
Eskişehir, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve köklü tarihi, kültürel mirası, sanayi altyapısı ve eğitim kurumlarıyla öne çıkan bir şehirdir. Sakarya Nehri ve kollarının suladığı verimli topraklara sahip olan kent, tarih boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve Anadolu'nun önemli ticaret yollarından biri olmuştur. Eskişehir, Frigya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde stratejik bir merkez olarak önem taşımış, Cumhuriyet döneminde ise sanayi ve eğitim alanlarında önemli bir atılım yaparak büyük bir kalkınma yaşamıştır.

Eskişehir Porsuk Çayı (Kaynak: Pexels/Furkan Çoban)
Eskişehir, Sakarya Irmağı ve kollarının suladığı verimli ovalar nedeniyle tarih boyunca yerleşim için cazip bir bölge olmuştur. Anadolu ve Ege kültür merkezlerine yakınlığı sebebiyle çeşitli uygarlıkların etkileşim noktasında yer almıştır. Antik dönemde "Phrygia Epiktetos" olarak bilinen bölge, Frigya uygarlığının en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Eskişehir, bu dönemde "Dağlık Frigya" olarak anılmış ve dini merkez olma özelliğini uzun süre korumuştur.
Antik kaynaklara göre, Eskişehir'in bilinen en eski adı "Dorylaion" (Dorylaeum) olup, bu isim antik Yunan ve Roma dönemlerinde de kullanılmıştır. Arap kaynaklarında ise şehir "Darauliya" veya "Adruliya" olarak geçmektedir. Antik şehir, ticaret yollarının kavşağında yer alması, kaplıcalaryla ünlenmesi ve Frigya'nın zenginlik merkezlerinden biri olması nedeniyle önem kazanılmıştır.
Yapılan arkeolojik kazılar, bölgedeki yerleşimin M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzandığını göstermektedir. İlk yerleşim alanlarından biri olan Şarhöyük, Eskişehir’in antik dönemdeki en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Eskişehir, Frigya uygarlığının batı sınırları içinde yer almaktaydı. Frigler, M.Ö. 1200’lerde Anadolu’ya gelerek Eskişehir, Polatlı ve Ankara civarında bir krallık kurmuştur. Frigya’nın başkenti Gordion olmakla birlikte, Eskişehir il sınırları içinde yer alan Yazılıkaya (Midas Şehri) ve Dorylaeum önemli merkezlerdi. Frigya’nın en bilinen krallarından Midas, bu topraklarda hükümdarlık yapmış ancak M.Ö. 7. yüzyılda Kimmerler’in istilası sonucunda Frig uygarlığı sona ermiştir.
Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesiyle birlikte Eskişehir, Helenistik dönemin etkisini yaşamış ve Grek kültürüyle tanışmıştır. İskender’in ölümünden sonra Galatlar ve Romalılar bölgeye hakim olmuştur. Roma döneminde Eskişehir, en parlak yıllarını yaşamış, ticaret ve kaplıcalarıyla büyük bir merkez haline gelmiştir.
395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla bölge, Bizans topraklarına dahil edilmiştir. Bu dönemde Arap akınlarına maruz kalan Eskişehir, zamanla eski önemini yitirmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Eskişehir, Selçuklu topraklarına katılmış ve bölgeye yoğun bir Türkleşme süreci yaşanmıştır. Osman Gazi döneminde Osmanlılar’ın kontrolüne giren şehir, Osmanlı’nın kuruluş bölgesinde bulunması nedeniyle büyük bir önem taşımıştır.
Eskişehir, Milli Mücadele yıllarında, uzun süre gündemde kalan bir şehir olmuştur. İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan demiryolu üzerindeki stratejik konumu, iç çatışmalardaki rolü, Anadolu’yu istila etmiş olan Yunan Ordusu’nun Orta Anadolu’ya geçişinin eşiğini oluşturması ve yeni devletin kuruluşuna katkılarıyla önem kazanmıştır.
Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında toplanan Sivas Kongresi’ne (4 Eylül 1919) Eskişehir’den; Siyahizade Halil İbrahim Efendi, Bayraktarzade Hüseyin Bey ve Hüsrev Sami Bey katılmıştır.
1921 yılında Eskişehir’e 40 km uzaklıktaki İnönü’de, Birinci ve İkinci İnönü Muharebeleri gerçekleşmiştir. Bu savaşlar, Türk ordusunun savunma gücünü gösterdiği kritik çatışmalardır. Eskişehir, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sırasında önemli bir direniş noktası olmuş, ancak Türk ordusu Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştır. 23 Ağustos 1921’de başlayan Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar Meydan Muharebesi ile Türk ordusu büyük bir zafer kazanmış ve 2 Eylül 1922’de Türk süvarileri Eskişehir’e girerek şehri tamamen düşman işgalinden kurtarmıştır.
Cumhuriyet’in ilanından sonra Eskişehir, Türkiye’nin en önemli sanayi ve eğitim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Sanayileşme politikaları doğrultusunda, Eskişehir Lokomotif ve Motor Fabrikası gibi büyük tesisler kurulmuş, şehrin ekonomik yapısı güçlendirilmiştir. 1958’de kurulan Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’i öğrenci şehri kimliğiyle öne çıkarmıştır.

