadır.
Perugini, Nicola (2024). “Safe Zones: Israel’s Technologies of Genocide”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.aljazeera.com/opinions/2024/1/6/safe-zones-israels-technologies-of-genocide.
Shlaim, Avi (2024). Genocide in Gaza: Israel’s Long War on Palestine. UK: Irish Pages Press.
Gray, Chris Hables (2025). AI, Sacred Violence, and War—The Case of Gaza. Palgrave Macmillan. Jones, M. O. (2024). “In Gaza, We are Watching the World’s First aI-Assisted Genocide”. The New Arab. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.newarab.com/analysis/israel-carrying-out-ai-assisted-genocide-gaza.Jones, Marc O. (2021). “Israel is Supercharging Digital Authoritarianism in the Middle East with Pegasus”. The New Arab. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.newarab.com/opinion/pegasus-how-israel-supercharges-digital-authoritarianism.Kassabov, O. (2024). “Gaza is the Fate of Humanity”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.aljazeera.com/opinions/2024/7/28/gaza-is-the-fate-of-humanity.Kwet, M. (2024). “How US Big Tech Supports Israel’s aI-Powered Genocide and Apartheid”. Aljazeera. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.aljazeera.com/opinions/2024/5/12/how-us-big-tech-supports-israels-ai-powered-genocide-and-apartheid.Loewenstein, A. (2023). The Palestine Laboratory: How Israel Exports the Technology of Occupation Around the World (First published). New York & Londra: Verso Books. The New Arab (2023). Automated Apartheid: How Israel’s Occupation is Powered by Big Tech, AI, and Spyware. Erişim Tarihi: 03.04.2025, https://www.newarab.com/analysis/how-ai-big-tech-and-spyware-power-israels-occupation.Varoufakis, Y. (2024). Technofeudalism: What Killed Capitalism. Brooklyn: Melville House.
| apa | Rakipoğlu, M. (2026). Teknolojik Soykırım. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1449-1450) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Rakipoğlu, Mehmet. “Teknolojik Soykırım”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1449-1450. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Teknolojik Soykırım" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri