Yermük Savaşı
Alıntıla
kure star outline
Avatar
Ana YazarMusab DALGA13 Temmuz 2026 13:51

ORCID ID

0000-0003-0701-3421

Nübüvvetin başlangıcından Hz. Muhammed’in vefatına kadar geçen süreçte Müslümanların Araplar dışındaki halklarla ilişkileri daha sınırlıydı. Bu dönemde Bizans ile Müslümanlar arasında da 629’da Mûte ve 630’da Tebük gazveleri ile Hz. Peygamber’in Herakleios’a davet mektubu göndermesi dışında herhangi bir önemli hadise olmamıştır (İbn Hişam, 1995: 3/ 385; 4/ 181; Demirkent, 1998). Hz. Muhammed’in vefatının (632) ardından Hz. Ebu Bekir’in halifeliği döneminde, Arap Yarımadası’nda Ridde Olayları yaşanmıştır. Halife, bu isyanları etkili bir şekilde bastırarak devletin birliğini korumuş ve İslam toplumunun siyasi istikrarını sağlamıştır. Aynı dönemde, Bizans İmparatorluğu ve Sâsânî İmparatorluğu gibi iki büyük güçle de mücadele edilmeye başlanmıştır (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 205; İbn Kesîr, 1998: 7/ 144).Bizans İmparatorluğu, dönemin güçlü devleti Sâsânîler ile sürekli çatışma içerisindeydi. Bizans 630 yılında Kudüs’ü Sâsânîler’den alarak onlara üstünlük sağlamış ve bölgede hâkim güç konumuna gelmiştir. Fakat Bizanslıların bu hâkimiyeti fazla uzun sürmemiştirdi. Müslümanların Irak ve Suriye bölgelerine yayılması, Bizanslıları tedirgin etmiştir. Müslümanlar ile Bizans İmparatorluğunun karşı karşıya geldiği Yermük Muharebesi (636) Bizans’a karşı mücadelede dönüm noktası olarak kabul edilmiştir (Vasiliev, 1943: 1/269). Müslümanlar bu tarihten sonra Suriye’yi tamamen ele geçirmiştir (Bailly, 1947: 1/ 133; Tekin, 2017: 328). Ürdün’ün kuzeyinde bulunan, Suriye ve Filistin’e sınırı olan Yermük Nehri’nin geçtiği vadiye Yermük adı verildiği için bu savaşa da Yermük Savaşı denmiştir (Acar, 2003: 74; Fayda, 2013).Savaş öncesinde Bizans İmparatoru Herakleios Humus’a gelip Müslümanlarla savaşmak için ordularını hazırlamıştır (Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53). Herakleios Rum, Şam, Cezire, İrmîniye/Ermeni halklarından oluşan 200.000 (bazıları 80, 100, 120, 200, 400 bin rakamlar zikretmektedir) kişilik bir ordu teşkil emiş (Belâzürî, 1987: 184; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259; İbn Kesîr, 1998: 9/ 547-548; Demirkent, 1998; Fayda, 2013), başkomutanlığını Theodoros Trithurios’a vermiştir (Demirkent, 1998). Lahm, Cüzam ve Şamlı Arap kabilelerinden oluşan birliklerin başına da Cebele b. el-Eyhem el-Gassanî’yi komutan tayin etmiştir. Herakleios ise başlangıçta orduyu Humus’tan daha sonra Antakya’dan idare etmeye çalışmıştır (Belâzürî, 1987: 184-186; Acar, 2003: 72; Fayda, 2013).Hz. Ebu Bekir 634 yılında Şam bölgesini fethetmek için Amr b. As’ı, Yezid b. Ebi Süfyan’ı, Ebû Ubeyde b. Cerrah’ı ve Şurahbil b. Hasene’yi Irak bölgesine de Halid b. Velid’i komutan olarak görevlendirmiştir (Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53). Bizanslıların Müslümanlarla savaşmak için hazırlandığı haberini alan komutanlar hemen İslam ordusunu hazırlamaya koyuldular (İbn Kesîr, 1998: 9/ 545-546). Şam bölgesi komutanları, Irak’ı fethetmek için gönderilen Halid b. Velid ve ordusunun kendilerine yardıma gelmesi için Hz. Ebu Bekir’e haber gönderdi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, Halid b. Velid’e Yermük’e gitmesi emrini verdi ve Halid b. Velid Yermük’e gitti (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259; İbn Kesîr, 1998: 9/ 548-549; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53-54; Demirkent, 1998). Müslüman ordusu hazırlıklarını tamamladıklarında sayıları 24.000 (bazı kaynaklar 25.000 ila 40.000 kişi olduğunu zikretmektedir) kişiydi. İslam ordusunda yaklaşık 1000 sahabi bulunmaktaydı (Belâzürî, 1987: 184; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 258; İbn Kesîr, 1998: 9/547-552; Fayda, 2013). Halid b. Velid Yermük’e geldiğinde, kendilerinden sayıca fazla olan Bizans ordusuna karşı, askeri strateji açısından İslam ordusunun tek bir komutan liderliğinde savaşmasının daha uygun olacağı kanaatine vardı. Bunun için İslam ordusunun diğer komutanları ile istişare etti ve heyet, Halid b. Velid’i komutan olarak seçti. Halid b. Velid orduyu savaşa hazır hale getirdi. Düşmanın çok olduğunu görünce stratejik bir kararla İslam ordusunu o zamana kadar uygulanmayan bir düzene koydu, otuz sekiz birliğe/bölüğe (Kerdsû’a) ayırdı. Bölükleri de merkez, sağ ve sol olarak üçe böldü. Komutanlıklarına da Ebû Ubeyde b. el-Cerrah’ı (merkez bölük), Amr b. Âs’ı ve Şurahbil b. Hasene’yi (sağ bölük) ve Yezid b. Ebi Süfyan’ı (sol bölük) getirtti. Kendi süvari birliğini ordunun arkasına yerleştirdi (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259-260; İbn Kesîr, 1998: 9/ 552-556; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 54-55; Fayda, 2013).Yaklaşık üç ay kadar bekleyen iki ordu 20 Ağustos 636 tarihinde savaşmaya başladı (Ostrogorsky, 2006: 103; Fayda, 1997; Demirkent, 1998; Acar, 2003: 72-74; Fayda, 2013). Mahmiye b. Zuneyn savaşın başladığı esnada Halid b. Velid’e kritik bir haber getirdi. Bu haberde Halid b. Velid’e; Hz. Ebu Bekir’in vefat ettiği, yerine Hz. Ömer’in halife olduğu ve Halid b. Velid’in komutanlıktan alındığı, yerine Ebû Ubeyde b. el-Cerrah’ın geçirildiği bildirildi (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 260 İbn Kesîr, 1998: 9/ 562-563; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 55; Fayda, 1997). Ancak Halid b. Velid, İslam Ordusunun dağılmaya başladığını görünce kendi süvari birlikleri ile Bizanslılara hücum etti. Çok geçmeden İslam ordusundan sayıca fazla olan Bizanslılar ağır bir yenilgiye maruz kaldı (Fayda, 1997). Bizans ordusunun komutanı Theodoros ile yaklaşık 120.000 (bazı kaynaklarda 70.000) asker öldü (Belâzürî, 1987: 184-185; İbn Kesîr, 1998: 9/ 547; Acar, 2003: 72). Müslümanlar da 3.000 şehit verdi. Herakleios eylül ayında Antakya’dan ayrılarak Konstantiniyye’ye (İstanbul) geri dönmek zorunda kaldı (Ostrogorsky, 2006: 103). Giderken Suriye için şunları söyledi: “Elveda sana Suriye, ebediyen elveda. Ey Suriye! Sana selam olsun! Burası düşman için ne güzel bir ülkedir.” Böylece Bizans İmparatorluğu Yermük Savaşı ile tamamen Suriye topraklarından çekilmek zorunda kaldı (Belâzürî, 1987: 186-187; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 260-262; İbn Kesîr, 1998: 9/ 564-565; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 55; Demirkent, 1998; Acar, 2003: 72-75; Tekin, 2017: 328; Fayda, 2013).Yermük Savaşı sonrasında Müslümanların bölgedeki hakimiyeti pekişmiş, Kudüs ve çevresinde yaşayanlar Müslümanlarla tanışmaya başlamıştır. Böylece farklı inançtan insanların barış içinde Kudüs’te yaşayabileceği bir zemin oluşmuş, Kudüs’ün fethi önünde herhangi bir engel kalmamıştır.

Yermük Savaşı

Nübüvvetin başlangıcından Hz. Muhammed’in vefatına kadar geçen süreçte Müslümanların Araplar dışındaki halklarla ilişkileri daha sınırlıydı. Bu dönemde Bizans ile Müslümanlar arasında da 629’da Mûte ve 630’da Tebük gazveleri ile Hz. Peygamber’in Herakleios’a davet mektubu göndermesi dışında herhangi bir önemli hadise olmamıştır (İbn Hişam, 1995: 3/ 385; 4/ 181; Demirkent, 1998). Hz. Muhammed’in vefatının (632) ardından Hz. Ebu Bekir’in halifeliği döneminde, Arap Yarımadası’nda Ridde Olayları yaşanmıştır. Halife, bu isyanları etkili bir şekilde bastırarak devletin birliğini korumuş ve İslam toplumunun siyasi istikrarını sağlamıştır. Aynı dönemde, Bizans İmparatorluğu ve Sâsânî İmparatorluğu gibi iki büyük güçle de mücadele edilmeye başlanmıştır (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 205; İbn Kesîr, 1998: 7/ 144).


Bizans İmparatorluğu, dönemin güçlü devleti Sâsânîler ile sürekli çatışma içerisindeydi. Bizans 630 yılında Kudüs’ü Sâsânîler’den alarak onlara üstünlük sağlamış ve bölgede hâkim güç konumuna gelmiştir. Fakat Bizanslıların bu hâkimiyeti fazla uzun sürmemiştirdi. Müslümanların Irak ve Suriye bölgelerine yayılması, Bizanslıları tedirgin etmiştir. Müslümanlar ile Bizans İmparatorluğunun karşı karşıya geldiği Yermük Muharebesi (636) Bizans’a karşı mücadelede dönüm noktası olarak kabul edilmiştir (Vasiliev, 1943: 1/269). Müslümanlar bu tarihten sonra Suriye’yi tamamen ele geçirmiştir (Bailly, 1947: 1/ 133; Tekin, 2017: 328). Ürdün’ün kuzeyinde bulunan, Suriye ve Filistin’e sınırı olan Yermük Nehri’nin geçtiği vadiye Yermük adı verildiği için bu savaşa da Yermük Savaşı denmiştir (Acar, 2003: 74; Fayda, 2013).


Savaş öncesinde Bizans İmparatoru Herakleios Humus’a gelip Müslümanlarla savaşmak için ordularını hazırlamıştır (Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53). Herakleios Rum, Şam, Cezire, İrmîniye/Ermeni halklarından oluşan 200.000 (bazıları 80, 100, 120, 200, 400 bin rakamlar zikretmektedir) kişilik bir ordu teşkil emiş (Belâzürî, 1987: 184; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259; İbn Kesîr, 1998: 9/ 547-548; Demirkent, 1998; Fayda, 2013), başkomutanlığını Theodoros Trithurios’a vermiştir (Demirkent, 1998). Lahm, Cüzam ve Şamlı Arap kabilelerinden oluşan birliklerin başına da Cebele b. el-Eyhem el-Gassanî’yi komutan tayin etmiştir. Herakleios ise başlangıçta orduyu Humus’tan daha sonra Antakya’dan idare etmeye çalışmıştır (Belâzürî, 1987: 184-186; Acar, 2003: 72; Fayda, 2013).


Hz. Ebu Bekir 634 yılında Şam bölgesini fethetmek için Amr b. As’ı, Yezid b. Ebi Süfyan’ı, Ebû Ubeyde b. Cerrah’ı ve Şurahbil b. Hasene’yi Irak bölgesine de Halid b. Velid’i komutan olarak görevlendirmiştir (Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53). Bizanslıların Müslümanlarla savaşmak için hazırlandığı haberini alan komutanlar hemen İslam ordusunu hazırlamaya koyuldular (İbn Kesîr, 1998: 9/ 545-546). Şam bölgesi komutanları, Irak’ı fethetmek için gönderilen Halid b. Velid ve ordusunun kendilerine yardıma gelmesi için Hz. Ebu Bekir’e haber gönderdi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, Halid b. Velid’e Yermük’e gitmesi emrini verdi ve Halid b. Velid Yermük’e gitti (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259; İbn Kesîr, 1998: 9/ 548-549; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 53-54; Demirkent, 1998). Müslüman ordusu hazırlıklarını tamamladıklarında sayıları 24.000 (bazı kaynaklar 25.000 ila 40.000 kişi olduğunu zikretmektedir) kişiydi. İslam ordusunda yaklaşık 1000 sahabi bulunmaktaydı (Belâzürî, 1987: 184; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 258; İbn Kesîr, 1998: 9/547-552; Fayda, 2013). Halid b. Velid Yermük’e geldiğinde, kendilerinden sayıca fazla olan Bizans ordusuna karşı, askeri strateji açısından İslam ordusunun tek bir komutan liderliğinde savaşmasının daha uygun olacağı kanaatine vardı. Bunun için İslam ordusunun diğer komutanları ile istişare etti ve heyet, Halid b. Velid’i komutan olarak seçti. Halid b. Velid orduyu savaşa hazır hale getirdi. Düşmanın çok olduğunu görünce stratejik bir kararla İslam ordusunu o zamana kadar uygulanmayan bir düzene koydu, otuz sekiz birliğe/bölüğe (Kerdsû’a) ayırdı. Bölükleri de merkez, sağ ve sol olarak üçe böldü. Komutanlıklarına da Ebû Ubeyde b. el-Cerrah’ı (merkez bölük), Amr b. Âs’ı ve Şurahbil b. Hasene’yi (sağ bölük) ve Yezid b. Ebi Süfyan’ı (sol bölük) getirtti. Kendi süvari birliğini ordunun arkasına yerleştirdi (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 259-260; İbn Kesîr, 1998: 9/ 552-556; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 54-55; Fayda, 2013).


Yaklaşık üç ay kadar bekleyen iki ordu 20 Ağustos 636 tarihinde savaşmaya başladı (Ostrogorsky, 2006: 103; Fayda, 1997; Demirkent, 1998; Acar, 2003: 72-74; Fayda, 2013). Mahmiye b. Zuneyn savaşın başladığı esnada Halid b. Velid’e kritik bir haber getirdi. Bu haberde Halid b. Velid’e; Hz. Ebu Bekir’in vefat ettiği, yerine Hz. Ömer’in halife olduğu ve Halid b. Velid’in komutanlıktan alındığı, yerine Ebû Ubeyde b. el-Cerrah’ın geçirildiği bildirildi (İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 260 İbn Kesîr, 1998: 9/ 562-563; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 55; Fayda, 1997). Ancak Halid b. Velid, İslam Ordusunun dağılmaya başladığını görünce kendi süvari birlikleri ile Bizanslılara hücum etti. Çok geçmeden İslam ordusundan sayıca fazla olan Bizanslılar ağır bir yenilgiye maruz kaldı (Fayda, 1997). Bizans ordusunun komutanı Theodoros ile yaklaşık 120.000 (bazı kaynaklarda 70.000) asker öldü (Belâzürî, 1987: 184-185; İbn Kesîr, 1998: 9/ 547; Acar, 2003: 72). Müslümanlar da 3.000 şehit verdi. Herakleios eylül ayında Antakya’dan ayrılarak Konstantiniyye’ye (İstanbul) geri dönmek zorunda kaldı (Ostrogorsky, 2006: 103). Giderken Suriye için şunları söyledi: “Elveda sana Suriye, ebediyen elveda. Ey Suriye! Sana selam olsun! Burası düşman için ne güzel bir ülkedir.” Böylece Bizans İmparatorluğu Yermük Savaşı ile tamamen Suriye topraklarından çekilmek zorunda kaldı (Belâzürî, 1987: 186-187; İbnü’l-Esîr, 1987: 2/ 260-262; İbn Kesîr, 1998: 9/ 564-565; Seyithanoğlu, 1987: 2/ 55; Demirkent, 1998; Acar, 2003: 72-75; Tekin, 2017: 328; Fayda, 2013).


Yermük Savaşı sonrasında Müslümanların bölgedeki hakimiyeti pekişmiş, Kudüs ve çevresinde yaşayanlar Müslümanlarla tanışmaya başlamıştır. Böylece farklı inançtan insanların barış içinde Kudüs’te yaşayabileceği bir zemin oluşmuş, Kudüs’ün fethi önünde herhangi bir engel kalmamıştır.

Kaynakça

Acar, Abdurrahman (2003). “Müslümanlarla Bizans Arasındaki Yermûk Savaşı’nı Anlatan Süryanice En Eski Metin”. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 5 (2). 71-74. Bailly, Auguste (1974). Bizans Tarihi 1, çev.: Haluk Şaman. İstanbul: Tercüman Yayınları.

Belâzürî, Ebü’l-Abbas Ahmed b. Yahyâ b. Cabir (1987). “Fütûhu’l-Büldân”. thk.: Abdullah Enîs et-Tabbâ‘, Ömer Enis et-Tabbâ’. Beyrut: Müessesetü’l-Maârif. Demirkent, Işın (1998). “Herakleios”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 17, 210-215. İstanbul: TDV Yayınları. Fayda, Mustafa (1997). “Hâlid b. Velîd”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 15, 289-292. İstanbul: TDV Yayınları. Fayda, Mustafa (2013). “Yermük Savaşı”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 43, 485-486. İstanbul: TDV Yayınları. İbn Hişam, Ebû Muhammed Cemaleddin Abdülmelik (1995). Siretü’n-nebeviyye 3, 4, thk.: Mecdi Fethi es-Seyyid-Fetha Enver ed-Dabuli. Kahire: Darü’s-Sahabe li-Türasi Batanta. İbn Kesîr, İmâdüddîn Ebü’l-Fidâ İsmâil b. Ömer b. Kesîr (1998). el-Bidâye ve’n-nihâye 7, 9, thk.: Abdullâh b. Abdilmuhsin et-Türkî. Kahire: Dârü’l-Hecr. İbnü’l-Esîr, Ebü’l-Hasen İzzüddîn Alî b. Muhammed b. Muhammed el-Cezerî (1987). el-Kâmil fi’t-târîh 2, thk.: Ebü’l-Fidâ Abdullâh el-Kâdî. Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye. Ostrogorsky, Georg (2006). Bizans Devleti Tarihi, çev.: Fikret Işıltan. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. Seyithanoğlu, Kenan vd. (1987). Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarih 2. İstanbul: Çağ Yayınları. Tekin, Tuğba (2017). “MÖ.5000-MS.1967 Arası Dönemde Kudüs’ün El Değiştirmesi”. Akademik Bakış Dergisi Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi, (60), 324-336. Vasiliev, Aleksandr Aleksandroviç (1943). Bizans İmparatorluğu Tarihi 1, çev.: Arif Müfid Mansel. Ankara: Maarif Matbaası Yayınları.

Atıf İçin

apaDalga, M. (2026). Yermük Savaşı. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 1624-1626) Anadolu Ajansı - AA Kitap.
isnadDalga, Musab. “Yermük Savaşı”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 1624-1626. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026.

Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.

Sen de Değerlendir!

0 Değerlendirme

Tartışmalar

Henüz Tartışma Girilmemiştir

"Yermük Savaşı" maddesi için tartışma başlatın

Tartışmaları Görüntüle
KÜRE'ye Sor