
ORCID ID
0009-0007-9223-2130
Napolyon Bonapart, yüzyıllar boyu süren çabaların bir sonucu olarak Mısır’ı işgal eden ve Mukaddes Topraklar’a ulaşmayı başaran ilk Avrupalı hükümdar olmuştur. Filistin’in İngilizler tarafından işgaline giden sürecin temellerini atmış, Selâhaddîn-i Eyyûbî tarafından sona erdirilen Haçlı Seferleri’nin bölgede yeniden canlanmasına öncülük etmiştir. Napolyon, temelde Fransız çıkarlarını savunmak, doğuda bilim adamlarının öncülüğünde araştırmalarda bulunmak ve Hindistan’daki İngiliz hegemonyasını sonlandırmak için çıktığı Mısır seferinde, hedefine giden süreçte öncelikle Malta’yı ele geçirmiş ve 1 Temmuz 1798’de İskenderiye’ye varmıştır (el-Awaisi, 2021: 206). İkinci adım olarak yönünü Kahire’ye çevirmiş, Mısır ordularını yenmiş ve Mısır’ın kontrolünü ele geçirmiştir (el-Awaisi, 2021: 207).Napolyon, halk nezdinde işgalci olarak nitelendirilmemek için Mısır’da adeta Müslüman bir hükümdar kılığına bürünmüş ve “Fransız topçusunun Muhammed’i selamladığı” bir geçit töreni bile düzenlemiştir. Bunun yanı sıra tüm üst düzey Fransız subaylarını ülkenin önde gelen alimlerinden Seyid Halil el-Bakri’ye takdim etmiştir (Cole, 2007: 30-31). Napolyon’un tüm bu girişimlerinden, onun Mısır halkının desteğini kazanmayı hedeflediği ve böylece Mısır’ı “işgal” etmeye değil, “ihya” etmeye geldiği mesajını vermek istediği anlaşılmaktadır.Napolyon, 4 Temmuz 1798’de Mısırlılara işgalin nedenlerini ve Fransız hükümetinin beklentilerini açıklayan Arapça bir bildiri yayınlamıştır (el-Awaisi, 2021: 206). Bildiride amacına hizmet edecek şekilde, Fransızların aslında Müslüman olduklarını ve Hristiyanların aksine tek bir yaratıcıya inandıklarını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra Mısır halkının çıkarlarının korunduğu mesajını da vermiştir (Cole, 2007: 30-31). Ne var ki Napolyon’un Müslümanların desteğini kazanmak için kurguladığı bu senaryo uzun süre varlığını devam ettirememiş, halk arasında ayaklanmaların başlamasıyla Napolyon’un stratejik planı boyut değiştirmiştir. Bu amaçla önce Ariş’i, sonra Yafa’yı ele geçirmiş; Müslüman, Hristiyan ve Yahudi ayırt etmeksizin binlerce kişiyi katletmiştir (el-Awaisi, 2021: 207-208).Napolyon bölgede emellerini gerçekleştirebilmek için kendisine destek aramaktan vazgeçmemiş, Müslümanlardan beklediği karşılığı göremeyince bu kez Yahudileri bir araç olarak kullanmıştır (el- Awaisi, 2021: 219). 1799’daki Akka Kuşatması başarısızlığının ardından şehrin kıyılarında bir karargâh kurmuş ve “…Filistin’in haklı mirasçıları! Acele edin! Şimdi tam zamanı…” diyerek Yahudilere, Filistin’i alma çağrısında bulunmuştur (Dowty, 2014: 4). Mısır’ı ve bölgeyi kendi kontrolü altına almak için Yahudilere Kudüs’ü ve tapınağı yeniden inşa etme çağrısında bulunmuş, güç birliği yapmak istemiştir (el-Awaisi, 2021: 219).Napolyon’un Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikri, Rus İmparatoru I. Paul’un İstanbul’daki elçisinden aldığı 18 Ağustos 1798 tarihli mektupta şu şekilde dile getirmiştir: “Bugün Fransızların İskenderiye’yi fethettiğine ve komutanları Bonapart’ın Mekke, Medine ve Kudüs’ü de kapsayan, Bâb-ı Âli’ye bağlı bölgelerdeki faaliyetlerini genişletme niyetine dair haberler aldım. Bonapart, Kudüs’te Yahudi Cumhuriyeti’ni yeniden kurmaya niyetli.” (Hertz, 2021).Gel gör ki Napolyon’un 1799 yılında kendi emri altına girmeleri karşılığında Yahudilere yaptığı bu çağrı karşılıksız kalmıştır. Ne Müslümanlardan ne de Yahudilerden beklediği karşılığı göremeyen Napolyon’un özellikle Yahudileri Osmanlı’ya karşı ayaklandırma çabasındaki başarısızlığı, o dönemde milliyetçilik fikrinin doğu toplumlarında henüz olgunlaşmamış olmasıyla ilişkilendirilebilir (el-Awaisi & Yiğit, 2020: 14). Bununla birlikte Napolyon’un Avrupa’nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde tasarlanan modern bir Yahudi milliyetçiliği fikrinin tohumlarını attığını da söylemek mümkündür.Napolyon Bonapart’ın 1917 yılında İngilizlerin Mukaddes Toprakları işgali【1】 ile sonuçlanan sürecin mimarı olduğu (el-Awaisi, 2021: 180) söylenebilir. Zira İngilizler bölgede hâkim güç olmak için onun stratejik planını takip etmiştir. Napolyon’un Yahudilere Filistin’de bir yurt vaadini yeniden gündeme getiren İngilizler【2】, bu vaadi siyonistlerle gerçekleştirmede başarılı olmuş ve bunun sonucunda milyonlarca Filistinliye yönelen bugünkü soykırımda en büyük pay sahibi olmuştur.Okuma ÖnerileriCaiani, Ambrogio A. (2021). To Kidnap a Pope: Napoleon and Pius VII. New Heaven & London: Yale University Press.Schwarzfuchs, Simon (1979). Napoleon, the Jews and the Sanhedrin. London: Routledge & Kegan Paul.Tyerman, Christopher. (2019). The World of the Crusades: An Illustrated History. New Haven: Yale University Press.
Napolyon Bonapart, yüzyıllar boyu süren çabaların bir sonucu olarak Mısır’ı işgal eden ve Mukaddes Topraklar’a ulaşmayı başaran ilk Avrupalı hükümdar olmuştur. Filistin’in İngilizler tarafından işgaline giden sürecin temellerini atmış, Selâhaddîn-i Eyyûbî tarafından sona erdirilen Haçlı Seferleri’nin bölgede yeniden canlanmasına öncülük etmiştir. Napolyon, temelde Fransız çıkarlarını savunmak, doğuda bilim adamlarının öncülüğünde araştırmalarda bulunmak ve Hindistan’daki İngiliz hegemonyasını sonlandırmak için çıktığı Mısır seferinde, hedefine giden süreçte öncelikle Malta’yı ele geçirmiş ve 1 Temmuz 1798’de İskenderiye’ye varmıştır (el-Awaisi, 2021: 206). İkinci adım olarak yönünü Kahire’ye çevirmiş, Mısır ordularını yenmiş ve Mısır’ın kontrolünü ele geçirmiştir (el-Awaisi, 2021: 207).
Napolyon, halk nezdinde işgalci olarak nitelendirilmemek için Mısır’da adeta Müslüman bir hükümdar kılığına bürünmüş ve “Fransız topçusunun Muhammed’i selamladığı” bir geçit töreni bile düzenlemiştir. Bunun yanı sıra tüm üst düzey Fransız subaylarını ülkenin önde gelen alimlerinden Seyid Halil el-Bakri’ye takdim etmiştir (Cole, 2007: 30-31). Napolyon’un tüm bu girişimlerinden, onun Mısır halkının desteğini kazanmayı hedeflediği ve böylece Mısır’ı “işgal” etmeye değil, “ihya” etmeye geldiği mesajını vermek istediği anlaşılmaktadır.
Napolyon, 4 Temmuz 1798’de Mısırlılara işgalin nedenlerini ve Fransız hükümetinin beklentilerini açıklayan Arapça bir bildiri yayınlamıştır (el-Awaisi, 2021: 206). Bildiride amacına hizmet edecek şekilde, Fransızların aslında Müslüman olduklarını ve Hristiyanların aksine tek bir yaratıcıya inandıklarını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra Mısır halkının çıkarlarının korunduğu mesajını da vermiştir (Cole, 2007: 30-31). Ne var ki Napolyon’un Müslümanların desteğini kazanmak için kurguladığı bu senaryo uzun süre varlığını devam ettirememiş, halk arasında ayaklanmaların başlamasıyla Napolyon’un stratejik planı boyut değiştirmiştir. Bu amaçla önce Ariş’i, sonra Yafa’yı ele geçirmiş; Müslüman, Hristiyan ve Yahudi ayırt etmeksizin binlerce kişiyi katletmiştir (el-Awaisi, 2021: 207-208).
