
ORCID ID
0000-0003-4797-0816
Medicide, tıp (medi-cine) ve soykırım/yok etme (geno-cide) kelimelerinin birleşiminden türetilmiş bir ifade olup, sağlık sisteminin bilinçli, sistematik ve kasıtlı olarak yok edilmesi yoluyla bir toplumun temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılması sürecini tanımlayan, Türkçeye “tıbbi soykırım” olarak çevrilebilecek bir kavramdır (Çamcı vd., 2024: 81). Bu kavram, özellikle çatışma bölgelerinde sağlık altyapısına yönelik saldırılar, tıbbi yardımların engellenmesi, sağlık çalışanlarının hedef alınması ve sağlık sistemlerinin tamamen çökertilmesi gibi uygulamaları kapsar. Tıbbi soykırım (medicide), yalnızca sağlık altyapısının fiziksel olarak yok edilmesini değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişimi engelleyerek halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eden politikaları ve uygulamaları da içerir. Bu bağlamda, uluslararası hukukun temel insan hakları normlarına ve Cenevre Sözleşmesi’ne açıkça aykırıdır (Akdoğan, 2023: 205). Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan durum, tıbbi soykırımın en bariz örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. İsrail, bölgedeki sağlık tesislerini doğrudan tahrip ederek hayati sağlık hizmetlerini devre dışı bırakmış, tıbbi yardımları engellemiş ve sağlık çalışanlarını sistematik olarak hedef almıştır. Aralık 2023 gibi erken bir dönemde bile Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 13’ü kısmi olarak işlevselliğini sürdürebilmiştir【1】 (OCHA, 2023).Tıbbi soykırımın temel bileşenleri ve etkileri şöyle sıralanabilir: (1) Hastanelerin, kliniklerin ve ambulansların bombalanması sonucu binlerce sivilin hayatını kaybetmesi, acil ve kritik sağlık hizmetlerinin tamamen durma noktasına gelmesine yol açan sağlık tesislerine yönelik sistematik saldırılar (Medecins Sans Frontieres, 2025); (2) Bini aşkın sağlık çalışanının saldırılarda yaşamını yitirmesi ve yüzlerce sağlık personeli tutuklanması gibi sağlık çalışanlarının hedef alındığı durumlar (WHO, 2024a); (3) Temel ilaç, tıbbi ekipman ve insani yardım malzemelerinin Gazze’ye girişi kısıtlanarak【2】 hastanelerin işlevsiz hale getirilmesin yoluyla tıbbi kaynaklara ulaşımın engellenmesi (WHO, 2024b); (4) Temiz su ve sanitasyon eksikliği nedeniyle Gazze’de solunum yolu enfeksiyonları, ishal ve cilt hastalıklarında dramatik bir artış yaşanmasına yol açan bulaşıcı hastalıkların yayılması【3】 (Sah, 2024) ve (5) Çatışma ortamının çocuklarda ve yetişkinlerde kalıcı psikolojik travmaya neden olması, sağlık altyapısının çökmesiyle toplumsal istikrarsızlık riskini uzun vadeli artıran psikolojik travma ve toplumsal çöküş (Abudayya vd.,2023). Görüldüğü gibi tıbbi soykırımı ortaya koyan bu beş bileşen en acı şekilde Gazzeliler tarafından deneyimlenmektedir.Tıbbi soykırım, sağlık tesislerinin maddi yıkımı ile sınırlı değildir. Ekim 2023 sonrasında Gazze’de görüldüğü üzere, bir toplumun temel sağlık altyapısını ve insan yaşamını hedef alan kasıtlı bir yok etme stratejisinin parçasıdır. Bu bağlamda, İsrail’in işlediği soykırımın en önemli ayaklarından biri tıbbi soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen bir suç【4】 olarak kabul edilmelidir.
Medicide, tıp (medi-cine) ve soykırım/yok etme (geno-cide) kelimelerinin birleşiminden türetilmiş bir ifade olup, sağlık sisteminin bilinçli, sistematik ve kasıtlı olarak yok edilmesi yoluyla bir toplumun temel yaşam koşullarının ortadan kaldırılması sürecini tanımlayan, Türkçeye “tıbbi soykırım” olarak çevrilebilecek bir kavramdır (Çamcı vd., 2024: 81). Bu kavram, özellikle çatışma bölgelerinde sağlık altyapısına yönelik saldırılar, tıbbi yardımların engellenmesi, sağlık çalışanlarının hedef alınması ve sağlık sistemlerinin tamamen çökertilmesi gibi uygulamaları kapsar. Tıbbi soykırım (medicide), yalnızca sağlık altyapısının fiziksel olarak yok edilmesini değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişimi engelleyerek halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eden politikaları ve uygulamaları da içerir. Bu bağlamda, uluslararası hukukun temel insan hakları normlarına ve Cenevre Sözleşmesi’ne açıkça aykırıdır (Akdoğan, 2023: 205). Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan durum, tıbbi soykırımın en bariz örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir. İsrail, bölgedeki sağlık tesislerini doğrudan tahrip ederek hayati sağlık hizmetlerini devre dışı bırakmış, tıbbi yardımları engellemiş ve sağlık çalışanlarını sistematik olarak hedef almıştır. Aralık 2023 gibi erken bir dönemde bile Gazze’deki 36 hastaneden yalnızca 13’ü kısmi olarak işlevselliğini sürdürebilmiştir【1】 (OCHA, 2023).