Anadolu Üniversitesi (Kaynak: Kültür Portalı)
Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatısında, 29-32 derece doğu boylamları ile 39-40 derece kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. İl, doğuda Ankara, batıda Bilecik ve Kütahya, güneyde Afyonkarahisar ve Konya, kuzeyde ise Bolu ile komşudur. Eskişehir’in toplam yüzölçümü 13.653 km² olup, Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %1,8’ini kaplamaktadır.
İl sınırları içerisindeki en yüksek nokta 1.825 metre yüksekliğiyle Türkmen Dağı Tepesi’dir. Kuzeyden Bozdağ ve Sündiken Dağları, güneyden Emirdağ, doğudan Orta Anadolu Vadisi ve batıdan Türkmen Dağı doğal sınırları oluşturmaktadır.
Eskişehir, İç Anadolu Bölgesi'nin tipik karasal iklim özelliklerini taşımaktadır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlıdır. Gece ve gündüz sıcaklık farkları oldukça belirgindir. Şehirde yıllık ortalama sıcaklık 10,9°C olup, en soğuk aylar ocak ve şubat, en sıcak aylar ise temmuz ve ağustostur. Ortalama yağış miktarı 363,3 mm olup, en çok yağış alan aylar mayıs ve aralık, en az yağış alan ay ise ağustostur.
Eskişehir'in bazı ilçeleri, mikroklima özellikleri taşımaktadır. Özellikle Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçeleri, deniz seviyesine yakın olmaları nedeniyle daha ılıman bir iklime sahiptir. Bu bölgelerde zeytin, nar ve antepfıstığı gibi Akdeniz iklimine uygun ürünler yetiştirilmektedir.
İlin topografik yapısı, Sakarya ve Porsuk havzalarındaki düzlükler ile bunları çevreleyen dağlardan oluşur. Arazi yapısında, dağlık alanlar %22, ovalar ise %26 oranında yer kaplamaktadır. En önemli akarsular Sakarya Nehri ve onun kolları olan Porsuk Çayı ile Sarısu’dur. Porsuk Barajı ve Sarıyar Barajı, hem taşkınları önlemek hem de enerji üretimi için önemli rol oynamaktadır.
Dağlar, ilin farklı bölgelerinde çeşitli yüksekliklere sahip olup, doğu-batı yönünde uzanarak şehri çevrelemektedir. Kuzeyde Bozdağ ve Sündiken Dağları, güneyde Sivrihisar Dağları ve Türkmen Dağı, ilin başlıca yükseltilerini oluşturmaktadır.

Eskişehir (Kaynak: Pexels/Emir Kaan Okutan)
Eskişehir, sahip olduğu yer altı kaynakları ile Türkiye’nin önemli maden yataklarına sahip illerinden biridir. İlde başlıca çıkarılan madenler şunlardır:
Eskişehir, sahip olduğu yeraltı zenginlikleri sayesinde sanayi ve ihracat alanında da önemli bir konumda bulunmaktadır.

Porsuk Çayı (Kaynak: Pexels/Cem Dolcan)
Eskişehir, Türkiye’nin en gelişmiş sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olup, ekonomisi tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektörleri üzerine kuruludur. Şehrin ekonomik yapısı, geleneksel el sanatlarından yüksek teknolojiye dayalı sanayi üretimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Eskişehir, Cumhuriyet döneminden itibaren büyük sanayi yatırımlarıyla öne çıkmıştır. Özellikle havacılık, raylı sistemler, seramik, beyaz eşya ve otomotiv yan sanayisi alanlarında büyük fabrikalara ev sahipliği yapmaktadır. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgelerinden biri olup, yerli ve yabancı birçok firmaya üretim alanı sunmaktadır.
Eskişehir’in ticaret sektörü, sanayi üretimine dayalı olarak gelişmiştir. Şehir, Anadolu’nun önemli lojistik merkezlerinden biri olup, demiryolu ve karayolu bağlantılarıyla iç ve dış ticarette güçlü bir konumda yer almaktadır.