Napolyon bölgede emellerini gerçekleştirebilmek için kendisine destek aramaktan vazgeçmemiş, Müslümanlardan beklediği karşılığı göremeyince bu kez Yahudileri bir araç olarak kullanmıştır (el- Awaisi, 2021: 219). 1799’daki Akka Kuşatması başarısızlığının ardından şehrin kıyılarında bir karargâh kurmuş ve “…Filistin’in haklı mirasçıları! Acele edin! Şimdi tam zamanı…” diyerek Yahudilere, Filistin’i alma çağrısında bulunmuştur (Dowty, 2014: 4). Mısır’ı ve bölgeyi kendi kontrolü altına almak için Yahudilere Kudüs’ü ve tapınağı yeniden inşa etme çağrısında bulunmuş, güç birliği yapmak istemiştir (el-Awaisi, 2021: 219).
Napolyon’un Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikri, Rus İmparatoru I. Paul’un İstanbul’daki elçisinden aldığı 18 Ağustos 1798 tarihli mektupta şu şekilde dile getirmiştir: “Bugün Fransızların İskenderiye’yi fethettiğine ve komutanları Bonapart’ın Mekke, Medine ve Kudüs’ü de kapsayan, Bâb-ı Âli’ye bağlı bölgelerdeki faaliyetlerini genişletme niyetine dair haberler aldım. Bonapart, Kudüs’te Yahudi Cumhuriyeti’ni yeniden kurmaya niyetli.” (Hertz, 2021).
Gel gör ki Napolyon’un 1799 yılında kendi emri altına girmeleri karşılığında Yahudilere yaptığı bu çağrı karşılıksız kalmıştır. Ne Müslümanlardan ne de Yahudilerden beklediği karşılığı göremeyen Napolyon’un özellikle Yahudileri Osmanlı’ya karşı ayaklandırma çabasındaki başarısızlığı, o dönemde milliyetçilik fikrinin doğu toplumlarında henüz olgunlaşmamış olmasıyla ilişkilendirilebilir (el-Awaisi & Yiğit, 2020: 14). Bununla birlikte Napolyon’un Avrupa’nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde tasarlanan modern bir Yahudi milliyetçiliği fikrinin tohumlarını attığını da söylemek mümkündür.
Napolyon Bonapart’ın 1917 yılında İngilizlerin Mukaddes Toprakları işgali【1】 ile sonuçlanan sürecin mimarı olduğu (el-Awaisi, 2021: 180) söylenebilir. Zira İngilizler bölgede hâkim güç olmak için onun stratejik planını takip etmiştir. Napolyon’un Yahudilere Filistin’de bir yurt vaadini yeniden gündeme getiren İngilizler【2】, bu vaadi siyonistlerle gerçekleştirmede başarılı olmuş ve bunun sonucunda milyonlarca Filistinliye yönelen bugünkü soykırımda en büyük pay sahibi olmuştur.
Caiani, Ambrogio A. (2021). To Kidnap a Pope: Napoleon and Pius VII. New Heaven & London: Yale University Press.
Schwarzfuchs, Simon (1979). Napoleon, the Jews and the Sanhedrin. London: Routledge & Kegan Paul.
Tyerman, Christopher. (2019). The World of the Crusades: An Illustrated History. New Haven: Yale University Press.
Cole, Juan R. (2007). Napoleon in Egypt: Invading the Middle East. New York: Palgrave Macmillan. Dowty, Alan (2014). “Prelude to The Arab–Israel Conflict: European Penetration of Nineteenth-Century Ottoman Palestine”. Contemporary Review of The Middle East, 1 (1), 3-24. el-Awaisi, Khalid & Yiğit, Emine (2020). “Early Foreign Penetration in The Holy Land During The Late Ottoman Period: The Role of Britain”. Journal of Islamicjerusalem Studies, 20 (1), 1-18. el-Awaisi, Khalid (2021). “The Continuation of The Colonialist Project From The Crusades to Zionism”. SDE Akademi Dergisi, 1 (3), 178-228. Hertz, Allen (2021). “Jews, Napoleon and the Ottoman Empire: the 1797-9 Proclamations to the Jews (2025 edition, Part 1)”. Allenz Hertz. Erişim Tarihi: 20.05.2025, http://www.allenzhertz.com/2021/.
[1]
Bkz. Britanya Mandası ; İngiliz İşgali
[2]
Bkz. Balfour’un Mektubu
| apa | Sukas, N. (2026). Bonapart, Napolyon. H. Y. Başdemir & M. Uçar (Ed.), Filistin Sözlüğü. (ss. 254-255) Anadolu Ajansı - AA Kitap. |
|---|---|
| isnad | Sukas, Nurbanu. “Bonapart, Napolyon”. Filistin Sözlüğü. ed. Hasan Yücel Başdemir - Metin Uçar. 254-255. Ankara: Anadolu Ajansı - AA Kitap, 2026. |
Filistin Sözlüğü AA Kitap ve Filistin Akademik Düşünce Platformu tarafından hazırlanmıştır.
Henüz Tartışma Girilmemiştir
"Bonapart, Napolyon" maddesi için tartışma başlatın
Okuma Önerileri