
Ulu Doğan (Falco cherrug), Falconidae (doğanlar) familyasına ait büyük bir yırtıcı kuş türüdür. Genellikle “saker falcon” adıyla bilinen bu tür, Avrasya’nın bozkır ve yarı çöl bölgelerinde yaygın olarak bulunur. Güçlü yapısı, yüksek hızı ve avcılık yetenekleri nedeniyle Orta Doğu’da geleneksel doğan terbiyeciliğinde (falconry) yüzyıllardır kullanılmaktadır.
Fiziksel görünüm açısından oldukça değişken olan bu tür, genellikle açık kahverengi, bej ya da krem tonlarında tüylerle kaplıdır. Göğüs ve karın bölgelerinde koyu renkli benek ya da çizgiler bulunur. Yüz kısmında koyu renkli tüylerden oluşan belirgin bir “maske” yapısı vardır. Uçuş sırasında kanat altı tüylerin açık, uç kısımların ise koyu renkte olması, türün havada tanımlanmasını kolaylaştırır. Cinsiyetler arasında belirgin boyut farkı görülür. Dişi bireyler, erkeklerden yüzde 20–30 oranında daha büyüktür. Dişilerin ağırlığı 970–1300 gram arasında değişirken, erkeklerde bu oran 730–990 gramdır. Kanat açıklığı dişilerde 120–130 cm, erkeklerde ise 100–110 cm arasında ölçülür. Gagaları büyük ve kancalı yapıdadır; avının omurgasını kırabilecek kadar güçlüdür. Pençeleri kıvrık ve sağlamdır, küçük memelileri yakalama ve tutma becerisi üst düzeydedir.
Ulu doğanlar, Doğu Avrupa’dan Çin’e kadar uzanan stepler, yarı çöller ve dağlık bölgelerde üreme gösterir. Göçmen bireyler kış aylarında Orta Doğu, Kuzey Afrika, Güney Asya ve Doğu Afrika’ya kadar ulaşabilir. Türkiye, Kazakistan, Moğolistan, Çin ve Rusya üreme açısından en önemli ülkeler arasında yer alır. Son yıllarda Avrupa’da (örneğin Almanya, Avusturya) üreyen bireylerin sayısında artış gözlemlenmiştir.
Doğal olarak açık bozkırlar, yarı çöl platoları, dağ etekleri ve tarımsal alanlarda yaşar. Yuva için genellikle terk edilmiş kuş yuvalarını (kartal, kuzgun gibi) kullanır; nadiren kayalık çıkıntılarda veya yerde yuvalama gözlenmiştir. 8–50 metre yükseklikteki çıkıntılar ve nadiren ağaçlık alanların kenarları tercih edilir. Yoğun ormanlık alanlardan kaçınır.
Avlanma davranışları bakımından son derece sabırlı ve agresif olan ulu doğan, hedefini uzun süre gözlemleyebilir ve ardından ani bir dalışla avını yakalayabilir. Özellikle Arap coğrafyasında geleneksel olarak büyük avların izini sürmek ve onları yıpratarak yakalanmalarını sağlamak amacıyla kullanılmıştır. Tek eşli bir türdür ve yalnız yaşar; yuvalarını diğer çiftlerden belirli bir mesafede kurmayı tercih eder. Bu mesafe genellikle 4 ila 6 kilometre arasında değişir.
Avın bol olduğu alanlarda yuvalar arasındaki mesafe azalabilir. İletişimde hem ses hem de beden dili kullanır. Dişiler yavrularına “çip” sesiyle sinyal verirken, yavrular açlık ya da rahatsızlık anlarında tiz seslerle yanıt verir. Erkekler üreme döneminde bağırarak ve havada sergiledikleri akrobatik hareketlerle dişileri etkilemeye çalışır. Tehdit karşısında “upright threat” adı verilen bir duruş sergileyerek vücutlarını dikleştirir, tüylerini kabartır ve kanatlarını hafifçe açar.
Üreme biyolojisi bakımından dişiler iki ila üç yaşında, erkekler ise üç ila dört yaşında cinsel olgunluğa ulaşır. Üreme dönemi boyunca erkekler dişilere yiyecek sunarak ve havada gösteriler yaparak çiftleşme sürecini başlatır. Dişi yılda bir kez üç ila beş, genellikle dört yumurta bırakır. Kuluçka süresi 32 ila 36 gün sürer ve kuluçkanın büyük kısmını dişi üstlenir. Yumurtadan çıkan yavrular yaklaşık 45–50 gün içinde uçma yetisi kazanır, ancak bağımsızlık süresi 65 ila 85 güne kadar uzayabilir. Yiyecek kıtlığı yaşandığında yavrular arasında rekabet artar; ancak kardeş öldürme davranışı gözlenmemiştir. Bununla birlikte, bazı durumlarda ölen kardeşin diğer yavrular tarafından tüketildiği bildirilmiştir.
Beslenme biçimi büyük ölçüde küçük memelilere dayanır. Diyetinin yüzde 60 ila 90’ını yer sincapları, hamsterlar, cüce tavşanlar ve jerbolar gibi kemiriciler oluşturur. Göç sırasında ya da orman kenarlarında bıldırcın, toy, yaban ördeği, hatta kerkenez ve baykuş gibi diğer kuş türleriyle beslenebilir. Ayrıca büyük kertenkeleler de zaman zaman diyetine dâhil olur. Ekosistemde avcı olarak rol oynayan ulu doğan, bu özelliğiyle biyolojik dengeye katkı sağlar.
İnsanlarla ilişkisi bakımından çelişkili bir konumdadır. Bir yandan Orta Doğu kültürlerinde asalet ve gelenek sembolü olarak doğan terbiyeciliğinde yüzyıllardır kullanılmakta, ekoturizm açısından da dikkat çekmektedir. Diğer yandan bazı avcılar tarafından, av kuşlarına saldırdığı gerekçesiyle tehdit olarak algılanabilmektedir. Bununla birlikte küçük memelileri avlaması, tarımsal alanlarda zararlı populasyonların denetiminde dolaylı fayda sağlar.
Ulu Doğan Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından “Tehlike Altında” (Endangered) türler arasında sınıflandırılmıştır. 1990’larda dünya genelinde yaklaşık 22.000 çift olduğu tahmin edilen popülasyon, 2013 verilerine göre 6.100 ila 14.900 çifte kadar düşmüştür. Bu azalma eğilimi, türü uluslararası düzeyde hassas bir konuma getirmiştir. En büyük tehditler arasında yasadışı avcılık, özellikle Moğolistan ve Çin’de kaçak tuzakçılık; yüksek gerilim hatlarında çarpılma kaynaklı ölümler; habitat kaybı ve pestisit kullanımı yer alır. Ayrıca doğan terbiyeciliği amacıyla hibritleşme yoluyla genetik saflığın bozulması ve dişi bireylerin tercih edilerek aşırı avlanması nedeniyle cinsiyet dengesinin bozulması da önemli tehditlerdendir. Bu nedenlerle türün korunmasına yönelik uluslararası iş birliği, izleme programları ve habitat koruma stratejileri büyük önem taşımaktadır.

Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Ulu Doğan (Falco cherrug)" maddesi için tartışma başlatın
Morfolojik Özellikler
Dağılım ve Yaşam Alanı
Davranış ve Yaşam Tarzı
Üreme
Beslenme
İnsanlarla İlişkisi
Korunma Durumu
Bu madde yapay zeka desteği ile üretilmiştir.