Eskişehir, Köprübaşı (Kaynak: Kültür Portalı)
Eskişehir, gelişmiş ulaşım ağı, eğitim kurumları ve kent içi ulaşım sistemleriyle modern bir altyapıya sahiptir. Şehirde üç farklı ulaşım türü bulunmaktadır: tramvay, otobüs ve minibüs.
Kent İçi Ulaşım
Eskişehir’de toplu taşıma sistemi oldukça gelişmiştir. Tramvay hattı, şehrin birçok noktasına ulaşımı kolaylaştıran önemli bir toplu taşıma aracıdır. Otobüs ve minibüsler ise tramvayın ulaşmadığı noktalara hizmet vermektedir. Toplu taşıma sistemi, hem yerel halk hem de üniversite öğrencileri için ulaşımın hızlı ve ekonomik bir şekilde sağlanmasını mümkün kılmaktadır.
Üniversiteler ve Eğitim Altyapısı
Eskişehir, sahip olduğu üç büyük devlet üniversitesi ile Türkiye’nin en önemli eğitim merkezlerinden biridir:
Bu üniversiteler, şehre büyük bir öğrenci nüfusu kazandırmakta ve Eskişehir’i genç, dinamik ve eğitim odaklı bir şehir haline getirmektedir.
Odunpazarı semtinde yer alan Kurşunlu Camii, Veziri-sani Mustafa Paşa tarafından 1525 yılında yaptırılmıştır. Cami avlusunda şadırvan, aşhane, menzilhane ve medrese odaları bulunmaktadır. Caminin arkasındaki büyük kubbeli semahane ve açık alanlar, buranın bir Mevlevi tekkesi olarak kullanıldığını göstermektedir. 1961-1962 yıllarında yenilenen cami, Osmanlı mimarisinin klasik üsluplarını yansıtmaktadır.

Kurşunlu Külliyesi (Kaynak: Kültür Portalı)
Seyitgazi ilçesinde Üçler Tepesi'nin doğuya bakan yamaçlarına inşa edilen külliye, İslam kahramanı Seyyit Battal Gazi’nin anısını yaşatmak için 1207-1209 yılları arasında inşa edilmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın annesi Ümmühan Hatun tarafından yaptırılan külliye, Osmanlı döneminde genişletilerek büyük bir dini ve eğitim merkezi hâline gelmiştir. Günümüzde mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan yapı, 1954 yılında yapılan restorasyon ile turistik ve dini ziyaretçilere açılmıştır.
Osmanlı Devleti’nin manevi liderlerinden biri olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin türbesi, Odunpazarı semtindeki Odunpazarı Mezarlığı içerisinde yer almaktadır. Türbe, Osmanlı padişahlarından II. Abdülhamid döneminde restore edilmiştir.
Mihalıççık ilçesindeki Yunusemre beldesinde yer alan külliye, büyük Türk mutasavvıfı ve şairi Yunus Emre’nin anısını yaşatmaktadır. Türbenin yanında külliye şeklinde çeşitli yapıların yer aldığı alanda Yunus Emre'nin felsefesini yansıtan birçok yazıt bulunmaktadır. Özellikle “Gelin Tanış Olalım” sözü, onun hoşgörü ve birlik mesajlarını özetlemektedir.
Ünlü Türk mizah ustası Nasrettin Hoca, 1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu Köyü’nde doğmuştur. Hoca’nın Sivrihisar ve Akşehir’de eğitim aldığı bilinmektedir. Hoca’nın adı, keskin zekâsı ve nüktedan kişiliğiyle hem Türk kültüründe hem de dünya mizah tarihinde önemli bir yer edinmiştir.
Friglerin kutsal yerleşimlerinden biri olan Yazılıkaya, Çifteler ilçesinin 39 km uzağında yer almaktadır. Frig dönemine ait en büyük açık hava tapınağı niteliğindeki Midas Anıtı, Kybele kültüne adanmış bir kaya anıtıdır. Üzerinde Frig alfabesiyle yazılmış yazıtlar bulunmaktadır. Bu yazıtlar, Friglerin inanç ve sanat anlayışına dair önemli ipuçları sunmaktadır.
Sivrihisar ilçesinin Ballıhisar Köyü’nde yer alan Pessinus, Frigler tarafından inşa edilmiş ve Kybele tapınağı ile ünlü bir antik kenttir. Helenistik dönemde büyük bir ticaret ve dini merkez hâline gelen Pessinus, Roma döneminde de önemini korumuştur.
Eskişehir'de aktif olarak Valilik görevini Hüseyin Aksoy yürütmektedir. Aksoy, 09.08.2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Eskişehir Valiliğine atanmıştır. Şehirde geçmişten günümüze görev yapmış valiler şu şekildedir:
Eskişehir’in büyükşehir belediye yönetimi, 2024 yılı itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nden Ayşe Ünlüce tarafından yürütülmektedir. Şehirde geçmişten günümüze görev yapmış belediye başkanları şu şekildedir:

Tarihçe
Antik Çağda Eskişehir
Frigya Dönemi
Helenistik, Roma ve Bizans Dönemleri
Selçuklu ve Osmanlı Dönemi
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Döneminde Eskişehir
Coğrafi Yapı
Konum ve Sınırlar
İklim
Yeryüzü Şekilleri
Doğal Kaynaklar ve Madenler
Akarsular ve Barajlar
Ekonomik Yapı
Sanayi ve Üretim
Ticaret ve Hizmet Sektörü
Altyapı
TARİHİ YAPILAR
Kurşunlu Camii ve Külliyesi
Seyyit Battal Gazi Külliyesi
Şeyh Edebali Türbesi
Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi
Nasrettin Hoca’nın Evi
Yazılıkaya (Midas Kenti)
Pessinus Antik Kenti
Yönetim
Vali
Büyükşehir Belediye Yönetimi
İlçeler
This article was created with the support of artificial intelligence.