Tıbbi soykırımın temel bileşenleri ve etkileri şöyle sıralanabilir: (1) Hastanelerin, kliniklerin ve ambulansların bombalanması sonucu binlerce sivilin hayatını kaybetmesi, acil ve kritik sağlık hizmetlerinin tamamen durma noktasına gelmesine yol açan sağlık tesislerine yönelik sistematik saldırılar (Medecins Sans Frontieres, 2025); (2) Bini aşkın sağlık çalışanının saldırılarda yaşamını yitirmesi ve yüzlerce sağlık personeli tutuklanması gibi sağlık çalışanlarının hedef alındığı durumlar (WHO, 2024a); (3) Temel ilaç, tıbbi ekipman ve insani yardım malzemelerinin Gazze’ye girişi kısıtlanarak【2】 hastanelerin işlevsiz hale getirilmesin yoluyla tıbbi kaynaklara ulaşımın engellenmesi (WHO, 2024b); (4) Temiz su ve sanitasyon eksikliği nedeniyle Gazze’de solunum yolu enfeksiyonları, ishal ve cilt hastalıklarında dramatik bir artış yaşanmasına yol açan bulaşıcı hastalıkların yayılması【3】 (Sah, 2024) ve (5) Çatışma ortamının çocuklarda ve yetişkinlerde kalıcı psikolojik travmaya neden olması, sağlık altyapısının çökmesiyle toplumsal istikrarsızlık riskini uzun vadeli artıran psikolojik travma ve toplumsal çöküş (Abudayya vd.,2023). Görüldüğü gibi tıbbi soykırımı ortaya koyan bu beş bileşen en acı şekilde Gazzeliler tarafından deneyimlenmektedir.
Tıbbi soykırım, sağlık tesislerinin maddi yıkımı ile sınırlı değildir. Ekim 2023 sonrasında Gazze’de görüldüğü üzere, bir toplumun temel sağlık altyapısını ve insan yaşamını hedef alan kasıtlı bir yok etme stratejisinin parçasıdır. Bu bağlamda, İsrail’in işlediği soykırımın en önemli ayaklarından biri tıbbi soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen bir suç【4】 olarak kabul edilmelidir.
Abudayya, Abdallah; Bruaset, Geir Tarje Fugleberg; Nyhus, Hedda Bae; Aburukba, Radwan & Tofthagen, Randi (2023). “Consequences of War-Related Traumatic Stress Among Palestinian Young People in the Gaza Strip: A Scoping Review”. Mental Health & Prevention, 32: 200305.
Akdoğan, Yalçın (2023). “İsrail’in Gazze Katliamı: UCM’ye Göre Savaş Suçu mu, Devlet Terörü mü?”. Medeniyet ve Toplum Dergisi, 7 (2), 201-211.
Medecins Sans Frontieres (2025). Gaza-Israel War. Erişim Tarihi: 19.02.2025, https://www.msf.org/gaza-israel-war.
OCHA (2023). Hostilities in the Gaza Strip and Israel | Flash Update #78. Erişim Tarihi: 23.05.2025, https://www.ochaopt.org/content/hostilities-gaza-strip-and-israel-flash-update-78.
Sah, Sameer (2024). “Infectious Diseases are Being Allowed to Run Rampant in Gaza”. BMJ, 387:2186.
WHO (2024a). Occupied Palestinian Territory: WHO Health Emergency Appeal 2024. Erişim Tarihi: 19.03.2025, https://www.who.int/publications/m/item/opt-who-health-emergency-appeal-2024.
WHO (2024b). WHO’s Work in Health Emergencies: Health Conditions in the Occupied Palestinian Territory, Including East Jerusalem. Erişim Tarihi: 19.02.2025, https://apps.who.int/gb/ebwha/pdf_files/WHA77/A77_12-en.pdf.
Çamcı, Melih; Hassanien, Nourhan & El Khateeb, Leen (2024). “The Silent Kill: Medicide as an Instrument of Human Rights Abuses in Gaza”. Anatolian Clinic the Journal of Medical Sciences, 29 (Special Issue on Gaza), 80-88.
[1]
Gazze’deki durumu anlamak için bkz. Ebu Safiye, Hüsam ; el-Ehli Hastanesi ; el-Rantîsî Hastanesi ; Gazze Sağlık Sistemi; Kemal Advan Hastanesi; Şifa Hastanesi; Türk-Filistin Dostluk Hastanesi
[2]
Bkz. Anestezisiz Ameliyat
[3]
Ayrıca bkz. Savaş ve Çocuk Sağlığı ; Savaş ve Salgın Hastalıklar
[4]
Bkz. Devlet Terörü
| apa | Çamcı, M. (2026). Tıbbi Soykırım. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1468-1469) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Çamcı, Melih. “Tıbbi Soykırım”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1468-1469. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Tıbbi Soykırım" maddesi için tartışma başlatın